Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 06-05-09, 20:36   #1
εяεη

Varsayılan Bilişsel yaklaşım


BİLİŞSEL YAKLAŞIM :

Bilişsel öğrenme;bir insan yada hayvanın geçirdiği yaşantı sonucu,bilgiyi işleme tarzında meydana gelen değişikliktir.Diğer bir deyişle,bilişsel öğrenme;geçmiş yaşantılar sonucu olayların anlam değiştirmesidir.(Erden;Akman,1997,s.99)
Öğrenme bireyseldir.Bireyin yeni gelen bir bilgiyi öğrenebilmesi için öğrenme işlemine etkin olarak katılması,diğer bir deyişle kendisine sunulan uyarıcıları seçmesi,bunları kendisi için anlamlı hale getirmesi ve en uygun tepkiyi üretmesi gerekir.(Morgan,1995,s.147)
Bilişsel öğrenmenin başlıca ilkeleri aşağıdaki gibi sıralanabilir:
1.Öğrenen,dış uyarıcıların pasif bir alıcısı değil,onların özümleyicisi ve davranışların aktif oluşturucusudur.Diğer bir deyişle birey öğrenme için çaba göstermelidir.
2.İnsanın,zihnin kazandığı davranışları depolama ve yeri geldiği zaman hatırlayıp kullanabilme yetisi vardır.
3.Birey,karşılaştığı yeni uyarıcıları eski bilgileriyle karşılaştırarak öğrenir.(Erden,2001,s.115)

Bilişsel Öğrenme Çeşitleri:

*Yer Öğrenme: Öğrenecek kişiye birbirine bağlı olan olaylar gösterilir,fakat belirli davranışlar için pekiştirme yapılmaz.Bu durumda öğrenme olur mu?Bu sorunun cevabı “evet”tir.Bu çeşit deneyler genellikle çevredeki nesnelerin mekan içindeki yerleriyle ilgili olduğundan deneğin çevreyle ilgili bir mekansal harita yada bilişsel harita(cognitive map) oluşturduğu söylenir.Bu tür öğrenmeye yer öğrenme(place learning) de denir.Menzel (1973) yer öğrenmeyi ve bilişsel haritanın oluşumunu örnekleyen şöyle bir deney anlatmaktadır:
Dört şempanze çitle çevrili geniş bir alanın kenarındaki bir kafeste yaşamaktadır.Alan onların oyun alanıdır ve daha deney başlamadan bu alanı iyice tanıma olanakları olmuştur.
Deney,bir deneycinin şempanzelerden birini kucağına alarak alanı dolaştırmasıyla başlar.Bu arda başka bir deneyci de onların yanında yürür ve kucaktaki şempanze gözlerken alanın çeşitli yerlerine 18 parça yiyecek saklar.Daha sonra şempanze kafese,diğerlerinin yanın konur.Deneycilerde gözleme kulesine çıkarlar.Birkaç dakika sonra kafesin kapısı otomatik olarak açılır ver şempanzelerin kafesten çıkarak alanı araştırmaları sağlanır.
Kucakta dolaşmış olan şempanze,hemen,yiyecek saklanan yerlerden en yakın olanına koşar,kısa bir süre o çevreyi araştırır ve yiyecek parçasını bulur.Daha sonra hayvan,çeşitli yerlere saklanmış yiyecek parçalarını buldukça hareketleri yavaşlamaya başlar.Fakat,hiçbir zaman rasgele dolaşmaz;bir saklama yerinden diğerine gider.Deneycinin yiyecek parçalarını sakladığı yeri görmemiş olan şempanzeler ise rasgele araştırmaları sonucunda çok az sayıda yiyecek bulurlar.

*Taklit ve Örnek Alma: İnsan öğrenmesindeki yeri çok önemli olan diğer bir bilişsel öğrenme türü de başka bir bireyi taklit etme(imitation) yada türün başka bir üyesinin davranışlarını örnek almaktır.
Neyin taklit edilebilir olduğu türe özgü yeteneklerle belirlenir.Bazı kuşlar,örneğin papağan,insanların konuşmasını taklit edebilir.Bazı kuşlarda ötüşlerini türlerimin daha yaşlı üyelerini dinleyerek geliştirirler.Çocuklarda,kelimeleri söylemeyi,bir ölçüde,ana-babayı ve diğer çocukları duyarak öğrenirler.
*Kavrama Yoluyla Öğrenme: Tipik bir kavrama deneyinde bir problem sorulur,görünürde hiçbir ilerleme olmadan bir süre geçer,sonra çözüm birdenbire gelir.
Kavrama olayı şempanzelerde yapılan birçok deneyle gösterilmiştir.Aşağıdaki alıntı Nueva adlı bir şempanzeye yapılan bir deneyi betimlemektedir.
Nueva bir kafeste tek başına kalmaktadır.Kafesine küçük bir sopa sokulur.Nueva bu sopayla yerleri kazır,muz kabuklarını iterek bir yığın haline getirir,sonrada önemsemez bir tavırla sopayı kafesin parmaklıklarından dışarıya,yaklaşık 75 santim dışarıya atar.On dakika sonra kafesin dışına ve Nueva’nın ulaşamayacağı uzaklığa bir meyve konur.Hayvan önce meyveye uzanmaya çalışır fakat başaramaz.Bunun üzerine şempanzelere özgü sızlanmalara başlar;dudaklarını özellikle alt dudağını sarkıtır,gözlemciye yalvaran bakışlarla bakar,ağlama sesleri çıkarır ve son olarakta kendini yere atar.Böylece geçen bir süreden sonra birden bire sopaya bakar,yakınmalarını keser,sopayı alır,kafesin dışına uzatır ve biraz beceriksizce de olsa meyveyi elle uzanabileceği bir mesafeye getirmeyi başarır

*Öğrenme Kurulumları: Bir problem kavrama yoluyla çözümlenirken neler olup bitmektedir?Bu konuda belli başlı iki açıklama vardır.Bunlardan biri;yaşantılarımızın algısal olarak yeniden düzenlenmesi(perceptual reorganization) sayıltısından hareket eder.Bu açıklamaya göre,nesne ve olaylarla ilgili yeni ilişkiler ve anlamlar birdenbire görülür.
[IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG][IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image001.gif[/IMG] Kavramada,algısal düzenlemeden başka bir şey daha söz konusudur:öğrenme kurulumu(learning set).Öğrenme kurulumu laboratuvarda ve daha çok hayvanlarda incelenmiştir.Bu amaçla hayvanlara,çocukların çeşitli öğrenme yaşantılarına benzer yaşantılar sağlanır.Örneğin,öğrenmenin bir problemden diğerine aktarılışını incelemek isteyen deneyci,hayvanlara bir dizi problem sunar.Maymunlarla yürütülen böyle bir çalışma programında hayvanlara her biri için altı tekrar hakkı tanınan bir dizi öğrenme problemi sunulmuştur.Dizideki problem sayısı her maymun için 344’e kadar çıkmıştır.Kullanılan problemlerin çoğu ayırt etme problemidir.Yani maymunlar,örneğin,bebek yada oyuncak otomobil yerine tütün kutusunu seçtiklerinde ödüllendirilmişlerdir.Bu yolla deneklerin pek çok ayırt etme öğrenmeleri sağlanmıştır.
Böyle bir programın uygulanması sırasında,deneklerin öğrenme hızlarının giderek arttığı gözlenmektedir.Denekler ilk problemde çok az gelişme gösterirken,daha sonra çözümü çok daha çabuk kavramaya,yani öğrenmeyi öğrenmeye(learning to learn) başlamaktadır.Diğer bir deyişle öğrenme kurulumları oluşturmaktadır.
Yukarıda sözünü ettiğimiz türden deneyler,bu çok çabuk öğrenmelerin yada kavramaların aslında ne olduğunu ortaya koymaktadır.Söz konusu olan şey,problem çözmeyle ilgili eski yaşantıların yeni bir duruma aktarılmasıdır;bu aktarmada deneğin problemi hemen anlamasına ve kolaylıkla çözmesine olanak sağlamaktadır. ( Morgan,1995,s.100-104)


1912-13 yıllarında Almanya’da bir grup bilim adamı öğrenmede rol oynayan ,doğrudan gözlenmeyen bilişsel süreçlerle ilgilenmeye başlamıştır.Bu küçük grup kendilerine “Gestalt psikologları” adını vermiştir.Gestalt psikologlarıyla başlayan öğrenmedeki bilişsel süreçlere yönelik çalışmalar daha sonra Piaget,Bruner ve Ausubel gibi psikolog ve eğitimcilerin katkısıyla giderek gelişmiş ve bilişsel kuramlar adı altında toplanmıştır.
Son yıllarda,bu kuramcıların yaptığı çalışmaların bir sentezi niteliğinde olan bilgiyi işleme kuramı yaygınca kullanılmaktadır.

Bilgiyi İşleme Kuramı:
Dışarıdaki uyarıcının insan duyu organları tarafından alınması ile davranışa dönüştürülmesi sürecinde bilgilerin nasıl kazanılıp depolandığı doğrudan gözlenememekle birlikte bununla ilgili çeşitli hipotezler geliştirilmiştir.Günümüzde bunlardan en çok kabul göreni bilgiyi işleme kuramıdır.Bu kuram bireyin bilgiyi toplama,örgütleme,depolama ve hatırlama aşamalarıyla ilgilenir.
Bilgiyi işleme kuramının iki temel sayıltısı vardır:
1.Öğrenme sürecine öğrenci aktif olarak katılmak zorundadır.Birey,dışarıdaki uyarıcıların duyu organlarına gelmesini beklemek yerine arama eğilimindedir.Birey etkileşim kurduğu uyarıcılara kendisi anlam verir ve yorumlar.
2.Ön bilgiler ve bilişsel beceriler öğrenmeyi etkiler.Bireyin ön bilgileri ve bilişsel becerileri duyularına gelen uyarımları anlamasına ve yorumlamasına yardımcı olur.
Modele göre öğrenmeyi etkileyen temel yapılar duyusal kayıt,kısa ve uzun süreli belleklerdir.Öğrenmeyi etkileyen belli başlı süreçler ise tanıma,algı ve dikkat,bilgiyi kodlama ve depolama,hatırlama ve örgütlemedir.Modelde yer alan yapı ve süreçler arasındaki ilişkiler aşağıdaki şemada görülmektedir.






[IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image002.gif[/IMG]UYARICI DAVRANIŞ PEKİŞTİREÇ
[IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image003.gif[/IMG] [IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image004.gif[/IMG]

Örgütleme
[IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image005.gif[/IMG]
DUYGUSAL
KAYIT


KISA SÜRELİ
BELLEK

UZUN SÜRELİ
BELLEK



Tanıma Tekrar Anlamlı
[IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG][IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image007.gif[/IMG][IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG][IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image006.gif[/IMG] Dikkat Kodlama
Algı Gruplama

[IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image008.gif[/IMG] [IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image009.gif[/IMG]


Hatırlama
[IMG]file:///C:/Users/eren/AppData/Local/Temp/msohtml1/01/clip_image010.gif[/IMG]






Şekil:Bilgiyi işleme kuramının öğeleri


Aşağıda modelde yer alan yapılar ve bu yapılarla ilgili süreçler açıklanmaya çalışılmıştır:


a)Duyusal Kayıt:
Bilgiyi işleme işleme sürecinin ilk aşaması duyusal kayıttır.Bu aşamada çevredeki uyarıcı,duyu organları yoluyla sinirleri uyarır.Bu sırada uyarıcının izi yaklaşık bir saniye duyuya kayıt olur.Duyusal kayda gelen bilgiler çok kısa zamanda silinir.Bu nedenle duyusal kayıt anlık bellek olarak ta isimlendirilir.
Sınıf ortamında;öğretmenin sesi,oturduğumuz yerin sertliği,ayağımızın deydiği yerin soğukluğu,duvardaki resimler,yanımızdaki arkadaşımız ve diğer öğrenciler,pencereden gördüklerimiz sınıf ortamında öğrencilere gelen uyarılardır.
Duyulara kaydolan bilgilerin hangilerini kısa süreli belleğe transfer olacağını tanıma ve dikkat süreleri belirler.
Tanıma: Yeni gelen uyarıcıların özelliklerinin uzun süreli bellekteki bilgilerle karşılaştırılması eylemidir.Tanımanın başarısı uyarıcının niteliklerinin açık olmasına ve bireyin sahip olduğu bilgilere bağlıdır.
Algı: Duyu organlarına gelen uyarımların anlamlı hale getirilmesi sürecine algı denir.İnsanlar duyu organlarına gelen uyarımlara anlam vermek için onları örgütlerler.Her bireyin aldığı uyarımları örgütleme biçimi farklıdır.Örneğin aşağıdaki resimde birbirine bakan ikizler mi,yoksa bir vazo mu vardır?Bu sorunun yanıtı resme bakış açısına göre değişecektir.Eğer resimdeki beyaz yerleri asıl figür,siyahları zemin olarak algılarsak ,resimde vazo göreceksiniz.Tam tersi durumda ise ikizleri göreceksiniz.











Dikkat: Çevremizde çok sayıda uyarıcı bulunur.Organizma bu uyarıcıların hepsini algılayamayacağından bazılarını seçer.Bu seçim bireyin dikkatine bağlıdır.Dikkati etkileyen etmenlerin en önemlileri şunlardır:
1.Yabancı ve farklı uyarıcılar dikkat çekicidir.
2.Çok yalın ve karmaşık uyarıcılardan çok orta derecede karmaşık uyarıcılar daha dikkat çekicidir.
3.Öğrenilmiş ipuçları dikkat çeker.
4.Bireyin beklenti ve ihtiyaçları dikkati etkiler.

b)Kısa Süreli Bellek:
Kısa süreli bellek;duyusal kayda gelen bilgilerin davranışa dönüşmesini yada uzun süreli belleğe kodlanmasını sağlar.Bu belleğin kapasitesinin 5-9 bilgi birimi(sayı,harf,obje gibi) ile sınırlı olduğunu göstermektedir.Bilgiyi koruma süresi 20 saniyedir.
Örneğin telefon rehberinden bulduğumuz bir telefon numarası,telefonu çevirinceye kadar kısa süreli bellekte tutulur.Telefon numarasını çevirmek için vakit kaybettiğimizde,bu numarayı unutarak,yeniden bakmak zorunda kalırız.Ancak tekrar ile bu süreyi biraz daha uzatmak mümkündür.
Kısa süreli bellekteki bilgiler etkindir.Bu nedenle anında hatırlanır ve davranışa dönüşür.Ancak bu bilgiler,uzun süreli belleğe kodlanmadan araya yeni bilgiler girerse,yada kodlama için bir çaba gösterilmezse unutulur.Kodlama ve unutma süreçleri kısa süreli belleğin boşalarak yeni bilgilerin gelmesini sağlar.

c)Uzun Süreli Bellek:
Yeni gelen bilgilerin eskileriyle örgütlenerek saklandığı yerdir.Uzun süreli belleğin kapasitesinin sınırları belli değildir.Bilgilerin burada kalma süresi de çok uzundur.Kısa süreli bellekteki bilgiler hemen hatırlanırken,uzun süreli bellekte bilgilerin hatırlanması için zaman geçmelidir.Uzun süreli bellekte bilgiler görsel imajlar,sembolik önermeler yada ikisi bir arada örgütlenerek saklanabilir.
Şema;birçok önerme,durum yada olayı benzerlik ve farklılıklarına göre düzenleyen bilişsel yapıdır.Şema kavramı ilk kez Piaget tarafından geliştirilmiştir.Piaget’ye göre insanlar çok basit şemalarla doğarlar,yaşantıları yoluyla bu şemaları geliştirir ve yeni şemalar oluştururlar.Birey yeni bir durumla karşılaştığında,bu durumu belleğinde var olan şemalara uydurmaya çalışır.Buna “özümleme” denir.Yeni gelen bilgi var olan şemaya uymazsa,bilişsel bir dengesizlik durumu meydana gelir.Birey dengesizlikten kurtulmak için yeni bir şema yada bilişsel yapı oluşturur.Böylece zihindeki bilişsel yapılar zenginleşir.

c)Hatırlama:
Uzun süreli bellekteki bilgiler edilgin olduğu için çoğunlukla hangi bilgilere sahip olduğumuzu bilemeyiz.Uzun süreli bellekteki bilgiler yeri geldikçe(birey istediğinde yada o bilgiyi çağrıştıran bir uyarıcıyla karşılaştığında) hatırlama süreci ile kısa süreli belleğe çağırarak etkin hale getirir.
Çok iyi örgütlenmiş bilgiler daha kolay hatırlanır.Bu nedenle basit tekrarlarla(ezber) uzun süreli belleğe kodladığımız bilgileri çoğunlukla hatırlamakta zorluk çekeriz.(Erden;Akman,1997,s.143-154)



D)FONKSİYONALİST YAKLAŞIM :

Bu yaklaşım ilk gerçek Amerikan psikoloji ekollerindendir.Fonksiyonalistlerin ana amaçları zihinsel ve davranışşal süreçlerin organizmanın çevreye uyumundaki ilişkisini araştırmaktır.Bu akımın savunucuları Darwin’in evrim kuramından oldukça etkilenmiştir.
Bu yaklaşıma göre davranışların bir işlevi vardır,o da insanın çevreye uyumunu sağlamaktır..Fonksiyonalistler ayrıca insanın nasıl güdülendiğini,sorunlarını nasıl çözdüğünü,nasıl unuttuğunu da araştırmışlardır.



Fonksiyonalist Yaklaşımın Savunucuları :

*William James : Fonksiyonalist yaklaşımın savunucusudur.


*John Dewey : Beden ve zihin arasında ikili bir görüşle ayırım yapma eğilimini eleştirmiştir.Dewey ;eğitimi kişi ile çevresi arasında bir etkileşim süreci olarak görür.Ona göre kişinin kendi yaşantısı eğitimin temelidir.Eğitim yaşamın kendisidir.Eğitimin amacı ise kişisel yaşantı kazandırarak düşünmeyi geliştirmektir.

*James Rowland Angell : Fnksiyonel görüşe değişik bir bakış açısı getirmiştir.Diğerlerinden farklı olarak öğrenmenin yanlızca özel bir işlev olarak tanımlanamayacağını söylemiştir.İnsanların tepkileri çok karmaşıktır ve bu tepkiler hiçbir zaman ölçülemeyen bir biçimde gelişebilir.
Angell organizmanın yaşadığı sürece çevresinde devamlı olarak hareket halinde olduğunu vurgulamıştır.Bu vurgulama fonksiyonolistleri biyologların “Tropizm” dedikleri gerçekle yüz yüze getirmektedir.Tropizm genel bir tanımla;dış uyarıcılar karşısında organizmanın bütününde meydana gelen biyokimyasal bir değişikliktir.Buna örnek olarak;bitkilerin sürekli güneşe dönüşleri ve bu durumda gelişmelerini sürdürmeleri verilebilir.Tropizm olayında davranış ya uyarana doğru bir yaklaşma yada uyaranın aksi yönünde bir kaçma olarak görülür.

*Harvey Carr : Carr’a göre “uyum sağlayıcı hareket” psikolojide kilit kavramdır.Bu kavramın üç temel aşaması vardır:
1.Motive edici uyarıcı
2.Duyusal durum
3.Motive edici koşulları tahmin etmek için durumu değiştiren bir tepki

Carr,uyum-tepki arasındaki bağlılığa dikkati çekmiştir.Görüşlerini şu yasalar şeklinde sunmuştur:

·Yoğunluk aha yoğun olan fenomenler daha çabuk algılanır ve öğrenilir.
·Sıklık :Çok sık tekrar edilen şeyler pekiştirilir.
·Özümleme :Şiddetli duygular,neşe,öfke,korku uyumu etkiler.
·Benzerlik :Bir olay daima bir önceki olaydan gelen bir takım ön koşulların sonucu olarak meydana gelir.Bu nedenle aralarında bir benzerlik söz konusudur.


Fonksiyonalist Yaklaşım ve Öğretim :


Fnksiyonel öğrenmede amaç ;algılama,düşünme, duygu ve irade gibi çeşitli içsel eylemlerin hayatta karşılaşılan sorunların çözümlenmesine nasıl yardım ettiğini açıklamaktır.
Angell’a göre fonksiyonalist yaklaşımda öğrenme :
·Öğrencinin düzenli olarak tüm duygularını ve motor becerilerini gerektiren bir etkinliktir
·Fiziksel etkinlik biyolojik işlevler arasındaki bağlılıktan dolayı teşvik edilmelidir
·Öğrenme,tecrübeler esas alındığında,sosyal bir süreçtir


Fonksiyonalist Yaklaşım ve Öğretim Süreçleri :
Fonksiyonalist yaklaşımda öğrenci;öğretim süresince merkezdedir.Öğretmen,öğrenmeyi destekleyen,kolaylaştıran bir roldedir.
John Dewey eğitimde öğretmenin rolünü,bitki yetiştiren bahçıvanın rolüne benzetir.”Bahçıvan, bitkilerin normal gelişmesi için nasıl gerekli koşul ve araçları hazırlarsa,öğretmen ve ana-baba da bireyin eğitimi için gerekli koşul ve araçları hazırlar”.
John Dewey eğitimi;kişi ile çevresi arasındaki bir etkileşim süreci olarak görür.Eğitim yaşamın kendisi olup eğitimin amacı düşünmeyi geliştirmektir.
Fonksiyonalistlere göre “Problem çözme” iyi bir eğitim için önde gelen bir yetenektir.
Öğrencide Problem Çözme Süreci :
Öğrencide problem çözme aşamaları tek tek kişinin katılımıyla gerçekleşir,bu aşamadaki başarısızlık doğrudan doğruya öğrencinin kendi başarısızlığıdır.Ancak problem çözme süreci içinde kesinlikle bir ceza yöntemi uygulanmamalıdır.Ceza,süreci son derece olumsuz etkiler ve başarı oranını düşürür.

Öğrencide Problem Çözme Aşamaları :
1.Problemin çıktığı noktanın anlaşılması : Birlikte yapılan çalışmalardan ortak problem çıkarılır ve bu problem tüm öğrencileri ilgilendirir.
2.Problemin tanımlanması : Problem tüm öğrencilere anlaşılır bir şekilde açıklanır. Problemin ana hatları açıkça belirlenir ve hedefler arzulara göre yönlenir.
3.Varsayım önerileri :Kişisel önerilerin yanı sıra grup olarak ta birtakım varsayımlar ortaya atılır.Bu aşamadaki varsayımlar bilinçli ve akla uygundur.Açıklamalar çok şıklı değil tektir.Bu aşamada çözüm için yardımcı,en mantıklı varsayımlar saptanmış olur.
4.En uygun varsayım denenir :Başarılıysa son aşamaya geçilir,değilse başa dönülür.
5.Uygulama : Problemin çözümü uygulanarak beklenilen sonuç elde edilir.

Yetişkinlerde Problem Çözme Süreci :
1.Sorunun farkına varma.
2.Sorun ile ilgili birtakım varsayımlarda bulunma.
3.Sorunun daha dikkatlice tanımlanması.
4.Toplanan ipuçlarından mantığa en uygun olanının seçilmesi ve uygulanması.
5.Problemin çözümü.

Eğitim-Psikoloji İlişkileri :
Eğitimci herşeyden çok karşısındaki çocukların ve gençlerin gelişmesiyle ilgilidir.Bunda başarılı olması için herbir çocuğun geçmişi hakkında fikir sahibi olması gerekir.Çocuğun şimdiye kadar geçirdiği yaşantıyı öğrenince onun şimdiki yaşantısı anlam kazanacaktır.Bu,eğitimcinin faaliyetleri planlamasını kolaylaştıracaktır.Böyle bir incelemede sürekli inceleme yolunu izlemek gerekecektir.
·İlgiler: Olgunlaşma ve öğrenme ilgilerle bağlantılıdır.Çocuk büyüyüp geliştikçe ilgileri de genişler ve değişir.
·Duygular: Gerçek bir ilgi,duygu ile doludur.Çocuk beğendiği şeylerle ilgilidir ve daima bir beğeniyi doyurmak ister.Her birey duygusal potansiyelle doğar,ancak bu duyguların alacağı şekle çevre etki eder.Neşe,hiddet,korku vb. çevreden öğrenilir.
·Sağlık ve duygular: Bu konuda pek çok araştırma yapılmıştır.İlk araştırmalarda duygularla sindirim sistemi arasındaki bağlantı araştırılmıştır.Kuvvetli duyguların sindirimi kolaylaştıran salgıları etkilediği ve kızgınlık,endişe yada korku gibi duyguların çoğu zaman hazımsızlık yarattığı bulunmuştur.Neşe,saadet,memnuniyet gibi bazı duyguların eğitim açısından olumlu bir değer taşıdığı,üzüntü,endişe,kızgınlık gibi duyguların da engelleyici olduğu vurgulanmaktadır.
·Öğrenme ve duygular:Neşe,ilgi ve istekle çalışan çocuk daha hızlı öğrenecektir.Korku ve endişenin hakim olduğu bir çalışmanın ise değeri olmayacaktır.Olgunlaşma ve öğrenme duygusal tepkilere etki eder.Anaokulundaki bir çocuğun duyguları ile lisedeki bir çocuğun duyguları arasında fark vardır.Nasıl bir çocuktan bebek davranışı beklenmezse bir gence de küçük çocuk gibi davranılamaz.
·Kişilik: Eğitimde çoğu sorunların çözümü kişilik konusunda bilgi gerektirir.Okulda öğrencilerin davranışlarını yorumlamada kişilik hakkında bilgi edinmek önem taşır. (Başaran,1994,s.120-132)



  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 08-05-09, 01:17   #2
£mRé_

Varsayılan C: Bilişsel yaklaşım


Paylaşım için teşekkürler..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
eren-2042

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat