Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Felsefe Sosyoloji Psikoloji
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Felsefe Sosyoloji Psikoloji Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 06-05-07, 01:59   #1 (permalink)
ℓσνє ιѕ ƒσяєνєя
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Yer: In İstanbul/BakırköY School: In Akçakoca İş:Gez,Eğlen,Oku
Yaş: 20
Mesajlar: 4,199
Rep Puanı: 15229437
ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11ѕєαη Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 152369
Thumbs up Sezgicilik


Sezgicilik
Fransız idealisti Henri Bergson (1859-1941)'un öğretisi olarak Bergsonculuk adıyla da anılır. Bergson'a göre sezgi, gerçeği bilme yetişidir. Gerçeği doğrudan doğruya kavratacak sezgiden başka hiç bir yol yoktur. Çünkü gerçek, maddesel doğa değil, ruhsal doğa, eşdeyişle ruhsal yaşam ve teksözle yaşam'dır.

Yaşam, evrenin kuruluşuyla başlamıştır ve Maddenin tüm engellerine karşın yolunu açarak, onun durgunluğunu altedip kimi yerde onu kımıldatarak akıp gitmektedir. Bu kesintisiz, bölümsüz ve sürekli akışa Bergson süre demektedir. İşte bu süre'nin bilgisini kavramak için bu süreyle birlikte yaşamak, onun içinde olmak ve onunla birlikte akmak gerekir ki bunu ne us ne de bilim gerçekleştirebilir. Çünkü us ve bilim sinematografik olarak çalışırlar. Bergson'a göre ussal ve bilimsel bilgi sinematografiktir.

Bir film, ard arda dizilmiş durgun ve bölümsel resimlerden oluşur. Us ve bilim, filmin akışını durdurarak bu resimleri tek tek \incelerler ve birtakım bilgiler saptarlar. Ne yar ki akışın bizzat kendisini, eşdeyişle yaşamı hiç bir zaman kavrayamazlar. Demek ki us ve bilim, sadece, durgun ve bölünebilir dan Madde üstünde bilgi edinebilirler, yaşam\ üstünde bilgi edinemezler (Bergson, geleneksel ruh ve madde karşıtlığı yerine, aynı şey olduğu kolaylıkla anlaşılmakla beraber, terim değiştirerek yaşam ve madde karşıtlığını Koymaktadır). Bergson, bölümsüz olan süre tasarımını tanıtlamak için, bütün yapıtlarında niceliğe karşı niteliği, çokluğa karşı yeğinliği, uzaya karşı zamanı savunur.

Ona göre evrendeki her değişme, bir sayı çoğalması değil bir yeğinlik (şiddet) artışıdır. les donnees immediates de la Conscience (Bilincin Araçsız Verileri, Paris 1889) adlı yapıtının önsözünde şöyle der: "Amacımız, deterministlerle endeterministler arasındaki tüm tartışmaların nitelikle niceliği birbirine karıştırmaktan ilerigeldiğini göstermeye çalışmaktır". Bergson'a gere nicelik bölümlü, nitelikse bölümsüzdür, bundan ötürü de süre'ye uygundur, şöyle der: "Gerçek süre, nitelikseldir".

La pensee et le mouvant (Düşünce ve Devingen, Paris 1934) adlı yapıtında da şöyle der: "Biz her değişikliği, her devimi kesinlikle bölünmez olarak tasarlıyoruz". Bergson'a göre zaman, uzay gibi maddesel değildir. Uzay maddeseldir, çünkü maddesiz uzay ve uzaysız madde (eşdeyişle yer kaplamayan madde) yoktur. Oysa zamanı bölen, parçalayan, onu aylara ve yıllara ayıran us ve bilimdir. Us ve bilim, zamanı uzaya bağlamakla (örneğin ay ayın, yıl dünyanın uzayda yer değiştirmesidir) onu maddeleştirmektedir. Demek ki us ve bilim, hiç bir şeyi maddeleştirmeden inceleyemiyor. Yaşamsal akışın, eşdeyişle süre'nin kavranmasıysa maddeleştirilmeden gerçekleşmelidir, çünkü "gerçek süre, daima zaman adı verilmiş olan şeydir". Bunu kavrayabilecek ol ansa sadece sezgi'dir. Bergson'a göre sezgi, kendi bilincine varmış içgüdüdür. Şöyle der: "İçgüdüyü söyletebilseydik, yaşamın bütün sırlarını çözerdik".

Bilinç, içgüdüde içkindir ve ruhsaldır. Bundan ötürü de ruhsal yaşam akışını sadece o kavrayabilir. Bergson, L'Energie Spirituelle (Ruhsal Güç, Paris 1920) adlı yapıtında, ruhun ölümsüzlüğünü savunurken şöyle der: "Bizler, örgenliği aşan bir bilinç düşüncesine ne kadar alışırsak ruhun bedenden sonra yaşamasını da o kadar doğal buluruz. Şüphesiz, insan bilincinde, onun beynine kaydedilmiş şeylerden başka hiç bir şey bulunmasaydı, bilincin bedenin alınyazısını izlediğini ve onunla birlikte ölüp gittiğini kabul edebilirdik. Ne var ki bilinç, beyinle aynı şey değildir.

Olguları, her sistemden bağımsız olarak gözden geçirirsek bilinçsel yaşamın beyinsel yaşamdan çok daha geniş olduğunu kolaylıkla görürüz. Bu halde de ruhun bedenin ölümünden sonra yaşamım sürdürmesi gerçeği o kadar basitleşir ki kanıtlama yükümlülüğü, bizden çok, bu gerçeği yadsıyanlara düşer. Çünkü ölümden sonra bilincin de yok olup gideceği hakkında tek kanıt, bedenin ölümle çürüyüp dağıldığını görmektir. Bu kanıtınsa, bilincin bedenden bağımsızlığı anlaşılınca, hiç bir değeri kalmaz".

Bergson, maddesel olan her şeyi ruhsal olana indirgemek istediği gibi, tüm bilimleri de ruhbilime indirgemek ister, şöyle der: "Kendi kendime arasıra sorup durmuşumdur: Çağdaş bilim, mekaniğin, astronominin, fiziğin ve kimyanın doğrultusuna yönelmek için matematikten işe başlayacağına ve tüm çabalarını Maddenin incelenmesi üzerine toplayacağına, ruhu gözönünde tutmakla işe başlamış olsaydı; örneğin Kepler, Galile, Newton birer ruhbilimci olsaydılar ne olurdu? Şüphesiz, hakkında bugün hiç bir tasarıma sahip olamayacağımız kadar üstün bir ruhbilimimiz olurdu".

Bergson, sezgi'yi Şöyle tanımlamaktadır: "Gerçeği mutlak ya da saltığı gerçek olarak kavramaya sezgi diyorum". Tüm idealistlerde olduğu gibi Bergson'da da mutlak ve gerçek kavramları anlamdaştır. Bergson'un yaptığı, Elealılar'dan beri sürüpgelen bu geleneksel idealist savı yinelemekten ibarettir. Bergson'a göre evrim de nitelikseldir, niceliksel birikimlerin niteliksel değişimlere dönüşümü değildir. Çünkü böyle olsaydı kesintili, eşdeyişle bölümlü olurdu ve sürüpgitmezdi (eşdeyişle süredışı kalırdı). Evrim sadece niteliksel olunca yaratıcı olması, her an kendi kendini yaratarak yenilemesi, yetkinleştirmesi gerekir.

Yaratıcı evrim (Evolution Creatrice, Paris 1906) adlı yanıtında bu yaratıcılığın yaşam atılımıyla gerçekleştiğini ilerisürer. Böylece araya bir de yaratıcı (Tanrı) yerleştirmekle Bergson, felsefesel dizgesini tamamlamaktadır. Görünüm şudur: Ruhsal bir yaratıcının yönetiminde ruhsal bir evren. Bütün dinler de, yüzyıllardan beri, bunu söylemektedirler. Böyle olunca Bergsoncu sezgiciliğin Papalık Katolikliğinden hiç bir farkı kalmamaktadır. Bergson, madde'ten, yellerin akışına engel olan kocaman dağlar gibi, durgun, yerinden kıpırdamaz, hantal bir şeyi anlamaktadır.

Açıkça görüldüğü gibi idealizm, istediği kadar terim ve tasarım değiştirsin, Platon'dan kalma terim ve tasarımlarını değiştiremiyor. Platon'undan Bergson'una kadar yüzyıllardan beri söyledikleri şeyler, hep aynı şeylerdir. İdealizmin tüm tasarımları gibi Bergson'un tasarımları da usaaykırı ve bilimdışıdır. Kaldı ki Bergson, açıkça, sezgi çekiminde başarıya ulaşmak için bilime sırt çevirmek gerektiğini savunmakta ve bilimsel bilgiyi sınırdışı bırakmaktadır. Evreni kendi sezgisiyle anlamlandıran mistik sezgicilik, zorunlu olarak tekbenciliğe (solipsizm) varır. Kişisel sezgiyi, örneğin Bergson'un sezgisini, mutlak ve gerçek bilim saymak gerekir ki bu da, ya başka bilgileri yadsımak ya da herkesin kendi sezgisine göre sayısız bilgileri kabul etmek sonucunu doğurur.

Bu sonuç, bilimsel bilginin nesnelliği gerçeğine karşıdır. Bundan başka, sadece nicesel değişiklikleri kabul eden vülger evrimciler gibi, sadece nitesel değişiklikleri kabul eden yaratıcı evrimcilerin de yanlış yolda bulundukları bilimsel olarak tanıtlanmıştır. Evrim, ne sadece nicesel ne de sadece nitesel olmayıp, nicesel değişmelerin nitesel değişmeleri gerektirdiği bir süreçtir. Bergson'un yaşam atılımları adını verdiği olay, nicesel birikimler sonunda çelişmelerin çözümünden başka bir şey değildir ve ruhsal değil, Maddesel doğada her an olagelmektedir.
ѕєαη çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 13:00
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477