En Komik ve Eğlenceli Videolar...   *   FrmTR Facebook App   *   FrmTR Android App
Forum TR
Go Back   Forum TR > Eğlence > Fan Club > Eski Konular
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: [email protected]

██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██

Fan Club Kategorisinde ve Eski Konular Forumunda Bulunan ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██ Konusunu Görüntülemektesiniz => Alıntı: Gerçek Mesajı Gönderen elmariachi1907 Gitar Legend marka ama modeli nedir nerde satılır hiç bilmiyorum. Teşekkürler... Bunlar da diğer resimler:...

 
 
Konu Araçları
Eski 25-06-06, 13:25   #36
Meraklı
 
Giriş Tarihi: 07-09-2005
Yer: Babaeski/Kırklareli Sanatçı: Şebnem Ferah GreenDay
Mesajlar: 322
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██


Alıntı:
Gerçek Mesajı Gönderen elmariachi1907 Mesajı Göster
Gitar Legend marka ama modeli nedir nerde satılır hiç bilmiyorum.
Teşekkürler...

Bunlar da diğer resimler:




egeboycan çevrimdışı  
Eski 25-06-06, 15:06   #37
Republic Of Fenerbahçe
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Mesajlar: 571
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██


(eski bir röportajdan alıntıdır.)

Live performans açısından en yetkin rock gruplarından biri olduğunu kısa zamanda kanıtlayan volvox, ne iyi etti de İstanbul'a geldi. Şu anda bütün gözler onların üzerinde. Yazın dadaist (R. I. P. ) ile başladıkları bar gösterilerini rock'ın iki farklı mekanı Sis ve Kemancı'da değişik günlerde sürdürüyorlar. Şebnem Ferah (vokal, gitar), Ebru Bank (bas), Gül Ağırca (davul) ve Özlem Tekin (klavye, vokal) enstrüman hakimiyetleri, profesyonellikleri ve farklı karizmaları ile dikkat çekiyorlar. Volvox ile o gece çalacakları Sis'te (nite calls) buluştuk. Konyaklar, kahveler, biralar, sound check'ler, saboterler eşliğinde gerçekleşen muhabbet kombinasyonları bilgilerinize sunulur. Rock! : Okulu ne yaptın?
Şebnem Ferah : Ben aslında bu yıl İstanbul'a geldim. O. D. T. Ü. Ekonomi bölümünde öğrenciyim ama Boğaziçi'ne geçmeye çalışıyorum. Bölümümü pek sevmiyorum, gelecekte de müzikle uğraşmak istediğim için önemli olan herhangi bir bölümden mezun olmak.
Rock! : Can yeleği gibi bir şey yani. . .
Şebnem Ferah : Evet.
Rock! : Volvox ne demek?
Gül Ağırca : Volvox latince'de bütün ses anlamına geliyor. Biyolojide de tek hücreliler kolonisi demek. İsmimizi çok seviyoruz.
Rock! : Nasıl bir araya geldiniz?
Şebnem Ferah : Ben lisedeyken kuruldu bu grup. Babam beni ilkokuldayken mandolin kursuna yazdırmıştı. Okul orkestrasında solisttim, sonra bu grubu kurdum. Biz aslında çok şanslıyız, ailelerimiz bizi hep desteklediler, her konserimize geldiler. Rock farklı algılandığı için biz onlara bunun en temiz yönlerini göstermeye çalıştık; Bir yandan onları, bir yandan kendimizi eğittik. Bize köstek olmadılar, desteklemeye çalıştılar. Ama Gül'ün ve Ebru'nun ailesi önce olumsuz bakıyorlardı.
Gül Ağırca : İlk başta karşı çıktılar, ama ben "davul çalıcam!" diye tutturdum, kurs paramı stüdyoda çalışmak için harcadım. Şu anda onlardan ayrı yaşıyorum. Onaylamasalardı İstanbul'da olmazdık.
Rock! : Grupta ön plana çıkanlar var mı?
Gül Ağırca : Yoo, biz beş senedir birlikte çalışıyoruz. Beraber çalmaktan mutluyuz, bundan başka bir alternatifimiz yok. Dolayısıyla herkes kendisini nasıl mutlu hissediyorsa öyle çalıyor, istediği yerde duruyor. Bunlar konu bile olmuyor, herkes görevini yapıyor. Sadece yaptığımız müzikle ilgileniyoruz.
Rock! : Rock yapıyor diye kızları sahneden indirip karakola götürüyorlar. . .

Şebnem Ferah : Onlar orası pavyon mu rock bar mi onun bile farkında değiller. Orada kendi isteğinizle bulunup bulunmadığınız umurlarında değil. Sonuçta biz ne olup bittiğini anlamak için emniyet müdürlüğüne gittik. Bize içkili yerlerde çalışma izni veren bir kart vermek istediler; yani konsomatrislere verilen bir şey. İleride benim sicilim incelendiğinde "bu kadının vesikası varmış" denecek. Bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Biz sanat yapmaya çalışıyoruz, müzikle ilgileniyoruz, başka bir şeyle değil. Popsav üyelik kartı aldık. Herhalde bundan sonra başımıza böyle bir şey gelmez. Elimizde müzik aletleriyle sahnede başka ne yapabiliriz ki..
Rock! : Rock ile içki arasında bir çift gerektirme var mı acaba?
Şebnem Ferah : İçki bizim için bir alışkanlık değil, sadece canımız istediği için içiyoruz. Rock'la arasında bir paralellik yok, bu sadece kişisel tercih. Belki de rock dinlemeyenler daha fazla içiyordur.
Rock! : Türkiye'de rock ne durumda?
Şebnem Ferah : Biz doğru olanı yapmaya çalışıyoruz. Bence Türkiye'deki rock grupları bundan 20 yıl sonrası için çok önemliler. Bütün koşullar düşünüldüğünde biraz daha mantıklı davranmamız gerek. Türkiye'de şu anda her açıdan bir geçiş devresi yaşanıyor. O nedenle su anda çok zor bir durumdayız aslında. Metallica, Bon Jovi konserlerinde bütün bir stadyum doluyor, bir Türk grubu ise kaset yapamıyor. Acayip çelişkiler yaşanıyor, o nedenle şu anda yaptıklarımız 20 yıl sonrası için çok önemli.
Rock! : Rock'ın popüler olması bazı Ortodoks rockerları rahatsız mı ediyor?
Gül Ağırca : Artık bir altyapı oluşuyor. Stadyum konserlerinde herkes şarkılar söylüyordu. Rock'ın underground olmaktan çıkıp popüler olması bence daha doğru. İnsanların sevdikleri, dinlemekten hoşlandıkları şeylerin underground olmasını zorlamakta bir anlam yok. Mtv'de her türlü grubu izliyorsunuz. Türkiye'de underground konusu bence çok fazla abartıldı. Bir şeyler gerektiği gibi yapılamadığı için bunun arkasına sığınıldı.
Rock! : Fraksiyonlara ayrılma anlamında Türkiye'de sol ve rock benzerlik gösteriyor mu?
Gül Ağırca: Sol-sağ konusu çok derin bir konu. Çok tartışıldı. Türkiye'de rock konusunda çok fazla şey yapılmadı bence; Bu nedenle bir bölünmeden çok, bir bütünleşmeden söz edilmesi gerekir. Şu anda attığımız her adım sonrası için önem taşıyor. 15,000 satacak kaset yapmaktan çok, yeni bir rock dinleyicisi kazanmak bizim için daha önemli. Daha büyük prodüksiyonlar gerçekleştirmek için bekliyoruz. "keşke" demeyeceğimiz bir yapım olsun istiyoruz.
Rock! : En yeni elemansın. Topluluğa katılışın nasıl oldu?
Özlem Tekin : Ben daha önce hep erkek gruplarıyla sadece solist olarak çalıştım. Şimdi hem çalıp, hem söylüyorum ve çok mutluyum. Önceleri barda çalınacağı zaman gruba katılan bir elemandım, şimdi öyle değil. Belki kaset yapılacağı zaman klavye çalacağım.
Rock! : Sahne için özel hazırlık yapıyor musunuz?
Şebnem Ferah: İçimizden geldiği gibi davranıyoruz. Şov olsun diye yaptığımız pek bir şey yok.
Özlem Tekin : Herkes normal, çok da değişik giyinmiyoruz aslında.
Şebnem Ferah: Artık insanların bizi normal bir rock grubu olarak kabul etmelerini istiyoruz. İnsanlar eğlensinler, gelsinler. Biz çalarken çok eğleniyoruz.
Özlem Tekin: Kadın olarak enstrümanları taşırken çok zorlanıyoruz. Bir de ciddiye alınmıyoruz, alınınca başımıza söylediğimiz şeyler geliyor. İnsanlar bizi tanıyor bu da bize güven veriyor.
Rock! : Sahnede olmanın avantajını kullandınız mı? Mesela çalarken barın bir ucundaki çocuğu gözünüze kestirip "ben bunu götürürüm" yaptınız mı?
Özlem Tekin: Öyle şeyler çok farklı olmuyor. Ben uzun ilişkilerden yanayım. Prensimi bekliyorum.
Şebnem Ferah: Benim prensim yok da. . .
Özlem Tekin: Aslında olmuyor değil yani. . .
Şebnem Ferah: Ama bunu herkes yaşıyordur. Bunun için rockçı olmaya gerek yok. Buraya çok etkileyici kızlar da geliyor.
Özlem Tekin: Ohoo! Önümüzde neler oluyor!
Rock! : Konsantrasyonunuz bozulmuyor mu?
Özlem Tekin: Yooo!
Şebnem Ferah: Oraya çıkınca kalabalıkla hiçbir ilişkimiz kalmıyor.
Rock! : Bar geyiklerine rastladınız mı?
Özlem Tekin: Herifin biri çiçek gönderdi. Yapraklar klavyeye döküldü. Deli oldum. Orgu mu temizliyim, napiim? çıldırdım.
Şebnem Ferah: Öyleleri yanlışlıkla geliyorlar. Bakınıyorlar, anlamıyorlar.
Özlem Tekin : Evet, çince konuşuyorlar. Ha ha ha! görevliler uyarınca onlar da gidiyorlar. Bizim çaldığımız müzikle pek eğlendiklerini söyleyemem.
Rock! : Müzik dinlerken tür ayrımı yapıyor musun?
Ebru Bank : Müzisyen olarak her yeni çıkan şeyi izlemeye çalışıyorum. Kim ne yapmış, nasıl çalmış, ne kullanmış. . . Queensryche, Heart, Phantom blue, gitar virtüözlerini, dio'yu severim.
Rock! : Teknik mi,melodi mi?
Ebru Bank : Bakıp görmek için teknik ama birincil olarak melodi, kulağa hoş geleni dinlemek isterim, her ne kadar ders çalışır gibi müzik dinlesek de. . . Melodi kötüyse en fazla bir ya da iki kere dinlerim.
Rock! : Hiç "ben bu şarkıyı sevmemeliyim" deyip rockçılığından utandığın şarkılar oldu mu? Ace of Base'in "All That She Wants"'i gibi. . .
Ebru Bank: Hayır. Hiçbir zaman fanatik olmadım. Mesela Mariah Carey'i severim. Deep Purple'i çok severim ama "1 numara odur" demem. Her grubun iyi kötü yanları var.
Rock! : Bu yıl en çok beğendiğin şarkı hangisiydi?
Ebru Bank: Seçim yapmasam olmaz mı? (Biraz düşündükten sonra) galiba Aerosmith'den Cryin'
Özlem Tekin: Ben bi beste yaptım. Öyle güzel oldu ki. . .
Rock! : Seçim yapmak zorunda olsaydın kimi seçerdin? Beavis mi, Butt-head mi?
Özlem Tekin : Butt-head'i
Rock! : Niçin?
Özlem Tekin: Beavis'in anlamı daha kötü de ondan. He he he!
Rock! : Sis ve Kemancı hakkında ne düşünüyorsun?
Özlem Tekin: Çaldığımız mekanlar çok hoş. Bizi sevenler geliyor. Sürekli müşteriler. . .
Rock! : Masalarınız oluşmaya başladı mı?
Özlem Tekin: Kemancı'yı da seviyorum ama Sis'te sanki organik bir yakınlık var. Çok farklı bir ev gibi. . . Ses düzeni, gelen insanlar. . . Hepimiz çok seviyoruz.
Rock! : Yoğun bir temponuz var, nasıl dayanıyorsun?
Özlem Tekin: Çok zorlanıyorum ya! Okulum ağır ya! Şikayetçiyim.
Rock! : Tür ayrımı yapar mısın?
Özlem Tekin: Çok az! Çayı bazen üç şekerli bazen şekersiz içmem gibi. Tabii ki yelpazenin belli bir yerindeyim. O günkü ruh halime bağlı. Bol klavyeli, geri vokalli melodik amerikan rock ağır basıyor. Ama klasik de dinlerim.
Rock! : İnsanın depresif takıldığı günler vardır. "Benimle ilgilenin" der arkadaşlarını eve çağırır, sonra iki kelime konuşmaz. Böyle zamanlarda ne dinlersin?
Özlem Tekin: Depresif olduğumu söylerler. Agresif durumlarım da olur. Çabuk değişirim. Hangi ruh halindeysem, onun tersi her şeyi dinlerim. Bir an önce kafamı dağıtayım diye. . .
Rock! : İstemediğin birileri ile bir arada olmak zorunda kalsan ne yaparsın?
Özlem Tekin: Ay! İğrenç bir şey. Enerjiksem eğlenir görünüp dalga geçerim. Yoksa kalkıp giderim.
Rock! : Ebru, özlem hep böyle midir?
Ebru Bank: Evet. Eğlenceli, hoş konuşur.
Rock! : Özlem, Nina Hagen'i beğenir misin?
Özlem Tekin: Evet nereden bildin? Bayılırım o kadına. O yaradılıştaki insanlara. . . Joan Jett, Sinead O'connor. . .

Çocukları azad etme vakti gelmişti. Sonuç olarak söylemek isteriz ki sayıları artan rock mekanlarında performans sergileyen topluluklar arasında kaliteyi ve profesyonel bilinci yakalayanlardan biri olan volvox bu yolda ilerlemeyi sürdürürse, bu memlekette ve hatta ötesinde rock adına çok şey gerçekleştirecektir.

Röportaj: Bora Çiftçi

Rock! 1994
elmariachi1907 çevrimdışı  
Eski 25-06-06, 15:30   #38
Republic Of Fenerbahçe
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Mesajlar: 571
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██


Şebnem Ferah'ın ekşisözlük tarihi..Çok uzun olduğundan kopyalayamadım. Sanırım 25 sayfa
elmariachi1907 çevrimdışı  
Eski 25-06-06, 17:25   #39
Republic Of Fenerbahçe
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Mesajlar: 571
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██


Tek Takıntısı Nutella Olan Star..!

7 Ağustos günü Şebnem Ferah konserinin provalarını izlemek üzere Rumelihisarı''ndayız. Önce grup arkadaşları çıkıyor sahneye sound check için. Yarım saat sonra Şebnem konser alanına geliyor. Heyecanlı olduğu her halinden belli. Sanki insan rock şarkıcısı olunca daha rahat, daha korkusuz olmalı diye düşünürken, Şebnem Ferah''ın gizleyemediği bir heyecanla boş koltuklara ve sahneye bakışını izliyoruz. Onun tabiriyle kalbi "Donk donk" atmış sabah uyandığında, bir şey olacak diye korkmuş. "Bir ayda 17 konser verdim, ilk kez böyle oluyor" diyor. Orkestra çalışmalarını yaparken biz de kafasını biraz dağıtmak adına sohbete başlıyoruz.

- Pop müzik dinleyenler bile senin müziğinden çok etkileniyorlar..
ŞF: Çok sevdiğim bir şeyi yapıyorum ve bunu da dürüst olarak yaptığım için, başka müzik türlerini dinleyenleri de etkiliyor. Yani, iyi şeyler dinlenir.
- Son albümünde olduğu gibi daha sert bir sound''a ne zaman karar verdin..?
ŞF: Bu bir karar değil, yaptığım şarkılar böyle, yaşam böyle, tüm geçmişim böyle. Ben bu müziği seviyorum ve çok eskiden beri yapıyorum.
- Yaşıtların oje derdindeyken seni gitar almaa iten şey neydi peki..?
ŞF: O zamanlarda bile koca koca gitar amfileri ve gitarlarla uğraşıyordum, tamamen ilgi alanı. İyi ki de öyle yapmışım. Balıklama daldım o yaşta, çok seviyordum, galiba ondan. Müzik benim için başka bir şey. Ben sadece işimi yapmıyorum müzik yaparken.
- Şarkıların bir çok şarkıya göre o kadar sahici ki, senin aşkı bile şarkı yazabilmek için yaşadığını düşünüyorum bazen.
ŞF: (gülüyor)O kadar da değil, hayatın doğal bir süreci. İçimden geldiği gibi yazıyorum. Ben yaşadım, ben söylüyorum, ben kendi gitarımla çalıyorum belki de bu yüzden sahici geliyordur. Doğal olarak bir fark yaratıyor.
- Yazdığın şarkıları sonradan dinlerken yaşadıklarını hatırlayıp üzülür müsün..?
ŞF: Yazdıktan ve kaydettikten sonra onlar herkes için olduğu gibi benim için de şarkı oluyor. Artık onların birer simyası oluyor. Hepsi birer kimlik kazanıyor.
- Konsere çıkacaksın az sonra, özel isteklerin yok mu kulise..?
ŞF: Diyet kolam var yeter.
- Sahnede neden siyahı seçiyorsun..?
ŞF: Siyahı hem kendime hem de formata yakıştırıyorum.

Konuşmalarımız sırasında dönüp dönüp shaneye bakmasından heycanını yatıştırmak adına sound check''e başlaması gerektiğini anlıyoruz ve o nezaketinden bizden izin istemese de konuşmaya ara veriyoruz. Sahneye inen Şebnem ilk önce Alanis Morissette''in "Your House"u eşliğinde mikrofon ayarlarına bakıyor. Aralarda da saçlarını yeni kestiren davulcu Aykan''la dalga geçiyor. Zaten şarkı söylemediği anlarda sürekli arkadaşlarına sataşıyor. Provalar sırasında kendisine su getiren klavyeci Ozan için "Gördüğünüz gibi hurilerim var benim" diyor. Prova sonrasında fotoğraf çekimi yaparken "Şimdi de rockçı pozları vermeliyim artık konser zamanı yaklaştı" diyor ve konsere kadar olacakları sıralıyor. "Bir saat içinde gözlerimin etrafı siyaha boyanacak, sonra bakışlarım sertleşecek, ardından dişlerim uzayacak ve pazularım çıkacak ve rock''çı Şebnem olacağım" diyor.

Aslına bakılırsa bu şirin haliyle konserlerdeki Şebnem arasında çok büyük fark var tabii, ama bu asla imaj uğruna yapılan bir şey değil, içinden geldiği gibi bir değişime uğruyor Şebnem. Çekimlerden sonra kulisinde dinlenmeye çekiliyor; konsere iki saat var ve konser anında müzikal ya da görsel bir sürprizle karşılaşmamak için her şeyi kontrol edip, konuşmamak ve konsere kanalize olmak için tek başına olmayı tercih ediyor. O sırada orkestra kaldığı yerden şamataya devam ediyor. Albüm kayıtlarında ve konserlerde aynı kadro olduğu için herkes birbiriyle iş arkadaşlığının çok ötesine geçmiş. Orkestra elemanlarından en çok yorulanı şüphesiz Buket Doran oluyor. Çünkü Buket bir yandan Şebnem''in menajerlik işleriyle diğer yandan da bas gitarının telleriyle uğraşıyor. Ona Şebnem''i sorduğumuzda ise "Nutella''dan başka bir takıntısı olmayan bir star"'la çalışmanın zevklerinden bahsediyor.

Aslında konser alanında yalnız değiliz, Şebnem''in sıkı fanları da provaları izlemek için oradalar. Kimi elinde telefon bir arkadaşıyla konuşuyor; "Yemin ederim o, bak duyuyor musun..?", kimi Şebnem''le dertleşiyor.

Ve Sahne..!
Nihayet "Korkarak Yaşıyorsan"la Şebnem sahnede. Artık siyahlar içinde ve elinde gitarıyla tam bir rocker olmuş. Bu işin kıyafetle ya da makyajla alakası olmadığını onu sahnede izlerken bir kez daha anlıyoruz. Yaptığı uzun konuşmaları hal hatır sormalarının yanında söylediği şarkılarla su gibi akıp giden zamanı durduramıyoruz ve "Ben Şarkımı Söylerken"le konser sona eriyor. İki yıldan beri verdiği ilk İstanbul konseri olduğu için Hisar''ı çimenlere kadar dolduran 1500 civarındaki dinleyici orayı terketmeye hiç de niyetli değil. Bis yapmak için sahneye döndüğünde "Artık Kısa Cümleler Kuruyorum"umun son şarkı olduğu anlaşılıyor ve başka bir hüzün kaplıyor herkesin içini. Konser bitimi ekipçe Kemancı''ya doğru yola çıkılıyor ama bizim bu doyurucu konserin üzerine b bir yerde başka şarkılar dinlemeye hiç niyetimiz yok.

Oben Budak - Aktüel - Ağustos '03

Mesajı son düzenleyen elmariachi1907 ( 25-06-06 - 17:27 )
elmariachi1907 çevrimdışı  
Eski 25-06-06, 17:29   #40
Republic Of Fenerbahçe
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Mesajlar: 571
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██

Şebnem Ferah'ın Can Kırıkları
Can Kırıkları albümüyle klasik bir Şebnem Ferah çalışması ile daha karşı karşıyayız. Albümde yer alan hiçbir şarkı, hiçbir şarkı sözü hayranları için sürpriz değil. Her parçada kendisini hissedebiliyorsunuz. Sözlerine yüreğini koyan bir sanatçı hassasiyetini, uzun yıllardan beri aynı ekiple çalışmasının getirdiği istikrarlı soundlar.

Ülkemizde müzik yapmanın zorluğunun ötesinde, rock müzik türünde bayan bir sanatçının bu konuma gelmesi ve yıllardan beri istikrarı ile bu konumuna gelmesi takdire şayan ve ancak sanatçının en başta kendisine göstereceği saygı ile gerçekleşebilir.

Geçen sene Okan Bayülgen’in ZAGA programına katılmıştı Şebnem Ferah. Okan Bayülgen dahi hiçbir şey diyememiş ve o kadar tutuk kalmıştı ki canlı performans karşısında! Benim de hayranlığımın bir kat daha artmıştı. Basit bir talk show programında sergilenecek canlı performans için dahi müthiş hazırlık yapmış ve seyirciye, daha doğrusunu yapmış olduğu sanata saygısından dolayı, tüm şarkılarını en üst performansta söylemişti. Kaba saba bir geyik programı olmaktan öteye gidemeyen bir program olan ZAGA, Şebnem Ferah’ın konser şovuna dönmüştü adeta.

Son albümünde de aynı performansı ile, hayranlarını hiç şaşırtmadan yoluna kaldığı yerden devam ediyor. Şu sözlere bakar mısınız bir kere;
“Önümde ağır bir kapı ardında okyanus var. Ben zaten suda doğmuşum, kapıyı açmam gerek” – Okyanus

“Bir oyun oynayalım mı, herkes açsın kalbini…Her kalp bir büyük dünya ve bir kalp kırıldığında başlar yok olmaya. Bir kalp kırıldığında hayata dair ne varsa üzerinde o dünyanın başlar yok olmaya” – Bir Kalp Kırıldığında

“Bugün kendimi kuru yapraklarla kaplı çıkmaz bir sokağa benzetiyorum. Sadece o sokakta yaşayanlar üzerimden gelip geçiyor” – Geçmişe Yolculuk

“Suyun derinliği aynıydı ama senin beline benimse omuzlarıma geliyordu. Bütün yapraklar sararıp düşecekti ama ilk ben düştüm kalanlar arkamdan korkuyla baktı” – Sana Bilmediğin Bir şey Söyleyemem

“Sen hiç –hiç- oldun mu?... Altında ağ olmadan yükseldin mi tam zevkine varmışken birden yere düştün mü sen?” – Çakıl Taşları

“Bilgi sahibi olmadan fikirlerle dolmuşuz… Kalem sahibi olmadan kılıçlar kuşanmışız yaşayıp yaşatmak dururken hem ölmüş hem katil olmuşuz.” - Zaman Akıp Geçiyor

“Ben bir kısrak gibi gelmişim dünyaya şahlanıp gitmek içimde ne var” – Hoşçakal

Bunlar sadece birkaç küçük alıntı… Sözlerle soundun muhteşem uyumu cabası. Pasaj Müzik’ten çıkan albümdeki bütün söz ve müzikler Şebnem Ferah’a ait. Sadece rock kimliğine bakıp reddedenler ve bugüne kadar Şebnem Ferah’ı dinlememiş olanlar dahi eğer sözlere ve sanatçının yüreğini koyarak meydana getirdiği her hali ile belli olan albümüne biraz kulak kabartırsa, onlar dahi Şebnem Ferah’ı ayrı bir yere koyacaklardır…

Son olarak, albümü alacak hayranlarına “Korsan’a Hayır!” hatırlatması bile yapmaya bile gerek duymuyorum. Sadece diyebilirim ki, etrafınızda Şebnem Ferah’ı korsan bir şekilde dinleyenler var ise, lütfen yumuşak bir dille uyarıp albümün orijinalini almaya yönlendirin. Yoksa Şebnem Ferah’ı da kaybedeceğiz. Sadece sanatına ve kendisine saygı duyduğunuz sanatçıların albümlerinin orjinallerini bile alsanız o bile yetecek.
elmariachi1907 çevrimdışı  
 

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +2. Şuan saat: 12:40
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


FrmTR Facebook | FrmTR Twitter | Vidyotup | YorumTR | Haberler | Okul Arkadaşım | Kıbrıs | Kısa Link | Domain
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Search Engine Optimization by vBSEO