Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Genel Kültür > Felsefe
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

Varlık Felsefesinde İdealizm-Realizm-Monizm-Dualizm

Genel Kültür Kategorisinde ve Felsefe Forumunda Bulunan Varlık Felsefesinde İdealizm-Realizm-Monizm-Dualizm Konusunu Görüntülemektesiniz => Her türlü varoluşun insanın düşüncesinde var olduğu görüşünü savunan felsefi akımdır. İdea, Platon felsefesinde, her türlü maddî varlığın ve kavramın ...

Beğenenler1Beğenen
  • 1 Post By ~αωαкє~

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 06-08-12, 19:11   #1

Alarm Varlık Felsefesinde İdealizm-Realizm-Monizm-Dualizm



Her türlü varoluşun insanın düşüncesinde var olduğu görüşünü savunan felsefi akımdır.

İdea, Platon felsefesinde, her türlü maddî varlığın ve kavramın idealar dünyasında ve insan zihnindeki orijinal şekli idi. Bu kavram, daha sonraki filozoflarda da düşünce, düşüncenin bir tipi, doğuştan ruhumuzda veya zihnimizde var olan doğru kavramlar olarak kullanıldı.

Platon, gerçek dünya olarak idealar dünyasını alıyordu, Varlık dünyasındaki her şey, idealar dünyasından pay alarak maddi gerçekliğe ulaşıyor; ama madde bozulup yok olduğu halde idealar yaşamaya devam ediyordu.

İdea fikri, Tanrı'nın bu dünyadaki varlıkları ve oluşu yaratıp yönettiği fikirleri olarak Ortaçağ filozoflarında da yaşadı.

Descartes, Locke ve Hume'da ideler, varlık dünyasının insan bilincindeki doğru tasarımları idi. İnsanların sübjektif olarak oluşturdukları tasarılara dayanan bu idealizm, ideleri tanrısal kaynaktan ayırıp insan psikolojisine bağlıyordu.

Ancak "idealizm" kavramı ilk kez 18. yüzyıl ortalarında Berkeley'in felsefesini adlandırmak için kullanıldı. Berkeley, "hiç bir zaman tasarımlarımızdan başkasını bilmediğimize göre, niçin, onların herhangi bir şeyi temsil ettiklerini varsayıyoruz" diyordu. Herhangi bir şeyin varlığı, onun algılanmasından ve zihinde bir tasarım olmasından ibarettir. Bir nesnenin bilinçten bağımsız olarak varolduğunu söylemek, boş şey söylemektir. Varlık dünyası sadece düşünüp tasarlayabildiklerimizdir. Doğa veya evren dediğimiz şey de Tanrı'nın algısının bütününden ibarettir.

17. yüzyıl filozoflarından Leibniz, evrenin esas ilkesi olarak "kuvvet" kavramını kabul etmiş; evrenin, "monad" adını verdiği bu enerji birimlerinden ibaret olduğunu savunmuştur. Sınırsız değişme yeteneğine sahip olan bu monadlar onu idealist bir atomculuğa götürmüştür.

İdealizmin en aşırı şekli Berkeley'de gözükse bile, idealizmi sürekli bir felsefe okulu haline getirenler 18. yüzyılda Kant ile başlayan Alman idealist filozoflardır.

Kant'a göre, gerçi insan zihninden ve düşüncesinden bağımsız bir gerçek nesne dünyası vardır. Ama biz onu tam gerçek şekliyle bilemeyiz. Biz, sadece algıladığımız şeyi biliriz. Gerçek dünyanın da özünü (numen) algılayamayız, sadece görünüşleri (fenomen) algılarız. Algılarken de duyu organlarımız, anlama ve değerlendirme kategorilerimiz hem algılarımızı hem de bilgimizi düzenler. Bilgide, dış dünya kadar insanın iç dünyası da etkili olur. Kant, gerçek dünyanın var olduğunu kabul ediyor ama bizim onu tanımamız ve bilmemiz konusunda oldukça idealist davranıyordu.

Fichte'ye göre, ister biçim ister içerik olsun bütün bilgilerimiz ruhumuzdan, benliğimizden çıkar. Bütün varlık dünyası "ben"in faaliyetinin ürünüdür. Fichte böylece Berkeley'in sübjektif idealizmine geri gitmiştir.

Fichte'nin idealizmini "öznel" bulan Schelling, öznenin oluşumunu nesneye, doğaya bağladı. Varlık dünyasının sadece zihinsel ve ruhsal çaba ve kavramlarla tanınabileceği doğru idi. Ama doğa ve zihin birdirler, doğadaki reel bilgilerle insan zihnindeki ideal bilgiler birbiri ile uyumlu idi (bu nedenle Schelling idealizmine "realist idealizm" denir).

Schelling çizgisinde giden Hegel, düşünce ile varlığın aynı şey olduğunu söyler. Gerçeğe sadece düşünce ile varmak mümkündür. Varlık dünyası da düşünme de aynı aklın bir başka şekillenmeleri olduğu için; düşünce, dışarıdan bir desteğe veya onaya gerek duymadan, kendi kendisini besleyerek gerçeğe ulaşır. Duyumlar bizi gerçeğe götürmekten ziyade, gerçeğin çokluğu ve bölünmüşlüğü ile oyalanırlar.

Kaynak:
Prof. Dr. Mustafa Ergün - Felsefeye Giriş - Varlık Felsefesi

Mesajı son düzenleyen ~αωαкє~ ( 06-08-12 - 19:43 ) Neden: başlık değiştirildi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-12, 19:12   #2

Alarm Varlık Felsefesinde Realizm



Felsefe tarihinin en karmaşık akımı olan realizm, genellikle bilincimiz dışında bir gerçeklik olduğunu ve doğal olarak da varlığı kabul eder. Bu varlık, genellikle madde ve doğa olarak anlaşılır.

Ancak evrenin asıl gerçeğinin madde dünyası değil, idealar dünyası olduğunu söyleyen Platon da realisttir. Hatta orta çağda, bireysel varlıkların ve olayların değil, türlerin ve genel hükümlerin gerçek olduğunu savunan "kavram realizmi" ortaya çıkmıştır. Platonculuğun bir yorumu olan bu akıma göre üçgen, baba, ağaç, insan gibi genel kavramlar gerçektir. Adcıların (nominalistler) dediği gibi şu üçgen, Ali Baba, kayısı ağacı, bu insan gerçek değildir. Adcı olmayanlar da tek tek varlıkları gerçek kabul edip, onlara verilen genel kavramları gerçek olarak kabul etmiyorlardı.

Daha sonraki felsefi gelişmeler içinde, gerçeklik anlayışı değişti. Ama gene de Descartes'ta, düşünce ürünü genel fikirler gerçek olarak kabul ediliyordu. Kant, düşünen zihin dışında bir maddi gerçekliğin olduğunu kabul ediyordu. Ancak bizim için gerçek dünya, bir takım fenomenlerden ibaret idi. Fichte'de de gerçek ile düşünce arasındaki gidip gelmeler, onu hem realist hem de idealist yapıyordu.

20. yüzyılda yeni realistler (Morgan, Whitehead, Munn, Russel, Alexander, Broad, Price, Ayer v.s.) genellikle mantık ve matematik yardımıyla bilimsel metot ve kavramları incelediler. Onlara göre en yüksek değer bilimdir. Burada, idealizm ve maddeciliğin kısır döngülerine düşmeden dil ile gerçeklik bağlantısını doğru olarak kurmak istediler.

Kaynak:
Prof. Dr. Mustafa Ergün - Felsefeye Giriş - Varlık Felsefesi
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-12, 19:12   #3

Alarm Varlık Felsefesinde Monizm ve Düalizm



Varlığın ne olduğunu açıklarken, bazı filozoflarda tekçi ve ikici açıklamalara da rastlanmaktadır.

Tekçi görüşler aynı zamanda panteist görüşlerdir. Mesela Spinoza'ya göre bir tek töz (substantia) vardır; o bölünemez, sınırlanamaz, yok olamaz. O töz Tanrı'dır, ama aynı zamanda doğadır. Ruhlar da tek tek cisimler de Tanrı'nın kendisinden başka bir şey değildir. Tanrı varlık dünyasındaki her şeyin içindedir Tanrı bize, ruh ve madde dünyası olarak içice görünür.

Bu tür tekçi görüşlerin yanı sıra ikici görüşler de vardır. Mesela Platon'un idealar alemi ve maddi varlık alemi, daha sonra Plotinos ve St. Augustinus ile orta çağa aktarıldı ve yaygın bir kabul gördü. 17. yüzyılda yaşayan Descartes'te ikiciliğin en iyi işlenmiş şeklini görürüz. Ona göre evrende varlık dünyasını kuran iki öğe (töz) vardır: cisim ve ruh. Cismin özellikleri yer kaplama ve hareket, ruhun özelliği de düşünme (bilinç)'tir. Bu birbirinden ayrı iki dünya, Tanrı tarafından birbirlerine karıştırılmıştır. Evrende boş mekan yoktur; dolayısıyla evrendeki hareketler bitişik bir şekilde yandakine atlar. Evren büyük bir makineye benzer ve mekanik kanunlarla açıklanabilir. Descartes, dışımızda bulunan şeylerin gerçekliğinden şüphe etmememiz gerekir, diyordu. Ancak dış dünyanın varlığı hakkındaki düşüncemizin ve evrendeki her türlü hareketin kaynağı da Tanrı idi.

Kaynak:
Prof. Dr. Mustafa Ergün - Felsefeye Giriş - Varlık Felsefesi
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-12, 19:42   #4

Varsayılan C: Varlık Felsefesinde İdealizm


Konuları birleştirdim.
forever101 bunu beğendi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-08-12, 22:06   #5

Varsayılan C: Varlık Felsefesinde İdealizm-Realizm-Monizm-Dualizm

Islam tasavvuf ekolün konuya bakış açısı.
Her şey o değildir.
Her şey onu gösterir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat