En Komik ve Eğlenceli Videolar...   *   FrmTR Facebook App   *   FrmTR Android App
Forum TR
Go Back   Forum TR > Eğlence > Fan Club > Eski Konular
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: [email protected]

██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██

Fan Club Kategorisinde ve Eski Konular Forumunda Bulunan ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██ Konusunu Görüntülemektesiniz => Şebnem Ferah 'la Söyleşi (Bu söyleşi " Düşle Edebiyat ve Kültür Dergisi"nin 30.sayısından alınmıştır) Düşle : Şebnem Ferah bir marka ...

 
 
Konu Araçları
Eski 25-06-06, 18:14   #46
Republic Of Fenerbahçe
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Mesajlar: 571
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██


Şebnem Ferah'la Söyleşi


(Bu söyleşi "Düşle Edebiyat ve Kültür Dergisi"nin 30.sayısından alınmıştır)

Düşle : Şebnem Ferah bir marka oldu artık, Türk Rock’ı denildiğinde akla gelen ya da gelmesi gereken ilk isim.. Bu nedenle bir yük alıyor musunuz omuzlarınıza albümlerinizi hazırlarken..?

Şebnem Ferah : Albümlerimi hazırlarken ya da müzikle ilgili herhangi bir aktivitenin içindeyken; dinleyicilerin beklentilerinin yüksek olduğunu bildiğim için bazen omuzlarımda bir yük varmış gibi hissettiğim oluyor. Ama bu kötü ya da taşımak istemediğim türden bir yük değil. Bir Şeyleri iyi yapmak istediğiniz zaman ilgilenmek gereken ayrıntılar nicelik olarak da, nitelik olarak da artıyor, fazlalaşıyor. Ama diğer taraftan ben bundan büyük bir zevk de alıyorum..

Düşle : Albümlerinizin değişkenini ne olarak görüyorsunuz..? Dinleyenler elbette sözlerde, müzik alt yapısında değişiklikler seziyorlar..

Şebnem Ferah : Kendi müziğimi yaptığım ve kendi sözlerimi yazdığım ve prodüktörlüğünü de kendim üstlendiğim için değişiklik yaratan şey “kendimi geliştirmek” olmak durumunda kalıyor.. Müzikal olarak da, şarkıcı olarak da.. Ama bunun yanı sıra birlikte çalıştığım müzisyen arkadaşlarımın etkileri de çok büyüktür. Hepimizden çıkan şeyin ilk önce bizi mutlu etmesi için dürüst ve objektif bir şekilde kendimizi her anlamda geliştirmeye çalışıyoruz. Bunlar da her albüme değişiklikler katıyor.. Ben şuna inanırım : Çalışırsanız ve yetilerinizi aktif tutarsanız, ne yapmak istediğinizi de kafanızda hayal edebiliyorsanız hayat her anlamda kendiniz için de , etrafınız için de, tatmin edici olabilmek yolunda kolaylaşabiliyor..

Düşle : Bu bağlamda Şebnem Ferah’ın kendini tekrarladığı konusu hiç açılmadı bile.. Özünü koruyan, ama hep farklı bir Şebnem Ferah görüyoruz. Yenilenişi söze ve müziğe yansıtırken, özünü koruyarak değişim nasıl gerçekleşiyor..?

Şebnem Ferah : Az önce söylediklerim yine geçerli. Ben kendimi sadece müzikal açıdan değil, insan olarak da geliştirmeye çalışıyorum. Beraber müzik yaptığım arkadaşlarım da öyle. Bu da yaptığımız şeye yansıyor sanırım. Bu arada elbette stüdyoya kapandığımız zaman bir sürü detay için kafa patlatıyoruz müzikal olarak, ama işin özü bence kişisel gelişim. Buna hayatta değer verdiğimiz zaman sanki her şey kendiliğinden akması gerektiği gibi akar gibi geliyor bana..

Düşle : Genel olarak Türkiye’de yapılan müziğin ifade ettiği şey ne sizin için..?

Şebnem Ferah : Hiçbir tür genellemelerde bulunmuyorum. Çok değerli , özenli, işini iyi yapan şarkıcılar var Türkiye’de. Onların kişisel başarılarını ve yeteneklerini büyük bir kalabalık içinde değerlendirmeye çalışmak gereksiz.. Çünkü dünyanın her yerinde, en gelişmiş ülkelerinde bilemüzik sektörü bütün uçları, iyileri, kötüleri, kısa vadeli başarıları, uzun vadeli başarıları.. hepsini bünyesinde barındırıyor.. Ben bu kalabalıkla değil, işini yıllardır büyük bir özen ve incelikle yapan müzisyen büyüklerimi öncelikli olarak algılamayı, becerebilirsem de onların tecrübelerinden kendime pay çıkarmayı seviyorum. Bunun dışında ülkemizde üretilen her şeyi takip ettiğimi pek söyleyemem zaten..

Düşle : Peki, Türkiye’de rock adına yapılanları ne denli başarılı görüyorsunuz..?

Şebnem Ferah : Ülkemizde rock müzik yapmak, müzisyen olarak hayatınızı bu yolla kazanmak inanın çok kolay bir şey değil.. Bu yüzden saygı duyuyorum bütün arkadaşlarıma.

Düşle : Sizin yaptıklarınız müzikal açıdan yabancı, sözler açısından tanıdık. MTV’nin karmasında her şarkıyı alanlar da sizin müziğinizi dinliyor, tabanda bulunan her türlü rock-alternatif-yer altı dinleyicisi de.. sizce bunun sebebi ne..?

Şebnem Ferah : Bunu hiç oturup düşünmedim. Ama yaptığım şeyi düzgün yapmaya çalışıyorum.. Ben de müzisyen arkadaşlarım da her şeyden önce güzel müzik yapmaya çalışıyoruz.. Yazdığım sözlere gelince; ben kafamı yastığa koyunca aklıma gelen, kafamı karıştıran şeyleri yazmayı seviyorum ve yazarken de içimden geldiği gibi yazıyorum. Galiba insanların kafalarını yastığa koyduklarında düşündükleri şeyler birbirinden çok farklı değil, hepimiz yaşayıp gidiyoruz sonuçta. Bunların toplamı da benim birilerine ulaşmamı sağlıyor sanırım. Ama inanın bunlar benim de şimdi düşünürken saptadığım şeyler. Önceden bir şeyler kurgulayıp belirli bir yerlere ulaşmanın işin bütün büyüsünü, samimiyetini yok ettiğini düşünüyorum çünkü..

Düşle : Sınıflandırmak pek hoş değil, ama siz dinleyicilerinizi nasıl görüyorsunuz peki; popülist mi, fanatik mi, rock dinleyicisi mi..?

Şebnem Ferah : Evet sınıflandırmak pek hoş değil. Benim şimdiye kadar gözlemlediğim seçici oldukları. Yani kendi kriterlerine uygun ve özenli olduğuna inandıkları şeyleri seviyorlar. Ama bunun ötesinde bir şey söyleyemem. Zaten bu söylediklerim de daha çok hissettiğim şeyler. Somut verilerim yok.

Düşle : Sadece vokalden ve sözden öte sağlam bir müzikal altyapı var arka planda.. Müzik yaratısının odağı siz misiniz..?

Şebnem Ferah : Söylediğim gibi albümlerimin prodüktörlüğünü kendim yapıyorum, bu da elbette odak noktası haline getiriyor beni.. Ama arkadaşlarımın yeteneklerini ve yaratıcılıklarını, daha doğrusu bünyelerinde teknik olarak da ruhen de barındırdıkları tüm değerleri görmezden gelemeyiz.. Benim işimin en önemli bölümlerinden biri şarkılarımı doğru hissetmelerini sağlamak , bunu hayal etmelerini sağlamak. Stüdyoya girip şarkıları düzenlemeye başladığımız zaman, sinema yönetmeni gibi kafamdakileri doğru aktarmaya çalışıyorum. Çok uzun ve derin arkadaşlıklarımız olduğu için de onlar da tüm duygularını ve müzikal birikimlerini koyuyorlar ortaya.. Her şeyden öte biz beraber müzik yapmayı, çalmayı çok seviyoruz. Bu da bir şekilde yansıyor diye düşünüyorum. Yani zorunluluktan değil, severek yapmanın olumlu bir tarafı olduğunu düşünüyorum.

Düşle : Bir okuyucumuz yeni albümünüzle ilgili tanıtımın altına şöyle bir yorum bırakmış: “Şebnem Ferah albümün adıyla, bir şekilde edebiyatın ulaşmaya çalıştığı noktayı da söylüyor: Kelimeler Yetse.. Kelimelerin yettiği gün o artık kendini tüketmiştir demek.” Kelimeler yetse.. bu söylev sanki yürekte düğümlüyor anlatılmak istenenleri.

Şebnem Ferah : Çok doğru.. İnsan öyle bir şey ki, aklınıza gelen tüm araçlar -ki kelimeler de araç- duyguların yanında sönük kalıyor hep.. iki insanın birbirinin gözünün içine bakıp, hiç konuşmadan bir şeyler paylaşması bazen bütün kelimelerin, cümlelerin efendisi olmaz mı..? İşte işimi bu yüzden seviyorum zaten.. Duygularla ilgilenmek insana o kadar büyük bir yaşama alanı sağlıyor ki asla bitmeyecek, sonuçlandırılamayacak, hep ilgilenebileceğiniz bir dolu şey..

Düşle : Yine bir okuyucumuzun albümünüzle ilgili tanıtımın altına bıraktığı yorumdan alıntılıyorum: “Şu bilinmeli ki Şebnem Ferah, Türkiye’ye fazla geliyor.Albümlerindeki şarkılar teker teker incelenirse onun söz yazarı değil, adeta şair olduğu söyelenebilir.” Sözler ne kadar önemli sizin için..?

Şebnem Ferah : Benim için sadece albüm yaparken değil, günlük hayatta da iletişimin, dolayısıyla kurduğumuz cümlelerin önemi çok. Albüm için çalışırken bir kat daha önemli elbette. Bu arada ben müziğin tek başına da bir çok duyguyu anlatabildiğine inananlardanım. Enstrümantal albümler dinlemeyi de çok severim. Müzik o kadar güçlü bir şey ki başlı başına; onun yanına basma kalıp sözler koymaya çalışmak, insanları oyalamak gibi geliyor bana. Müziğe; yanına koyduğunuzda cılız kalmayacak şeyler yakışır bence.. Ben de elimden geldiğince bunu yapmaya çalışıyorum.

Düşle : Edebiyat dergisi olarak sözlerin üzerine çok fazla düşüyoruz… Bu bakımdan neler okuyorsunuz ya da yaşadıklarınızın ötesinde yazınsal yaratılarınızdaki çağrışımları nerelerden alıyorsunuz..?

Şebnem Ferah : Hayatı olduğu gibi kabullenerek yaşıyorum. Bu zaten o kadar büyük bir okul ki..! Duygularımı, düşüncelerimi, içimden gelen ve geçen her şeyi dinliyorum, notlar alıyorum. Kitap kurdu değilim, ama okuduğum şeyleri de gerçekten öğrenmeye, bütün gerçekliğiyle algılamaya çalışıyorum. Aynı kitabı 5 kez okuduğum olur. Hiç sıkılmam. Ama asıl malzemem sanırım kalbim, hayatım, öğrendiklerim ve öğrenmeye çalıştıklarım. Bir de konsantrasyon çok önemli. İstediğiniz kadar okuyun, film seyredin, her şeyi yapın ama konsantre olmayınca pek bir anlamı olmuyor sanırım.

Düşle : “Kelimeler Yetse..” albümünde seslendiğiniz `bir’`i var sanki. Durumu magazinleştirmeyeceğim, `sanatın, aşkın kırgınlığıyla doğduğuna iyi bir örnek` bu albüm; peki `bir`’i imge mi yoksa realite mi..?

Şebnem Ferah : Yazdığım her şeyde gerçeklik payı olmuştur, ama müzik yapıyorsanız hayal gücü de çok ciddi bir kaynaktır. Bu albümde daha çok dertleşir gibi bir anlatım olduğunu düşünüyorum, ama hayal gücümü kullandığım zamanlar da çok.. Her türlü duyguyu kendi hissettiğim gibi anlatmaya çalıştım.

Düşle : “Kelimeler Yetse..” henüz tazeliğini koruyor, uzun bir müddette koruyacak gibi.. Yine de sormalı, yeni albüm şekillenmeye başladı mı..?

Şebnem Ferah : Yeni bir şeyler karalamaya başladım ama yeni bir albüm için düşünmeden önce şiddetle dinlenmem ve biraz kendime zaman ayırmam lazım. Çünkü albüm çıktığı günden beri hayatımın en yoğun dönemini geçiriyorum.

Düşle : Konser haberlerinizi afişlerden, sizinle ilgili haberleri de tesadüflerden öğreniyoruz genellikle. Şebnem Ferah’ın neden bir internet sitesi yok..?

Şebnem Ferah : Benim hazırlattığım resmi bir sitem yok. Ama beni dinleyen arkadaşlarımızın hazırladığı, uzun yıllardır da var olan bir site var. Oradan her türlü etkinlik haberini almak mümkün. Birkaç site daha hazırlanmış hatta.. Ama bunun dışında konserler en çok afişleme ve basın yoluyla duyuruluyor. Şehir etkinliklerinin yer aldığı sitelerde de hep duyuruluyor..

OKURLARIMIZDAN GELEN SORULAR

Ercüment Adalıoğlu : Hala aşık olabiliyor mu..? (Hiç olmadım ki demesine izin vermeyin.)

Şebnem Ferah : Olabileceğimi düşünüyorum. Aşk insanın kararlarının ötesinde bir şey çünkü..

Semra Eroğlu : Erkan Oğur’u dinler miymiş..?

Şebnem Ferah : Çok saygı duyduğum, sevdiğim, çok değerli olduğunu düşündüğüm müzisyenlerden bir tanesi..

Ebru Ekmen : Onun için özel olan şarkısının adı ne..?

Şebnem Ferah : Bütün şarkılarım benim için özel. Ayırım yapamıyorum..

[color=oceanblue]Ali Osman Ünal[/color} : Son parçalarında tabiri caizse, dişiliğin çok daha fazla ön plana çıktığını ve daha fazla temponun arttığının farkına varmış bulunuyorum. Bunun nedenini sorabiliriz.. Ayrıca adı, Türkiye’nin gizli kabilesi adlı bir sitede, gizli Yahudiler başlığı altında yer alıyor bununla ilgili yorumlarını öğrenmek isterim, gerçekliği söz konusu mu..?

Şebnem Ferah : Kastettiğiniz şey şarkı sözlerimdeki bazı keskin cümleler ise, bunları dişilik değil, daha çok insani duygularla yazdım. Yani bir erkek de benzer yoğunluklar yaşayabilir diye düşünüyorum.. Gizli Yahudiler konusunu hayatımda ilk kez duyduğumu söyleyebilirim..!!!

Adem Bayraklı : Yanlış bilmiyorsam Volvox’un yaptığı kayıtlar hala mevcut kendisinde; zor biliyorum ama bir şekilde paylaşıma sunmayı düşünüyor mu..? yoksa o’da “gençtik yaptık bir şeyler ancak o eskide kaldı..” diyenlerden mi..?

Şebnem Ferah : Volvox döneminde profesyonel koşullarda tek parçalık bir kayıt yaptık ama paylaşmak için değil kendimiz için..

Ercüment Adalıoğlu : En son okuduğu üç kitabı ve en son aldığı üç albümü merak ediyorum. Çok absürd ise hiç sormayalım da derim. Fakat en azından kimleri okuyor ya da etkilendiği yazarlar kim bilmek isterdim..

Şebnem Ferah : Şu anda “12. Gezegen” adlı kitabı okuyorum. Zecharia Sitchin’in kitabı. Son aldığım albüm ise Sertab Erener’in yurt dışı için çıkardığı albüm.

Şebnem Ferah : O kadar güzel Sorular hazırlamışsınız ki, keşke sohbet edebilseydik. Umarım bu yolla da olsa tatminkar olur. Çok teşekkür ederim. Başka bir zaman görüşmek üzere.. Kendinize iyi bakın.. sevgiler.. Şebnem.

Düşle : Bizde Düşle Edebiyat dergisi olarak, röportajın gerçekleşmesine yardımcı olan Buket Doran’a ve sorularımıza vakit ayırıp, yanıt veren Şebnem Ferah’a çok teşekkür ediyoruz..

Söyleşi: Alper İlhan
Mart 2004
elmariachi1907 çevrimdışı  
Eski 25-06-06, 18:15   #47
Republic Of Fenerbahçe
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Mesajlar: 571
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██


Şebnem Ferah ODTÜ Mezunlar Derneği'nin Vişnelik'indeydi geçen hafta sonu...Orada izlediğim konserler arasında en kalabalık olanıydı. Gündüz yağan yağmura ve yağmurdan arta kalan çamura rağmen...Ama kalabalıktan çok, gelenlerin canlılığıydı asıl dikkat çekici olan...Ankaralılar, eski bir ODTÜ'lü olan "Şebo"nun yeni albümünü birkaç ay içinde neredeyse baştan sona ezberlemişlerdi. Mor ve Ötesi'nin bir ara konsere dahil olması (ve grubun solisti Harun Tekin'in, çıkışta korumalarla neredeyse yumruk yumruğa gelmesi) gecenin sürpriziydi. Şebnemseverlerin önceden aşina olduğu, ama bu albümde hepten ortaya çıkan bir özellik var:Her parçada, her notada, her sözde derin bir keder dillendiriliyor.Yüksek volümlü rock ritmleri ve Şebnem'in çığlıkları ardına gizlense de yenilmişlik duygusunu hissetmemek olanaksız...Daha albümün açılış parçası "Okyanus"ta ağır bir kapı ardındaki okyanusa ulaşmaya çalışan törpülenmiş bir kız var karşımızda...Aynı kız, albüme adını veren şarkıda yanağından süzülen yaşları "Benim can kırıklarım var" diye açıklıyor.Sonraki şarkılarda "kırılan kalpler"den söz ediyor, kendini "kuru yapraklarla kaplı çıkmaz bir sokağa" ya da yüreğinden başka sığınacak yeri olmayan bir "mülteci"ye benzetiyor, "Zaten düşmüşüm, kaldırımlar yatağım olmuş" diyor.Bunları söylerken öyle sahici ki, yanımızda şarkıları çığlık çığlığa eşlik ederek dinleyen üniversiteli kız aniden gerçekten de Vişnelik'in çamurdan yatağına düşüyor. Toplayıp götürüyorlar.Şebnem belki deprem sonrasında acılarını demlendirdiği 2,5 senelik suskunluk döneminde biriktirdiği hüznü notaya döküyor."Artık uzun cümleler kuruyor" ve her şarkıda can kırıkları batırıyor dinleyicisinin yüreğine... Lakin bu hüzün, müziğine yakışıyor.Sesine de...

Can Dündar
Milliyet
Ekim 2005
elmariachi1907 çevrimdışı  
Eski 25-06-06, 18:16   #48
Republic Of Fenerbahçe
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Mesajlar: 571
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██


Bir Kalp Kırıldığında Şarkılar Doğar

Rock müziğin ülkemizdeki önemli temsilcilerinden Şebnem Ferah, yeni albümü “Can Kırıkları” ile bir kez daha sevenlerinin karşısında. Adını bir öykü kitabından alan albüm, sanatçının önceki çalışmalarını aratmayacak zenginlikte parçalardan oluşuyor.

Şebnem Ferah, neredeyse on yıl önce ilk albümü “Kadın”ı çıkardığında, rock müziğe bağlılık duyan pek çok kişi, talihin, Türkçe rock’ın yüzüne güldüğünü düşünmüştü. Doğrusu, “Yağmurlar” hitiyle, çok farklı bir tondan seslenen bir kadın vokal vardı karşımızda. Rock müziğin hem doğasına içkin olan o muhalefeti hem de herkeste rastlanamayan zarafetini taşıyordu. Şebnem Ferah, yıllar geçse de düzeyini hep korudu. Deneysel sayılabilecek çalışmalarına rağmen, ilk duruşundan taviz vermedi. Bu arada pek de azımsanmayacak bir dinleyici kitlesi oluşturdu: Onu ilk gençliğinde dinleyenler şimdi yirmili yaşlarının ortalarında. Şebnem Ferah, bir kuşağın belleğindeki rock simgesi olmaya doğru gidiyor. Bu yolculuktaki son durağı ise yeni albümü “Can Kırıkları”. Ferah’la, Parkorman’ın esintili bir yaz ikindisinde, Çaykovski’nin müziği eşliğinde son şarkılarını konuştuk.

Şarkıcının ilk dört albümünü bilenler, “Can Kırıkları”nın tonunu ilk elde biraz sert bulabilir. Şebnem Ferah da bunu yadsımıyor. Bu, biraz sanatçının son dönemde yaşadıklarıyla; ama daha çok, yaptığı bestelere bakışı ve çalışma arkadaşlarıyla arasındaki uyumla ilişkili bir durum. Sanatçı, birlikte çalıştığı Ozan Tügen (klavye), Buket Doran (bas gitar), Metin Türkcan (gitar) ve Aykan İlkan (davul) ile bazen hiç konuşmadan anlaştıklarını söylüyor. Bu uyum, Şebnem Ferah’ın, yaptığı bestelerin ilk haline müdahale ederken sezgilerine kulak vermesiyle birleşince ortaya biraz sert tonda şakılar çıkmış. Yine de bu sertlik, içinde Ferah’ın sesine özgü o zarafeti de -örneğin, “Bir Kalp Kırıldığında” adlı şarkı- barındırıyor. Albümdeki bütün şarkı sözlerinde, daha önce de olduğu gibi, yine sanatçının kendi imzası var. Bu durum kaçınılmaz olarak, Şebnem Ferah şarkılarını, sözleri üzerinden okumayı daha yol gösterici hale getiriyor. Ferah bu saptamaya itiraz etmese de, kendisi için müziğin daha önde geldiğini söylüyor: “Şarkı sözlerinin müziğimde ayırt edici bir özellik olduğunu söylüyorlar. Sözlerin müziğe yakışacak derecede iyi olması gerektiğini düşünüyorum. Birileri benim albümümü dinleyecekse bu benim için kıymetlidir ve elimden geleni en iyi şekilde yapmak isterim. Sözler üzerine bu kadar eğilmemin sebebi bu. Ama söz yazarı olarak, bir şarkıcı kadar olduğundan başarılı bulmuyorum kendimi.”

“Can Kırıkları” ismi edebiyata ilgi duyan müzikseverlere bir kitabı anımsatacaktır: Genç öykücü Karin Karakaşlı’nın (galiba) ikinci öykü kitabı bu ismi taşıyordu. Albüm de adını o kitaptan almış. Karin Karakaşlı, kitabını Şebnem Ferah’a göndermiş, Ferah da kitabı görür görmez adından çok etkilenmiş; “Kitabı elime alır almaz şarkı kafamda çalmaya başladı.” diyor. Şarkıcı, edebiyata olan ilgisinin yine de kısıtlı olduğunu söylüyor. Yazıya karşı bir eğiliminin ve yeteneğinin olduğuna inansa da -ki, buna biz de inanıyoruz- kimi metinlere gönderme yapacak ölçüde edebiyattan beslenemediğini itiraf ediyor. “Can Kırıkları”ndaki şarkılarda göndermelerden söz edilecekse, bunun, albümdeki öteki şarkılara yapılan göndermeler olduğu söylenebilir. Gözden kaçmayan bir başka özellik de önceki Şebnem Ferah albümlerinde olduğu gibi ‘su’ imgesinin yine baskın oluşu. ‘Okyanus’, ‘içinde yüzdüğüm bir deniz’, ‘biraz su’ gibi ifadeler, hem de en güzel şarkıların en dokunaklı yerlerinde karşımıza çıkıyor. Albümde, elbette rock müziğin ruhuna sinmiş muhalefet de uç veriyor. Fakat bunun, tıpkı önceki albümlerdeki gibi, varoluşa ilişkin bir muhalefet olduğunu belirtmek gerek. Peki, bu muhalif ses tonu bir gün politik bir düzleme kayar mı? Şebnem Ferah bu riske girmeyecek galiba; “Ben bir dinleyici olarak politik bir söylemi amaç edinmiş müzisyenleri zevkle dinleyemiyorum, çok değerli müzisyenler olsalar bile. Benim amacım müzikten başka bir şey değil. Başka şeyler araç olabilir ancak.” diyor.


Temmuz 2005
Cem Kuleli
İstanbul
elmariachi1907 çevrimdışı  
Eski 25-06-06, 20:04   #49
Can Kırıkları ∞ Mola
 
Giriş Tarihi: 23-03-2005
Yer: ©✭ FoяumTR ©✭ ๘۩ Sanatçı: ♫ Şebnem Ferah
Mesajlar: 21,978
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██


Şebnem'in karakalem çalışmaları...
---------------------

---------------------

---------------------

---------------------

---------------------

---------------------
agresifff çevrimdışı  
Eski 02-07-06, 10:56   #50
Republic Of Fenerbahçe
 
Giriş Tarihi: 03-11-2005
Mesajlar: 571
Varsayılan Cvp: ██▓▒░ ღ ♪ ♫ ŞEBNEM FERAH™ Fan Club ♫ ♪ ღ ░▒▓██

Müzikal Tavrim Çok Net..!

-Bir koç burcu olarak kendini nasıl tanımlarsın..?

ŞF: Burçlarla aslında hiç bir ilgim yok. Koç burcu olmaya dair ortak özellikleri zaten bilmiyorum.
Ortak özellik taşıyor muyum onu bile bilmiyorum bu nedenle

-"Artık Kısa Cümleler Kuruyorum" adlı albümünde biraz daha sanki pop müziğe yakın olduğuna dair
eleştiri aldın..

ŞF: Aslında o albüm benim en sert albümlerimden bir tanesidir. İnsanların "pop" diye algıladığı şey
çok değişti herhalde. Benim müzikal tavrım ve tercihlerim son derece nettir. İnsanlar bunu anlamakta
zorluk çekiyorsa yapabileceğim bir şey yok. Bir pop şarkıcısı düşünün yanına da beni koyun, ortak
bir nokta bulursanız bana da söyleyin

-Her albüm çıkışında kendinde değişiklik yapıyorsun..?

ŞF: Tamamen bir tesadüf aslında. Ben albüm yapıp, konser vermediğim dönemlerde çok dışarıda
gözükmediğim için, albümden önce saçımı değiştirmiş oluyorum ama o sırada görenlere sanki imaj
çalışması gibi görülüyor. Mesela bir buçuk yıldır benim saçım böyle ama, belki de insanlar albüm için
yaptığımı zannediyor. Sıkılınca saçıyla oynayan herkes gibi bende saçımla oynuyorum ama, bunun
dış görüntüyü değiştirmekle ilgisi yok.

-Türkiye''de kimleri dinliyorsun..?

ŞF: Türkiye''de rock yapan insanların çoğu benim arkadaşım olduğu için onların nasıl müzikler yaptığını
zaten hep takip ediyorum ve sempatiyle yaklaşıyorum. İnsanların beğenisine sunulmuş şeyler hakkında
konuşmayı prensip olarak doğru bulmuyorum zaten. Hepimiz kendimizi eğiterek bu işi yapıyoruz. Rock
müzik yapmaya çalışanlar her ne yapıyorlarsa, bilerek, isteyerk ve bilinçle yaptıkları için öyle bir eleştiri
hakkı görmüyorum kendimde. Her zaman %90 sempatiyle yaklaşmayı tercih ediyorum.

-Hayranlarınla ilgili en ilginç anın ne..?

ŞF: Bugün Beni dinleyen insanlarla kurmaya gayret ettiğim ilişki, sanatçı-hayran ilişkisinden çok,
arkadaşlık ilişkisine dayanıyor. Tavırlarım alışagelmiş star tavırlarına paralel değil, dinleyicilerim de..
Ben öyle olmadığım için aramızda uzak ve süslü püslü bir ilişki yok. Onun için ilginç şeyler değil çok
güzel şeyler yaşarım genelde. Ben samimi olmayı tercih ettiğim için, onlar da samimi, dolayısıyla
ortaya arkadaşlık çıkıyor.

-Bir yerde sahne alıyor musun..?

ŞF: Şimdi önceliği olan konserler var. Konser vermeyi çok özledim. Kışa doğru uygun bir yer olursa
belki canlı müzik yapabileceğim öyle bir ihtimali de değerlendirebiliriz.

-Şimdi başka neler yapıyorsun..?

ŞF: Turneden döneli bir ay oldu, albüm çıktıktan sonra tanıtımlar başlamıştı ama turne nedeniyle ara
vermiştik, şimdi ona devam ediyorum. Provalarımız var çünkü konserler devam edecek. Yurt dışıyla
ilgili bazı gelişmeler var, onun için yoğun bir çalışma temposu içerisindeyim.

-Sabah kalkar kalkmaz yaptığın özel bir şey var mı..?

ŞF: Özel yaaptığım bir şey yok, evimin bahçesinde oturup kendime gelmeyi seviyorum. Geceleri genelde
çalıştığım için geç saatlerde yatıyorum bu aralar. Ama günü kaybetmek istemediğim için çok geç
kalkanlardan değilim. Bahçede kendime geliyorum ve günlük işlerimi yapmaya başlıyorum. Bu aralar
zamanım sürekli çalışmakla geçiyor.

-Bu albüm için kendini fazla açtığına dair eleştiriler oldu..

ŞF: Kendi sözünü, kendi müziğini yapan biriyim, neden bahsedebilirim ki tabii ki kendimden bahsedeceğim.
İlk günden dediğim gibi; müzik yapıyorsanız samimi olmak zorundasınız. Yazdıklarınız gözlem bile olsa, çok
gerçekçi ve dürüst olmalı bana göre. Beni dinleyen insanlarla samimi bir ilişki kurmaya çalıştığım için, bunun
ilk ayağının benim samimi olmam gerektiğine inanıyorum. Ayrıca, insanların birbirine kalplerini açmasında
sorun görmüyorum. İnsanlar birbirlerine kendilerini açmadıkları için göstermelik ve sahte ilişkiler söz konusu.
Tabii ki anı yazmış değilim, öyle olsa otobiyografi kitabı yazardım. Ben hislerimi paylaşıyorum insanlarla, bu
da bence çok önemli bir şey. Eğer algıları açık bir insan olarak yaşamaya gayret ederseniz ki benim ahlaktaki
anlayışım budur; herkesin hisleri çok kıymetli. Ben sadece iç dünyamı yansıttım, keşke herkes böyle yapsa,
o zaman hiç bir şeyin altında bir şeyler aranmaz, her şey zaten açık ve net olur.

-Belki çok nettin o yüzden..

ŞF: Evet öyle bir farkı var bu albümün. Diğer albümlerimde daha masalsı bir dil kullanıyordum, burada biraz
daha net ifadeler var. Bazı şeyler bir araya geldi, o benim söz yazmak konusundaki değişimim ve kendimce
gelişimim. Anlatmak istediğim şeyi, daha net ifade edebilmek benim için bir başarı. Ama insanlar birbirine
benzer o kadar çok şey dinliyorlar ki, çok hafif değişik bir şey gördüklerinde algılamakta zorluk çekiyorlar.
Bende bilirim insanların eleştirmeyeceği bir şey yapmayı ama ben insanlara servis sunmuyorum, duygularımı
sunuyorum.

-Şarkı yapmak için illa aşık olmak gerekiyor mu mesela..?

ŞF: Aşk çok ortada varolan bir duygu olduğu için, herkesin ilk anlamda algıladığı bir konu. Herkes yastığa
başını koyduğunda aşkıyla ilgili şeyler düşünür. İlişkiler sadece aşk değil, tüm insan ilişkileri hayatta çok önemli,
ben de böyle şeylere önem verdiğimden olsa gerek ki aşk ana tema.

-Son zamanlarda aşık oldun mu..?

ŞF: Hayır.

-Aşk acın var gibi aslında şarkılarında. Geçti mi..?

ŞF: Belli olmuyor mu..? Duygulara dair her şey çok zor geçiyor, iz bırakıyor.

-Unutamadığın bir aşkın var mı..?

ŞF: Hiç bir şeyi unutmazsın ki Hafızan doğru çalıştığı sürece, unutmazsın. "Ben her şeyi unuturum" diyen
varsa, o anlık bir kızgınlık içinde söylenen bir şey olur. Ama duyguların etkileri elbette ki zaman içinde yok olur.
Zaman gerçekten bir çok şeyi halletmeye yardımcı oluyor.

-Nereden alışveriş yapıyorsun..?

ŞF: Genelde yurtdışından alıyorum. İkinci el mağazalara bayılıyorum. Burada da beğendiğim bir şey olunca
alıyorum ama moda şekliyle değil de kendi tarzıma uydurmayı seviyorum. Tezatlardan hoşlanıyorum.

-Kendi kendine kaldığında neler yaparsın..?

ŞF: Bahçemle uğraşıyorum, ahşap boyuyorum, elektronik aletleri kurcalıyorum. Sinemaya çok düşkünüm.
Vaktimin çoğunu zaten evimde geçiriyorum.

Trendy Dergisi / Ağustos
elmariachi1907 çevrimdışı  
 

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



Tüm saatler GMT +2. Şuan saat: 12:37
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


FrmTR Facebook | FrmTR Twitter | Vidyotup | YorumTR | Haberler | Okul Arkadaşım | Kıbrıs | Kısa Link | Domain
5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Search Engine Optimization by vBSEO