|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
| Evcil Hayvanlar Evcil Hayvanlar Hakkında Bilgi, Sağlık, Püf Noktaları, Yuva Veya Eş Arayan Evcil Hayvan Sahipleri, Dikkat Etmeniz Gerekenler. |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
liberta per gli ultras
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
!!! Önemli Uyarı !!! Bu konuda bulunan yazı ve resimler [Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız] sitesinden alıntı yapılmıştır. ![]() İNGİLİZ POİNTER(POINTER) Bir puanteri 3 kelimeyle tanımlamamı isteselerdi,dikbaşlı,süratli ve stilli derdim.Puanter üniversal bir köpektir ve tüm dünya yerden havalanan kuş (upland bird)avcılığında kalitesi tartışılmaz.Gerçektende bir puanterin ferma sırasında verdiği enstanteneleri,gözlere sunduğu ziyafeti başka hiçbir ırk veremez.Yanlış olarak İngiliz puanteri de denir ,ancak bu isim ırkı diğer puanter çeşitlerinden ayırdığından dolayı yaygınlaşmıştır. Bir çok kuş köpeği gibi puanterinde orijini İspanyadır.1713 yılında İngiltere’ye Utrech barışından sonra dönen askerler tarafından sokuldular.Son derece iri ve yavaştılar ama muazzam bir koku kabiliyetleri vardı.Yavaşlık 1700 lü yıllarda büyük bir dezavantaj değildi ancak av tüfeklerindeki gelişim doğrultusunda 1800 lü yıllarda av tüm İngiltere ve İskoçya da son derece popüler bir hal aldı .Öyleki toprak sahibi asiller daha fazla av vurup gazetelere geçmek için birbirleriyle yarışır oldular(puanterlerde oluşan getirme sorunları bu yıllara dayanır,çünkü o yıllarda işçilik köpeklerden daha ucuzdu,köpekler işçilerden daha masraflıydılar dolayısıyla asilzadeler vurulan avı köpeğin getirmesiyle vakit kaybetmeyip bu işi özel kiralanmış işçilere ve çantacılara yaptırıyorlardı. Sonuçta Flat Earth denilen sendrom ortaya çıktı,yani puanterler vurulan avı getirmezler inancı,elbetde getirmezlerdi çünkü bunun için hiç eğitilmemişlerdi).Rekabet beraberinde daha hızlı puanterleri bulmak için genetik arayışı getirdi .William Arkwright ın the pointer and his predeccesors(puanter ve ataları) adlı kitabında yazdığına göre,her toprak sahibinin kendi özel puanter ırkı oluşmaya başladı. Bu süreci kısaca özetlemem gerekli zira 1800 lü yıllarda ,en randımanlı ve kaliteli puanter ırkları hakkında bilgi sahibi olan William Arkwright ın genetik çalışmalar hakkındaki yazıları bile sayfaları doldurur.Eldeki köpeklerin arasından en hızlı yavrular alındı bunlar agresivlik ve avı bulmaya yönelik hırs kazanmaları için bullterier,sürat ve canlılık kazanmak içinde foxhound denilen süratli ırklarla crosslandılar.Ancak bu sefer de ortaya çıkan köpekler çok sert ve dikbaşlı oldular,ve zaman içersinde ırk yumuşatılarak,en iyi huylu yavrular damızlık kullanılarak günümüz çağdaş puanterine ulaşıldı. Puanterler genellikle setterlerden çok daha zor köpeklerdir,öyleki işler eğitim sırasında ters gitmeye başlayınca uzun bir süre ara vermenin büyük faydası vardır ve bunun öğrenme çağındaki zaman kaybından dolayı vereceği zarar puanterde çok düşüktür.Çünkü puanterler setterlerin aksine ilerki yaşlarda kavrama ve öğrenme kabiliyetlerini kaybetmezler. Bu kezde bir puanter sahibinin niteliklerini tanımlamamı isteselerdi;otorite sahibi,sabırlı,ve eğitim konusunda bilgili olmalı derdim .Puanterlerdeki bazı psikolojik sorunlar yavru dönemindeki sosyal eğitim yetersizliğinden dolayıda olur.Bazılarınınsa doğasında vardır.Ünlü köpek eğitmeni ve avcı John Nash ,puanterle setter arasındaki farkı söyle tanımlar “setter sizin gözlerinizin içine bakarken puanterin gözleri dağlardadır”.Bu gayet yerinde bir tanımdır ,puanteri olanlar bilirlerki av sırasında bir puanteri sevmek için bile yanınıza çağıramazsınız,onun tek amacı avı bulmaktır.İngiltere ve İskoçya daki köpek yetiştiricileri arasında bi şaka vardır. “profesyonel bir eğitimci oğluna köpekleri hor kullanmadan sabırla ve güzellikle yetiştirmek hakkında bilgiler veriyormuş.Sonra bir gün çocuk babasının bir puanteri kırbaçladığını görmüş ve sormuş,baba hani köpeklerimizi dövmeden eğiticektik?,baba cevap vermiş, evet oğlum doğru ancak bu bir puanter ve ben onun dikkatini çekmeye çalışıyorum”.Gerçektende puanterler zor eğitilen dikbaşlı hayvanlardır insanlara setterlerden çok daha uzaktırlar.Bir settere kalkan kuşu kovalamamayı öğretmek belki bir av gününüzü alır,puanter belki daha çabuk öğrenir ancak uygulamaya gelince bile bile gene o avı kovalar.Ünlü İskoç, puanter ve setter eğitmeni ve yetiştiricisi Derry Argue kitabında şöyle diyor “Setterimi tavuklarla dolu bir kümesin önünde bırakabilirim ancak puanterime asla güvenmem”. Mümkünse puanterinizi yavrudan alın , onunla beraber çok fazla vakit geçirin,ve sosyalleşmesini eksiksiz tamamlayın,bunun faydasını eğitimin ilerki safhalarında mutlaka görürsünüz. Genel olarak fizikel özelliklere değinmek gerekirse;Puanterler tri color hariç her renkte olabilirler ;liver, lemon,oranj yada siyah.Ender olarak self color denilen tek renk olanlarada rastlanır.Lemon ve liver olanlarda koyu renk buruna sahip olmalıdırlar,açık renk burun ve göz makbul değildir.Tüyleri kısa ve sert olmalıdır. Amerika daki puanterlerle Avrupa orijinli puanterler arasında gözle görülebilir bir fark vardır bunun sebebi Amerikalı avcıların fiziksel güzelliğe İngilizler kadar değer vermemesinden kaynaklanır,onlar için sonuç önemlidir,İngilizler içinse hem sonuç hemde stil.1890-1963 yılları arasında İngilterede yaşayan,ünlü köpek yetiştiricisi William Humphrey aradaki farkı şöyle özetliyor,”Amerikalı bir avcı et bulucu bir köpeği,stilli ve mesafeli arayan kaliteli bir köpeğe tercih eder” Amerika' daki puanterlerin fiziksel olarak Avrupa orijinli puanterlerden farklı olmasının sebebi daha ırkın genetik özellikleri tam oturmadan 2. Dünya savaşı sırasında Amerika ya çok fazla puanter sokulmasıdır.Evinde yada işyerinde internet bağlantısı olan arkadaşlar eğer Amerika daki puanter sitelerine girerlerse ve ,o heykel gibi duruşdan yoksun düşük burunlu uzun ve kıvrık kuyruklu puanter namzetlerini görürler ve nedemek istediğimi anlarlar. Uzun lafın kısası ,puanter sahibi olmak bir ayrıcalıkdır,ama sırf bu ayrıcalığa sahip olacağım diye de kendinizi harap etmeyin ,eğer gerçekten kendinize güveniyorsanız bir puanter sahibi olmaya soyunun, ama önce sabırlı olun. ![]() İNGİLİZ SETTER'İ Tüm fermalı av köpeği ırkları arasında İngiliz Setterinin yeri her zaman ayrı tutulmuştur.Hem dış görünümüyle hemde av da ki inanılmaz yetenekleriyle İngiliz Setteri günümüzün en popüler fermalı ırkları arasındadır. İngiliz setteri isminde ingilizlik olsa da aslında diğer pek çok fermalı ırklar gibi İspanya kökenli bir köpektir.Daha doğru bir tanımla İngiliz Setteri ferma veren bir Spaniel'dir.İngiltere'de ferma verebilen ilk köpek hakkında ki bilgiler Dr. Johannes Caius'un 1576 yılında yazdığı Canibus Britanicus adlı kitapta mevcuttur ancak bu tarihten daha önce böyle bir bilgiye ulaşılmamıştır. Kitapta bulunan bilgilere göre İngiltere'ye ilk kez giren ve ferma yeteneği olmayan Spanieller,ağ ile kuş yakalamada kullanıldılar ancak ferma vermedikleri için randıman alınamadı ve bu köpeklere ferma iç güdüsü aşılanılmaya çalışıldı,işte bu ferma verme yetisine zamanla sahip olan Spanieller günümüzün çağdaş İngiliz setterlerinin,Laverack setterlerin ve Llewellin setterlerin atalarıdır. Son aldığı şekille İngiliz setteri İngiltere'nin en eski fermalı av köpeklerinden biri olmuştur.1873 yılında The Kennel Club ilk kez kurulduğunda tüm multicolor setterler İngiliz Setter olarak nitelendirilmişlerdir. İngiliz setteri, kolay eğitilebilen,sıcak kanlı ve insanla çalışmaya yatkın,fazla bir eğitim verilmese de sahip olduğu iç güdülerle hemen ava giren,süratli ve dayanıklı,hem sıcakta hemde soğukta yorulmadan ve en öenmlisi standart bir sürati tutturarak av yapabilen,havadan kullandığı keskin bir burnu olan ve fermada çok sabırlı bir köpektir. İşte bu özellikleri İngiliz Setterini dünyanın en çok sevilen fermalı av köpeği yapmıştır.İngiliz Setteri özellikle çulluk avı gibi ormanlık bölgelerde yapılan avlarda bulunduğu ortamla en iyi örtüşen adeta ormana yakışan bir köpektir ve bu söz fazla iddalı da olsa dünyanın en iyi çulluk köpeğidir. İngiliz setteri ülkemizde fazla doğru olmamakla beraber Laverack Setter olarak da anılır.Edward Laverack 1877 yılında 79 yaşında ölmüş ve tüm hayatını daha iyi av yapan İngiliz setterlerini yaratmaya ve yetiştirmeye adamış bir avcıdır. İngiliz setteri ,İngiliz puanteri kadar aristokrat ve soylu bir görünüme sahip olmasada son derece sevimli,alımlı ,hareketli ve insana yakın bir köpektir. İngiliz setteri,kafadan aşağı pafta olmamak koşulu ile portakal - beyaz,siyah beyaz,kahve-beyaz(Puanterlerde bu renk liver olarak geçer), ve 3 renk olabilir.İngiliz setterinde vücüt renk dağılımı çoklukla lekeli veya paftalı kulaklar ve kafadan aşağıya dağılmış çiller şeklindedir.Bu çillerin uzun ipeksi tüylerin arasında yoğunlaşması ve mermerimsi ve hareli bir renk alması,siyah renk hakim köpeklerin ''blue belton'' sarı renk hakim köpeklerin ''orange belton'' ismini almasına sebep olur ki bu renk tarzı İngiliz setterler arasında en çok beğenilen renktir.İngiliz setterine ait standartlar biribirini pek tutmaz çünkü show tipi bir setterler field yani av ve mera tipi bir setter arasında gözle görünür farklar vardır. Ancak genel olarak erişkin bir Setter 35-45 cm yüksekliğinde ve 25-35 kg ağırlığındadır.Ülkemizde özellikle Marmara ve Trakya bölgelerinde avda en fazla kullanılan ve avcılar arasında en popüler olan köpek İngiliz setteridir. ![]() GOLDON SETTER Bu ırk Gordon'un 4. Dük'ü Alexandar tarafından bulunmuş ve geliştirilmiştir.O tarihlerde ırkın bu kadar popüler olmasının nedeni İngilizlerin gelenekselleşmiş atmacayla yapılan avlarında köpeğin atmacayla çok uyumlu çalışması ve en önemlisi hemen hemen hiç boş ferma vermemesiydi. Günümüzde bile Gordon setterler yırtıcı kuşlarla yapılan avlarda kullanılmaktadır.Gordon setterler genel olarak ağır,tüm gün sürecek bir ava katlanabilecek güçte olmayan köpeklerdir ve eğitimleri zordur.Irkın genetik geçmişinde ve tanımlamalarında bazen bu ırkın atalarından birinin Border Koliler olduğu söylenir ama bu tamamen yanlıştır.Irkın ataları çeşitli(17.ve 18.yüzyıllarda yani fermelı av köpeklerinin İngiltere'de popüler oldu yıllarda hemen hemen her bölgenin,her toprak sahibinin kendi ırkını geliştirebilmek gibi bir arayışı ve bu kişilerin arasında oluşmuş müthiş bir rekabet vardı) İngiliz ve irlanda setterlerinden oluşmuş bir genetik havuz ürünüdür.İngiltere'de ve Dünyada tüm black&tan denilen setter türleri Gordon olarak kabul görmüştür.Çok ender olamakla beraber tricolor Gordonlarda mevcuttur.Sir Edward Laverack 1872 yılında yazdığı kitabında Gordon setterleri şöyle tanımlıyor.'Gereğinden fazla büyük kafası olan,gereğinden fazla ağır ve yavaş olan,zor eğitilebilen köpekler'. ![]() EPAUGNEOL BRETON Boyundan büyük işleri başaran bu ırkın anavatanı Fransa'dır.Dünya üzerindeki en küçük fermalı av köpeğidir.Spaniel sınıfı içerisindeki tek fermalı köpek olan Breton çok hassas burunlu,sahibiyle mera içerisinde yakın çalışmayı seven,sıcak kanlı,aile ortamına uyumlu çok süratli bir köpektir.Breton hem spanielin süratine hemde setterin ferma kabiliyetine sahiptir. Bretonun hikayesi 19. Yüzyılın ortalarına kadar uzar.Fransa'ya çulluk avı için giden İngiliz centilmenler yanlarında giderken Setterlerinide götürmüşler ve gelecek sezone tekrar geliriz diye köpeklerini Fransa'da ki mera sahiplerine bırakıp dönmüşlerdir.Bu köpeklerden bazıları o bölgede popüler bir ırk olan French spaniellerle çiftleşmiş ve zaman içerisinde Epaugneol Bretonlar ortaya çıkmıştır.Bretonun atası olan Fransız spanilleri ''les fougueux'' yüksek ruhlu köpek adıyla tanınan kısa kuyruklu, ufak ,siyah beyaz,çok çalışkan ve sadece çantayı doldurmak için çalışan köpeklerdi.İngiliz setterleriyle bu köpeğin melezi olan Breton her iki ırkında en iyi özelliklerini almıştır. İlk Breton kulübü 1907 yılında Fransa'da kurulmuştur.Avrupa'da bu kadar popüler olmasıyla Amerikalıların da ilgisini çeken Breton bu ülkeye de girmiş ve çirkin Amerikan elinin değmesiyle(Amerika'lı yetiştiricilerin, üzerinde uğraş verilmiş ve mükemmelleştirilmiş ırkları bozmak gibi bir yetenekleri vardır) Britanny spaniel adını almıştır.Oysa ki Britanny Spaniel Epaugneol Bretonun sadece kuzenidir. Bretonun Fransız Breton kulübü tarafından kabul gören renkleri 3 renk te dahil olmak koşuyla siyah,beyaz,liver,portakal ve sarının kombinasyonlarıdır.Yerden yüksekliği 28-35 cm,ağırlığı ise 14-20 kg arasında değişir.Epagneul Breton kolay eğitilebilir bir köpektir ve bazı diğer ırklara uygulanan sert ve otoriter yaklaşımlar bu ırkın yumuşak psikolojik yapısına uygun değildir ![]() MACAR VİZSLA Anavatanı Macaristan olan Vizsla ,Macar puanteri olarakta bilinir.En eski puanter ırklarından biridir.Fermada sabırlı ,soğuk ve sıcağa dayanıklı,iyi kokusu ve aportu olan zeki ,hırslı ve insanla çalışmaya uyumlu köpeklerdir. Avrupa ve Amerika'da çok popülerdirler.Ülkemizde enderde olsa meralarda rastlanabilen bir ırktır. I. dünya savaşı sonunda alman işgalinden çıkan macaristanda sadece 6 tane Vizsla kalmıştı.Ancak duyarlı bir avcı ve köpek yetiştiricisi tarafından korunup tekrar kazanılan bu ırkın bugün yüzlerce kulübü vardır.Sarımsı ,bazende mavi gözleriyle,kısa sert açık kahve tek renk tüyleri ve kıvrak yapısıyla hemen dikkat çeken fermalı bir av köpeğidiR. ![]() İRLANDA SETTER Bilinen en eski setter ırklarından biridir ve orijini İrlanda'dır.Yumuşak huylu eve ve çocuklara kolaylıkla uyum sağlayabilen bir karakteri vardır.Etkileyici dış görünümü onun av meralarından uzaklaşıp bir show köpeği olmasındaki en büyük etkendir.Çevremizde gördüğümüz İrlanda seterlerinin hemen hepsi asırlar öncesinden gelen içgüdüsel av yeteneklerini ve av zekalarını yitirmişlerdir. Ancak İrlanda ve İskoçya'da halen av yapabilen İrlanda setterleri üretilmektedir.İrlanda setterlerinin maruz kaldığı show çılgınlığından kurtulan çoğu köpekte red&white setter denilen vücüdundaki beyaz paftaların show standartlarına uymaması yüzünden showlara kabul edilmemişler ve bunun sonucunda da halen av güdülerini koruyabilmişlerdir. İrlanda setteri kendisinden daha centilmen olan komşusu İngiliz setterinden çok daha sert ve dayanıklı bir köpektir ancak en büyük zaafı çoğu İrlanda setterinin fermasız oluşu yada ferma sırasında fazla sabırlı olamamasıdır. |
|
|
|
|
|
#2 (permalink) |
|
liberta per gli ultras
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
![]() Fransız Brakı Fransız Brakı adından da anlaşılacağı gibi Fransız orijinli çok eski bir ırktır.Köpeğin tarihi 17.yüzyıla kadar dayanmaktadır.Fransız brakı yumuşak karakterli ve kolay eğitilebilen çok zeki ve hırslı bir ırktır.Avda son derece süratli ve gözüpek olan Fransız brakları susuzluğa,sıcağa ve kuraklığa karşı çok dayanıklıdırlar.Fransız Brakının eğitiminde dikkat edilecek en önemli husus köpeğe fazla sert davranılmaması gerektiğidir.Algılama kabiliyeti yüksek olan bu ırka, ondan ne istediğinizi anlatabilmeniz yeterli olacaktır.Irkın yaratıcıları olan eski Fransız yetiştiriciler Fransız Brak'ını merada uçan köpek olarak tanımlarlar. Fransız Brakının küçük ve büyük olmak üzere 2 tipi vardır.Her 2 türünde karakterleri birbirlerinin aynıdır ancak ufak olan türü çok daha süratlidir.Fransız Brakı fermada sabırlıdır ancak kokuda sabit kalan bir köpek değildir,yürüyen kuşu arayı açmadan kokuyu tazeleyerek uçurmadan takip eder.Meranın durumuna göre hem yerden hemde havadan koku kabiliyeti vardır.Fransız Brakının merada çalışmasını seyretmek çok zevklidir. Çok hareketli bir köpek olduğundan ev içinde beslemeye pek uygun değildirler.Kısaca özetlemek gerekirse Fransız brakı dayanıklı av güdüleri çok gelişmiş süratli bir av köpeğidir. Daha büyük tipi olan Gascogne Fransız Brakı 45-50 cm yüksekliğinde ve 30-35 kg ağırlığında,ufak olan Pyrenees Fransız Brakı ise 38-43 cm yüksekliğinde ve 20-25 kg ağırlığındadır.Her iki türünde renk çeşitliliği aynıdır. Düzbeyaz-kahverengi,kırçıllı beyaz-kahverengi ve ender olarakta kestane renkleri mevcuttur.Ülkemiz meralarında pek rastlanmamakla beraber çok meraklı ve türün kabiliyetlerini bilen az sayıda avcı tarafından Fransa'dan direkt ithal etmek suretiyle getirtilmiş Fransız Brakları mevcuttur. ![]() İtalyan Puanteri Anavatanı İtalya olan 2 fermalı av köpeği ırkından biridir.Kuzeni olan İtalyan Spinoneden daha kısa tüylü ve daha ufak yapıdadır.İtalyan brakı yani İtalyan Puanteri merada yavaş ancak emin adımlarla ,ahenkli arayan bir köpektir.İtalya'nın Güneyi'ne özgü bir köpektir ve daha çok keklik avında kullanılır.Rönesans zamanında soylular tarafından çok revaçta olan kuş avında kullanılırlardı.İtalya'nın güneyinde söz sahibi olan Gonzaga ve Medici aileleri tarafından yetiştirilmişlerdir ve tüm fermalı köpek ırkları gibi artık kayıp bir ırk olan İspanyol Puanteri ile yakın akrabalıkları vardır. İtalyan puanterinin 2 versiyonu vardır.Portakal-beyaz renk yapısına sahip olan Piedmont orijinli ve kahve rengi -beyaz renk yapısına sahip olan Lombardy orijinlidir.Lombardy orijinli olanları daha ufak yapıdadırlar ve dağlık araziye daha fazla uyum gösterirler.!9 Subat 1949 yılında İtalyan kennel Club tarafından secerelendirilmişler akabinde AKC ve FCI tarafından kabul edilmişlerdir.Erişkin erkekleri 35-42 cm yüksekliğinde ve 30-35 kg ağırlığındadırlar.Yumuşak başlı,yüksek av hırsına sahip bu köpek merada ağır kaldığı için hız merakı İtalyanlar tarafından pek kullanılmasalarda halen ülkemiz haricinde ki meralarda ender de olsa raslanmaktadır. ![]() English Springer Spaniel / Field Spaniel / English Cocker Spaniel Spanielin adından da anlaşılacağı gibi anavatanı İspanya'dır.İngiltere ve Avrupa'ya Romalı lejyonerler tarafından sokulmuşlardır.Springer' ın Türkçe karşılığı fırlatmak demektir.Springer Spaniel diğer tüm Spaniel ırkları gibi(Epaugneol Breton yani Britanny Spaniel hariç) fermasız parlatıcı(flusher) veya isminden de anlaşılacağı gibi fırlatıcı bir ırktır.Field spaniel,ingiliz cocker spaniel ve springer spaniel birleriyle çok fazla melezlenmiş ırklardır ,dolayısıyla sadece vücüt ölçülerine,kilolarına ve renklerine göre isim değiştirirler. 13 kilogramın altında ve düz kahve renkli olanlarına cocker 13-15 kilogram siyah beyaz olanlarına springer spaniel ve 15 kilogramdan büyük ve siyah beyaz olanlarına field spaniel denir.Meralarda daha sık kullanılan ,av güdüleri daha gelişmiş olan ırklar springer spaniel ve field spanieldir.Çok enerjik ufak boylarıyla orman ve açık arazilerde çok iyi çalışan sudan ve soğuktan etkilenmeyen spanieller en çok Amerika ve İngiltere'de kullanılırlar.Avın yakınlarda olduğunu ferma vermeden vücut dilleriyle belirtirler.Fermasız oluşu yüzünden ülkemizde pek rağbet görmezler ![]() Clumber Spaniel Clumber Sanielin orijini ve nasıl ortaya çıktığı hakkında birden çok teori vardır.Bunlardan ilki 17.yy ın ortalarında Fransız bir asilzade ve toprak sahibi olan Dük de Noailles'in Fransız ayaklanmasından kurtulamayacağını düşünüp kendi çiftliğinde yetiştirdiği tüm Clumberları İngiliterede yaşayan arkadaşı Newcastlenin II. Düküne vermesidir. Bu Clumber spanieller daha sonra Sherwood ormanında Clumber parkındaki bir çiftlikte yetiştirilmeye devam etmişlerdir.Clumber spanielin çok net olmamakla beraber tahmini ataları basset hound,ilk avrupa spanielleri ve nesli kaybolmuş alp spanielidir. İz takibinde ve aportta iyi fermasız bu ırk ülkemizde hiç yoktur ve meralarda görülmez. ![]() Irish Water Spaniel Anavatanı İrlandadır.Popüler bir ırk olan İrlanda su spanieli'nin 11. yüzyıllarda ismi Shannon spaniel ve Rat-tail (fare kuyruk) spanieldir.İrlanda su spanieli alnındaki kıvırcık tüy yumağından ve aşırı enerjik bir yapıya sahip olmasında dolayı spaniellierin palyaçosu olarakta tanınır.Çok zekidir ve bazen sahip olduğu enerjiyi kendisi de kontrol edemez ,her an ve her saniye oyuna hazırdır.İrlanda su spanieli sahip olduğu su geçirmez tüy yapısından dolayı daha çok sulak arazilerde kullanılır.Amerikan Kennel kulübü İrlanda su spanielini 1877 yılında bünyesine kabul etmiştir. Ayrıca İrlanda su spanieli AKC'nin vücudu köpeklere karşı alerjik reaksiyon gösteren insanlara tavsiye ettiği tek ırktır.Dış görünüm itibariyle çok hareketli ve dengeli bir vücudu,çift tüy yapısı vardır.İrlanda su spanielleri ,spaniel ırkları arasında en zeki olan türdür.Tüy rengi ''Liver'' denilen kızılımsı kahve-ciğer rengidir.Renkte yaşlanmadan dolayı grileşme kabul edilir ancak herhangi bir beyazlık hatadır.Erişkin erkeler 45-55 cm yüksekliğinde ve 30-35 kg ağırlığındadırlar. İrlanda su spanieli ülkemizde bilinmeyen ve avda kullanılmayan bir ırktır ![]() Welsh Springer Spaniel Welsh springer spaniel anavatanı tam olarak bilinmeyen ,spaniel ırkları arasında en eski tarihi olan ırktır.Geçmişi milattan sonra 7000 yıllarına kadar geriler.Amerikan Kennel Kulübü tarafından ilk kabulü 1906 yılında gerçekleşmiştir.Welsh springer spaniel çok enerjik,kuzeni olan İngiliz springer'dan daha sağlam yapılı daha aklı başında ve olgun karakterli ancak duygusal açıdan hassas ve sert eğitime karşı ters tepki veren bir köpektir. İngiltere ve Amerika Birleşik Devletlerinde İngiliz springer'lar kadar olmasa da avda kullanılırlar.Sık yapılı ,su ve soğuk geçirmeyen tüy karakteri Welshlerin çalılık ve sulak ortamlarda İngiliz kuzenlerinden çok daha iyi çalışmasına olanak verir.Erişkin erkeler 35-38 cm yüksekliğinde ve 20-25 kg ağırlığındadırlar.Tüy rengi sadece kızıl ve beyazdır.Eve ve çocuklarla uyumlu sıcak kanlı ve avcıya yakın çalışan bir köpektir.Öncelikle fermasız olduğundan dolayı ülkemizde ki av stiline uymaz ve dolayısı ile meralarda görülmeyen bir ırktır. ![]() Labrador Retriever Bir çok retriever ırkı gibi Labrador retriever ın da anavatanı Newfoundland'dir.Newfoundland okyanus kıyısında soğuk iklim şartlarıyla tanınan bir balıkçı şehridir.İlk balıkçılık yıllarında şehirde pek fazla av köpeği ırkı yoktu,zaten retrieverlar ırklarının hiçbirisi kökenlerinde av köpeği değil sadece getiricilerdir.Retrieverların atası Newfoundland'a ilk balıkçılar tarafından getirilen İngiliz Water dogge denilen su köpekleridir. Balıkçıların küçük sandallar içerisinde kullanmak için kısa tüylü(sandala beraberinde su getirmemesi için) soğuğa dayanıklı,uzun saatler çalışabilecek ve çok iyi yüzen köpeklere ihtiyaçları vardı.Köpekler ağ çekme sırasında sersemleyip su üstünde kalan balıkları ve kısa zaman içeirisinde ağ gönderlerini getirmek amacıyla eğitildiler. Küçük sandallar içerisinde kullanılanlara ''lesser St John's dog'',''lesser newfoundland'' yada labrador denildi.Daha büyük ve kürklü olanları kürkleriyle beraber suyuda içeri taşıdıkları için pek rağbet görmedi yada daha büyük sandallarda kullanıldılar,bu iri olan köpeklerde günümüzün çağdaş Newfoundland denilen iri, siyah kürklü köpekleridir. Labrador retrieverlerin suya ve soğuğa dayanılılığı, genlerine işlemiş getirme kabiliyeti ve cana yakınlığı onları iyi birer ördek avcısı partneri yapmıştır.Amerika ve bazı ülkelerde uygulanan ördek avı sisteminde(Blind denilen gümelerle yapılan av) labrador retrieverlar büyük bir boşluğu doldurmuşlardır.Labrador retriever da dahil olmak üzere diğer tüm retriever ırkları köpekler dünyası içerisinde insana en bağlı en cana yakın ve SAKİN köpeklerdir. Bu yüzden retrieverlar görme özürlüler için rehber köpek olarakta kullanılırlar.Siyah,çukulata ve sarı olmak üzere 3 rengi vardır.Retrieverların yerden yüksekliği 38-44 cm ağırlıkları ise 30-40 kg arasındadır.Retrieverlar Amerika'da son yıllarda Versatile breed(çok amaçlı-dayanıklı ırk) olarak empoze edilmektedirler sebebi ise meralarda kullanılan labradorlara ferma yeteneği aşılanılmaya çalışılmaktadır.Ancak bilinmelidir ki bu yeteneğin genlere geçmesi için çok uzun yıllar gerekir.Bir labradora ferma vermesi öğretilebilir ancak onun doğan yavrularının hiç birisinde bu yetenek var olmaz. ![]() Golden Retriever Golden retriever ın anavatanı İngiltere'dir.18. yüzyılın sonları ve 19. Yüzyılı takip eden zaman içerisinde İngiltere'de en iyi av köpeğini bulmak için uğraşan ve aralarında müthiş bir rekabet olan insanlar vardı.Bunlar için en iyi köpeği bulmak onur meselesi halini almıştı. Çok azimli ve hummalı çalışmalar yapılıyordu. Bu çalışmalar sonucunda başarıyı bulanlar kadar başarısızlığa uğrayanlarda oluyordu tabiki.Golden retriever işte bu başarısızlığa uğramış,çok iyi av köpeği olamamış ırklardan birisidir.Ancak zekası ve güzelliği sayesinde kaybolup gitmemiş hatta dünyada en fazla kulübü olan ve belkide dünyanın en popüler köpeği olmuştur.Golden retrieverin yaratıcısı Sir Dudley Marjoribanks adında bir asilzadedir. Sir Dudley işe ''Nous'' adında sarı bir retrieverla başlamıştır.Bu köpeği siyah bir Wavy-Coated/dalgalı tüylü retrieverla(Flat coat retrieverin atası)çiftleştirmiş ve bu batından 4 dişi yavru almıştır. Bu 4 dişi yavruyla ''Belle'' adında bir su spanielini çiftleştirmiş ve bu melezlemeden doğan yavrularıda İrlanda setteri ve Kum renkli Bloodhoundlarla çiftleştirmiştir. En sonunda tutturduğu standartı beğenmiş ve günümüzün çağdaş görünümlü Golden ı ortaya çıkmıştır.Bu karışımlar Golden retrieverin günümüzdeki kürk yapısındanda anlaşılabilir zira kızıl dan krema beyazına kadar farklı renk tonlarında Golden lara rastlamak mümkündür.Golden retriever insana bağımlı bir köpektir.Mutlaka sahiplenilmek ister ve kolay kolay Alfa olamaz.Çok sevecen,aile ortamına ve çocuklarla beraber yaşamaya uygun,sabırlı bir köpektir.Ancak iyi bir av köpeği değildir. ![]() Chesapeake Bay Retriever Bu ırkın popüleratesini ve kabiliyetlerini daha iyi anlayabilmek için önce anavatanı olan coğrafyayı incelemek gerekir.Irk adını üretildiği liman şehrinden almıştır.Chesapeake Bay, Amerika Birleşik devletlerinin Güney sahilinde Baltimor yakınlarında bir körfezdir.Bölge bataklıkları,sert hava koşulları ve buzlu göl sularıyla ün yapmıştır, dolayısı ile bölegede su kuşlarının popülasyonu çoktur. Chesapeake retriever var olan tüm retriever ırkları arasında soğuğa ve suya en dayanıklı ve ördek avcıları tarafından en çok tutulan ırktır.Amerika'da ki lakabı buz kırıcı (ice breaker) dır.Köpeğin vücudu özel bir yağ salgılar ,bu yağ çok sık olan tüylerinin altında ikinci bir koruma tabakası oluşturur. Chesapeake bay retriever'ın nasıl ortaya çıktığı kesin olarak bilinmemekle beraber bazı efsaneler mevcuttur.Bunlardan en akla yatkın olanı, 18.yüzyılın ortalarında Körfezde bir deniz kazası sonucu batan bir İngiliz yelkenlisinden kurtarılan 2 St.John su köpeğinin labrador retrieverlarla melezlenerek ırkın doğmasıdır.İnsanla çalışmaya gönüllü,ev yaşamına uyumlu ve çok zeki bir köpektir.Amerika'nın özellikle soğuk bölgelerinin vazgeçilmez aportçu köpeğidir.Labrador retrieverda olduğu gibi Chesapeake bay retriever da su üstünden koku alabilir ve sığ sularda suyun altında sazı sıkıştırarak can veren ördekleri dalarak çıkartabilirler. Tüy rengi Kahverengi tonlarıdır ve tek renk olurlar,yerden yüksekliği 38-42 cm ağırlığıda 35-40 kg arasında değişir.Ne yazıktır ki ülkemizde retriever ırklarını parklar dışında görmek pek mümkün değildir ![]() CURLY COATED RETRIEVER Orijini tam olarak bilinmemekle beraber anavatanının İngiltere olduğu sanılmaktadır.Curly -Coated retriever ,retriever ırkları arasında kuş avına en fazla eğilimi olan ırktır.Curly Coated retriever(kıvırcık tüylü retriever) İngiltere'de av reservi sahipleri ve mihmandarlar tarafından ''meat -dog'' et köpeği lakabıyla tanınır. Curly coated retriever in böyle tanınmasının sebebi yapılan sülün süreklerinde(İngiltere'de yapılan bir tür sürek avı ;mihmandarlar ve hizmetliler önlerinde köpeklerle bekleyen avcıların üzerlerine sülünleri sürmeleriyle sıkışıp kalkan kuşlar bekleyen avcıların üstünden geçerler. Avcılar üstlerinden geçen sülünlere tüfek atarlar ,bu av şeklinede ''high-pheasent shooting ''denir) diğer köpekler (ki bunlar genellikle fermasız parlatıcılar olan Springer'lardır) tarafından kaldırılmayan kuşları kaldırırlar ve av bittikten sonra gece merayı dolaşarak yaralı ve ölü kalan, bulunamayan kuşları toplarlar. Curly coated retriever'in seceresine ve dış görünümüne pek önem verilmez.Avcı için önemli olan merada yaralı yada ölü kuş bırakılmamasıdır ve en çok kuş bulan köpek o tarz av için en güzel görünümlü köpektir. Curly coated retriever'lar retrieverlara ait tüm özellikleri taşımaları yanında ayrıca kuş avında parlatıcı köpek olarak kullanılırlar.Son derece zeki,yumuşak başlı ve insanla çalışmaya uyumlu köpeklerdir.Irkın atasının ''water spaniel '' ve '' poodle '' olduğu sanılmaktadır. Siyah ,koyu kahve ,ve ender olrak kahve renkli olurlar.Renk her zaman tektir,pafta olmaz.Tüy karakterleri dalgalı ve sıktır.Erişkin erkeklerde yükseklik 40-45 cm. Ağırlık ise 35-40 kg civarındadır.Tüm retriever ırkları gibi bu ırk da ülkemizde av amaçlı kullanılmamaktadır. |
|
|
|
|
|
#3 (permalink) |
|
liberta per gli ultras
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
![]() Wire-haired Vizsla Anavatanı Almanya ve Macaristandır.Irk ilk kez 1932 yılında ortaya çıkartılmıştır.Yaratıcısı Gresznaryk Lazslo adında bir yetiştiricidir.Vizslanın tüylerinin kısa oluşu, onun çok sık çalılıkta ve soğuk su içerisinde çalışmasına mani oluyordu.Bu zayıf noktaları yok etmek amacıyla yola çıkılarak vizsla drahthaarla çaprazlandı ve sadece düz kahve renkli ve fırça tüylü yavrular seçilerek bir standart sağlandı. Geçmişi eskiye dayanmamakla birlikte kısa zamanda Avrupa ,özellikle Almanya,Macaristan,Çekoslavakya ,Romanya ve Rusya'da ismini duyuran bu ırk ülkemizde hiç görünmeyen yeni jenerasyon çok amaçlı fermalı bir av köpeği ırkıdır.AKC ve FCI tarafından onay almış ve Amerika dahil bir çok ülkede kendi adına ait kulübü oluşmuştur.Wire -haired vizsla özetle vizsla renginde ve drahthaar kürklü bir köpektir. ![]() Kurzhaar Anavatanı Almanya olan Kurzhaar son 50 yılda dünyanın hemen hemen heryerinde en çok kullanılan ve en çok sevilen av köpeği haline gelmiştir ve bu yere diğer bazı ırklarda olduğu gibi fiziksel görünümün yardımıyla değil tamamen avcılık yetenekleriyle ulaşmıştır.Kurzhaarın iyi bir burnu,puanter yada ingiliz setter kadar olmasada sürati, her hava koşuluna uyumlu fiziği ve bitmez tükenmez bir avlanma hırsı vardır .Kurzhaar çok amaçlı bir ırktır yani kanatlı avı kadar kürklü hayvanların avında da kullanılırlar. Fermalıdır ve iyi bir iz takipçisidir.Kurzhaar'ı bu kadar popüler yapan diğer 2 özelliğide zekası ve insanla uyumlu çalışmaya olan yatkınlığıdır. Şu anda var olan tüm fermalı ırklar ferma verme kabiliyetlerini eski İspanyol Puanterine borçludurlar ,tıpkı Kurzhaarında olduğu gibi.Yani Kurzhaarın atası bu köpektir ancak daha fazla detaya inersek Kurzhaarın günümüze kadar ki gelişimini söyle özetleyebiliriz. Kurzhaarın gerçek atası şu anda kayıp bir ırk olan eski Alman Puanteridir .Bilindik bir hikaye olan ,Almanya'da ki sosyal değişim sonucu çok amaçlı köpek arayışına girildi.Kurzhaar Almanya'nın ilk çok amaçlı ırkıdır.Kurzhaarın yaratılması ve gelişimde 2 ayrı grup rol almıştır ilk grupdaki köpek üreticileri geleneklerine daha bağlıydılar ve yaratacakları köpekte bir damla dahi İngiliz kanı istemiyorlardı. Başını Solm ve Hegewald in çektiği 2. grup ise daha çağdaştı ve yaratacakları çok amaçlı ırkta mutlaka ingiliz puanterinin kanı da olmasını istiyorlardı.Uzun ve sabırlı çalışmalar sonucunda ortaya günümüzün fermalı çağdaş Kurzhaarı çıktı.Kurzhaar orta boyda atletik yapılı,kısa ve sert tüylü 35-45 cm yüksekliğinde ve 30-38 kg ağırlığında düzgün iskelet yapılı bir köpektir.Renkleri genellikle kırçıllı olmakla beraber düz beyaz üstüne pafta yada tek renkleride mevcuttur. Açık kahveden koyu siyaha kadar geniş bir tüy rengi portföyü mevcuttur.İyi eğitim verilmiş ve doğru anne ve babadan alınmış saf kan bir Kurzhaar sahibinin yüzünü hiç bir koşulda kara çıkartmaz.Kurzhaar ülkemizin meralarında en çok rastlanan ırktır,dolayısıyla melezleride mevcuttur.Önemli olan saf olan bir ırkı saf olmayandan ayırt edebilmektir,çünkü ülkemizde kuyruğu her kesik ve kırçıllı tüy yapısı olan köpek Kurzhaar zannedilmektedir ![]() Drahthaar Alman orijinli çok amaçlı bir ırktır ve ortaya çıkış sebebi tüm çok amaçlı ırklarla aynıdır.18. yüzyıl Almanya'sında derebeylik sisteminin çöküşüyle halkın da avcılık konusundaki haklarının artması ve av çeşitliliği karşısında her avı yapabilecek ve kıtkayı tek başına doldurabilecek bir köpek. Drahthaarın 4 tane atası vardır,bunlar;kurzshaar,pudelpointer,stıchlhaar ve griffondur.Drahthaar hakkında detaylı bilgiyi Sn.M.Uğur Barutcu'nun Çok amaçlı Irklar/Drahthaar adlı yazısında bulabilirsiniz. ![]() Small Munsterlander Geçmişi 500 yıla dayanan bu eski ırkın anavatanı Kuzeybatı Almanya'nın Munsterland bölgesidir.O zamanlarda parayla avcılık yaptıranların ve yapanların gözde köpeğiydi.Avı bulan,fermalayan hem sudan hemde karadan aport yapabilen ve iz takibinde başarılı ,her türlü hava koşuluna dayanıklı ve çalışkan bir köpektir. Ancak 18. yüzyıl başlarında derebeylik sisteminin iyice ortaya çıkması ve halkın elinden av yapabilme haklarının alınması ve kısıtlanmasıyla neredeyse yok olucak seviyeye gelen Munsterlander tarihin tekerrürü ve derebeylik sisteminin tekrar çökmesiyle eski popülerliğine kavuştu.Küçük ve çok amaçlı oluşu Small Munsterlanderi Almanya'nın Kurzshaar veDrahthaar'dan sonra en iyi 3. köpeği yaptı. Özellikleri biraz setteri biraz da spanieli andıran ancak her iki ırktanda daha yavaş olan munsterlanderlere ülkemizde rastlanmamakla beraber halen meraların aranılan çok amaçlı fermalı köpeklerindendir.. ![]() Large Munsterlander Large Munsterlander anavatanı Almanya olan çok amaçlı bir ırktır.Large Munsterlander'in nasıl ortaya çıktığı hakkında bir çok teori vardır ancak bunların en elle tutulur olanı bu ırkın atasının Alman Uzuntüylüsü(Deutsch Langhaar) olduğudur. Geçtiğimiz yüzyıl avcılar ve av köpeği yetiştiricileri, secerelendirme ve standartlara uyma konusunda av köpeklerine çok fazla titizlik gösterir oldular. Alman Uzuntüylüsünün standart rengi kahverengi-beyaz olarak kabul edilmiş ancak bazı yavruların siyah -beyaz doğması engellenememiş ve bu yavrular standart dışı olduğundan secerelendirilmemiştir. Renklerinden dolayı standart dışı olan bu siyah ve beyaz köpekler damızlık olarakta kullanılmamış ve dağıtılmışlardır. Sadece renklerinden dolayı Alman Uzuntüylüsü olarak kabul görmeyen bu köpekler avcılığa ve çantayı doldurmaya önem veren mihmandarlar ve av rezervi sahipleri tarafından çok beğenildirler çünkü onlar için köpek iyi av yaptığı sürece renkler ikinci planda kalıyordu. En iyi siyah beyazlar birbirleriyle çiftleştirildiler ve tabiki zaman içerisinde bu köpeklerin sahipleri bir kulüp kurarak köpeklerinin secerelendirilmesini istediler. ilk secere defteri ve kulüp 1919 yılında Kuzey Batı Almanya'nın Munsterland bölgesinde kuruldu. Ve bu çok amaçlı Alman ırkı ''Gross(large)-munsterlander'' yani büyük munsterlander olarak isimlendirildi. II. Dünya savaşının sonunda bu ırkın sayısında çok fazla düşüş oldu ancak Herr Egon Vornholt adlı bir avcı ve köpek yetiştiricisinin ısrarlı çalışmaları sonucu tekrar bir gen havuzu hazırlanıp ırkın sayısı arttırıldı.Bu gen havuzunda tabiki tekrar olarak Alman Uzuntüylülerinden faydalanıldı.Bu yüzden ikinci nesil Large munsterlanderlerin secerelerinde ''DL'' Deutsh Langhaar(Alman Uzuntüylüsü) ibaresi kullanılır. Large Munsterlander son derece zeki,çalışkan her hava şartına uyumlu,kolay eğitilebilir,cesaretli ve fermalı bir ırktır.Dış görünümü itibariyle pek alımlı olmasada çalışmasıyla kendini merada kanıtlar. Yetişmiş erkekler 35-40 kg ve 40 cm yüksekliğinde dişiler ise 33-38 kg ve 33-38 cm yüksekliğindedirler.Large munsterlander'in aynı ismi taşıyan Small Munterlander ile hiç bir yakın akrabalığı yoktur.Sadece coğrafi bölgeden dolayı bir isim benzerliği vardır. Ülkemizde meraklıları tarafından çok nadir olarak beslenir. ![]() Pudelpointer Alman orijinli çok amaçlı bir ırktır.İlk pudelpointer yavrusu 1881 yılında bir ingiliz pointer ve av pudelinin çiftleşmesiyle ortaya çıkmıştır.Tell adındaki ingiliz puanter erkek damızlığın sahibi Kaizer III. Frederick ve Molly adındaki av pudeli dişinin sahibi Almanya'da av köpekleri üstüne yaptığı çalışmalarla haklı bir üne kavuşmuş olan Hegewald 'dır.Bu ırkın ortaya çıkartılmasındaki amaç birbirleriyle çaprazlanan İngiliz puanteri ve pudelin en iyi özelliklerini tek bir köpekte toplayabilmekti. Bu özellikler;İngiliz puanterinin sürati,ava karşı hiç bitmeyen hırsı,stili,keskin koku kabiliyeti ve fermadaki sabırı, pudelin ise dünyaca ünlü zekası,suya olan sevgisi,tüy yapısı ve kolay eğitilebilirliğiydi.Bu düşünceler doğrultusunda ortaya çıkan bu ırk gerçektende kendinden beklenileni verdi.Ülkemizde olmasada Amerika ve Avrupa ülkelerinde meralarda gözüken bu ırk ne yazık ki ülkemizde Kurszhaar ve Drahthaarın gölgesinde kalmıştır.Pudelpointer son derece kolay egitilebilen, zeki ve iyi bir çok amaçlı av köpeğidir. ![]() İTALYAN SPİNONE Anavatanı İtalya olan bu ırk fermalı av köpekleri içerisinde en iri olanıdır. İtalyanların kendilerine ait 2 fermalı av köpeği ırkından biridir, diğeri ise kuzeni olan Bracco İtaliano yani İtalyan Brakı'dır. İtalya'da daha çok spinone olarak bilinse de İtalya dışında İtalyan Griffonu olarak adlandırılır. Kökeni eskilere dayanan Spinone'nin orijini tam olarak bilinmemekle beraber kimilerine göre atası, şu anda kayıp bir ırk olan İspanyol puanteridir kimilerine göre ise de eski Rus setterleridir. İtalya dışına nadiren çıkan bu ırk hakkında sadece 3 kitap yazılmıştır ve bu kitapların hiçbirisi başka dillere çevirilmemiştir. Spinone tıpkı Alman Kısa tüylüsü(kurzhaar), Drahthaar ve Griffon gibi çok amaçlı bir ırk olarak kabul edilmiştir. Spinoneler av köpeği ırkları arasında ki en sık yapılı tüy karakteriyle en çetin çalılık ve dikenlik arazilerde bile rahat çalışabilen köpeklerdir. İtalyan partizanları II. Dünya savaşı esnasında dağılmış Alman askerlerinin yerini bulabilmek için iz takibinde Spinoneleri kullanmışlardır. Tek marka ve standart ayakkabı boyası kullanan Alman askerlerinin bot boyası kokusunu İtalyan askerlerininkinden ayıran Spinoneler bu sayede bir çok zafere ön ayak olmuşlardır. Ağır, antal ve yerden kokulu bir köpektir.Yumuşak başlı, kolay eğitilebilir bir yapıya sahiptir. Son derece iyi bir yüzücü ve iç güdüsel aportçudur. Erişkin erkekler 48-55 cm yüksekliğnde ve 45-55 kg ağırlığında dişiler ise bu ölçülerden biraz daha alçak ve az kilolu olurlar. Irkın standart renkleri ; sarı-beyaz, portakal - beyaz - kahve - beyaz ve bu tonların düz rengidir. Tri color ve herhangi bir siyahlık standart dışıdır. Spinonelere insan gibi bakan köpekte denir,böyle adlandırılmalarının sebebi çok cana yakın ve insanlara bağlı bir köpek olmasıdır. Diğer pek çok ırk gibi neyazık ki Spinonelere de ülkemiz meralarında raslanılmamaktadır. ![]() Weimaraner Alman kökenli bir ırktır.Alman av köpeği yetiştiricileri Weimaraneri 19. Yüzyıl Almanya'sında ormancıların ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla ürettiler.Predatörlere karşı çok agresif bir yapısı olan Weimaraner bu yırtıcıların avında çok başarılıydı. Predatör mücadelesi yanında kuş avında da iyi olduğu farkedilen ırkın , fermalı ve kuş avına müsait köpeklerin damızlık seçilmesiyle bu yeteneğinin daha da geliştirilmesine ağırlık verildi.Weimaraner ağır çalışan,yerden kokulu sağlam ve dayanıklı bir köpektir. Kurşuni gümüş rengiyle 'gümüş hayalet ' olarakta anılır.Avrupa'da özellikle Almanya'da popüler olan ırk dış görünüşününde güzelliğiyle meralardan çok show ringlerinde görünür olmuştur.İnsanla uyumlu çalışabilen,kolay eğitilebilir bir av köpeğidir.Weimaraner bir çok Alman Av köpeği otoritesinin kabul etmemesine rağmen AKC( American Kennel Club) tarafından 'Versatile breed' yani çok amaçlı ırk olarak kabul edilmiştir. ![]() Basset Hound Anavatanı Fransa olan Basset Hound hepimizin yakından tanıdığı gibi kulakları yerleri süpüren,kısa bacaklı ve uzun gövdeli ve oldukça medyatik bir ırktır.Basset Fransızca'da yere yakın anlamına gelir. Basset Hound'lar Bloodhound'ların yakından akrabalarıdırlarBasset Hound esas olarak bir tavşan ve tilki köpeğidir ve boyunun kısalığı sık çalılık arazide ve in içlerinde rahat çalışmasını sağlar.Ağır kanlı gibi gözüken bir yapısı da olsa en ufak bir yaban hayvanı kokusu aldığında bir anda vücudundan beklenilmeyecek bir çeviklikle koşmaya ve iz takibine başlar.Günümüz de Basset Hound'lar grup köpeği olarak halen avda kullanılmaktadırlar .Kısa tüy yapısı, foxhound rengi yani geleneksel ''Hound -Colour'' denilen siyah-beyaz ve kızıl renklerdedir,ancak sarı ve açık kahve renkli olanlarına da rastlanır. Bassethoundlar aile ve ev yapısına kolay uyum sağlayabilen yumuşak karakterli köpeklerdir.Bir Bassetiniz varsa köpeğinizin kulak temizliğine önem vermelisiniz zira uzun kulakları yüzünden hava almayan iç kulakta sık sık mantar belirtileri görünür.Herhalde bir gün avda bir tilkinin yada tavşanın arkasından bir Basset geldiğini görsem bu beni çok şaşırtırdı.Basset Houndlar diğer pek çok ırk gibi ülkemiz meralarında gözükmezler ancak evlerde karizmatik dış görünümlerinden dolayı son derece popülerdirler. ![]() BLOODHOUND Anavatanı İngiltere olan bu ırkın günümüzde en fazla popüler olduğu yer Amerika Birleşik Devletleridir. Bloodhound un geçmişi 14. Yüzyıla kadar uzanır.Köpeğin ataları tam olarak bilkinmemektedir.İngiltere'de esas olarak domuz ve geyik avında kullanılan Bloodhounlar domuz ve geyik popülasyonundaki azalmalar ve tilki ve tavşan avının daha revaçta olmasıyla anavatanlarındaki popüleritelerini kaybetmişlerdir. Ancak Amerikada bu ırk son derece popülerdir ve ayı avından pumaya kadar bir çok avda kullanılırlar.Blodhound un adına aldanıp sakın kan takip köpeği olduğunu düşünmeyin .Bloodhound ''hound of pure blood '' demektir,yani saf kan köpek.Bloodhound daha çok soğuk iz denilen eski izlerde üstün başarı gösteren köpeklerdir.Bloodhound tüm av köpeği ırkları arasında en keskin buruna sahip köpektir. Açık kahve ,siyah-kahve gibi renk versiyonları olan bloodhound un üzerine 2 boy büyük gelen bir dersi vardır.Kafasını koku sürmek amacıyla aşşağı eğdiğinde bu deri yüzüne toplanır hatta gözlerini kısmen kapatarak köpeği sadece burnunu kullanmaya zorlar.Gelişkin bir köpek yaklaşık 45 kg ve 50 cm yüksekliğindedir.Bloodhoundlar iz sürerken ses vermezler.Ülkemizde meralarında gözükmeyen bir köpektir. |
|
|
|
|
|
#4 (permalink) |
|
liberta per gli ultras
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
İngiliz Foxhoundİngiliz Foxhound 'un anavatanı İngiltere'dir.Geçmişine bakıldığında 1600 lü yıllara kadar gidilebilir.O yıllarda ''Stag'' denilen bir tür geyiğin avı çok popülerdi ve bu avda Foxhound benzeri , sürü halinde çalışan köpekler kullanılıyordu.Stag denilen bu geyiğin azalmasıyla soylu aristokratlar arasında çok popüler olan bu tarz avda geyik yerine tilkiler avlanılmaya başlandı.Bu avda kullandıkları köpekler arasından en hızlı,en dayanıklı ,kokusu en kuvvetli ve sesi en yüksek olan köpekleri seçen soylular zaman içerisinde günümüzün Foxhound'unu yarattılar. Fox hound adından da anlaşılabilceği gibi tam bir tilki köpeğidir,merada zekasıyla ünlü tilki ile sonunda genellikle tilkinin mat olduğu bir satrancı oynar.Tilkinin zekasına karşı kendi zekasını,süratini ve burnunu kullanır.Foxhound'lar grup köpekleridir ve tek başlarına tam randımanlı av kovamazlar.Yakın akrabası olan Amerikan foxhound 'u ile arasında ki tek fark Amerikan Foxhound'unun daha iri yapılı olmasıdır. Foxhound'lar beyazdan siyaha ve siyah -beyaz -açık kahve kopoy rengi olan geleneksel renklerine kadar her renkte olabilirler.Foxhoundlar, erişkinleri ortalama 50 -55 cm yüksekliğinde 30-35 kg ağırlığında kısa ve yumuşak tüylü,insana yakın ama sürü şefi olan alfa ırkdaşına daha yakın,ev içerisinde beslemeye pek müsait olmayan çok hareketli köpeklerdir.Ülkemizde bulunmamakta ve meralarda kullanılmamaktadır. ![]() Harrier Anavatanı İngilteredir.12. yy ın ortalarına kadar Harrierlara ait kayıtlara raslanılmaktadır.Beagle a çok benzer hatta beaglenin irisi bile demek mümkündür.İngilterede daha çok at üstünde Terrier-men denilen avcılarla at üstünde yapılan tilki ve tavşan avlarında kullanılırlar.Grup olarak avlanmaktan hoşlanırlar .Coonhound,bassethound yada alman av terieri gibi tek başlarına av kovabilen bir ırk değildir.Bir harrierdan tek olarak randıman alınamaz.Kovarken ses verirler.3 renk,siyah beyaz açıkkahve,ve 2 renk versiyonları vardır.Ortaboyda sağlam yapılı ve enerjik köpeklerdir. ![]() BEAGLE Anavatanı İngiltere olan Beagle kokuyla kovan av köpeği ırkları arasında en küçük vücut yapısına sahip ve en popüler olan ırktır.Beagle tam bir tavşan ve tilki avcısıdır ve diğer avlarda fazla randıman vermez. Tam olarak kökeni bilinmemekle birlikte atalarının Yunanistan ve Fransa'dan geldiği sanılmaktadır.Beagle' ın tarihi araştırıldığında ancak 19. Yüzyılın ortalarına kadar geri gidilmektedir ama 14. yüzyılda Beagle' a benzer ırktaki köpeklerin kullanıldığı tavşan avları resmedilmiştir.Beagle ismi küçük anlamına gelen ''begele'' ve ''beag'' dan gelmektedir.Beagle, en popüler olduğu konu olan tavşan avıcılığı ile Queen Elizabeth'in favorisi olmuştur.Beagle bir ''grup'' av köpeğidir ve tek başına kovmaktansa grupla kovmayı tercih eder,ayrıca Beagle kokuyla kovan av köpekleri arasında en hassas buruna sahip köpeklerden biridir. Beagle 1873 yılında British Kennel Club tarafından kabul edilmiş ve 1888 yılında ilk ulusal Beagle kulübü Amerika'da kurulmuştur. Ne yazık ki Beagle ufak olması ve insana yakın , sıcak karakteri ile tıbbi araştırmalarda en fazla kullanılan köpek haline gelmiştir. Beagle'lar kısa tüylü kovucu av köpekleridir.Tüy renkleri siyah,beyaz ve açık kahvenin kombinasyonlarıdır.Beagle'nin küçük ve büyük olmak üzere 2 türü vardır.Genellikle ingiltere'de olan türler daha küçük yapılı Amerika'da olan türler daha iri yapılıdırlar,ancak önemli olan nokta iri bir Beagle'nin çok benzeri olan Harrier'larla karıştırılmaması gerektiğidir. Ortalama olarak erişkin bir Beagle'nin yüksekliği25-35 cm ve ağırlığı 10-15 kg' dır.Çok sıcak kanlı insana yakın ve ev içerisinde bakılmaya müsait köpeklerdir.Ülkemizde iyi bilinmekle birlikte meralarda hemen hemen hiç raslanılmamakta daha çok avla alakası olmayan insanlar tarafından sadece popüler olduğu için beslenilmektedirler. ![]() COONHOUND Coonhound Amerika Birleşik devletleri kökenli ender ırklardan biridir.Amerika'da kovma avlarında en fazla kullanılan köpektir.Grup olarak kovabildiği gibi tek başına da kovabilir.Coonhound'un bu kadar popüler olmasında ki en önemli 2 sebep bu köpeğin hem gündüz hemde gece iz takibi yapabilmesi ve treeing denilen, kovulan avı sıkıştırıp ağaca çıkartan bir stili olmasıdır.Ağaca kaçan av altında köpek olduğu için kaçamamakta , avcı için çok kolay bir hedef teşkil etmekte ve avlanılmaktadır.Coonhound'un black-tan,blue thick,redbone,ingiliz,walker ve plott olmak üzere 6 çeşidi vardır.Bu farklı isimler köpeğin tüy yapısından kaynaklanmaktadır. Coonhound'un Amerika'da sıklıkla kullanıldığı avlar ,ayı,cougar(puma),rakun,yaban domuzu,vaşak,tilki,oposum,geyik ve tilki avlarıdır.Coonhound kovma esnasında ki verdiği ses kalitesiyle de çok sevilen bir köpektir.Yüksek kokulu,zeki,sert ve yorulmaz bir köpek olan Coonhound'un Amerika'nın bazı eyaletlerinde yüksek ödüllü kovma yarışmaları yapılmakta ve büyük bahisler dönmektedir. Bu ırk ev de beslemeye kesinlikle uygun bir ırk değildir zira avcılar için çok önemli olan ses kalitesi komşularınızla sizi er veya geç mutlaka birbirinize düşürecektir.Coonhound ülkemizde pek bilinmemekte ve avlarda kullanılmamaktadır. ![]() Grand Basset Griffon Anavatanı Fransa olan bu ırkın 2 türü vardır.Küçük olanına petit griffon büyük olanına grand griffon denir.Sözlük manasıyla Petit küçük,grand büyük ,basset ise kısa ayak demektir.Ufak olan petit basset griffon daha çok tilki ve tavşan avlarında, grand basset griffon ise domuz ve geyik süreklerinde kullanılırlar.Her 2 ırkta kovarken ses verirler.Ender ırklardandırlar ve ülkemizde hiç yoktur. ![]() Deutsch Jagd Terrier (Alman Av Terrieri) Anavatanı Almanya'dır.İki ünlü Alman kovma köpeği yetiştiricisi olan Zengenberg ve Check ,sadece tavşan ve tilki kovmanın dışında karaca ve domuz da kovabilecek yetenekte küçük,sert,cesur ve hızlı bir köpeğin arayışına girdiler.1923 yılında Fox terrier ve fırça tüylü İngiliz terierlerinin çiftleşmesini takiben koyu renkli yavruların alınmasıyla ırk yavaş yavaş oluşmaya başladı. 1932 yılında ilk etapta elde edilen köpeklerin arasından en iyileri alınarak 2. basamağa geçildi.8 yıl süren bu süreç içerisinde eski İngiliz terierleriyle tekrar çaprazlanan ırk son olarak Welsh terierlerinin kanının da eklenmesiyle 1940 yılında son haline ulaştı ve günümüzdeki görüntüsünü aldı. Bir Alman Av Terierini tanımlamak için ''küçük ve cesur'' en doğru seçilmiş kelimelerdir.Omuz yüksekliği erkeklerde 30-34 cm ,dişilerde 25-30 cm,ağırlıkları ise erkeklerde 17-23 kg dişilerde ise 15- 19 kg kadardır .Alman Av Terrierleri Fox hound yada Harierlar gibi kovma esnasında sürü veya kalabalık bir güruha ait olma hissi taşımazlar. Daha açık bir dille tek bir av terrieri tek başına koca bir azılıyı önüne katıp vurdurabilir.Alman Av Terrierinin takdire değer en büyük özelliği domuzu çok yakın kovarak ve domuza hamle yaparak domuzu yavaşlatması hatta domuzun kulağına yada yumurtalıklarına yapışarak avcıya atış imkanı vermesidir. Mat siyah-sarımsı kahve ırkın tek rengidir.Tüy yapısı soğuğa ve sıklılara dayanabilecek karakterdedir.Alman av terrieri kovma kabiliyetinin yanında Almanya'da su avlarında aport köpeği olarakta kullanılır.Ülkemizde hemen hemen meralarda hiç görünmemekle beraber meraklıları tarafından Almanya'dan getirilen Alman Av Terrierlerine enderde olsa raslanmaktadır. ![]() Borzoi(Russian Wolf Hound) Borzoi,Rusya kökenli tazı ırkları arasında en soylu sınıfa sokulan , dış görünüşüyle de son derece alımlı olan bir köpektir. Borzoi'ler Rusya'da soylular tarafından kurt avında kullanılırlardı bu sebeple diğer bir adı da Rus kurt tazısıdır. Borzoi'nin ilk ırk standartları 1650 yılında yazıya dökülmüştür.Irkın devamını sağlayan kişi olan Rusya Grand Dükü Czar Nicholas 1873 yılında ilk Borzoi Kulübünü kurmuştur.Irkın ataları Saluki'ler ve yerel Rus tazılarıdır.1917 yılında ki Rus devriminden sonra Borzoi'ler Avrupa ve Amerika'da da görülmeye başlamıştır. Borzoi dış görünümü itibariyle çok kırılgan ve nazik görünsede gerçekte çok dayanıklı bir ırktır.İpeksi ve dalgalı bir tüy yapısı vardır.Tricolorda dahil olmaz üzere çok çeşitli renklerde olabilir.Erişkin bir Borzoi 65-70 cm yüksekiliğinde ve 40-50 kg ağırlığındadır Borzoi'ler büyüklükleri dolayısı ile ev içerisinde bakıma uygun köpekler değillerdir ,ayrıca sessiz yapıları itibariyle bekçilik de yapamazlar.Bir Borzoi sadece koşmaya ve yakalamaya yarar.Borzoiler'le yapılan çayır kurdu(coyote) avı son yıllarda Amerika'da popüler bir hal almıştır. Ülkemizde bu ırka raslanılmamaktadır. ![]() SALUKİ Saluki varolan en eski görüntüyle kovan av tazılarından biridir. Asur, Sümer ve Eski Mısır tapınaklarında sıklıkla Saluki resimlerine raslanmaktadır. Saluki yaklaşık olarak 7000 yıldır hiç bir değişim göstermeden günümüze gelmiş tek tazı ırkıdır. Sıcağa son derece dayanıklı olan Salukiler günümüzde tavşan avında kullanılırlar ancak çok eski yıllarda Salukilerin, gazel, çakal, tilki, yabani eşek ve hatta toy avında kullanıldıklarına dair bilgilere rastlanılmaktadır. Salukinin avlanma stili avı kovalama, yıkma ve öldürdüğü avı aport etmektir (taşıyabileceği ağırlıkta ise). Salukiler , tazılar arasında çok amaçlı diyebileceğimiz tek ırktır. Eski yıllarda, 2000-3000 yıl boyunca Orta-Doğu'da yaşayan Bedeviler tarafından yetiştirilen Salukilerin bu denli popüler olmasında ki tek neden Salukinin tencereyi her ne bulursa bulsun doldurmaktaki yeteneğiydi. Hepimizin bildiği gibi İslam dininde köpek pis bir hayvan olarak bilinir ancak Salukiler her zaman bu yaklaşımın dışında tutulmuşlar ve Bedeviler tarafından çocuklarına Allah tarafından hediye edilmiş bir varlık olarak kabul edilmişlerdir. Bedevi inanışlarına göre bir Saluki asla satılmaz sadece hediye edilir. Salukinin tarihsel olarak bir orijini yoktur. Dağılımı ve bulunduğu bölgeler Kuzeyde İran, Irak ve Türkiye, Güneyde ise Arap Yarımadası, Mısır ve Kuzey Afrika'ya kadar olan bölgelerdir. Saluki dış görünüş itibariyle tam bir atlettir. Saatte 35-40 mil süratle ve bu sürati 5-6 dakika hiç yitirmemeksizin koşabilirler. Bu Salukiyi dünyanın en dayanıklı maratoncusu yapar. Salukinin bu kadar iyi bir avcı olmasında hem bu sürati korumasının hemde 4 ayak süspansiyonu denilen bir özelliğe sahip olmasınında etkisi vardır. Saluki koşarken 4 ayağınıda yerden keserek uzun sıçrayışlar yapabilir. Erkekler 50-60 cm yüksekliğindedirler, dişilerse erkeklerden biraz daha kısadırlar. Tüy yapısı yumuşak ve ipeksidir. Belirli bir tüy rengi standartı yoktur, her renk kabul edilir. Kafalarının ortasındaki beyaz leke ırkın yaratıcısı olan Bedeviler tarafından ''Allahın Öpücüğü'', sırtlarındaki beyaz leke ise ''Allahın Parmak İzi'' olarak adlandırılır. Kısaca Salukiler son derece özel, hızlı ve tam anlamıyla bir av tazısıdırlar. Ne mutlu ki çok bilinmemekle beraber meraklıları tarafından saf kan Salukiler ülkemiz meralarında halen kullanılmaktadır. |
|
|
|
|
|
#5 (permalink) |
|
liberta per gli ultras
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
![]() GREYHOUND Greyhoundlar varolan en eski görüntüyle kovan tazı ırklarından biridir.Eski Mısır'da sahibiyle beraber gömülmüş,mumyalanmış Greyhound izlerine raslanmıştır. Greyhoundlar o yıllarda tıpkı Saluki ve Sloughi(eski bir tazı ırkı) gibi avda en fazla kullanılan ırklardı,bunu Eski Mısır mezar süslerinden ve yazıtlarından anlayabiliriz. Greyhound görüntüyle kovan tazı ırkları arasında en hızlı olanıdır. Bir greyhound saatte 80-90 km yapabilir ve bu hızını 1.5 km muhafaza edebilir. Asırlar süren bir zaman periodu içerisinde en iyi köpeklerin seçimi ırka tam bir atlet görünümü vermiştir. Greyhound ufak, uzun ve sivri kafa yapısıyla, uzun boynu ve ''gül'' tabir edilen kulaklarıyla inanılmaz bir aerodinamik yapıya sahiptir. Greyhound görünüm itibariyle rüzgar direncine göre adeta Tanrı tarafından dizayn edilmiştir. Greyhound 11 ve 14. Yüzyıllar arasında İngiltere'de bir soyluluk göstergesi olarak kabul edilmişti ve normal halktan bir insanın greyhound beslemesinin cezası idamdı. Greyhoundlar günümüzde Avrupa ve Amerika'da çok popüler olan köpek yarışlarının vazgeçilmezleridirler ve halen av da kullanılırlar. Greyhound isminin köpeğin tüy renginin gri olmasından kaynaklandığı sanılmaktadır, ancak rengi gri olmayan Greyhound'lara da sıklıkla raslanmaktadır. Greyhound hızlı olmasının yanında Afgan tazısının tersine çok da zeki bir köpektir. Greyhound köpek ırkları arasında en temiz ve titiz olanıdır.Greyhound vücudunun pis olmasından ve kokmasından çok rahatsız olur. Greyhound'un tüy yapısı kısa ve yumuşaktır. 1700 lü yıllarda Greyhound'ların Bulldog'larla çiftleştirilmesiyle (mantığının ne olduğunu bilemiyorum ancak bilgi doğrudur) çok geniş bir renk yelpazeleri olmuştur. Erişkin bir erkek greyhound 60-65 cm yüksekliğinde ve 35-40 kg ağırlığındadır. Bu ırk ülkemizde av köpeği olarak kullanılmamaktadır. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com