Empatİ
EMPATİ Empati, “bir insanın, kendisini karşısındaki insanın yerine koyarak onun duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması” şeklinde tanımlanabilir. “Bir kişinin kendisine karşısındaki kişinin yerine koyarak olaylara onun bakış açısıyla bakması, o kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlaması, hissetmesi ve bu durumun ona iletilmesi sürecine empati” adı verilir. Empatik bir anlayışla dinleme, bireyin kendi objektifliğini yitirmeden, olayları, karşısındaki bireyin içinde bulunduğu durumu ve onun görüş açısını dikkate alarak dinlemesidir. Bu arada onu eleştirmek ve yargılamaktan kaçınılması önerilir. Bireyleri en çok tedirgin eden şeylerden biri başkaları tarafından eleştirilmektir. Empatik dinlemede birey karşısındakini ne över, ne yargılar ne de suçlar ama onu anlamaya çalışır. Bu anlayış insanların birbirlerine yaklaşmasına ve aralarında gerçeğe dayanan sevginin gelişmesine yol açar. 1. Empatik İletişimin Ögeleri a) Empati kuracak kişi, kendisini karşısındakinin yerine koymalı, olaylara onun bakış açısıyla bakmalıdır. Her insan dünyaya, kendine özgü bir bakış tarzıyla bakar. Eğer bir insanı anlamak istiyorsak, dünyaya onun bakış tarzıyla bakmalı, olayları onun gibi algılamaya ve yaşamaya çalışmalıyız. Empati kurmaya çalıştığımız kişinin rolüne kısa bir süre için geçmeli “sanki o kişi imişçesine” düşünmeye ve hissetmeye çalışmalı sonra tekrar kendi yerimize geçmeliyiz. Yani; kısa bir süre karşımızdaki kişinin yerine geçmeliyiz. Üst aceleyle içeriye giren astıyla empatik bir iletişim kursaydı, “Astımı, bu kadar telaşa düşüren bir olay olmadı” diye düşünür. Hemen telefonunu kibarca özür dileyerek kapatır ve astına sebebini sorardı. Olayı dinler, çözümler ve sonra “Herhalde ben de herhangi bir arkadaşımı o durumda görseydim aynı telaş ve korkuyu yaşardım” diye düşünürdü. Üst “sanki o kişi imişçesine” düşünmeden tekrar kendi yerine geçer ve astını görüşmek için yanına çağırırdı. b) Empati kurmuş sayılmamız için, karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini doğru olarak anlamamız gerekir. garip gelebilir, fakat çoğumuz iletişimin insandan insana bilgi aktarımıyla ilgili olduğunu genellikle unuturuz. Mesaj alan ve veren bireylerin farklı insanlar olduğu, bu insanların farklı ihtiyaçları, ilgi alanları, amaçları ve hayata farklı bakış açılarının olduğu unutulmamalıdır. Eğer üst, astının davranışlarını kendisini onun yerine koyarak anlamaya çalışsaydı “Onu çok iyi anlıyorum ama bu kadar da telaş olmaz ki… Yaptığı affedilir gibi değil!” diye düşünseydi; konuyu yanlış anlayacağından empatik iletişim de kurulmamış olacaktır. c) Empati tanımındaki son öge ise, empati kuran kişinin zihninde oluşan empatik anlayışın, karşıdaki kişiye iletilmesi (feed-back) davranışıdır. Karşımızdaki kişinin duygularını ve düşüncelerini tam olarak anlasak bile, eğer anladığımızı ona ifade edemiyorsak empati kurma sürecini tamamlamış sayılmayız. Birinci ögenin sonunda doğru empatik iletişim kuran üstün, görevini yerine getirdikten sonra astını yanına çağırması gerektiğini belirtmiştik. Üst astının davranışlarını doğru olarak anladığını ifade ettikten sonra; “Duygularının baskısı altında kalırsan hareketlerini kontrol edemezsin, bu da seni yanlış davranışlara götürür. Arkadaşın için duyduğun telaş güzel, fakat, odaya girişin ve olayı anlatışın yanlış. Heyecan anında duygularını şöyle şöyle (Bireyden bireye değişir.) kontrol etmelisin” diyerek açıklamada bulunması gerekirdi. Empatik iletişimde hem verici hem de alıcı empatik davranışlar göstermelidir. Diğer bir ifadeyle “İki birim (ast-üst) arasındaki duygu ve düşüncelerin doğru anlamlandırılması, hissedilmesi ve iletilmesi “empatik iletişim” olarak ifade edebiliriz. Aile ve Empati Aile tedavileri grup psikoterapisi disiplini içinde en son gelişen disiplinler bütünüdür. Sistemik yaklaşımın ön plana çıktığı çift ve aile tedavilerinin belki de en eski uygulamaları, psikodrama sahnesinde Moreno tarafından gündeme getirilmiştir. Psikodramanın çatışma çözümlemesi konusundaki avantajlı yapısı, terapisti daha nötr konumda bırakabilen eylem tekniklerini kullanması ve böylece yorum yapan ve transferanslara maruz kalan terapisi rolünü değiştirmesi, çift ve aile tedavilerinde önemli bir farklılık olarak karşımıza çıkmaktadır. Eşler daha güvenli bir ortamda olduklarını hissetmektedirler ve bu işbirliğini aynı zamanda gelişmeyi hızlandırmaktadır. Psikodramada Aile ve Eş Tedavisi içinde iki farklı modeli barındırmaktadır; bunlar: 1 .Çoklu Aile yada Eş Düzeni 2.Tek Aile
|