|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
|
|||||||
| Felsefe Sosyoloji Psikoloji Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#116 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 17-03-2006
Yer: misin yemez misin?
Mesajlar: 4,447
Rep Puanı: 18393537
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Numenios (M.S. II. yüzyıl) Yunan filozofu. Platoncu idealizmden Hellen, Pers ve Yahudi düşünce sistemlerinin Yeni Platoncu sentezine geçişte önemli rol oynamış, özellikle sonul varlık ya da Tanrı kavramı ve onun maddi dünya ile ilişkileri üzerinde durmuştur. Platoncu düşüncenin kökenini Doğu düşüncesinde aradı; Hinduizm'deki ruh göçü, Yahudilikteki mutlak tek tanrı ve tanrısal işlevlerin üçlü yapısı, gnostik ve hermetik kültürlerdeki içkin dualizm öğretileriyle bağlantı kurdu. Eski Sami dinlerinin Yunan düşüncesini etkilediğini gözlemleyerek Platon'u "Musa'yı Atinalılaştıran" biri olarak andı. İlkel ilahiyat biçimleri üzerindeki araştırmaları, sonraları Rönesans hümanistlerinin ilgisini çekti. Numenios'un düşüncesinin temelinde dualistik bir sonsuz tanrı ile sonsuz madde karşıtlığı yer alır. Numenios'un görüşlerinin M.S. III. yüzyılda başlıca temsilcisi Plotinos olan Yeni Platonculuğun gelişimini etkilediği kabul edilir. Peri tes ton Akademaikon pros Platona diastaseos (Platon ile Akademiacılar Arasındaki Farklılıklar Üzerine), Peri ton para Platoni aporrheton (Platon'un Gizli Öğretileri Üzerine), Peri tagathou (İyi Üzerine) ve Peri aphtharsia psykhes (Ruhun Yok Edilemezliği Üzerine) adlı incelemelerinden günümüze bazı bölümler kalmıştır. |
|
|
|
|
|
#117 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 17-03-2006
Yer: misin yemez misin?
Mesajlar: 4,447
Rep Puanı: 18393537
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Occamlı William
(? -1349) Skolastiğin son döneminin en büyük ve en tipik temsilcisi İngiliz Occam'lı William'dır. Occam'lı William tam anlamı ile bir isimcilik (nominalist) temsilcisidir. Tüm Ortaçağda süren "tümeller tartışması"nı hatırlayalım. Acaba tümel kavramlar reel olan objeler midir, yoksa yalnızca eşyaya benzerlikleri yönünden takılan isimlerden mi ibarettirler? Skolastiğin ilk dönemi, Eflâtun'un anladığı anlamda, bir kavram realizmini temsil eder. Orta dönem ise, Aristo gibi, aracı bir tutum takınır, yani "tümel vardır, yalnız bireyin içindedir" der. Oysa son dönemin en belirgin temsilcisi olan Occam tam bir isimcidir (nominalist). Ona göre insan ve at diye bir şey yoktur, ancak tek tek insanlar ve tek tek atlar vardır. Yalnız tek tek insanların ya da tek tek atların aralarındaki benzerlikler, bizi bunları aynı bir kavram ile isimlendirmeye yönlendiriyor. Fakat bu kavram ya da isim ne tek tek atların dışında, ne de içinde ayrı bir realiteye sahiptir. At kavramı, yalnızca tek tek atların dahil edildiği bir "benzerlik sınıfı "nın adıdır. Bu görüşlerin sonucu olarak: Önce bilgi, sonra da insanın anlaşılması yönünden belli sonuçlar çıkar. Occam'ın anlayışına göre bilgi, tek tek eşyayı gözlemlemek ve arkasından bunların aralarındaki benzerlikleri belirlemektir. Bu nedenle bilginin biricik kaynağı "algı"dır. Çünkü tek tek objeleri bize algılar bildirir. Bunun içindir ki bu görüş için artık madde üstü bir evrenin varlığı konusunda rasyonel kanıtlar bulmak söz konusu olamaz. O kadar ki Occam, Allah'ın varlığını kanıtlamak için kanıtlar bulmayı bile reddeder. Kuşkusuz Occam gibi bir Ortaçağ insanı için bu anlayış, Allah'ın varlığını reddetmek anlamına gelmez. Occam aklın ve bilginin yolundan gidilirse Allah'ın kanıtlanabileceğinden kuşkuludur. Occam'ın öğrencilerinden biri, nedensellik ilkesinin de rasyonel bir biçimde kanıtlanamayacağını savunur. Occam'a göre de yalnız "birey" reeldir. Bu noktada o, kendisi gibi bir Fransisken rahibi olan, Duns Scotus ile birleşiyor. Aynı şekilde Occam, Duns Scotus'un "fiil ve davranışı"^ da katılır ve bu anlayış onun bilgi varsayımında önemli rol oynar. Bilgi, Occam'a göre, "objelere üstün olmaktır." Sonuç olarak; "fiil ve davranış", bireycilik (individüalizm) ve bir de isimcilik (nominalizm), Skolastiğin son dönemindeki karakterini belirleyen üç ana akım olmuştur. Fakat, Ortaçağın sonundaki bu görüş, aynı zamanda, "Rönesans"ı da hazırlamıştır. |
|
|
|
|
|
#118 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 17-03-2006
Yer: misin yemez misin?
Mesajlar: 4,447
Rep Puanı: 18393537
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Origenes
(185 - 254) Yunan dünyasının Doğu bölümünde yetişmiş olan Origenes İskenderiye'de Clemens'in okulunda görev almıştır. Hıristiyanlığın ilk dönemi için çok önemli ve karakteristik bir düşünürdür. Ammonios Sakkas'ın öğrencisi olan Origenes'in karakteristik yanı, Hıristiyanlık ile Yeni Eflâtunculuk arasında sallanmasıdır. Nitekim bu "kararsızlığı" kendisini Kilise ile anlaşmazlığa düşürmüş ve sonunda Hıristiyan cemaatinden kovulmasına neden olmuştur. Yeni Eflâtunculuk ile Hıristiyanlık arasında başlıca farklardan birini, "Allah anlayışı" oluşturur. Hıristiyanlık Allah anlayışını Yahudilikten almıştır, yani Allah, Hıristiyanlığa göre de, evreni yoktan yaratmış olan bir "Yaratıcı "dır. Oysa Yeni Eflâtunculuk evreni Allah'ın bir görüntüsü olarak düşünür. Evren, ışığın güneşten çıkıp yayılması gibi, "kutsal anlamın bir yayılması"dır. Origenes de Allah anlayışında daha çok Yeni Eflâtunculuğa yakındır. Hıristiyanlık ile Yeni Eflâtunculuk bir de "Allah ve insan" ilişkisi konusunda farklı düşünürler. Hıristiyanlığa göre insan Allah'ın "yarattığı" bir yaratıktır ve bundan dolayı Allah ile insan arasında yaratan ve yaratılan ilişkisi geçerlidir. Bu nedenle ikisinin arasında "aşılamaz bir uçurum" bulunur. Oysa Yeni Eflâtunculuk için insan, Allah'ın bir görünüşüdür. İnsan kendinden geçme (cezbe) durumunda yeniden Allah ile "birleşme" imkanına sahip olur, ancak bu kendinden geçmenin (cezbenin) kutsal anlamda olması şarttır. Sonuç olarak Hıristiyanlık evrenin "belli bir zaman içinde", yani, zamanın başlangıcında yaratılmış olduğuna inanır. Ayrıca Hıristiyanlığa göre Allah'ın insan biçimine girmesi, "bir kez" olmuştur ve bu belli bir tarihte olmuştur, bir daha yinelenmeyecektir. Origenes ise Hıristiyanlığın bir kez olan olayını, "zamanın üstünde" olan olay olarak ve de sonsuz olay olarak anlama eğilimindedir. Bu eğilim onu, evreni "yinelenen bir gelişim" olarak anlamaya götürmüştür. Origenes'e göre Allah'ın yarattığı bir yaratık olan insan, yalnızca zayıf olduğu için günah işleyip Allah'tan ayrılmıştır. O halde "günah" Allah'a başkaldırmanın bir sonucu olmayıp, yalnızca insanın zayıf olması yüzünden meydana gelir. Ancak Allah bu düşkün yaratığına yardım edecek, ona şefaat (bağışlama) ederek onu düştüğü günah çukurundan çıkaracaktır. Nitekim insan yalnızca ceza olarak, daha doğrusu, günahtan "arınsın" diye bir bedenle yaratılmıştır. Ceza bir düzelme (ıslâh) aracı olduğu için, günahkârların tümü sonunda günahlarından temizlenerek Allah'a dönmek olanağına sahiptir. Nitekim tüm yaratıklar (şeytan da dahil) sonunda kurtulacak ve yeniden Allah ile birleşecektir. Ancak yaratılanların zayıf olmaları devam edeceğinden, bunlar Allah'tan yeniden ayrılacaklar ve bu hareket bu şekilde sayısız kez yinelenerek sürecektir. Origenes'in, evrenin sürekli bir döngü içinde olduğu görüşü, Hıristiyanlığa hiç uymayan, daha çok Gnosis'e uyan bir düşünüştür. Bu ve bunun gibi Hıristiyanlığa aykırı fikirleri, Origenes'in Kilise ile arasının açılmasına neden olmuştur. |
|
|
|
|
|
#119 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 17-03-2006
Yer: misin yemez misin?
Mesajlar: 4,447
Rep Puanı: 18393537
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Panaitios (M.Ö. 180 - 109) Yunan filozofu. Rodos'da Lindos kentinde doğan Panaitios, orta dönem Stoa felsefesinin kurucusudur. Atina'da Seleukeialı Diogenes'in ve Tarsuslu Antipatros'un öğrencisi oldu. Platon ve Aristoteles'in felsefelerini inceledi. Uzun yıllar Roma'da kaldı ve Scipio ile birlikte M.Ö. 140 yılında Doğu gezisine çıktı. Antipatros'dan sonra okulun başına geçti ve yaşamının son yirmi yılını Atina'da geçirdi. Stoa öğretisinin temel ilkelerine bağlı kalmakla birlikte, eski Stoacılığın katı yanlarını yumuşatarak hümanist bir içerik kazandırdı. Öteki önde gelen Stoacılara göre daha az yazdığı sanılan Panaitios'a verilen beş incelemeden hiç biri günümüze kadar ulaşmamıştır. Etikle ilgili konuları ele aldığı Peri tou Kathekontos (Ödev Üzerine) adlı yapıtı Cicero'nun De Officiis'inin (Ödevler Üzerine) esin kaynağıdır. Öteki yapıtları arasında Peri Apatheias (Duygusuzluk Üzerine) ve Peri Ekpyroseos tou Kosmou (Dünyanın Ateşle Son Bulması Üzerine) sayılabilir. Panaitios'un en önemli öğrencisi Apameia'lı Poseidonios'tur. |
|
|
|
|
|
#120 (permalink) |
![]() ![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 17-03-2006
Yer: misin yemez misin?
Mesajlar: 4,447
Rep Puanı: 18393537
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Parmenides
(M.Ö. 540 - 450) Elea okulunun kurucusu olan Yunan filozofu. Sokrates'den önceki düşünürlerden olan ve Pythagorasçı okuldan yetişen Parmenides'in "Doğa Üzerine" adlı manzum felsefi yapıtından günümüze ancak 160 dize ulaşmıştır. Felsefesinin temeli ünlü "var olan vardır, var olmayan yoktur" cümlesine dayanan Parmenides'e göre var olan her şey ezelden beri varola gelmişti. Fakat, hiç bir şey kendinden başka bir şey olamazdı. Parmenides, gördüğüne de inanmıyordu. Duyularımızın bizi yanıltıp dünyayı yanlış, mantığımıza uymayan bir şekilde algılattığını düşünüyordu. Filozof olarak görevinin de "duyunun aldatmacalarını" bulup ortaya çıkarmak olduğuna inanıyordu. Ona göre duyular dünyasından farklı olan varlık, sınırlıdır ve küre biçimindedir. Duyular dünyasının varlığı, açıklanamaz, çelişmelerle dolu bir şeydir. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com