Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 28-08-07, 00:05   #1
ByWaRFaRe

Varsayılan Uygur Göç Destanı


Barçuk At Tigin bir ''ıdık kut'' dur.Turfan'daki Uygur devletinin kağanlarına Idık Kut derlerdi.Onların ataları da, eski uygurların yerlerinde oturuyorlardı. (Uygurların bu eski yurtlarında) Karakurum adlı bir dağ vardı.Bu dağdan iki nehir çıkardı.Bu nehirlerden birine Selenga ve diğerine de Togla adı verilirdi.Bir gece, bu iki nehir arasındaki bir ağaç üzerine kutsal bir ışık inmişti.(Bkz:Uygur Türeyiş destanı) Ve (ağaçtan) tıpkı dünyada ki insanlar gibi beş çocuk doğdu.Bu çocukların en küçüğünün adı Buğu Han idi.Kendisinin çok yüksek bir kişiliği vardı.Memleketini çok iyi idare ediyor ve ayrıca ziraat ile de uğraşıyordu.Bu suretle kendisi Uygurların Kağanı oldu.Kendisinden sonra gelen 30 dan fazla soyu da Uygurların başında kaldılar. Yu-lun Tigin tahta çıktıktan sonra, Çin'deki Tang Sülalesi ile bir çok savaşlar yaptı.Kendi halkını barışa ve rahata kavuşturmak istiyordu.Bunun içinde Çin sarayından bir kız alarak aralarında akraballık kurdu.(Böylece barış olunca da) ordusunu savaşlardan çekti.Ayrıca bu Tigin'in oğlu Ko-li ile de Çinli prenses Chin-lien evlendirildi.Bu Çinli prenses,karakurum da bulunan Pieh-li Po-li Ta adlı bir yerde oturuyordu.Bu sözün anlamı ''Hatunun oturduğu dağ demektir.'' Bu dağa Tien Koli Ta Ha dağı adı verilirdi.Bunun anlamı ''GÖK RUHLARININ DAĞI'' demektir.Bu dağın güneyinde kayalık bir dağ daha vardı.Bu dağın adı da Kutlug Dağ'dır.''Kutlug Dağ'' demek iyi, talihli ve saadet getiren dağ demektir.
Çin'de eğemen olan Tang sülalesinin elçileri,(Uygurların Kağanına) bilgi edinmek için müşavirleri ile birlikte Uygur ülkesine gitmişlerdi.Bunlar aralarında konuşup şöyle dediler:
''Karakurum'un kudret ve zenginliği, ancak bu dağ sayesinde olmuştur,.Biz bu dağı niçin yok etmeyipte,(Uygur) devletini zayıflatmayalım.Elçiler aralarında böyle konuşup anlaştıktan sonra, Uygur Kağanı Tigin'e geldiler ve ona şöyle dediler:
''Siz Çinli bir prensesimizle evlendiniz, Bizim de sizden bazı yardımlarınızı istemek için ricalarımız olacak.İyi talih taşları sizin muhterem memleketinizce kullanılmaktadır.Sizin yerinize biz bu taşları değerlendirelim dediler ve Tigin ile anlaştılar.Bu taşları alıp Çin'e götürmek istediler fakat taşlar çok büyüktü ve Çin'e götürmek imkanı yoktu.Bunun üzerine taşlara ateş verip yaktılar,üzerlerine sirke döküp hepsini küçük parçalara ayırdılar.Ondan sonra da bu parçaları,alarak Çin'e gittiler.
Bu taşların götürülmesinden az zaman sonra,kuşlarla hayvanlar,tuhaf tuhaf bağırmaya başladılar.Yü-lün Tigin ise on beş gün içinde öldü.Memleketin başına ise türlü türlü kötülükler geldi.Halk ise rahat bir gün görmedi.Yü-lün Tigin'den sonra gelen Kağanlar arka arkaya öldüler.Bunun üzerine Uygurlar Turfan'a GÖÇ etmek zorunda kaldılar.Turfan'ın diğer bir adı da KOÇO dur.Beş Balıg bölgesini de kendi egemenlikleri altında bulunduruyorladı.Onların memleketleri Kuzeyde A-ch u nehrine kadar uzanıyordu.Güneydeki komşuları ise (Çin'in Kansu eyeletindeki Chiu-Chüan şehri idi.Doğuda,Hotan, ve Kaşgar'a kadar uzanıyorlardı.Uygurlar bu yerlede 970 yıdan fazla oturdular.

Edgar Brochet, Mazdeizim ve Türkler isimli incelemesinde Çin kaynaklarından naklen, destanın son kısmını bazı farklılıklarla kaydeder.

''(Çinli) prenses Kyu'liao-yu onun oğlu Gali Tigin ile nişanlandılar.Gali Tigin,Gurin yakınında BİLİ POLİDA yahut nişanlı dağ üzerinde oturuyordu.Bu civarda TANRI DAĞI adında bir dağ,onun civarında da İYULI dağ vardı.Çangların (ÇİN) sefiri hududa vardığında, o memleketin refahının bu dağa bağlı olduğunu ve onun yok edilmesi takdirinde,Uygur devletinin yok olacağını anladı.Bilahare kağanın huzuruna çıkınca şu yolda konuştu:
Mademki siz,nişanlının pederisiniz,sizden bazı şeyler istemeye hakkımız vardır,''IYULI DAĞ hiç bir işe yaramaz bir kaya parçasıdır.Çinliler ona sahip olmayı pek isterler.
Yolun Tekin razı oldu,fakat dağın büyüklüğü sebebi ile onu kaldırıp götürmek mümkün olamıyordu.Bunu için (dağın) etrafında büyük bir ateş yaktılar,dağ kıpkırmızı oldu,derhal üzerine sirke döktüler.Dağ parçalandı,Çinliler o parçaları arabalara koyup götürdüler.Bu dağ gittikten sonra,memleketin kuşları,hayvanları hareketsiz kaldılar ve büyük felaketleri haber veren feryatlar, sesler çıkardılar.Yedi gün sonra YOLUN TEKİN öldü.Memleket türlü türlü felaketlere uğradı.Bir kaç nesil sonra bu felaketlerin sonucu,memleket ahalisinin göç etmesine sebep oldu.Göç edenler,Kiya-çu yahut HOÇA'da yerleştiler.İlk işleri BEŞ BALIK (şehrini)kurmak oldu''.Bahaddin ÖGEL Türk Mitolojisi 1
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-11-08, 12:14   #2
dgn5959

Varsayılan C: Uygur Göç Destanı


paylasım için tşk ederim arkadasım
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-11-08, 12:15   #3
dgn5959

Varsayılan C: Uygur Göç Destanı


Dha çok paylasım lar dilerim arkadasım
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 23-11-08, 12:17   #4
dgn5959

Varsayılan C: Uygur Göç Destanı


paylasımlaın devamını dilerim kardes
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-12-08, 14:34   #5
bingol12

Varsayılan C: Uygur Göç Destanı

guzel bir paylasım olmus devamını dilerim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat