Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 27-08-07, 22:39   #1
Mr.SaW

Varsayılan Küçük İşletmelerin Sektörel Dış Ticaret Şirketleri Olarak Örgütlenmeleri


KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLİ İŞLETMELERİN SEKTÖREL DIŞ TİCARET ŞİRKETLERİ OLARAK ÖRGÜTLENMELERİ



Sanayi Devriminin başladığı 18.Yüzyıl’ın ikinci yarısından 1970’li yılların başlarına kadar devam eden süreçte sosyal, ekonomik, politik ve özellikle üretim teknolojisindeki hızlı değişimler işletmeleri başta finansman ve insan kaynağı olmak üzere çeşitli rekabet sorunlarıyla karşı karşıya bırakmıştır. Dünya genelinde yaşanan bu gelişmeler, işletme ölçeklerinin esneklik gücünün yeniden gözden geçirilmesini gündeme getirmiş, özellikle iletişim, bilgisayar gibi alanlardaki değişme ve gelişmelere büyük ölçekli işletmelerin uyumda zorlanması, ekonomik ve siyasi konjonktürdeki değişmeler karşısında hareket kabiliyetlerinin sınırlı olması ile büyük işletmelerin “ekonomik gelişmenin motoru olduğu” düşüncesi yavaş yavaş önemini kaybetmiş, başarılı yenilikler yapmada üstün sayılan ve mülkiyetin tabana yayılmasına, sosyal yapıdaki istikrarın ve demokratik sürekliliğin sağlanmasına büyük katkısı olduğu vurgulanan küçük ve orta ölçekli işletmelerin önem kazanmasına neden olmuştur. Çünkü serbest piyasa ekonomisi çerçevesinde, gerek ulusal pazarlarda gerekse uluslararası pazarlarda etkin bir rekabetin sürdürülmesine büyük katkısı olan KOBİ’ ler endüstriyel yapının vazgeçilmez bir parçası olmaktadırlar.

Türkiye'nin 90’lı yıllarda farkına vardığı KOBİ’lerin ekonominin temel direği olduğu gerçeğinin artık her kesim tarafından kabul edilmeye başladığı günümüzde Türkiye’nin toplam sanayi işletmelerinin yüzde 98'ini sayıları 200.000'i aşan KOBİ'ler oluşturmaktadır. Bu işletmelerin toplam istihdam içindeki payları %50, üretim payları %40, kredi kullanım oranları %4 dür. KOBİ'lerin ihracat içindeki payı ise bu oranların oldukça altında olup %8 seviyesinde seyretmektedir.

Ülkemizde KOBİ'lerin tek başlarına ihracatta kalıcı bir başarı sağlamaları; iyi bir organizasyon, bilgi, deneyim, sermaye ve kadro gerektirmektedir. Bunların KOBİ'ler tarafından sağlanması ise çok zordur. Oysa KOBİ'ler güçlerini ve deneyimlerini biraraya getirerek ve ihracatlarını tek elden yürüterek daha çok başarılı olma şansına sahiptirler. İhracata yönelmek isteyen KOBİ'lerin özellikle sermaye ve bilgi yetersizlikleri ortak girişimleri zorunlu kılmaktadır. Ülkemiz ihracat stratejisinin tesbitinde bu gerçeğin gözönüne alınması ve işbirliğine gidilecek alanlar için uygun ortamlar ve örgütler oluşturulması ve bu yöndeki girişimlerin desteklenmesi gerekmektedir.

Misyonunu KOBİ’ leri ölçek ekonomisinden yararlandırarak, onların mal ve hizmet tedarik maliyetlerini düşürmek, finansman sorunlarını çözmek, yurt içi ve yurt dışı satış organizasyonlarını kurmak üzere oluşturulacak olan organizasyonların KOBİ’ lerin global pazarlarda rekabet etme güçlerini artıracağı bir gerçektir.

1.Kobi’lerin İhracatta Örgütlenme Nedenleri

İhracatta örgütlenme ile; birbirleriyle rekabet etmeyen, aynı üretim dalında faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerin, ancak, böyle bir kuruluş çatısı altında işbirliğine giderek ihracat yapmaları mümkündür. Bu tür organizasyonlarda üretim dışında oluşturulacak tedarik, pazarlama, finansman gibi birimler kanalıyla Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler daha verimli ve rasyonel çalışma düzenine kavuşmuş olacaktır. Örneğin; yalnız ihracat pazarlama birimi kanalıyla şirket ortaklarının;

- Ürün Geliştirme

- Pazar Araştırması

- Enformasyon

- Satış Dağıtım

- Tutundurma

- Satış Geliştirme

gibi pazarlama fonksiyonlarından faydalanabileceklerini söyleyebiliriz.

Yine kobilerimizin;

- İhracatta tek başlarına kalıcı bir başarı sağlamalarının, iyi bir organizasyon, birikim, sermaye ve kadro gerektirmesi,

-Yurt dışında proje ve pazar araştırması yapacak finansmana ve personele sahip olmamaları,

- KOBİ’ lerimizin yurt dışında yeter düzeyde bir referansa sahip olmamaları,

- Yeterli sayıda ve kalitede malın üretiminin yanında, modern pazarlama yöntemlerinden de yararlanmak gerektiği, bu işlemlerin de KOBİ’ lerimiz için hem güç hemde pahalı olması,

-Ve bu faktörlerin de KOBİ’lerimiz tarafından tek başlarına sağlanmasının pek mümkün olmaması,

gibi olumsuzlukların yanında ihracatta örgütlenmenin;

- İşletmelere olan döviz getirisini artırması,

-İşletmelerde yeni istihdam alanlarının açılmasına ve üretimin kalitesinin yükseltilmesine yardımcı olması,

- İşletmeyi ulusallık boyutundan uluslararası boyuta taşıyarak, firmanın optimum üretime, kaliteye ve etkin pazarlamaya yönelmesi, dolayısıyla tüketiciler arasında firma ürünlerine karşı olumlu bir prestij oluşmasını temin etmesi,

- İşletmenin teknolojik olarak yenilenmesini ve pazarlama teknikleri açısından da uzmanlaşmasını sağlaması,

- İşletmede atıl kapasitenin kullanılmasına, dolayısıyla verimliliğin artmasına neden olması,

- İşletmenin iç piyasalardaki mevcut ekonomik dalgalanmalardan, enflasyonist baskılardan, yoğunlaşmış risk ortamından kurtulmasına yardımcı olması yönünde yararlar sağlaması,

- Pazarlık gücünün elde edilmesiyle daha karlı satışlar yapılabilmesi,

- Endüstri genelinde sesini duyurabilme fırsatlarının tanınması,

- İhracat giderlerinin paylaşılmasıyla daha az finans ve kaynak tahsis edilmesi,

- Birlikte hareket edebilme kabiliyetinin kazanılması,

- Uzun dönemli yatırım ve üretim planlaması yapabilmesi,

- Büyük miktarlarda olan siparişlerin şirket aracılığıyla kolaylıkla karşılanabilmesi,

- Birim üretimde ve dağıtım harcamalarında azalma sağlaması,

- İhracatta bilgi birikiminin artmasına katkı sağlaması,

- Devlet- sanayi arasında etkili bir iletişim sağlaması,

- Rekabetçi stratejiler oluşturmaya zemin hazırlamasının yanında,

- Büyüme ve gelişme stratejilerinin geliştirilmesine ve uygulanmasına imkan vermesi,

gibi yararları KOBİ’ lerimizin dünya pazarlarına açılmalarını ve bu açılmayı sağlayabilmek için de güçlerini bir “kooperatifçilik” mantığı içerisinde bir araya getirmelerini zorunlu kılıyordu. Bunun tabii sonucunda ise KOBİ’ lerimiz için kurtuluş; yurt dışına açılmak ve yurt içinde rakip iken yurt dışında tek bir güç olarak davranmaktı. Çünkü bu mantığın olumlu uygulamaları daha önce çok boyutlu olarak görülmüştü ve KOBİ’ lerimizin de bundan yararlanmaması ve pay kapmaması düşünülemezdi.

2.Türkiye’de İhracatta Örgütlenmeye Yönelik Uygulamalar

Türkiye’de 1980 den sonra benimsenen “dışa açık büyüme modeli” çerçevesinde istikrar ve sürekliliğin sağlanması için ülke ekonomisinin rekabet gücünün uluslararası piyasaların rekabet ort***** uygun olmasını temin etmek gerekiyordu. Çünkü ihracatçılarımızın dış piyasalarda eşit şartlarda rekabet edebilmesi, büyümenin lokomotif gücü olarak kabul edilen ihracatımız açısından çok önemli bir durum olmaktaydı. Özellikle de 1980’li ve 1990’lı yıllarda Türk ekonomisinde yaşanan yapısal sorunlar ve bu sorunların başlarında gelen “ihracatın ithalat karşısında devamlı açık vermesi” sorunu siyasi otoriteyi ve işletmelerimizi yeni ihracat modelleri arayışları içine itmiştir.

Bu nedenle ilk olarak ihracatta örgütlenme modeli olarak tüm dünyada uygulanan “Dış Ticaret Sermaye Şirketleri” (DTSŞ) modeli kurulmuş, ihracatımız bu şirketler aracılığıyla gerçekleştirilmeye çalışılmıştır.

Bu şekilde 1981-1989 yılları arasında dış ticaret sermaye şirketleri ihracat işlemlerinde ve pazarların bulunmasında başarılı olarak görülmüş, bu şirketlerin ülke toplam ihracatı içindeki payı ise ortalama %45 dolaylarına ulaşmıştır. Bunda DTSŞ’ lerine devlet tarafından sağlanan yüksek düzeydeki avantaj ve ayrıcalıkların payı da oldukça büyük olmuştur. Fakat bu örgütlenme modelinin Türkiyede daha çok büyük sermaye gruplarının öncülüğünde oluşturulması ve KOBİ’ lerimize pek yararının olmaması, ülke ihracatının DTSŞ’lerinin etkinlikleri nedeniyle mi, yoksa gerçekçi döviz kur politikaları, iç talebin kısılması, reel faiz oranları politikası gibi makro ekonomik önlemler nedeniyle mi arttığının anlaşılamaması sonucu DTSŞ’lerinin Türkiye’nin ihracatına ne sağladıkları net olarak anlaşılamamış, daha sonra 1990’ lı yılların başlarında da ülke ihracatındaki paylarının önemli ölçüde azalmış olması ve de DTSŞ’lerine verilen devlet desteğinin kaldırılması bu modelin önemini yitirmesine neden olmuştur. Kısacası DTSŞ’lerinin Türk dış ticaretinin geliştirilmesinde alternatif bir model oluşturamayacağı anlaşılmıştır.

Ancak ihracatta örgütlenme çalışmaları bu şekilde son bulmamış ve 14.02.1992 Tarih ve 21142 Sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 92/2 sayılı tebliğ ile imalat ve ihracat sektörünün sürükleyici ve dinamik gücü olan ve sanayimizin de %98’ini oluşturan KOBİ’ lerin bir araya gelmesi ile oluşturulan ve AET, Japonya ve ABD de başarılı örnekleri bulunan “Çok Ortaklı Dış Ticaret Şirketleri” (ÇOŞ) modeli Türkiye için yeni bir ihracat modeli önerisi olarak sunulmuş ancak bu modelde de beklenen gelişmelerin sağlanamaması ve ülke ihracatının 1994 yılında bir krizle karşı karşıya kalması gibi nedenler de Sektörel Dış Ticaret Şirketleri’nin kuruluş ve işleyişini belirleyen yeni düzenlemelere gidilmesine yol açmıştır.

KOBİ’ lerin ihracatta yeni bir örgütlenme modeli olan “Sektörel Dış Ticaret Şirketleri”(SDŞ), Gümrük Birliği çerçevesinde aynı üretim dalındaki Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerimizin (KOBİ) ihracat sektörü içinde bir organizasyon altında toplanarak dünya pazarlarına açılmalarını, dış ticarette uzmanlaşmalarını ve bu suretle özellikle Avrupa Birliği KOBİ' leri ile yurt içinde ve yurt dışında rekabet şanslarını artırarak daha etkin faaliyet göstermelerini sağlamak amacıyla kurulmuş olan şirketlerdir.

Bu şirketler ilk olarak 18 Mayıs 1995 tarih ve 22287 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan “Sektörel Dış Ticaret Şirketleri Statüsüne İlişkin Tebliğ” (ihracat 95/4) ile düzenlenmişlerdir. Bu şirketlere ilişkin ikinci düzenleme 06.01.1996 tarih ve 22515 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Sektörel Dış Ticaret Şirketleri Statüsüne İişkin Tebliğ” (ihracat 96/5)’dir. Bu tebliğ ile KOBİ'lere Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca "Sektörel Dış Ticaret Şirketi" (SDŞ) Statüsü verilmesi, geri alınması ve bu şirketin sorumlulukları düzenlenmiştir.

Yine SDŞ ile ilgili son düzenleme 26 Aralık 1996 tarih ve 22859 Sayılı “Sektörel Dış Ticaret Şirketleri Statüsüne İlişkin Tebliğ” (ihracat 96/39)’ dir. Bu tebliğ ile 27 Eylül 1996 tarih ve 22770 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan “Sektörel Dış Ticaret Şirketleri Statüsüne İlişkin İhracat 96/32" Sayılı Tebliğ bu Tebliğin yürürlüğe girmesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Avrupada Türk malı imajının yerleşmesi, Türk ekonomisinin modernizasyonu ve Dünya ile entegrasyonu açısından önemli bir adım teşkil eden Gümrük Birliği bize büyük avantajlar sağlayacaktır. Uzun vadede rekabet ve üretim hacminin geniş bir pazarın ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde artmasıyla ölçek ekonomilerinin ortaya çıkması temin edilecektir. Bu da çok önemli bir husustur. Bu çalışmada anlatmak istediğimiz; “Sektörel Dış Ticaret Şirketleri” nin, bu ölçek ekonomisinin ortaya çıkması için çok uygun zeminler ve ortamlar hazırlayacağının çok kuvvetli bir gerçek olduğudur. Yine Sektörel Dış Ticaret Şirketleri, ekonomik ve yapısal ihracat sorunlarının kolay çözümü açısından ortaya atılan Çok Ortaklı Dış Ticaret Şirketlerinin Türkiye’deki iyi bir uygulama örneğidir. Bu, Türk ekonomisinin belkemiğini oluşturan KOBİ’ lerin gelişmesini sağlamak, onları ihracata yöneltmek açısından atılmış önemli bir adım olmaktadır. Bu nedenle de SDŞ’lerin kurulmasının, desteklenmesinin ve bu konuda çalışmalar yapılmasının asıl nedeni; AB ile girilecek GB sonrası başlayacak olan kalite rekabetinde Türk KOBİ’ lerine uygun bir ortamın hazırlanması ve örgütlü olarak dış ticarete açılmasının sağlanmasıdır.

3.İhracatta Örgütlenmeye Yeni Bir Model: Sektörel Dış Ticaret Şirketleri(SDŞ)

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri; normal yörelerde, 1-200 arasında işçi istihdam eden, aynı üretim dalında faaliyette bulunan, asgari 10 küçük ve orta büyüklükteki (kalkınmada öncelikli yörelerde 5 ) İşletme’nin bir araya gelmesiyle, en az 10 (on) (kalkınmada öncelikli yörelerde 5 (beş) milyar ödenmiş sermayeli anonim şirket olarak kurulması gereken şirketlerdir. Bu şirketler ihracatta da devlet yardımlarının hedef grubunu oluşturmakta olup bu yardımlardan öncelikle yararlanırlar.

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri’nde hiç bir ortağın sermaye payı,

toplam şirket sermayesinin, normal yörelerde %10 ve kalkınmada

öncelikli yörelerde %20 sinden fazla olamaz.

Sektörel Dış Ticaret Şirketleri, şirketin kurulması ve gelişmesinde yardımcı olmak amacıyla “ortaklık payları toplamı, SDŞ sermayesinin %10 unu aşmamak kaydıyla” şu unsurlardan en fazla ikisini bünyelerinde bulundurabilirler;

- Kurucu ortak olarak, 200 den fazla işçi istihdam eden şirketleri,

- Şirkette profesyonel yönetici olarak çalışmak şartıyla gerçek kişileri,

- SDŞ’nin faaliyette bulunduğu üretim dalına mal, ekipman ve hizmet sağlayan şirketleri,

- Kooperatif, birlik, vakıf ve mesleki federasyon gibi kuruluşları.

Bu şartlara sahip olan işletmelerin “Sektörel Dış Ticaret Şirketi” olabilmeleri için 96/39 sayılı tebliğe ekli müracat formunu doldurarak istenilen belgelerle birlikte Dış Ticaret Müsteşarlığı’na (İhracat Genel Müdürlüğü) müracat etmeleri gerekmektedir. Yapılan inceleme sonunda, gerekli şartlara sahip olarak görülen şirketlere “Sektörel Dış Ticaret Şirketi” Statüsü verilerek Resmi Gazete’de yayımlanır.

SDŞ’ler ancak normal yörelerde ve yurt dışında, sadece hizmet, kalkınmada öncelikli yörelerde ise, hem üretim hem de hizmet sektöründe faaliyette bulunmak üzere kurulan şirketlere iştirak edebilirler.

SDŞ’ler ortaklarının faaliyette bulunduğu üretim dalına ait hammadde tedarikinde imalatçı olarak değerlendirilirler

SDŞ’ler, aynı sektörde faaliyette bulunmak kaydıyla, SDŞ ortağının ait olduğu grubun diğer şirketleri ile bunların kurduğu ortaklıkların ihracatına aracılık edebilmelerinin yanında, bu şirketler gerek SDŞ statüsünü aldıkları yılda ve gerekse takip eden yıl içinde, aynı sektörde faaliyette bulunan ve KOBİ özelliğini taşıyan, fakat ortak olmayan işletmelerin ihracatına da aracılık edebilirler.

SDŞ’ ler “kendi nam ve hesabına" yurt içinden satın alarak yaptıkları her türlü ihracat işlemlerindeki yükümlülüklerden doğrudan ve münhasıran sorumludurlar. Ancak SDŞ ler ile imalatçı arasındaki anlaşma sonucu gerçekleştirilen ihracatta ise sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadığı takdirde her türlü ihracat işlemlerinden doğacak yükümlülüklerden imalatçı firma sorumludur.

Bütün bunların yanında SDŞ’lerin kuruldukları yıl hariç takip eden her yıl içinde, ait oldukları üretim dalında en az 5(beş) ( Kalkınmada öncelikli yörelerde 2.5(ikibuçuk)) milyon ABD doları ihracat gerçekleştirememeleri, ortakların hak ve menfaatlerine aykırı hareket etmeleri hallerinde ise SDŞ statüsü, Dış Ticaret Müsteşarlığınca geri alınabilir.

3.1.Sektörel Dış Ticaret Şirketleri’nin Kuruluşu İçin Gereken Belgeler

SDŞ kurmak isteyen kuruluşların;

- SDŞ ve ortaklar için müracat formu,

- İlgili-Sanayi ve Ticaret Sicil Gazetesinin şirketin ana sözleşmesinin bulunduğu noter tasdikli örneği veya TESK’E bağlı meslek federasyonları üyeleri için Esnaf ve Sanatkarlar Sicili,

- Her ortağın imzasının bulunduğu imza sirküleri,

- SDŞ yi oluşturan her ortağın kapasite raporları,

- SDŞ yi oluşturan gerçek kişiliğe haiz ortakların kısa özgeçmişleri,

- SDŞ sermayesinin ödenmiş olduğunu belgeleyecek olan banka dekontu, getirmeleri gerekmektedir.

Bu şekilde bir organizasyona ise;

Dış Ticaret Müsteşarlığı, İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi (İGEME) ve bağlı temsilcilikleri, Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf ve Sanatkar Odaları, SDŞ nin bulunduğu bölgedeki İhracatçı Birlikleri ve bunlara bağlı birlikler, SDŞ nin bulunduğu bölgedeki Organize Sanayi Bölge Müdürlükleri, Serbest Bölge Müdürlükleri, gerekli yardım ve desteği veren kuruluşlar olmaktadırlar.

3.2.Sektörel Dış Ticaret Şirketi’ni Oluşturan Ortakların Sorumlulukları

3.2.1.Doğru Bilgi Verme Sorumluluğu

SDŞ’ nin faaliyetlerini etkin bir şekilde gerçekleştirebilmesi için ortakların, kapasiteleri, çalıştırdıkları işci sayısı, planların uygulanması, bilançoları ile birlikte iç ve dış pazarlarda işbirliği içerisinde olduğu işletmeler hakkında doğru ve eksiksiz bilgi vermeleri gerekmektedir. Çünkü gerekli inancın ve desteğin kazanılması ancak şirkete ve ortaklara doğru bilgi vermekle sağlanabilir.

3.2.2.Gizlilik

SDŞ yi oluşturan ortaklar şirketin çalışmaları konusunda hiç bir şekilde üçüncü kişi veya kuruluşlara bilgi veremez, açıklamada bulunamazlar. Bu yetki resmi makamların talebi üzerine ancak yönetim kurulu tarafından yapılır.

3.2.3.Açıklık

İşletmeye ilişkin bilgiler şirkete ve diğer ortaklara çekinilmeden ve gerçekler gizlenmeden iletilmeli, işletmenin amaçları, örgütsel yapısı, finansal ve ekonomik gücü, pazar alanları, ürünleri ve sosyal içerikli çalışmaları olduğu gibi açıkça ortaya konulmalıdır.

Yani SDŞ yi oluşturan ortaklar şirketten ve diğer ortaklardan gizli iş yapmamalı şirketi ilgilendiren her türlü faaliyetini şirkete ve ortaklarına bildirmeli ve onlara karşı daima samimi olmalıdır. Bu aynı zamanda modern işletmecilik anlayışının da bir gereğidir.

3.2.4.Ortakların Birbirleriyle Rekabet Etmemesi Sorumluluğu

SDŞ yi oluşturan ortaklar yurt dışı pazarlarda şirket ile rekabet edemez. Çünkü SDŞ’ lerin amacı ortakların ürünlerinin dış pazarlarda her türlü tanıtımı, pazarlanması ve ihracıdır. Yine böyle bir davranış tarzının şirket imajı açasından iyi sonuçlar doğurmayacağı da ortaklar tarafından gözardı edilmemesi gereken bir husustur.

3.2.5.Her Türlü Katılımlarda Ortaklara Bilgi Verilmesi Sorumluluğu

SDŞ’ yi oluşturan ortaklar, yönetim kurulunun kabul ettiği, yurt içi ve yurt dışı etkinliklere katılmak, her türlü desteği vermek, şirketin ihracat yapmaya karar verdiği ülkelerin standartlarına ve kalitesine uygun üretim yapmak, şirketin pazarlarına ve ihracat çalışmalarına uygun alt yapı ve kapasite artırımı çalışamalarını yaparak kendilerine gelecek olan ihracat tekliflerini doğruluk, açıklık ve rekabet etmeme ilkeleri

doğrultusunda şirkete bildirmek ve teklifin şirket üzerinden değerlendirilmesini sağlamak zorundadırlar. Bu da diğer ortaklara örnek olacak bir davranış tarzıdır. Yani yapılan faaliyetlerdeki

sorumluluk, şirketteki en üst yöneticiden ortakların işletmelerinde çalışan en alt kademede çalışan işçisine kadardır.

3.3.Kobi’ lere ve SDŞ’ lere Yönelik Yardım ve Destekler

Yukarıda üzerinde sıkça değindiğimiz SDŞ statüsü oluşturmanın en büyük amacı KOBİ’ lerin ihracat sektörü içerisinde tam olarak desteklenmesini sağlamaktır.Buradan hareketle teknolojinin hızla yenilendiği, uluslararası pazarlamanın elektronik ortamda yapıldığı, bankacılık hizmetlerinin bireyselleştiği, ekonomilerin küreselleştiği 20’nci yüzyılın son çeyreğinde, ihracatçılarımızın dünya pazarlarında geri kalmamaları ve rekabet edilmelerini teminen devlet tarafından bazı desteklerin verilmesi konusu ekonominin gündeminde öncelikli olarak yer almıştır.

AB ve GATT normlarına uygun olarak 1 Haziran 1995 tarih ve 22300 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Fransada örneği görülen ve ana sanayi-yan sanayi, diğer bir deyişle, büyük firma -küçük firmalar arası ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan ve ana hatlarıyla aşağıda belirtilecek olan, bölgeler arası farklılıklardan kaynaklanan ekonomik ve sosyal dengesizliklerin ortadan kaldırılmasına, yeni eğitim fırsatlarının sağlanarak istihdamın artırılmasına, özellikle yeni ürün, üretim sistemi ve teknoloji kullanan sektörlerde araştırma ve geliştirme programlarının uygulanmasına, aynı üretim dalında faaliyet gösteren küçük ve orta ölçekli işletmelerin örgütlenmelerine, çevre sorunlarının önlenmesi için sanayinin yeniden yapılanmasına, tarım ürünlerimizin desteklenmesine,

ürünlerimizin uluslararası alanlarda tanıtımına ve pazarlanmasına ilişkin “İhracatta Devlet Yardımları” şu şekildedir.

3.3.1.Araştırma-Geliştirme Yardımları

Bir taraftan dünyada meydana gelen teknolojik gelişmeler, diğer taraftan küreselleşmenin etkisiyle rekabetin ulusal sınırların dışına taşması, işletmelerin sürekli olarak yenilikler yapma çabası içine girmelerine neden olmuştur. Dünyanın bir çok yerinde üretimini ve kalitesini artırmak isteyen işletmeler araştırma-geliştirme (Ar-Ge) faaliyetlerine daha fazla zaman ve para ayırmaktadırlar.Yine teknolojinin merkezi olarak bilinen pek çok ülke Ar-Ge faaliyetlerine gayri safi milli hasılasından önemli bir bölüm ayırarak bu duruma geldiklerini sürekli olarak dile getirmektedirler. Ülkemizde ise son zamanlarda meydana gelen bu değişme ve gelişmeler ile KOBİ’lerimizin bazı istisnalar dışında Ar-Ge faaliyetlerinin henüz yok denecek kadar az olması ilgili kuruluşları harekete geçirmiş ve “Küçük ve Orta Boy İşletme (KOBİ) Yatırımlarında Devlet Yardımları” kapsamında Kobi’lerimize Ar-Ge desteği de verilmesi karara bağlanarak, onların bu gelişmeleri yakından takip edebilme güçlerinin artırılmasına çalışılmıştır.

3.3.1.1. AR-GE Faaliyetlerinde Bulunan Kuruluşların Proje Bazında Desteklenmesi

Buradaki amaç AR-GE kaps***** giren her türlü, laboratuvar çalışmaları, tasarım ve çizim çalışmaları, prototip üretimi, deneme üretimi, pilot tesisin kurulması, patent ve lisans çalışmaları, satış sonrası sorunların giderilmesi gibi faaliyetlerin desteklenmesi amaç edinilmiştir.

Kuruluşlar Ar-Ge harcamalarına ilişkin hazırlanan belgelerle, altışar aylık dönemler itibariyle doğrudan TÜBİTAK’ a müracat ederler. Şirketlerin Ar- Ge harcamalarının en çok 3 yıl süreyle % 50 si geri ödenir.

3.3.1.2. Ürün Geliştirme ve Stratejik Odak Konuları Projelerine Sermaye Desteği

3.3.1.2.1.Ürün Geliştirme Projelerine Sermaye Desteği

Yeni ürün geliştirilmesi veya mevcut ürünlerin rekabet gücünün yükseltilmesine ya da bu amaçla üretim yöntemi, sistemi ve tekniklerinin araştırılmasına ve geliştirilmesine yönelik Ar-Ge projelerine sermaye desteği verilmesidir. Bu desteğin miktarı azami 1 milyon ABD doları olmak üzere ve iki yıl süreyle %50 oranında olup, müracat edilecek yer Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV) dır.

3.3.1.2.2.Stratejik Odak Konuları Projelerine Sermaye Desteği

Hangi alanlarda teknolojik projeler yürütülmesinde yarar bulunduğunu veya Ar-Ge faaliyetlerinin ülkemizde gelişip yaygınlaşması için alınması gereken önlemleri tespit eden projelerdir. Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı ve Dış Ticaret Müşteşarlığı tarafından yapılan incelemeler sonucu desteklenmesine karar verilen projeler:

- Kavram geliştirme,

- Teknolojik/Teknik ve Ekonomik yapılabilirlik etüdü,

- Geliştirilen kavramdan tasarıma geçiş sürecinde yer alan laboratuvar çalışmaları v.b çalışmalar,

- Tasarım ve çizim çalışmaları,

- Pilot tesisin kurulması,

- Deneme üretimi,

- Patent ve lisans çalışmaları,

- Satış sonrası sorun giderme hizmetleri’ni

kapsamaktadır.

Bu projelerin 1 yıl süreyle azami destek miktarı 100.000 ABD doları olup, projenin tüm giderleri sağlanacak destekle karşılanır.

3.3.2.Çevre Maliyetlerinin Desteklenmesi

Ulusal ve uluslararası çevre korunması mevzuatlarının neden olduğu,

- Çevre standartlarına uygunluk belgesi ve logosu almak için yaptıkları harcamalar ile,

- Ürünün ve ambalajının çevre standartlarına uygunluğunun kontrolü için yaptırılması gerekli laboratuvar testlerine ilişkin harcamaların 1000 ABD doları olmak üzere%50 sinin,

- Çevre korunmasına yönelik tesisleri bulunan organize sanayi bölgelerinde üretimde bulunan firmalar ile hassas eko sistemlerinin bulunduğu bölgelerde atık kontrolüne yönelik kamu yönetimindeki ortak tesislerden yararlanan işletmelerin bu tesislerden yararlanmaları ile ilgili belgelendirilmiş harcamaların firma başına yıllık 2000 ABD doları geçmemek kaydıyla %25’ inin, bu karar kapsamında desteklenmesi öngörülür.

Bu konudaki başvurular işletmelerin bulunduğu ihracatcı birliklerine yapılır. İhracatçı birlikleri uygun gördükleri başvuruları ve bunların destek miktarlarını Dış Ticaret Müsteşarlığı’na bildirirler. Dış Ticaret Müsteşarlığı da uygun gördüğü başvurular hakkında gerekli çalışmaların yapılması konusunda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’na talimat vererek işletmelerin desteklenmesi sağlanır ve işletmeler bu şekilde talep ettikleri yardımları alabilirler.

3.3.3.Pazar Araştırması Desteği

Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın belirlediği hedef pazarlarda ürün ve firma tanıtımını gerçekleştirmek üzere, Pazar araştırması desteği KOBİ’ ler ve SDŞ’ lerin tanıtım faaliyeti için yapacakları harcamaların;

- En fazla 500 ABD Doları olmak üzere, ilgili firma temsilcisinin gidiş dönüş uçak bileti ,

- Tanıtım faaliyetinde bulunulacak ülkede basın ve reklam araçlarında yer alacak 3000 ABD Dolarını geçmemek üzere tanıtım harcamaları,

- İlgili ülkeye götürülecek olan numune ürünün uçakla yapılacak taşıma masrafının 500 ABD Dolarını geçmemek üzere %50 sinin,

desteklenmesini kapsamaktadır.

Firmaların Pazar araştırması desteğinden yararlanabilmesi için, yapılan faaliyetlerle ilgili gidiş-dönüş uçak biletini, tanıtım yaptıkları ülkelerdeki basın-reklam harcamalarının ve ilgili ülkeye götürülen numune ürünün uçakla taşıma masrafının belgelerini bölgede bulunan İhracatçı Birliklerine vermeleri yeterlidir. İncelemeler sonunda durumu uygun görülen firmaların ödemeleri DTM’ nın talimatı ile Merkez Bankasınca yerine getirilir.

3.3.4.Yurt Dışı Ofis Ve Mağaza İşletme Tanıtım Faaliyetlerinin Desteklenmesi

Yurt dışında ofis ve mağaza açacak firmaların,

- İki yıl süreyle ve 500 ABD Dolarını geçmemek şartıyla, Türkiye dışında ofis ve mağaza açılması esnasında varlıkların bir kereye mahsus alımlarından doğacak masraflarının %10’ u,

- İki yıl süreyle ve 10.000 ABD Dolarını geçmemek şartıyla Türkiye dışında kiralanacak ofis ve mağazanın kira masrafının %50’ si,

- İki yıl süreyle ve 10.000 ABD Dolarını geçmemek şartıyla, Türkiye dışında ofis ve mağazası olan firmaların reklam masraflarının %20’ si,

desteklenmektedir.

Bu konudaki uygulama bölgede bulunan İhracatçı Birlikleri tarafından yürütülür.

3.3.5.Yurt Dışında Düzenlenen Fuar ve Sergilere Milli Düzeyde Veya Bireysel Katılımın Desteklenmesi

Burada, yurt dışında düzenlenen fuar ve sergilere bireysel veya organizatör firmaların organizasyonuyla katılacak firmaların katılımı desteklenmektedir.

- Milli katılımlarda iştirakçi firmaların desteklenmesi,

-Fuara katılacak olan firmaların, organizatör firmaya metrekare üzerinden ödeyecekleri katılım ücretinin 30 metrekareyi geçmemesi ve ödenecek miktarın da firma başına en fazla 5000 ABD dolarını aşmaması şartıyla %40’ ı,

- Yurt dışında bireysel olarak katılan firmaların, organizatör kuruluşa ödeyeceği yer kirası, stand inşaası ile dekarosyona ilişkin giderlerinin 30 metrekare’ ye kadar %40’ ı,

- Fuar mallarının nakliyesine ilişkin olarak her bir metrekare için 75 kğ. veya 1/4 metre küp’ ü geçmeyecek şekilde hesaplanacak nakliye giderlerinin %40’ ı karşılanır.

- Ödenecek miktar firma başına en fazla 6000 ABD Dolarıdır.

Bu uygulama için müracaat bölgede bulunan İhracatcı Birlikleridir. Desteklenecek olan firmalar Dış Ticaret Müsteşarlığı’ nca belirlenir. Bir firmaya aynı fuar için üç defadan fazla destek verilmemektedir.

3.3.6.Uluslararası Nitelikteki Yurt İçi İhtisas Fuarlarının Desteklenmesi

Türkiyede Dış Ticaret Müsteşarlığı’nca belirlenen kriterlere uygun uluslararası nitelikte ihtisas fuarı düzenleyen yerli organizatörlerin fuar öncesinde ve fuar süresince gerçekleştirecekleri;

- 5000 ABD Dolarını aşmamak şartıyla fuarın içeriği ile ilgili seminer, konferans, panel ve ödüllü yarışmalara ilişkin giderlerin %50’ si,

- 25.000 ABD Dolarını aşmamak şartıyla, tanıtım ve promosyon faaliyetlerinin %50’si,

- 15.000 ABD Dolarını aşmamak şartıyla, Ticaret Müşavirliklerince uygun görülerek organizatör firma tarafından önerilen fuara davet edilen önemli yabancı müşterilerin ulaşım giderlerinin %50’ si, desteklenecektir. Bu uygulama bölgedeki İhracatçı Birlikleri aracılığıyla yürütülür.

Bu karar tasarılarıyla planlanan düzenlemeler ise;

- KOBİ, SDŞ ve Üretici Derneklerine Yönelik Pazar Araştırması Desteği ile, potansiyel pazarlar hakkında bilgi sağlanması,

- Çevre Maliyetlerinin Desteklenmesi ile KOBİ’ lerin ISO 9000, 14000 serisi, CE işareti ve uluslararası diğer belgeler için yapılan belgelendirme masraflarının desteklenmesi,

- Eğitim Desteği ile KOBİ ve SDŞ’ lerin eğitim faaliyetlerinin desteklenmesi,

- İstihdam Artırıcı Çabaların Desteklenmesi ile 1-50 arasında işçi çalıştıran Küçük İşletmelerin bünyelerinde bulunmayan işletmeci ve mühendis veya üretim konusu gereği spesifik alanda uzman eleman ihtiyacının karşılanması,

- Yurt Dışı Ofis-Magaza Desteği ile mevcut destek miktarlarının yükseltilmesi ve SDŞ’ lere yeni ek imkanların sağlanması,

- Patent, Faydalı Model ve Endüstriyel Tasarım Tescili Desteği ile gerçek kişilerce yapılan söz konusu faaliyetlerin desteklenmesi, şeklinde özetlenebilir.

3.4.Dahilde İşleme Rejimi

Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın 05.01.1996 tarih ve 22514 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan İhracat 96/1 Kararı ile DTSŞ ile SDŞ’ lerine, müracat döneminden önceki takvim yılı içerisinde gerçekleştireceği ihracatın yarısı kadar, imalatçı- ihracatçı firmalara, ihracat süresi, müracat tarihinden geriye doğru bir yıl içerisine giren ve ihracat taahhütleri kapatılmış belgeler kapsamında toplam 500.000 ABD dolarından az olmamak şartıyla gerçekleştirdikleri kadar, dahilde işleme rejimi kapsamında yapacakları ithalatlarına, teminat yerine geçmek üzere, bu ithalattan doğacak her türlü vergi tutarının %1’i nakit olarak Eximbank nezdinde bulunan “teminat sigortası” hesabına yatırılmasını müteakip ilgili gümrüklerce müsaade ediliyordu.

Daha sonra ise, 12.4.1997 tarih ve 22967 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Dahilde İşleme Rejimi Tebliğ’nde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ (97/10) DTSŞ ile SDŞ’lerine, Türk Eximbank’ın Merkez Bankası nezdindeki “teminat sigortası” hesabına, ithalattan doğan gümrük vergilerinin tutarının %1’ini yatırmaları halinde, son bir yıllık ihracatları kadar, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında gümrük vergileri teminata bağlanmadan ithalat yapabilecekleri karara bağlanmıştır.DTSŞ ve SDŞ’ler teminata bağlanmadan ithal edebilecekleri mal tutarı miktarı artırılmıştır.

3.5.SDŞ’lere Bürokratik İşlemlerin Azaltılmasına Yönelik

Gümrük Müsteşarlığı’nın Tebliğ’i (27.09.1995 tarih ve 22417

sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Gümrük Genel Tebliğ’i)

Onaylanmış İhracatçı Yetkisi:

Buradaki amaç basitleştirilmiş işlemler çerçevesinde yapılan uygulamanın temelinde, sık sık A-Tr Dolaşım Belgesi düzenlemesini gerektiren ihracat işlemlerinde bürokrasiyi en aza indirmektir. Bu uygulama ile, bürokratik işlemler azaltılmış, KOBİ ve SDŞ yardımlarından yararlanmak isteyen şirketlerin Ankara’ya gitmeden başvurularını yapmalarına imkan sağlanmıştır.

Sonuç olarak Aralık 1995 - Şubat 1997 döneminde bu devlet yardımlarından yararlanan işletmelerin;

-AR-GE yardımında %53’ ünü

- Çevre Yardımında %90’ ını

- Pazar araştırması yardımında %100’ ünü

- Yurt dışı fuarlara katılım yardımında %80’ ini,

- Yurt dışı ofis-mağaza yardımında 550’sini,

KOBİ’ ler oluşturmaktadır.

3.6.Sektörel Dış Ticaret Şirketlerinin Yararları

Kobi’ lere, ihracatta yeni bir örgütlenme modeli olan Sektörel Dış Ticaret Şirketleri’nin sağlayacağı bazı yararlar vardır. Bunları şu şekilde sıralayabiliriz.

-Aktif dış pazarlama faaliyetleri ile yurt dışı temsilcilikleri ve oluşturulan müşteri portföyü sayesinde, yurtdışında yeni pazarlar bulunmasına aracılık eder.

- Dış ticarette, ortakların her türlü ithalat ve ihracat işlemlerinde kolaylık sağlayarak onlardan bu yükü kaldırır.

-Dış pazar araştırması yaparak ortakların her türlü ithalat ve ihracat işlemlerinde ve uygulamalarında Know-How hizmeti sağlayarak onlardan bu yükü kaldırır..

- Kredi konusunda kolaylıklar sağlayarak ortaklarına her türlü kredinin, yardım ve desteğin kısa sürede sağlanmasında ve dağıtılmasında en uygun şartları oluşturur.

- İhracatta hızlı KDV geri ödemesi ile, SDŞ üzerinden gerçekleştirilecek olan ihracat işlemlerinde KDV işlemleri çok kısa sürede yapılmakta ve imalatçı ortaklara aktarılmaktadır.

- Ortaklarının her türlü sigorta, gümrükleme ve taşıma işlemlerini kısa sürede ve en düşük maliyet düzeyinde gerçekleştirme imkanını sunmasının yanında, yurtdışı işletmelerden gelen teklifleri değerlendirerek, kendisini oluşturan işletmelere ulaştırmakta ve onlara ucuz “yatırım danışmanlığı” hizmetleri vermektedir.

- Yurt dışı fuarlara katılım organizasyonu yaparak stand bazında veya sadece ziyaretci olarak katılmak isteyen ortaklarına bu imkanları sağlamaktadır.

- Ürünlerin Avrupa standartlarına uygunluğunun belgelenmesi işlemleri ile Avrupa ülkelerine yapılacak ihracat işlemlerinde bazı ürünlerin satışı için gerekebilecek uygunluk belgelerinin (CE,E,e) alınması çalışmaları çok hızlı ve ekonomik bir şekilde sağlanmaktadır.

- Ortaklar imalatla uğraşırlarken, SDŞ onların pazarlarını, müşterilerini, kredilerini ve ihtiyaç duydukları hammaddeyi temin ederek zamandan tasarruf sağlamaktadır.

- SDŞ’ yi oluşturan ortakların devlet tarafından verilen desteklerden SDŞ aracılığı ile çok daha büyük oranlarda yararlanmaları mümkün olmaktadır.

- Ortak sayısının fazla olması nedeniyle küçük sermayelerin birleştirilmesi ile büyük sermaye birikiminin oluşturulmasına ve kullanılmasına katkıda bulunur.

4. SONUÇ VE ÖNERİLER

Şimdiye kadarki olan açıklamalardan ve incelemelerden de anlaşılıyor ki; Sektörel Dış Ticaret Şirketleri, Türkiye’de önemini ve değerini ispatlama durumuna ve aşamasına gelmişlerdir. Gerek sanayi gerekse üniversite çevrelerinden artık bir çok kesim SDŞ’ler ile ülkenin ihracatına bir ivme kazandırılacağı şeklinde görüşler dile getirmektedirler.

Öyleki, kanunun yürürlüğe girdiği andan itibaren, bir araya gelen 662 işletme; tekstil ve konfeksiyon sektöründe 7, gıda sektöründe 2, otomotiv yan sanayiinde 1, yazılım alanında 1, makine halısı ve dokumada 1, mobilyada 1, plastik işleme sektöründe 1 olmak üzere, toplam 14’ Sektörel Dış Ticaret Şirketi kurmuştur. Bu sayının ise yıl sonunda işlemleri devam edenler ile birlikte 20-25’ i bulacağı tahmin edilmektedir.

Bugüne kadar Türkiye’nin ihtacatındaki artışın büyük ölçüde geçici, konjonktürel satışlarla gerçekleştirilmiş olması, hala ülkemizin

mallarının dış pazarlarda yaygın, sürekli ve kalıcı bir şekilde pazarlanamaması sorununu beraberinde getirmektedir. Kanımızca bu sorunlara KOBİ’ lerin ihracatta yeni bir örgütlenme modeli olan SDŞ’ ler aracılığıyla çözümler aranarak, ülke ihracatındaki gelişmelerin kalıcı, yaygın ve sürekli olması sağlanabilir.

Buradan hareketle SDŞ kurmak isteyen KOBİ’lere önerilerimizi şu şekilde sıralayabiliriz;

- Her şeyden önce kurucularının ihracat işlemlerinde şirketlerine güvenmeleri ve inanmaları gerekmektedir.

- SDŞ’ yi kuracak olan KOBİ sayısının mümkün olduğunca fazla olması çok daha iyi sonuçlar verebilir.

- Sermaye ödemelerinin kısa sürede yapılması gibi bir anlayış her şeyden önce çok sağlam bir finansal yapıyla başlamak için SDŞ’ lere büyük avantajlar sağlayacaktır.

- Ortakların ihracata yönelik ürünlerinin üretiminin SDŞ’ lerin pazarlama yapacağı ülkelerin standartlarına uygun olması ve söz konusu firmanın’da bu konuda istekli ve samimi olması gerekmektedir.

- SDŞ kurmaya çalışan işletmelerin her şeyden önce ihracat ve ilgili sektör konusunda bilgi ve deneyim sahibi olan kişileri bulması ve yetiştirmesi gerekmektedir.

- Birleşmeye karar verildiği andan itibaren öncelikle SDŞ’ yi yönetecek profesyonel kişilerin ve kadroların hemen oluşması, ortaklar arasında çıkabilecek muhtemel potansiyel çatışmaları engelleyici bir davranış tarzı olabilir.

- SDŞ’ lerin yapacağı her türlü faaliyetlerin tüm ortaklar tarafından desteklenebilmesi için onlara gerekli bilgilerin periyodik raporlar ve toplantılarla bildirilmesi ortakların şirkete olan güvenini artırarak ilişkilerini olumlu yönde geliştirir.

- Diğer SDŞ’lerle iletişime geçilerek biran önce SDŞ’ler koordinasyonu ve SDŞ’ler üst birliği kurulmalıdır.

- SDŞ’lerce gerek kendi personeline gerekse ortaklarının personeline yönelik çok yönlü eğitim proğramları uygulanmalıdır. Çünkü ekonomik büyüme sorunlarının sermaye formasyonu yetersizliğinden kaynaklanan sıkıntıları küçük sermayelerin birleştirilip akılcı bir yöntemle, verimli alanlarda işletilmesiyle yok edilmesi mümkün olabilmekte ve bunları sağlayabilmek için de iyi bir eğitim görmüş yönetici ve personele ihtiyaç duyulmaktadır.

- Şirket kültürünün oluşturulması yönünde çalışmalar yapılmalıdır.

-SDŞ merkezine alınacak her türlü araç ve gereçlerin başlangıç aşamasında ortaklardan sağlanması ile şirketin ilk aylardaki masraflarının bir bölümü azaltılarak bu yönde azda olsa rahatlaması sağlanabilir.

- SDŞ ve onu oluşturan ortaklar ile ilgili bir tanıtım programı uygulanarak (afiş, broşür, gazete, el kitabı, film, kurs, seminer vb) ortaklar ile diğer kişi ve kuruluşlara bu yönde bilgi verilmelidir.

- SDŞ’lerin ortaklarına dünya fiyatlarına uygun finansal destek sağlamak için çok boyutlu çalışmalar yapılmalı ve bunlara süreklilik kazandırılmalıdır.

- SDŞ ve çalışma alanı ile ilgili her türlü bilimsel çalışmalara destek verilmelidir. Böyle bir davranış hem şirkete hem ilgili sektöre hem de Türk bilimine önemli ölçüde katkılar sağlayacaktır. Üniversite çevrelerinin SDŞ’lere yönelmesi iyi bir kamuoyu oluşturma bakımından anlamlı sonuçlar doğurabilir.

- SDŞ’lere uygulanan yardım ve desteklerin artırılması yönündeki girişimler her seviyede devamlı yapılmalıdır.

- Bir çok çevre tarafından tartışma konusu yapılan, SDŞ kurmak için gerekli olan normal yörelerde en az 10, kalkınmada öncelikli yörelerde en az 5 kurucu ortak olmalıdır, düşüncesi tam olarak anlatılmalıdır. Çünkü, bir çok çevre bu işi 2,3 … işletme bir araya gelerek de yapabileceklerini ileri sürmektedirler.

- SDŞ’lerin denetim sorununu ortadan kaldırıcı yasal çalışmalar biran önce yapılmalıdır.

- SDŞ’lere kuruluş aşamasında ortaklarının mamullerini kolaylıkla pazarlayabilmesi için, devletin ilgili kuruluşları tarafından pazarlama konu ve tekniği ile pazar bulma mevzularında yeter düzeyde destek verilmelidir.

- Gümrük Birliği’ne uyum mevzuatları, Gümrük Kanunu ve Rekabet Kanunu’nun eksikleri hızlı bir şekilde giderilmeli ve bir an önce ilgili kuruluşlar tarafından bütün SDŞ’leri içine alacak şekilde kapsamlı bir SDŞ’ler Kanunu hazırlanarak uygulamaya geçirilmelidir.

- SDŞ’ lerimizin çeşitli ülkelerdeki benzerleri ile iletişim sağlanmasında gerekli girişimler yapılmalıdır.

- KOBİ’ lerimizin, AB standartlarından ve GB mevzuatlarından habersiz olma sorunları SDŞ bünyesinde yapılacak çalışmalarla giderilmelidir.

- Sektörel Dış Ticaret Şirketleri, ortaklarının AB’nin kredilerinden yararlanmaları için projeler üreterek onlara bu yönde çok olumlu yardımlar sağlayabilir. Bu projeler örneğin, KOBİ’ lerimizin AB ile boy ölçüşmesinde önemli bir yer tutan teknoloji yenileme konusunda olabilir.

- Yine işletmelerin gelecekte ayakta kalabilmesi, başka işletmeler ya da işletme gruplarıyla ortak girişimlerde bulunmalarına bağlı olmaktadır. Bu nedenle de birleşmeyen böyle bir örgüt çatısı altında faaliyet göstermeyen işletmeleri gelecekte zor günlerin beklemesi kaçınılmazdır.

Anlaşılan şudur ki, ihracatımızda önemli bir sıçrama yapabilmek ancak KOBİ’lerimizin ihracata yönlendirilmesi ile mümkün olmaktadır. Bu nedenle KOBİ’lerimizin dış pazarlar konusunda bilgilendirilmesi ve özellikle finansal açıdan desteklenmesi çok önemli bir konudur.Bu bakımdan öncelikle SDŞ’ye sağlanan destek ve teşvikler daha cazip hale getirilmeli ve KOBİ’lerimizin bir araya gelerek bu tür şirketler kurmaları desteklenmelidir. Ayrıca, ihracata yeni başlayan ve ihracat potansiyeli olan KOBİ’lerimizin ürün geliştirme ve teknoloji yenilemeye yönelik yatırımları, her türlü teşvik edilmelidir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 09-04-08, 16:41   #2
lron_Maiden

Varsayılan C: Küçük İşletmelerin Sektörel Dış Ticaret Şirketleri Olarak Örgütlenmeleri


teşekkürler eline sağlık
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat