Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Felsefe Sosyoloji Psikoloji
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

Çağdaş Bilim Anlayışı

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Felsefe Sosyoloji Psikoloji Forumunda Bulunan Çağdaş Bilim Anlayışı Konusunu Görüntülemektesiniz => Amaçlar Bu üniteyi çalıştıktan sonra; • Bilim okur-yazarı olmanın önemini kavrayabilecek, • Bilimi tanımlayıp işlevlerini açıklayabilecek, • Bilimin özelliklerini sayabilecek, ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 19-05-09, 20:00   #1

Varsayılan Çağdaş Bilim Anlayışı


Amaçlar

Bu üniteyi çalıştıktan sonra;

• Bilim okur-yazarı olmanın önemini kavrayabilecek,
• Bilimi tanımlayıp işlevlerini açıklayabilecek,
• Bilimin özelliklerini sayabilecek,
• Bilimsel yöntemi açıklayabilecek,
• Bilimsel araştırmayı tanımlayabilecek,
• Bilimsel araştırmaları sınıflandırabilecek,
• Bilim ve eğitim ilişkisini kurabileceksiniz.
İçindekiler

• Giriş 155
• Çağdaş Yaşam ve Bilim Okur-Yazarlığı 155
• Bilim: Tanımı, İşlevleri ve Özellikleri 156
• Bilimsel Yöntem 158
• Bilimsel Araştırma 159
• Bilim ve Eğitim 160
• Özet 160
ÜNİTE 9

• Değerlendirme Soruları
161

• Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar
162

Çalışma Önerileri

• Bilim okur-yazarı olabilmek için nasıl bir eğitimden geçilmesigerektiği üzerinde düşününüz.
• Bilim, bilimsel yöntem ve bilimsel araştırma konularına ilişkin
daha ayrıntılı bilgi edinmek için ünite sonundaki kaynaklarabaşvurunuz.
ANADOLU ÜN İ VERS İ TES İ


ÇA Ğ DA Ş B İ L İ M ANLAYI Ş I

1. Giriş
İnsan varolduğu günden bu yana, bir yandan evrende olup bitenleri anlama, tanıma,
onun sırlarını çözme, öte yandan doğayı kontrol altına alarak daha rahat ve güvenli
bir yaşam sürdürme isteğini duymuştur. Bu istek doğrultusunda sürdürülen
sistemli çabalar sonucu, bilim oluşmuştur. Bilim teknolojik uygulamalarıyla hem
yaşam koşullarımızı değiştirmekte hem de düşünmemizi biçimlendirerek dünya
görüşümüzü etkilemektedir. Gerek bireylerin gerekse toplumların yaşantılarını
önemli ölçüde etkileyen bilim, aynı zamanda, toplumsal gelişme ve çağdaşlaşmanın
temel ölçütü olarak kabul edilmektedir.

Bu ünitede, önce bilim okur-yazarı olmanın çağdaş yaşam bakımından ne denli gerekli
olduğu vurgulanmış, sonra bilim, bilimsel yöntem ve bilimsel araştırma ile ilgili
açıklamalara yer verilmiş, daha sonra da bilim ve eğitim ilişkisi üzerinde durulmuştur.


2. Çağdaş Yaşam ve Bilim Okur-Yazarlığı
Çağdaş yaşam bireylerin, gerek doğal gerekse toplumsal çevrelerine karşı daha duyarlı
davranmalarını ve birbirleriyle dayanışma içinde olmalarını gerektirmektedir.
Bu durum ise, bireylerin ancak bilim okur-yazarı olarak yetiştirilmeleriyle olanaklıdır.
Bu nedenle, toplumdaki bireylerin bilim okur-yazarı olarak yetiştirilmeleri yönünde
çaba sarfedilmelidir.

Bilim okur-yazarı olarak yetişen bireylerin özellikleri nelerdir ?

?

Bilim okur-yazarı olarak yetişen bireyler, doğal ve toplumsal çevrelerinde olup bitenlere
karşı daha duyarlı tutum ve davranışlar sergilerler. Günlük yaşamda karşılaştıkları
sorunlara yönelik somut ve akılcı çözüm yolları önerirler. Bu bireyler, bilgiye
daha hızlı ulaşabilir, yeni bilgiler üretebilir, çağdaş teknolojileri etkili ve verimli
kullanabilir, yeni sistem ve teknolojiler geliştirebilirler. Bu bireyler gerek doğal
çevrede gerekse toplumsal yaşamda karşılaşılan güncel konu ya da sorunlara yönelik
görüş ve düşüncelerini, her ortamda yansız olarak, açık ve anlaşılır bir biçimde
ortaya koyabilirler. Örneğin bilim okur-yazarı olarak yetişen bu bireyler, asit yağmurları,
nükleer serpintiler, küresel ısınma, kalıtımın işleyişi, hücrelerin işlevleri,
AİDS, kanser, nüfus artışı, enerji kaynaklarının tükenmesi, yeşil alanların ve ormanların
giderek azalması, büyük kentlerdeki trafik karmaşası gibi güncel sorun ve konulara
yönelik görüş ya da açıklamalar getirebilirler. Bir başka deyişle bilim okuryazarı
olarak yetişen bireyler, doğal çevrenin gelecek nesillere korunarak aktarılması
gereken bir miras olduğu düşüncesinden hareketle sorumlu bir dünya vatandaşı
olarak yetişkin davranışı sergilerler.

Bilim okur-yazarı olarak yetişen bireyler hangi yeterliklere sahip olmalıdırlar ? ?

AÇIKÖ Ğ RET İ M FAKÜLTES İ


ÇA Ğ DA Ş B İ L İ M ANLAYI Ş I

Bilim okur-yazarı olarak yetişen bireylerin bilgiye ulaşmak ve bilgi üretmek için sahip
olmaları gereken yeterlikler, bilişsel beceriler ile bilimsel tutumlardır. Bilişsel beceriler
ile, “gözlem yapabilme”, “deney yapabilme”, “sınıflandırabil me”, “ölçebilme”,
“sonuç çıkartabilme”, “yorumlayabilme” , “sözlü ve yazılı iletişim kurabilme”
gibi beceriler; bilimsel tutumlarla da, “meraklılık”, “kuşukuculuk”, “alçak gönüllülük”,
“açık fikirlilik”, “sabırlılık”, “dürüstlük” gibi özellikler kastedilmektedir. Bilim
okur-yazarı olarak yetişen bireyler, bu yeterlikleri sayesinde bir yandan evrenin
sırlarını çözmeye ve meraklarını gidermeye çalışırken diğer yandan bilime katkıda
bulunurlar.

3. Bilim: Tanımı, İşlevleri ve Özellikleri
? Bilim nedir ?

“Bilim nedir ?” sorusunu bilim adamları değişik biçimlerde tanımlamışlardır. Bunlara,
“... nesnel sağlamlığı olan bilgiler bütünü”, “neden-sonuç ilişkilerinin ifade
edildiği sistematik bilgiler birikimi”, “insanoğlunun biriktirdiği kaydedilmiş sitematik
bilgi”, “kanıtlanmış ve sistemli hale getirilmiş bilgiler ...” biçiminde yapılmış
tanımları örnek olarak gösterilebiliriz.

Üzerinde henüz herkesin uzlaşabildiği ortak bir bilim tanımı yapılamamıştır. Böyle
bir tanımın yapılamayışında, bilimin hızla gelişen, çok yönlü ve devingen bir etkinlik
oluşu önemli rol oynamıştır. Bununla birlikte, yapı ve içerik olarak düşünüldüğünde
bilim, “geçerliği kanıtlanmış sistemli bilgiler bütünü” olarak tanımlanmaktadır.

? Bilimin işlevleri nelerdir ?

Bilimin işlevlerini üç grupta toplamak olanaklıdır. Bunlar, doğa olaylarını ve toplumsal
yaşamla ilgili olguları açıklamak, yordamak ve kontrol altına almak'tır.

Olgu ya da olgusal durumları açıklamak bilimin en temel işlevidir. Bilim adamları
olayların ya da olgusal durumların sadece adını vermek, onları sınıflandırmak
ya da ne olduklarını bilmekle yetinmezler. İnceledikleri olay ya da olgusal durumların
niçin ve nasıl oluştuklarıyla ilgili olarak da açıklamalarda bulunmaya çalışırlar.
Örneğin,“kedilerin niçin yeşil ot yediği”, “soğanın niçin acı olduğu”, “limonun niçin
ekşi olduğu” sorularının yanıtları üzerinde çalışan bilim adamları niçinlerin yanısıra
nasıl ve hangi durumlarda olduğu sorularının yanıtlarını da bulmaya ve bu
yanıtları sitemli bir biçimde açıklamaya özen gösterirler.

Bilimin diğer önemli işlevi yordamaktır. Yordamak, bilinen ya da gözlenen durumlardan
yola çıkarak bilinmeyen ya da gözlenmeyen durumlar hakkında kestirimde
bulunmak anlamına gelir. Bilim adamları, gözledikleri olgu ya da olayları sadece
açıklayan genellemeler ileri sürmekle kalmayıp geleceğe yönelik güvenilir
kestirimlerde de bulunurlar. Örneğin, Türkiye’deki elektrik tüketimine ilişkin bu-

ANADOLU ÜN İ VERS İ TES İ


ÇA Ğ DA Ş B İ L İ M ANLAYI Ş I

günkü verileri değerlendirerek “Türkiye’nin 2040’lı yıllardaki elektrik gereksinmesine
yönelik kestirimlerde bulunma” bir yordamada bulunma etkinliğidir.

Bilimin diğer önemli bir işlevi, istenen sonuçları elde edebilmek için gerekli olan koşulları
kontrol altında tutmak’tır. Örneğin, belli bir öğretim tekniğinin öğrencilerin
akademik başarıları üzerindeki etkisini sınamak isteyen bir araştırmacı söz konusu
öğretim tekniği dışındaki diğer tüm değişkenleri kontrol altında tutmaya çalışır.

Bilimin özellikleri neledir ?

1. Bilim olgusaldır. Çünkü doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak gözlenebilen olguları
ve olayları konu edinir. Örneğin, “ısıtılan demirin genleşmesi” olgusal bir durumdur.
Her ne zaman metalleri ısıtsak, metallerin genleştiğini gözleyebiliriz.
2. Bilim mantıksaldır. Çünkü ulaşılan sonuçlar her türlü çelişkiden uzak olup birbirleriyle
tutarlıdır. Bilim mantıksal düşünme sürecinde “tümevarım” ve “tümdengelim”
yaklaşımlarından yararlanır. Tümevarım yaklaşımında örneklerden kurallara,
tümdengelim yaklaşımında da kurallardan örneklere varılmaya çalışılır.
3. Bilim objektiftir. Ancak bilimdeki objektifliği, mutlak anlamda değil, sınırlı ve özel
anlamda bir objektiflik olarak algılamak gerekir. Bu da, bilimsel nitelik taşıyan her
sonucun güvenilir olması, kişi ya da grubun tekelinde değil, kamunun soruşturmasına
açık ve elverişli olacak bir biçimde ifade edilmesi demektir.
4. Bilim eleştiricidir. Bilim ne denli akla yatkın görünürse görünsün, ileri sürülen her
iddia karşısında eleştirici yaklaşımdan vazgeçmez. Bilimdeki her kuram ya da görüş,
olgular tarafından desteklendiği sürece “doğru” olarak kabul edilir. Yeni olguları
açıklama gücü gösteremeyen ya da bazı gözlem verilerinin doğrulamadığı bir
kuram daha önceki statüsüne bakılmaksızın eleştirilir. Eleştiri sonunda söz konusu
kuram, ya bilinen tüm olguları kapsayacak biçimde değiştirilir ya da buna olanak
yoksa bir yana itilerek yerine daha güçlü bir kuram konmaya çalışılır. Örneğin,
Newton’un yer çekimi kuramı 200 yıl boyunca geçerli kabul edildiği halde, geçen
yüzyılın sonlarına doğru bazı olguları açıklamada yetersizliği görülünce, eleştirilmiş
ve yerini daha güçlü kanıtları bulunan Einstein kuramına bırakmak zorunda
kalmıştır. Bilimin bu kendi kendini eleştirme özelliği ona kendi kendini düzeltme
olanağı sağlamaktadır.
5. Bilim genelleyicidir. Bilim tek tek olgularla değil olgu türleri ile ilgilenir. Eldeedilen sonuçlar genel olarak ifade edilir. Örneğin, “Metaller ısıtılınca genleşir”, “Sıvılar
bulundukları kabın şeklini alır” gibi önermeler tek tek olguları değil, kapsamı
sınırsız olgu sınıflarına ilişkin özellikleri ifade eder.
6. Bilim seçicidir. Bilim evrendeki olup biten bütün olguları değil, önemli gördüğü olguları
konu edinir. Evrendeki bir olgunun bilimsel değer taşıyabilmesi onun, ya in?


AÇIKÖ Ğ RET İ M FAKÜLTES İ


ÇA Ğ DA Ş B İ L İ M ANLAYI Ş I

celeme konusu bir problemle ilgili olmasını ya da bir denence veya kuramın sınanmasında
kanıt özelliği göstermesini gerektirir.

7. Bilim birikimli bir süreçtir. Yeni bilgiler daha önceki bilgiler üzerine inşa edilir. Bu
durum bilimde devamlılığı ve gelişmeyi sağlar.
8. Bilim evrenseldir. Bilim adamı yaptığı deney, gözlem ve elde ettiği bulguları, diğer
meslektaşları tarafından doğruluğunun kontrol edilebilmesi ya da araştırmanın aynen
veya kısmen tekrarlanabilmesi düşüncesiyle açık seçik olarak raporlaştırır.
Böylece bilim adamı yaptığı çalışmaları evrensel düzeyde tartışmaya açmış olur. Bilim
bu özelliği nedeniyle bütün ulusların paylaşabilecekleri ortak bir yaşama biçiminin
koşullarını hazırlar.
4. Bilimsel Yöntem
? Bilimsel yöntem nedir ?

Bilimsel yöntem, tümevarım ile tümdengelim yaklaşımlarının ayrı ayrı yeterli olamayışları
sonucu, her ikisini de kapsayan, iki yaklaşımın bütünleşmesi sonucu ortaya
çıkmıştır. Bilimsel yöntemin tüm bilim alanlarında geçerli bir yöntem olup olmadığı
uzun süre tartışma konusu olmuştur. Bilimsel yöntemin bugünkü anlamda biçimlendirilişini
John Dewey ile başlatmak mümkündür.

Bilim üretmede yararlandığımız bilimsel yöntem, genelde, “problem çözmek için izlenen
düzenli yol” olarak tanımlanmaktadır.

Bilimsel yöntem problem çözmede izlenen bir yoldur. Dewey’in “Nasıl Düşünürüz”

adlı yapıtındaki problem çözme işlemindeki belirtilen aşamalar bilimsel yöntemin

aşamaları olarak kabul edilmiştir.

? Bilimsel yöntemin aşamaları nelerdir ?

Bilimsel yöntemin aşamaları şöyle sıralanabilir:

1. Güçlüğün sezilmesi: Bu aşamada birey, kendisine rahatsızlık veren, ancak ne olduğunu
bilemediği bir güçlük durumuyla karşı karşıyadır.
2. Güçlüğün problem biçiminde tanımlanması: Bu aşamada kişi, yaptığı gözlemler ve
topladığı veriler sayesinde kendisini rahatsız eden durumu, yani problemin ne olduğunu
keşfetmiş ve tanımlamıştır.
3. Problemin çözümüne yönelik denencelerin önerilmesi: Birey bu aşamada eski yaşantılarından
yola çıkarak problemin çözümüne yönelik tahminlerde bulunmaktadır.
Seçilen bir grup olay ya da gözlem, yani kanıt niteliğindeki veriler bir ya da birkaç
denence içinde birleştirilmektedir.
ANADOLU ÜN İ VERS İ TES İ


ÇA Ğ DA Ş B İ L İ M ANLAYI Ş I

4. Denencelerin gözlenebilir doğurgularının saptanması: Bu aşamada, olası uygulama
sonuçları düşünülüp tartışılır. Denencelerin olası sonuçları kestirilmeye ya da saptanmaya
çalışılır. Eğer denence doğruysa, beklenen durumların oluşmasıbeklenir.
5. Denencelerin sınanması: Bu aşamada birey olay ya da olgulara bakarak, kanıtlar
toplayarak ileri sürdüğü denencelerin doğru olup olmadığını belirlemeye çalışır.
Böylece hangi denencelerin gözlenen olaylarla uyuştuğu, problemin çözümü olduğu
ortaya çıkmış olur.
5. Bilimsel Araştırma
Bilimsel araştırma nedir ?

?

Bilimsel araştırma ya da kısaca araştırma, ilgili kaynaklarda değişik biçimlerde tanımlanmaktadır.
Yaygın olarak benimsenen tanım, “problemlere güvenilir çözümler
bulmak amacıyla planlı ve sistemli olarak verilerin toplanması, çözümlenmesi, yorumlanması,
değerlendirilmesi ve rapor edilmesi süreci” biçimindedir.

Bilimsel araştırmaların temel amacı nedir ? ?

Bilimsel araştırmaların temel amacı, bilinenlerden yola çıkarak bilinmeyenlere doğru
yol almak ve bu doğrultuda bilgi üretmektir. Bilimsel araştırma kuram geliştirmekle
başlar ve o bilim alanı için geçerli olan evrensel düzeyde bilimsel yasalar ortaya
koyar.

Kaç tür bilimsel araştırma vardır ?

?

“Temel araştırma” ve “uygulamalı araştırma” olmak üzere iki tür bilimsel araştırma
vardır. Temel araştırmalar varolan bilgilere yenilerini katmayı amaçlayıp genellemeler
üzerinde dururlar ve sorunların kaynaklarını araştırırlar. Uygulamalı
araştırmalar ise, üretilen bilgilerin problemlerin çözümünde kullanılmasını amaçlayıp
belli sorunlar üzerinde odaklaşarak onları çözümlemeye çalışırlar.

Uygulamalı araştırmalar da “aksiyon araştırmaları” ve “AR-GE (Araştırma-Geliştirme)
araştırmaları” olmak üzere ikiye ayrılır. Aksiyon araştırmaları, probleme çözüm
getirmek ve varolan durumu iyileştirmek amacıyla uygulayıcıların ve probleme taraf
olanların katılımıyla gerçekleştirilen araştırmalardır. Örneğin, okullarda varolan
sorunları ilgililerin yerinde çözümlemek amacıyla gerçekleştirdikleri araştırmalar
birer aksiyon araştırmasıdır. Bu araştırmalar, program geliştirme sürecinde uygulanmakta
ve sürekli gelişmeyi sağlamak bakımından yararlı olmaktadır. Aksiyon
araştırmalarının sonuçları yerel özellik taşıdıkları için genellenemezler. ARGE
araştırmaları ise, somut ürünler elde etmek için, üretilmiş olan bilgilerin uygulamada
denenmesi amacıyla yapılan araştırmalardır. AR-GE araştırmaları, çoğu kez,

AÇIKÖ Ğ RET İ M FAKÜLTES İ


ÇA Ğ DA Ş B İ L İ M ANLAYI Ş I

?


kuramların uygulamaya aktarılışı biçimindedir. Teknoloji büyük ölçüde AR-GE
araştırmalarının doğurgusu biçiminde ortaya çıkmaktadır.

6. Bilim ve Eğitim
Bilim ve eğitim arasında ne tür bir ilişki vardır ?

Bilim ve eğitim, bir bütünün ayrılmaz iki parçası ve birbirinin ürünüdür. Bu iki öğe
arasında çift yönlü bir etkileşim vardır ve öğelerden birisinde gerçekleşecek bir değişme
ya da gelişme diğerini etkilemektedir. Bilim ve eğitimden yararlanmak hem
bireyin hem toplumun en doğal hakkı, hem de çağdaşlığın, gelişmişliğin ölçütüdür.

Gerçekten bilimde teknolojide ilerleme kaydedilmesi, çağdaş olunması hedefleniyorsa,
ülkedeki insangücü kaynaklarının geliştirilmesi doğrultusunda çaba gösterilmeli,
bu amaçla eğitime gereken önem verilerek eğitim bilimsel temelde ele alınmalıdır.
Zira, eğitim sistemi yetersiz olan bir ülkenin bilim sisteminin ya da bilimsel
gelişmesinin yeterli olduğu söylenemez.

Nitekim bilim ve teknolojide gelişmiş ülkeler eğitim sistemlerini bilimsel temele dayalı
olarak geliştirmişlerdir. Ülkemizde de aynı anlayış benimsenmiş, bunun sonucu
olarak Türk Milli Eğitiminin temel ilkeleri arasında bilimsellik ilkesine yer verilmiştir.
Bu ilke ile her derece ve türdeki ders programları ve öğretim yöntemleriyle
ders araç ve gereçlerinin, bilimsel ve teknolojik temellere ve yeniliklere, çevre ve ülke
gereksinimlerine göre sürekli olarak geliştirilmesi amaçlanmaktadır.

Özet

İnsan varolduğu günden beri bir yandan evrende olup bitenleri anlama, tanıma, onun sırlarını
çözme, öte yandan doğayı kontrol altına alarak daha rahat ve güvenli bir yaşam sürdürme
isteğini duymuş; bu istek doğrultusunda sürdürülen sistemli çabalar sonucu bilim oluşmuştur.
Bilim yapı ve içerik olarak düşünüldüğünde, “geçerliği kanıtlanmış sistemli bilgiler
bütünü” olarak tanımlanmaktadır. Bilimin işlevlerini üç grupta toplamak olanaklıdır. Bunlar,
doğa olaylarını ve toplumsal yaşamla ilgili olguları açıklamak, yordamak ve kontrol altına
almaktır. Olgusal, mantıksal, objektif, eleştirici, genelleyici, seçici, birikimli ve evrensel
olma gibi nitelikler de bilimin özellikleri olarak sıralanabilir.

Bilim adamları bilim üretmede bilimsel yöntemden yararlanırlar. Bilimsel yöntem, “problem
çözmede izlenen düzenli yol” olarak tanımlanmaktadır. Bilimsel yöntem; “güçlüğün sezilmesi”,
“güçlüğün problem biçiminde tanımlanması”, “problemin çözümüne yönelik denencelerin
önerilmesi”, “denencelerin gözlenebilir doğurgularının saptanması” ve “denencelerin
sınanması” olmak üzere beş aşamadan oluşur.

ANADOLU ÜN İ VERS İ TES İ


ÇA Ğ DA Ş B İ L İ M ANLAYI Ş I

Bilimsel araştırma, “problemlere güvenilir çözümler bulmak amacıyla planlı ve sistemli olarak
verilerin toplanması, çözümlenmesi, yorumlanması, değerlendirilmesi ve rapor edilmesi
süreci” olarak tanımlanmaktadır. Bilimsel araştırmalar “temel araştırmalar” ve “uygulamalı
araştırmalar” olmak üzere ikiye ayrılır. Temel araştırmalar varolan bilgi sistemine yenilerini
katmayı amaçlarken uygulamalı araştırmalar da üretilen bilgilerin problemlerin çözümünde
kullanılmasını amaçlar.

Bilim ve eğitim, bir bütünün ayrılmaz iki parçasıdır. Bu iki öğe arasında çift yönlü bir etkileşim
vardır. Günümüzde bilim ve eğitimden yararlanma, hem bireyin hem toplumun en doğal
hakkı, hem de çağdaşlığın bir ölçütü olarak kabul edilmektedir. Bilimsel ve teknolojik bakımdan
ilerleme kaydedilmesi hedefleniyorsa, ülkedeki insangücü kaynaklarının geliştirilmesi
doğrultusunda çaba gösterilmeli, bu amaçla, eğitime gereken önem verilerek eğitim bilimsel
temelde ele alınmalıdır.

Değerlendirme Soruları

Aşağıdaki soruların yanıtlarını verilen seçenekler arasından bulunuz.

1. Doğal çevreyi gelecek nesillere koruyarak aktaracak insanları nasıl yetiştirebiliriz?
A. Üniversite eğitimi vererek
B. Bilim okur-yazarlığı kazandırarak
C. Yeni teknolojileri tanıtarak
D. Belleklerine büyük ölçüde bilgi yükleyerek
E. Peyzaj mimarı olarak yetiştirerek
2. Aşağıdakilerden hangisi bilim okur-yazarı olarak yetişen bireyin nitelikleri
arasında yer almaz?
A. Meraklı olma
B. Kuşkucu olma
C. Tez canlı olma
D. Hoşgörülü olma
E. Açık fikirli olma
3. Bilimin tek tek olgularla değil, olgu türleriyle ilgilenmesi onun hangi özelliğine
işaret eder?
A. Olgusal
B. Mantıksal
C. Genelleyici
D. Eleştirici
E. Evrensel
AÇIKÖ Ğ RET İ M FAKÜLTES İ


ÇA Ğ DA Ş B İ L İ M ANLAYI Ş I

4. Aşağıdakilerden hangisi bilimin işlevlerinden değildir?
A. Yordamada bulunmak
B. Açıklama yapmak
C. Koşulları kotrol altında tutmak
D. Dogmalardan yararlanmak
E. Kestirimde bulunmak
5. Yeni öğrenilen bilgilerin önceki bilgiler üzerine inşa edilmesi bilimin hangi
özelliğine işaret eder?
A. Objektif
B. Seçici
C. Birikimli
D. Mantıksal
E. Genelleyici
Yararlanılan ve Başvurulabilecek Kaynaklar

Arıoğlu, Ersin; “Bilgi Toplumuna Dönüşümün Müjdesi”, Cumhuriyet Bilim ve
Teknik. 2 Mayıs 1998, Sayı.580, ss.18-19.

Ertürk, Selâhattin; Diktacı Tutum ve Demokrasi. (Beşinci Baskı). Ankara: Yelkentepe
Yayınları, 1986.

Kaptan, Saim; Bilimsel Araştırma ve İstatistik Teknikleri. Ankara: Tekışık Web
Ofset Tesisleri, 1991.

Karasar, Niyazi; Bilimsel Araştırma Yöntemi: Kavramlar, İlkeler, Teknikler. Ankara:
MATBAŞ Matbaacılık ve Ambalaj Sanayii, 1982.

Özoğlu, Süleyman Çetin; “Bilim ve Eğitim İlişkileri”, Bilim ve Eğitim: TÜBA Bilimsel
Toplantı Serileri-2. Ankara: TÜBA Yayınları, 1994, ss.75-83.

Öztürk, Orhan; “Bilim ve Eğitimde Dil”, Bilim ve Eğitim: TÜBA Bilimsel Toplantı
Serileri-2. Ankara: TÜBA Yayınları, 1994, ss.19-26.

Varış, Fatma (Editör); Eğitim Bilimine Giriş. Ankara: Ankara Üniversitesi Basımevi,
1991.

Yaşar, Şefik ve Kıymet Selvi; “Ortaöğretim Fen Eğitimi Programlarının Değerlendi


rilmesi”, IV. Ulusal Eğitim Bilimleri Kongresi (10-12 Eylül 1997). Eskişehir:

Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 1997.

Yıldırım, Cemal. Bilim Felsefesi. (İkinci Baskı). İstanbul: Remzi Kitabevi, 1979.

Yıldırım, Cemal. 100 Soruda Bilim Tarihi. İstanbul: Gerçek yayın evi 1974
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat