Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Felsefe Sosyoloji Psikoloji

Neden İntihar ?

Lise Bilgileri Kategorisinde ve Felsefe Sosyoloji Psikoloji Forumunda Bulunan Neden İntihar ? Konusunu Görüntülemektesiniz => Neden İntihar ? İnsanın kendini bilerek ve isteyerek yoketmesi. Hastalıklı bir ruh yapısının ürünü olan kendini öldürme, felsefe alanında birçok ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 21-09-07, 18:26   #1 (permalink)
CaNNoTStoPLovinGYoU
 
Giriş Tarihi: 25-12-2006
Yer: ¿ İzMiR ¿
Mesajlar: 7,948
Blog Mesajları: 31
Rep Puanı: 24677189
кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11кємαl ÖzTü®K... Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 246872

Send a message via ICQ to кємαl ÖzTü®K... Send a message via MSN to кємαl ÖzTü®K...
Varsayılan Neden İntihar ?


Neden İntihar ?
İnsanın kendini bilerek ve isteyerek yoketmesi. Hastalıklı bir ruh yapısının ürünü olan kendini öldürme, felsefe alanında birçok öğretilerin temel konusu olmuştur. Bu dünyanın sorunlarını çözmekten uzak bulunan tanrıbilim de, tanrısal yaratmayla çelişik olduğundan ötürü kendini öldürmeyi çoğunlukla yasaklamakla beraber, öte dünyanın sonsuz yaşamını överek kendini öldürmeyi el altından onaylamaktadır. Nitekim, yaratma sorunu bulunmayan dinler —örneğin Jainizm— kendini öldürmeyi en büyük erdem sayarak açıkça onaylarlar. Antik çağ Yunan düşüncesinin hazcılık öğretisi, zorunlu sonuç olarak, kendini öldürmeyi yeğlemeye varır.

Ölüme çağıran lakabıyla anılan hazcı Hegesias'a göre yaşamak, acı çekmek demektir. Olumlu mutluluğa erişilemez, elde edilebilecek tek mutluluk acısızlık anlamındaki olumsuz mutluluktur ki buna da ancak bilgeler varabilirler. Bilge olmayanlar kendilerini öldürmelidirler. Yaşamanın ereği mutluluk olduğuna göre —ki hazcılık öğretisinin temel düşüncesi budur— ereği asla gerçekleşmeyecek bir yaşamda direnmenin anlamı yoktur.

Platon'a göre de umutsuz, bir hastalığa yakalananlar kendilerini öldürmelidirler, çünkü ölüm iyileşmeyecek. bir hastalıktan daha iyidir. Doğasal gelişmeyi metafizik bir yaşama iradesi ve isteği olarak gören Alman düşünürü Schopenhauer de, savıyla çelişen kendini öldürmeyle bir hayli uğraşmıştır. Ona göre kendilerini öldürenler, acı çeken bedenlerinin bu acısına son verebilirler ama sonsuz sürekliliklerine engel olamazlar. Varoluşçuluk öğretisini zorunlu sonucu olan bilinemezciliğe dönüştüren ve bunu da varlığın saçma olduğu düşüncesine indirgeyen Fransız varoluşçusu Albert Camus için "tek felsefesel sorun, kendini öldürmedir".

Gerçekten de varoluşçuluğun zorunlu sonucu ya kendini öldürme, ya da giderek hippiciliğe varan günlük ve anlık mutluluklar için yaşamaktır. Sartre, Camus'nün bu savını, varoluşçuluğun özgürlük savıyla çeliştiği için yadsımış ve bu zorunlu sonuçtan sıyrılabilmek için varoluşçuluk düşünden uyanarak çağımızın özdeksel diyalektik sorunlarına yanaşmaya çalışmıştır. Fransız toplumbilimcisi Durkheim, kendini öldürme olayını bir inceleme konusu yapmış ve bu adı taşıyan bir yapıt yayımlamıştır. Bu yapıtında onu şöyle tanımlar: "Kendini öldürme, bir insanın, doğuracağı sonucu bilerek olumlu ya da olumsuz bir eylemle doğrudan doğruya ya da araçlı olarak kendi kendini ölüme sürüklemişidir".

Durkheim bu yapıtında yayımladığı istatistiksel bilgilerden kendini öldürmenin, bireysel nedenlerden çok toplumsal nedenlerden ileri geldiği sonucuna varır. Kendini öldürmeyi ruhbilim açısından inceleyen Fransız ruhbilimcisi Profesör Theodule Ribot. kaynaklarımız arasında bulunan Duygular Ruhbilimi adlı yapıtında şöyle demektedir: "İçsel ve dışsal karakteriyle karşı konulamaz eğilimler türüne giren kendini öldürmeyle konuyu kapamak ilk bakışta biraz garip görülebilir.

Dikkat edilirse kendini öldürmeyle öldürme (katil) arasında yadsınamayacak bir soydaşlık vardır. Çünkü bu türlü eğilimlerle acı çekenlerin kendini öldürmeyle başkasını öldürme arasında sallandıkları bilinmektedir. Onur, olumlu biçimde büyüklük deliliğine vardığı gibi olumsuz biçiminde de benliğin yokedilmesi demek olan kendini öldürmeye neden varmasın? Ama bu ikincil sorunda direnmeyerek diyeceğim ki, kendini öldürme duygusal yaşamın bir belirtisi olduğuna göre bir ruhbilim sorunu karşısındayız demektir. Hem de öyle bir sorun ki şimdiye kadar gerektiğince üstünde durulmamıştır.

Öteden beri bilinen gerçek, temel ve değişmez içgüdünün kendini koruma içgüdüsü olduğudur. Bu gerçeğe göre yaşamak ve yaşamı korumak doğal bir amaçtır. Oysa, iradeli ya da iradesiz, tüm kendini öldürmelerde bu içgüdünün kesinlikle yadsınması (inkarı) sözkonusudur. Yaşama bu türlü son vermelerde ne bir inanca, ne aileye, ne insanlığa ve ne de vatana kurban olma düşüncesi görülüp sadece bir yokolma, bizzat istenen ve amaçlanan bir yokolmanın sözkonusu olduğu görülmektedir. Kendini öldürmenin ulusal, törebilimsel ve toplumsal açılardan incelenmesi bizim alanımızın dışındadır. Kaldı ki bu konularda yapılmış incelemeler pek çoktur (Ribot, burada. Morselli'nin Il Suicido adlı İtalyanca yapıtını öğütlemektedir).

Bizim incelememiz gereken kendini öldürmenin ruhbilim açısından çözümüdür. Kendini öldürme, usgücünün (zihnin) ya derin düşünme ya da zorunluluk gibi iki karşıt durumunun sonucudur. Düşünüp taşınmayla olan iradeli kendini öldürmelerde, yaşamın korunması içgüdüsüyle dayanılmaz acılar (şifasız hastalıklar, yıkım, yoksulluk, şeref ve namusun yitirilmesi) arasında bir savaşım vardır. Çöküntünün başlangıcı demek olan acının sürüp gitmesiyle yavaş yavaş ölmektense birdenbire ölmek yeğlenebilir. Böylesine bir kendini öldürme usa uygundur. Çünkü iki kötü sonuçtan daha az kötü olan (ehvenişer) seçilmiştir. Zorunlu kendini öldürmelerse daha karmaşıktır. Örneğin kendini birdenbire denize atmak, zehir içmek, boğazını kesmek ya da kendini pencereden fırlatmak bu türlü bir kendini öldürmedir. Bunlardan kimilerinde ölüm önceden tasarlanmıştır, ama bu tasarlama öylesine zorunlu ve karşı durulamaz niteliktedir ki kesinlikle kendini öldürmeyle sonuçlanır.

Bu türlü kendini öldürmeler amaçsız ve nedensiz gibi görünürse de öyle değildir, gerçekte burada da bir savaşım vardır. Ne var ki bu savaşım, düşünmeli kendini öldürmelerde olduğu gibi korunma içgüdüsüyle us-gücü arasında değil, korunma .içgüdüsüyle yoketme içgüdüsü arasındadır. Ancak burada yoketme içgüdüsü, başkalarına değil, benliğin kendisine yönelmiştir. Bununla birlikte iradeli kendini öldürmenin ruhbilimi, zorunlu kendini öldürmenin anahtarını verir. Çünkü güdüler birinde bilinçli, açık ve düşünme ürünüyken ötekinde bilinçsiz, karanlık ve kördür. Zorunlu kendini öldürme organsal yaşamın ürünüdür. Organizmanın derinliklerinde bulunan yoketme işleminin belirtisidir, örneğin korkunç bir diş ağrısına tutulan adamın başını duvarlara vurması öldürücü bir acıya karşı canını kurtarmak için yapılan içtepisel bir tepkidir. Bu örnek kendini öldürmeye oranla hafif görünürse de şifa bulmaz ve sürekli acılar içinde çırpınan insanların canlanın kurtarmak için birdenbire yaşamaktan vazgeçmelerinin nedenini anlatabilir.

Gözlemler tanıtlamıştır ki iki kendini öldürme arasındaki fark birinin ruhsal, ötekinin organsal nedenlere bağlı olmasıdır. Zorunlu kendini öldürmeler melankoli, yoketme hastalığı (Lypemanie), hastalık hastalığı (Hypocondrie) gibi hastalıklarda ortaya çıkar, eşdeyişle yaşamsal işlevleri çökmeye yüz tutmuş kimselerde görülür. Soyaçekimcilerin (verasetçilerin) anlayışlarına göre soyaçekimsel (irsi) kendini öldürmeler de vardır.

Ne var ki ruhsal soyaçekim organsal soyaçekime dayanır. Kendini öldürenlerdeki iradesiz davranışlar delilerdeki ve ilkel insanlardaki tepkisel davranışlara benzer. Genellikle aynı biçimde ve aynı koşullarda yinelenir: Örneğin ya uyurgezerlikte, ya sarhoşlukta, ya kadınların aybaşı durumlarında vb. Bunlar da gösterir ki iradesiz ve zorunlu kendini öldürmelerin kaynağı organsal (uzvi)'dir. Demek ki asıl neden ıra (karakter, mizaç) oluyor demektir.

Bir bakıma korunma içgüdüsü herkeste varsa da bunun çeşitli dereceleri bulunması olasıdır. Kimilerinde olabilir ki yaşamak isteği her türlü acılara dayanacak kadar güçlüdür. Melankolik yapıdaki insanlarda da pek güçsüz bir korunma içgüdüsünün en ufak bir vuruşla yıkılıp gitmesi olasıdır (muhtemeldir). Özetle, iradesiz ve zorunlu kendini öldürmeler onurun en geri giden ve en olumsuz bir biçimidir.
кємαl ÖzTü®K... çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 01:54
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512