Forum TR
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Üniversite Bilgileri > Fizik / Kimya
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 22-09-07, 15:49   #1 (permalink)
RevolutionarY
 
Giriş Tarihi: 23-08-2006
Yer: OKM
Mesajlar: 7,720
Blog Mesajları: 15
Rep Puanı: 19280595
ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11ByWaRFaRe Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 192904
Varsayılan Klonlama---Örnek Proje---


İÇERİK :

1. KLONLAMA NEDİR ?
2. KLONLAMANIN TEKNİKLERİ NELERDİR ?
3. KLONLAMA TEKNOLİSİ NASIL KULLANILABİLİR ?
4. KLONLANMIŞ HAYVANLAR HANGİLERİDİR ?
5. TRANSPLANTASYONDA KULLANMAK ÜZERE
ÇEŞİTLİ ORGANLAR KLONLANABİLİR Mİ ?
6. KLONLAMANIN RİSKLERİ NELERDİR ?
7. İNSANLAR KLONLANABİLİR Mİ ?
8. KLONLAMANIN TERCİH EDİLMESİNİN NEDENLERİ
VE ETİK AÇIDAN PROBLEMLER NELERDİR ?
1. KLONLAMA NEDİR ?
Öncesinde yapılan bir çok araştırma ve çalışmalardan sonra, 1953 yılında DNA�nın
çift sarmal yapısı keşfedilmiş ve böylece hayatın bu gizli molekülünün nasıl bir
mekanizma ile yaşamın şifresini sakladığı, gelecek nesillere aktardığı ve bu şifrenin
protein sentezinde nasıl kullanıldığı ortaya çıkarılmıştır.

DNA�nın çift sarmal yapısının keşfinden sonra moleküler biyoloji ve biyokimyada
çok önemli ilerlemeler sağlanırken, bir yandan da bu bilgiler yavaş yavaş ticarete
dökülerek �biyoteknoloji� devri kendini hissettirmeye başlamıştır. İlk önce rekombinant
DNA teknolojileri ile mikroorganizmalara gen aktarma çalışmaları, sonra bu
çalışmaların daha yüksek organizmalara yönlendirilmesi ve nihayet Dolly ile
sonuçlanan klonlama tekniği 20. yüzyıla damgasını vuran gelişmelerdir. Klonlama
tekniği bilim adamlarına yeni ve heyecan verici bir ufuk açmış durumdadır. Klon
kelimesi sözlük anlamı olarak ana hücreden bölünerek oluşan hücreler dizisi veya
tek bir atadan aseksüel yol ile çoğaltılmış hücre grubunu ifade etmektedir. �Klonlama�
dilimize �kopyalama� olarak yerleşmiş ve bu terimler 1997 yılında bir koyunun
kopyalanması ile oluşan ilk klon hayvan Dolly�nin doğumu ile birlikte günlük
hayatımıza girmiştir. Klonlama teknolojisinde amaç bir ana hücreden aynı kökene
sahip bir veya daha fazla sayıda kopyaların oluşturulmasıdır.Klonlamayı farklı
tanımlarla da inceleyecek olursak;

-Genetik olarak aynı olan bir grup bireyin eşeysiz üreme yoluyla aynı anababadan
ayrılması. Birçok bitki ana bitkinin etrafındaki alanda filiz, tuber ya da bulb
yoluyla çoğalarak kolonize olurlar. Aseksüel olarak üreyen bakteriler her zaman için
kendilerinin sayısız kopyalarını yapabilmektedirler. Bunlar birbirlerinin tamamen
aynısı olan (mutasyon geçiren suşlar hariç) klonlardır.
-Genetik olarak aynı olan bir grup hücre, orijinal bir hücreden mitoz bölünme
yoluyla meydana gelir. Hücre yeniden kromozom setini meydana getirir ve iki yavru
hücreye bölünür. Böylece, vücudumuzda ölen hücreler yerine yenileri meydana gelir.
Dolayısıyla mitoz bölünme ile oluşan hücreler birer klon olarak tanımlanabilirler.

Örneğin vücüdumuzu oluşturan hücrelerde bu şekilde bölünerek çoaldıkları ve
birbirinin aynı şekil ve özelliğindeki eşlerini oluşturdukları için birbirlerinin klonlarıdır
ve klonlama her doğal olarak da devam etmektedir.

2. KLONLAMA TEKNİKLERİ NELERDİR ?
Klonlama teknolojileri; diğer bir organizmanın genetik ikizinin üretilmesinden başka
amaçları da içerir. Bu amaçları 3 ana başlık altında toplayabiliriz. Bunlar:

1. Rekombinant DNA Teknolojisi yada DNA Klonlaması
2. Üreme Amaçlı Klonlama
3. Tedavi Amaçlı ( Terapatik ) Klonlama
Kısaca bu tekniklerden bahsedecek olursak ;
Rekombinant DNA Teknolojisi yada DNA Klonlama: in vitro (hücre dışında) olarak
gerçekleştirilen bir genetik rekombinasyon (yeni birleşim) tekniğidir. Farklı birey veya
türlerden alınan DNA parçalarının fonksiyonel olacak şekilde birleştirilmesidir. Bu
teknolojinin en güzel örneği, insandaki insülin hormonunu şifreleyen genin, bakteriyel
plazmit* DNA'sı ile birleştirilmesidir. Başka bir DNA parçası ile birleştirilerek
değişikliğe uğramış olan plazmit DNA'sı, "rekombinant-DNA molekülü" adını alır. Bu
rekombinant DNA'yı bakteri içinde çoğaltarak insülin geninin çok sayıda kopyasını
yapmak mümkündür.

* plazmit DNA : hücrelerde kromozom yapısında olmayan stopilazmik DNAlardır.
Üreme Amaçlı Klonlama : Şu anda varolan yada daha öncesinde varolmuş olan bir
hayvanın DNA�sıyla aynı DNA�ya sahip hayvanların meydana getirilmesidir. Bu işlem
üreme hücresine sahip olmayan bir bireyin çocuk sahibi olmasına yardımcı olmak için
de kullanırlır. Örneğin Dolly bu teknoloji ile yaratılmıştır. Somatik Hücre Çekirdeği
Transferi yada Aseksüel Üreme diye isimlendirebileceğimiz işlemde;

-Bilimadamları verici yetişkin bir vücut hücresinden alınan çekirdeği- bununla
birlikte genetik materyali, çekirdeği ve genetik materyali çıkarılmış olan konak kadın
yumurta hücresine aktarırlar.
- Verici vücut hücresinin çekirdeği aktarılan yumurta hücresi, çeşitli kimyasallarla
ya da elektrik akımıyla uyarılarak yumurtanın hürce bölünmesi yapması ve gelişmesi
sağlanır.
-Uygun faza gelen klonlanmış embriyo konak kadın rahmine aktarılarak doğuma
kadar sürekli gelişimi sağlanır.
** Normal embriyo oluşumunda dişi yumurtası ile erkek sperminin birleşmesi sonucu
oluşan zigot üreme amaçlı klonlamada somatik hücre aktarımı ile onu takip eden bir
takım kimyasal ateşleyiciler de zigot oluşumunu sağlamak için kullanılmaktadırlar. İki
şemada da sexüal ve asexüel üremelerin farkları gösterilmektedir.



Tedavi Amaçlı ( Terapatik ) Klonlama : Terapatik klonlamaya embriyo klonalama
da denir. Araştırmalarda kullanılmak üzere insan embriyosunun üretilmesi işlemidir.
Bu işlemin amacı klonlanmış insan yaratılması değil fakat insan gelişiminin ve
hastalıkların tedavisinin araştırılması ve çalışılması için kök hücrelerin
yetiştirilmesidir. Kök hücreler insan vücüdunda herhangi çeşit bir hücreye dönüşerek
bozulmuş yada hastalıklı dokuları yenileme/ iyileştirme yeteneğine sahip oldukları için
biyomedikal araştırmalarda çok önemlidir ve burdaki temel amaç ise kişiye özel kök
hücreleri üretmektir.
Bu işlemin basamaklarını şu şekilde gösterebiliriz:

- Kök hücreler yumurta 5 gün boyunca döllendikten sonra yumurta içerisinden
çıkartılırlar. Gelişimin bu aşamasındaki yumurtaya �blastosit� denir. Kök hücrenin
çıkarılması embriyoyu parçalar ve yok eder ki bu durum bir çok etik kaygının
artmasına yol açmaktadır.
-Çıkartılan kök hücreler petri kaplarında potansiyel terapatik dokuları yada
ayrı organları oluşturmak için kültürleniyorlar.
-Oluşumu hedeflenen bu terapatik dokuların sonradan vücüdun iyileştirilmesi
planan yerine aktarılıp bulundukları yerdeki hasarı onarmaları amaçlanmakta ve
üzerinde çalışılmaktadır.

3. KLONLAMA TEKNOLOJİSİ NASIL KULLANILABİLİR ?
-Soyu tükenmekte olan canlıları klonlayarak, onları yok
olmaktan kurtarmak için kullanılabilir(Üreme amaçlı
klonlama yöntemi ile). Kimi araştırmacılar, klonlama
teknolojisinin soyu tükenmekte olan hayvan türlerini yok
olmaktan kurtarmak üzere kullanılabileceğini düşünüyorlar.
Klonlamanın asıl önemi, araştırmacılara, çok az sayıda
bireyi kalmış hayvan popülasyonlarının gen havuzuna yeni
genler katma olanağını vermek olacak.
-Soyu çoktan tükenmiş olan hayvanların yeniden
canlandırılabilmesi için kullanılabilir. Ancak bu konudaki en
önemli güçlük, korunmuş dokuların yani DNA�nın bulunamaması.
1999 yılında Rusya�da bir grup bilim adamı, çok iyi korunmuş
olduğunu düşündükleri bir mamut kalıntısı bulmuşlardı. Ancak,
olumsuz çevre koşullarının, bu çok iyi korunmuş kalıntının DNA
yapısına çok zarar vermiş olduğu anlaşıldı.
- Özel yetenekleri yada nitelikleri olan canlılar geliştirmek için.
Örneğin ilaç üretimini, metabolizmasında doğal olarak gerçekleştiren yada insan
bedeninin hastalıklarına uyumlu organ, doku veya hücreleri barındıran hayvanların
üretilmesi için. Bu ilaç üretimini için hayvanların kullanılması durumuna örnek olarak
1990 yılında yaratılan Tracy isimli koyunu örnek gösterebiliriz. Tracy�yi diğer
koyunlardan ayıran özellik, sütünde alpha-1-antitrypsin (AAT) adı verilen bir enzimin
salgılanmasıydı. Bazı akciğer hastalıklarının tedavisinde kullanılan bu enzim
normalde insan kan plazmasından elde ediliyor. Bu metod hem pahalı hem de
hastalık taşıma riski var. Bilimadamları AAT enziminin genetik kodunu Tracy�ye
aktardılar; Tracy bir klon değil ama gen aktarımı yapılmış bir koyundu. Tracy
büyüdükten sonra sütünün her litresinde yaklaşık 40 gram AAT salgılamaya başladı,
yani kısaca dünyanın ilk dört ayaklı ilaç fabrikalarından biri oldu.
Ancak bu ve bunun gibi örneklerin başarı oranı Dolly�nin bile 276 denemeden sonra
başarıya ulaştığı göz önüne alınınca oldukça düşük bir seviyede kalmaktadır.
-İnsan organizmasının tüm organlarının tek hücreden üretiminin sağlanması (kök
hücre) ve geri dönüşü bulunmayan hastalıkların (alzheimer, parkinson,multiple
skleroz-MS,lösemi,şeker hastalığı gibi...) hasarlı hücrelerinin, sağlıklı hücrelerin
üretilip onlarla değiştirilmesi yoluyla bu çeşit hastalıkların tedavi edilmesi için
kullanılabilir.(Therapatik klonlama teknolojisi yardımı ile)
- Gen terapisi ve genetik mühendisliği uygulamaları, genetik modifiye yiyecek ve
organizmaların üretimi, genomların sıralanması gibi rekombinant DNA teknolojisi ile
ilişkili teknolojilerin öğrenilmesi için kullanılabilir.
-Ayrıca araştırmalarda kullanılmak üzere, birbirinin aynısı olan hayvanları üreterek
yapılan deneyler sırasında hayvanlar arasındaki farklılıkların deney sonuçlarını
etkilemesini engellemek ve ticarî değeri olan hayvanların hepsinde aynı özellikleri
yakalamak için seçilen bir hayvanı kopyalayarak çoğaltmak için klonlama teknolojisi
kulanabilir.

4. KLONLANMIŞ HAYVANLAR HANGİLERİDİR ?
Bilim adamları yıllardır hayvanları klonlamaktadırlar. 1952 de; bir iribaş ilk klonlanan
hayvan olmuştur. Dolly� e kadar araştırmacılar küçük büyük birçok hayvanı koyunlar,
keçiler, fareler, domuzlar, kediler, tavşanlar ve bir gaur da bunlara dahil olmak üzere
kopyalamışlardır. Tüm bu klonalar somatik hücre aktarımı teknoloisi ile
yaratılmışlardır. Bugün farklı türlerin sayısı sınırlıda olsa yüzlerce klonlanmış hayvan
bulunmaktadır. Ancak belirli türlerin örnek olarak maymun, tavuk, at ve köpek gibi
klonlama denemeleri başarısız olmuştur. Bazı türler diğerlerine göre somatik hücre
transferine daha fazla direnç göstermektedirler.


5. TRANSPLANTASYONDA KULLANILMAK ÜZERE ÇEŞİTLİ
ORGANLAR ÜRETİLEBİLİR Mİ ?
Bilimadamları bir gün terapatik klonlamanın transplantasyon için doku ve organ
meydana getirilmesinde kullananılacağını umuyorlar. Bu sistem şu şekilde
işleyebilecektir: transplantasyona ihtiyacı olan hastanın DNA�sı çıkartılıp çekirdeksiz
yumurtaya aktarılır. Hasta DNA�sına sahip yumurta bölünmeye başlayınca
embriyonik kök hücreler ekilerek her çeşit dokuya dönüşmeleri sağlanacaktır. Bu kök
hücreler hasat ile genetik uyuma sahip doku ve organların meydana getirilmesinde
kullanılacaktır.

Teoride klonlanan organın, hastanın bedenin bu organı reddetme ihtimali
olmaksızın hastaya nakledilmesi bekleniyor. Bir diğer potansiyel uygulama da insana
nakledilebilecek uygun organların ekilebileceği ve elde edilebileceği genetik
modifiyeli domuzları yaratmaktır. Hayvanlardan insanlara doku yada organ transferi
işlemine XENOTRANSPLANTASYON denir. Pirimatlar yerine domuzların
kullanılmasının nedeni ise; her ne kadar pirimatların insanlarla genetik uyumu
birbirine çok yakın olsada pirimatların klonlanması çok zor olmakta ve üremeleri
düşük oranda olmaktadır. Bu yüzden diğer tüm hayvanların arasından en başarılı
şekilde klonlanan ve dokuları ve organları insana en yakın olan hayvanlar olarak
domuzlar kullanılmaktadır.


6. KLONLAMANIN RİSKLERİ NELERDİR ?
Üreme amaçlı klonlama pahalı ve yüksek oranda verimsizdir. Klonlama
girişimlerinin %90 �ından fazlası yaşayabilecek döllerin üretiminde başarısızlıkla
sonuçlanmaktadır. Bir tane yaşabilecek klon üretimi için 100 �den fazla nüklear
transfer prosedürünün uygulanması gerekli olmaktadır. Tüm bunların yanında klon
hayvanlar bağışıklık sistemi problemleri, tümör oluşumları ve diğer çeşitli
bozukluklara sahip olabilmektedirler. Klon canlıların bazı genlerinin etkinleşmesi
gereken zamanlarda etkinleşmediğini ve etkin olmaması gereken zamanlarda
etkinleştiğini gösteren araştırmalar yapılmıştır. Örneğin Dolly�nin küçük yaşta eklem
iltihaplanmasına yakalanması bununla açıklanmaktadır. Klon canlıların erken
yaşlanması da bir başka sorun olarak varlığını sürdürmektedir. Problemler, verici
hücreden alınan genetik materyalin programlama hatalarından da
kaynaklanabilmektedir.

7. İNSANLAR KLONLANABİLİR Mİ ?
Klonlanmış insan aslında çok yabancı olduğumuz bir terim değil. Tek yumurta ikizi
olarak adlandırılan ikiz çeşitleri (duruma göre üçüz ve dördüz de olabilir) aslında
birbirlerinin doğal yoldan klonlanmış halleridir. Normal doğumların yaklaşık %1.3
'ünde bu olaya rastlanır. İkizlerin aksine gerçekte Dolly genetik annesinin %100
kopyası değil. Dolly�ye aslında �DNA klonu� ya da �genetik klon� demek daha doğru
olur. Çünkü Dolly genetik annesi ile aynı hücre çekirdeği DNA�sını paylaşıyor ancak
hücre sıvısı, mitokondri organelinde bulunan DNA, ayrıca büyüdüğü embriyonik
ortamı genetik annesinden farklı. Genler sürekli olarak bulundukları ortamla diyalog
içindedirler ve çevresel faktörlere göre genomun uygulama alanları değişir. İkizler
aynı DNA, aynı sitoplazma ve aynı ortamı paylaşarak dünyaya gelseler dahi yaş
ilerledikçe aralarında genetik farklılaşma başlayacaktır. İkizlerde bile böyle bir
farklılaşma oluyorsa, ikizlere göre daha fazla farklılığa sahip klonlarda bu durum daha
da fazla etkisini gösterecektir. Bu nedenle bilimsel olarak ne Beethoven,ne Newton,
ne Einstein ne de yaşayan herhangi bir insanın %100 kopyasının dünyaya gelmesi
olası değildir. Zaten bir insanı o kişi yapan sadece o kişinin DNA�sı değil aynı
zamanda da o kişinin yaşadığı ortam ve yetiştirilme koşullarıdır.

Ancak söz konusu klonlama doğal olarak değilde (tek yumurta ikizleri gibi ) insan eli
ve teknoloji ile oluyorsa ortaya bir çok etik problem ve uygulama zorlukları
çıkmaktadır. En büyük problemelerden biri ise bir çok klon hayvanda olan
enfeksiyondan dolayi erken ölüm ve diğer komplikasyonlardır. Aynı problemlerin olası
insan klonlarında da oluşacağı beklenmektedir. Buna ek olarak bilim adamları
zekasal gelişimin de nasıl olacağını bilememektedirler. Bir inek yada fare için
zekasal yada ruhsal durumlar önemsiz sayılsa bile insan için böyle faktörleri göz ardı
etmek imkansızdır.

Bu kadar çok bilinmeyenin içinde insan klonlamak potansiyel bir tehlike ve etik
açıdan sorumsuzluk olarak görülmektedir.


8. KLONALAMANIN TERCİH EDİLMESİNİN NEDENLERİ VE ETİK
AÇIDAN PROBLEMLER ?
İnsan klonlamın etik açıdan iyi ve kötü yönleri vardır.
Bunları şöyle sıralayabiliriz:
1) Büyük insanların veya efsanevi derecede güzel kişilerin tekrarlanması.
2) Kalıtsal hastalık tehlikesini azaltmak için sağlıklıların çoğalması.
3) Kalıtımsal aynı nitelikleri taşıyan kişilerin, insanın gelişimi, doğanın ve çevrenin
selektif anlamı hakkındaki bilimsel araştırmalar için üretilmesi.
4) Kısır çiftler için çocuk sahibi olma.
5) Savaş, haberalma veya spor alanlarında kullanılmak üzere identik kişilerden
oluşan grupların oluşması.
6) Doku aktarımları için organ rezervleri olarak kopyaların üretilmesi.
Yine ayrıca bazı alanlarda benzer insanların kullanımı da insan yığınlarının savaş,
haberalma gibi alanlarda kötüye kullanılmasını sağlar. Yine bazı çevreler,
kopyalamayı ileride gerekebilecek organ nakilleri için bir depo gibi kullanabilme
düşüncesi ile desteklemektedirler. Bu durum ise tıp etiği açısından insan ahlakına
aykırıdır.
Nitekim ileride organ gerekebileceği düşüncesinden hareketle bir cenini üretmek ve
sonra da gerekince onu parçalayarak organını almak ahlaki bir olay değildir.


ÖZET:

Klonlama teknolojisi son yıllarda sağlık alanındaki en önemli gelişmelerden birisi
olarak kabul edilmektedir. Özellikle somatik hücre aktarımının geliştirilerek dünyanın
her yerinde; kök hücreler yardımı ile hastalıklarına çare bulmayı bekleyen insanlara
yardım edilebilmesi için yapılan çalışmalar; teknolojinin de yardımı ile yakın
gelecekte kişisel organ üretimi ile insanların hayatta kalmaları sağlayabilecektir. Eğer
bu organ üretimi gerçekleştirilebilirse; üretilen organlar kişilerin kendi kök
hücrelerinden elde edilecekleri için doku ve kan uyuşmazlığı gibi problemler
yaşanmayacak ve günümüzdeki transplantasyonlar sonrası yaşanan komplikasyonlar
direk olarak ortadan kalkacaktır. Ayrıca organ beklemek, vericinin bulunamaması ve
bu yüzden insanların hayatlarını klaybetmesi gibi durumlar var olmayacaktır. Bununla
birlikte doğuştan gelen çeşitli hastalıklar, sonradan oluşan rahatsızlıklar (
sakatlıklar,omurilik problemleri gibi) özelleşmiş kök hücrelerin transferi ile
çözülebilecek ve insan hayatının kalitesi arttırılabilcektir. Somatik hücre transferinin
yanı sıra üreme amaçlı klonlama ile soyu tükenme tehlikesi altında olan hayvanlar
yaşatılabilecek, araştırmalarda kullanılabilecek aynı türdeki aynı özellikte hayvanların
üretilmesi sağlanarak yapılan deneylerde deneğe bağlı oluşan hatalar ortadan
kaldırabilecek ve belki de araştırmaların hız kazanması sonucu klonlama
teknolojiside dahil bir çok uygulama daha hızlı uygulamaya geçirilebilecektir. Ayrıca
çocuk sahibi olamayan insanlar için günümüzde de kullanılmakta olan tüp bebek
teknolojisi daha da geliştirilerek hiç bir hata olmaksızın çiftlerin çocuk sahibi olmaları
sağlanacaktır. Bu iki yöntemin yanında rekombinant DNA teknolojisi ile gerek çeşitlilik
açısından gerekse kullanılabilir kaynak elde etmek açısından gelişimi son derece
yararlı olacak bir çalışma olarak devam etmektedir. Ancak tüm bu olumlu gelişmelere
rağmen klonlanmış hayvanların yaşadığı problemler, erken ölümler, karşılaşılan
komplikasyonlar ve cevaplanamayan bir çok soru bilim adamlarını insan
klonlamaktan tamamen uzak tutmaktadır.


Teknolojik açıdan gelişimin bu şekilde yararlı olacak olması etik çevrelerin endişe
ve kaygılarını gidermemektedir. Etik çevreler özellikle terapatik klonlamada kök hücre
üretimi için kullanılan embriyoların parçalanmasından ve yok ediliyor olmasından son
derece rahatsızlık duymaktadırlar. Bunu oluşabilcek bir canlının yaşama şansının
elinden alınması olarak görmektedirler. Bu yüzden sonun kadar bu işe karşı
çıkmaktadırlar ki zaten insan klonlanması gibi bir durumun kabul edilemez olduğunu
ancak; bir yaratıcı gücün yaratma hakkı olduğunu savunmaktadırlar. Etik çevrelerin
bu yöndeki eleştirileri dünyayı da ikiye bölmü durumdadır. Belli bir kısım klonlamanın
her çeşidine karşı çıkarken (hatta çalışmaları yasaklarken) bir kısmı ise yalnızca
hastalık tedavisinde kullanılmak üzere embriyo üretimine ve araştırmalar için yapılan
klonlamalara izin vermekte ve özellikle terapatik klonlamanın gelişimini
desteklemektedirler.
ByWaRFaRe Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 04-11-07, 00:30   #2 (permalink)
♥ Çıldırınn Çıldırınn ♥
 
Giriş Tarihi: 18-12-2005
Yer: √⁄ ịzmịr √⁄ ♥♥Galatasaray♥♥ Aşkım:VaTan
Yaş: 18
Mesajlar: 2,467
Blog Mesajları: 3
Rep Puanı: 12532737
I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11I2arKWoLF Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 125381
Varsayılan C: Klonlama---Örnek Proje---


saol hocam
I2arKWoLF Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-11-07, 12:56   #3 (permalink)
Banlandı
 
Giriş Tarihi: 18-06-2007
Yer: █████████
Mesajlar: 2,150
Rep Puanı: 2915074
GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11GRING0 Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan C: Klonlama---Örnek Proje---


PayLa$ım için TesekkurLer
GRING0 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-04-08, 17:55   #4 (permalink)
Eski Üye
 
Giriş Tarihi: 15-03-2008
Yer: siz
Mesajlar: 1,022
Blog Mesajları: 3
Rep Puanı: 2571137
lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11lron_Maiden Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 25724
Varsayılan C: Klonlama---Örnek Proje---

teşekkürler eline sağlık
lron_Maiden Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks Kapalı
Pingbacks Kapalı
Refbacks Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 06:49
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465