Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Felsefe Sosyoloji Psikoloji
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Felsefe Sosyoloji Psikoloji Felsefe - Sosyoloji - Psikoloji Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 30-03-08, 13:55   #1 (permalink)
Hey Mama !
 
Giriş Tarihi: 03-03-2007
Mesajlar: 22,946
Blog Mesajları: 110
Rep Puanı: 29952386
Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11Triblanka Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 299769
Varsayılan Yaparak Öğrenmek


Yaşam insanları mutlu ya da mutsuz yapmaya çalışmaz. İnsanların anlamasını sağlamaya çalışır. Mutlulukları ya da mutsuzlukları anlamadaki başarı ya da başarısızlıklarının yan ürünü olarak ortaya çıkar.

Düzelme için motive edici bir kuvvet olarak nefrete değil sevgiye inanıyorum. Aynı zamanda, bencil ve acımasız olanı cezalandırmak için karmayı iş başında görüyorum ve kim ne derse desin karşı konulmaz bir şekilde işini yapacağını biliyorum. Tanrı asla hata yapmaz, bu evren de kusursuz yasalarla çalışmaktadır. Ne yazık ki acı onun başlıca gelişim araçlarından biridir, özellikle de insanların sezgi, mantık ve spiritüel kehanetlerden bir şeyler öğrenmeyecekleri durumlarda.

Başkalarını kurnazca inciten kişiler eninde sonunda kendilerini de incitirler. Çünkü ilişkilerinde sevgi ilkesini, gelişimimize yol açan yüksek yasaların parçası olan bir ilkeyi inkar ederler ve bu inkarlarının cezasını çekmek zorundadırlar.

Gözleyen kişiye göre ödüllendirici ya da cezalandırıcıymış gibi görünmesine karşın karma aslında yansızdır.

Herkes için belirli bir neden olmadan yaşam süresince sıkıntılara ya da hayal kırıklığı yaratan deneyimlere katlanmayız. Sebebini öğrenmek için zahmete katlanırsak, bu deneyimi zaptedebilir ve karakterimizi güçlendirebiliriz ya da deneyimin bizi zaptetmesine ve karakterimizi kötüleştirmesine izin verebiliriz. Çok sayıda çeşitli deneyim aracılığıyla bize düşünce ve yargı, irade ve sezgi kapasitelerimizi oluşturma fırsatı verilir.

Doğru bir şekilde ele alınan deneyimler daha alt bir açıdan daha üst bir açıya geçmemiz için etkili araçlar olabilirler. Bir romancının öykü için malzeme olarak kullanması gibi, ister acı verici ister hoşa giden bir deneyim olsun, her deneyim kendi dersleri için kullanılmalıdır.

Eylemlerimizin sonuçlarını bildiğimizde, bu eylemlere yol açan fikirlerin değerini de bilme şansımız olur. Başka bir deyişle, deneyim, izin verirsek, sorumluluk getirecektir; bu da beraberinde gelişimi getirecektir.

Kader bazen insanlara istedikleri şeyi verecek biçimde şekillenir, bu sayede bu deneyim aracılığıyla er geç onu daha adil bir şekilde değerlendirmeyi öğreneceklerdir. Deneyimin diğer tarafını, çoğu kez arzunun görmekten alıkoyduğu tarafı görme fırsatları olur.

Kader aynı zamanda tersi bir biçimde de şekillenebilir ve diğer insanların isteklerinin yerine getirilmesini engeller. Bu engellenmeyle, burada dar, yalnızca bencil bir tatmin için değil, aynı zamanda ve öncelikle, Dünya Fikrinin oluşturulması gibi, daha büyük amaçlan yerine getirmek için bulunduğumuzu öğrenme şansına sahip olabilirler.

Alın yazısının önemsiz olduğu ya da varolmadığı öğretiler, gerçek mutluluğa asla varamayacak olan öğretilerdir, çünkü daha önce işittiğimiz şeyin görülmemesine yol açan o körlüğü gösterirler. Alın yazısı vardır ve bu gerçekle yüzleşip kabul etmek bilgece olur. Varolduğunu kabul etmeyi reddetmekle sınırlanmaz. O vardır ve ne kadar dua ya da konsantrasyon olursa olsun bu onu uzaklaştırmayacaktır, çünkü insanlığın yararı için -bizim etik ve entelektüel eğitimimiz için- bulunmaktadır ve bu dünyada yaşarken biri olmadan diğerine sahip olamayız.

İyi ya da kötü talihle ilgili bir hesap verirken, insanlar genellikle her deneyimden kazanılmış olan etik değerleri katmayı unuturlar. Ama bu tür konularla ilgili biraz anlayış kazandığımızda, elimizde olmadan yalnızca entelektüel bir dogma olarak değil, aynı zamanda içten bir inançla kişisel sorumluluk gerçeğini meydana çıkarırız.

Karşılık yasası, itiraz eden kişinin, nüfuz ve refah sahibi olmak için başka insanların ezilmiş yaşamları üzerinde yükselmiş olan merhametsiz, acımasız kişiler olduğu kanıtını ileri sürmesiyle hükümsüzleştirilemez ya da doğru olmadığı kanıtlanamaz. Böyle kişilerin mutluluğu ya da refahı tek başına banka hesapları ya da sadece toplumdaki statüleriyle gerektiği biçimde yargılanamaz. Aynı zamanda onların fiziksel sağlıkları, zihinsel sağlıkları, rüya durumundaki vicdanları, ev içi ve aile ilişkilerinin koşullarına da bakın. Bir sonraki reenkarnasyonlarına da. Bu durumda, ancak bu durumda, bu yasanın varlığı ya da yokluğu doğru biçimde yargılanabilir.

Öyle kolayca kötü bir durumdan iyi bir duruma ya da iyi bir durumdan kötü bir duruma geçmeyiz. Büyük bir fedakarlık ve sıkıntı pahasına eksikliklerimizle mücadele ederiz. Bu şeylerin kötülüğü yalnızca açık ya da özde tanrısal sevgiyle herhangi bir mutlak çatışmada değildir. Kendi daha tanrısal doğamızı gerçekleştirme yönünde en sonunda bize yardımcı olacak şey, acı verici bile olsa, iyidir ve bu konuda bizi engelleyen şey, güzel bile olsa, kötüdür.

Kişisel bir acı bu sonuca doğru gidiyorsa, gerçekten iyidir, kişisel bir mutluluk bunu geciktiriyorsa, gerçekten kötüdür. Buna inanmamamızın nedeni, acı varken şikayet etmemiz, tanrısal planda ve tanrısal iradede merhametin yokluğunda acı çekmemizdir. Gerçek iyiliğimizin nerede bulunduğunu bilmeyiz, kör bir şekilde egoyu, arzuları, duygu ya da tutkuları izleyerek, bu iyiliğimizin yerine hayali, aldatıcı bir iyilik koyarız.

Sonuç olarak, Tanrı'nın bilgeliğine inancımızı tam da bu bilgelik kendini gösterdiğinde kaybeder ve Tanrı'nın önemsemesi bize en çok gösterildiğinde Tanrı'nın umursamazlığı hakkında en acı düşüncelere bürünürüz. Alışılmış egoist ve düşüncesizce tutumumuzu terk edecek yeterli cesareti toplayana kadar, iyilik ve kötülük, bundan çıkan mutluluk ve sefaletle ilgili yanlış fikirlerle, sıkıntılarımızı boş yere sürdürmeye ve çoğaltmaya devam edeceğiz.

Elin sahibine acıyla ilgili bir uyarı sinyali verecek olan bir sinir sistemi olmasaydı kazara ateşe değen bir ele ne olacağım düşünün. Tamamen harap olur ve kullanımı sonsuza dek ortadan kaybolurdu. Burada yanmanın acısı, her ne kadar şiddetli olsa da, gerçekten ateşten elini çekmesi için elin sahibim ikna etmiş olsaydı, kılık değiştirmiş bir arkadaş gibi davranmış olacaktı. Acı fiziksel yaşamı koruduğu sürece, olayların evrensel düzeni içinde haklı sayılabilecek bir yere sahiptir.

Peki ya ahlaksal yaşamı koruma konusunda? Acı, etik varoluşumuzun şimdiki evrimsel evresinde, hazzın doldurduğundan çoğu kez daha yararlı ve daha çok olan bir yer doldurmaktadır. Ama egoizmimiz bu gerçeği görmemizi engeller. Pek çoğumuzun alışılmış biçimde düştüğü anlama sarhoşluğundan bizi uyandırmaktan başka bir şey yapmasa da acı yararlı bir şey yapmış olacaktır. Eflatun cezayı hak eden bir kişinin bundan kurtulmasının bir talihsizlik olduğuna dikkat çekmiştir.

Her şey bir yana, ceza onun bir yanlış yapıldığına dair anlayış kazanmasını sağlayabilir, böylelikle de karakterini arındırabilir. Yine, acı yoluyla bir kişinin acımasızlığı, kibri ve şehveti ortadan kalkabilir, çünkü bunların sadece sözlerle düzeltilmesi neredeyse mümkün değildir. Örneğin, karmik telafi işleyişiyle kabarmış bir "ben" duygusuna verilen acı gerçekte bir bıçakla bir apseyi açan bir cerrahın verdiği acıdan daha fazla ceza değildir.

Yaşamı planladığı çizgide gelişmediğinde, zihni karışacak ve yavaşça kendinden kuşku duyma ortaya çıkacaktır. Bu durumda, yeni kötü karma döngüsünün açığa çıkardığı engellenme ve hayal kırıklığı aracılığıyla başarı ve zafer aracılığıyla alamayacağı o dersleri öğrenmesi için başarma tutkusuyla dolu olan kişi daha yüksek benliği tarafından kontrol altına alınır.

Yapılan yanlışlarla çekilen acı arasındaki bilinçaltı bağlantı, aynı tür eylemlerle daha çok uğraştıkça, kendimizi daha kararsız ve daha rahatsız hissetmemize yol açar.

Duyarsız bir benlikçilik kötü bir yatırımdır. Çünkü ihtiyaç anında yardım edecek, sıkıntı anında teselli edecek hiçbir şey olmayacağı anlamına gelir. Dışarıya ne yansıttıysak geri döndüğümüzde onunla karşılaşırız.

Kendi yolu üzerinde olanları insafsızca ortadan kaldıran merhametsiz bir bencil, zamanı geldiğinde kendisi de böyle sert muamele görecektir.

Bir avcının saçmasıyla ölümcül bir yara almış olan geyik, Yaşam'a, niçin bu kadar acı çektirdiğini soramaz, ama bir katilin kurşunuyla ölümcül bir yara almış olan bir insan, bunu yapabilir.

Yaşam çarkı, çeşitli türde deneyimlerle dönüp durur ve bizler, talihsiz bir şekilde ona bağlıyızdır. Ama sonunda, olup bitenler hakkında anlayış ve bunun üzerinde güç kazandığımızda, serbest bırakılırız.

İnsan karakterinin demiri, acı deneyimlerin kızgın ocağında, tavlanmış çeliğe döner.
Triblanka çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
triblanka

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 16:00
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477