Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 27-08-07, 21:54   #1
Mr.SaW

Varsayılan Milli Gelir Kavramı


Milli Hesaplar sisteminde en önemli yeri milli gelir hesapları tutmaktadır. Milli gelir hesapları bir ülkenin kalkınma ve ekonomik gelişme durumunu, iktisadi faaliyetlerden yaratılan gelirini gösterir. Bu hesaplar kalkınma plan ve programlarının hazırlanmasına esas olan verileri teşkil eder.

Ekonomi politikalarının etkisini ve başarı derecesini ölçmekte en önemli rolü oynayan milli gelir hesapları bu seviyeye uzun yıllar süren çalışmalar sonucu ulaşmıştır. Bu çalışmaların temeli bir ekonomideki toplam geliri hesaplama esasına dayanmaktadır. Gayri Safi Milli Hasıla hesaplarına geçmeden önce bu hesapların tarihsel gelişimi, temel kavramları ve tahmin yöntemleri ile ilgili açıklamalar bu bölümde verilmiştir.

MİLLİ GELİRİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Milli Gelir tahminleri ile ilgili ilk çalışmalar l7. yüzyılda İngiltere'de ve Fransa'da başlamıştır. Fransa'da Pierre Boisguillebert, İngiltere'de ise William Petty bu konuyla ilgilenmişlerdir. İlk milli gelir tahmini W. Petty tarafından 1665'de İngiltere için yapılmıştır. Petty hesaplamalarında yıllık gelirin yıllık tüketime eşit olduğu varsayımından hareket etmiştir. Daha sonraki yıllarda İngiltere'de çok sayıda kişisel tahminler yapılmıştır.

Amerika'daki ilk milli gelir tahmini ise l843'de George Tucker tarafından hazırlanmıştır. Bu yüzyılda Avrupa ülkelerinin bir çoğunda da resmi tahminler yapılmaya başlanmıştır. Resmi milli gelir verileri ise l890'larda Avustralya'da yayınlanmıştır.

20. yüzyılda savaş masrafları yüzünden üretim, yatırım, tüketim ve tasarruf deyimleri ön plana çıkmış, bu dönemde toplanılan istatistiki bilgiler milli gelir tahminleri için veri kaynaklarını oluşturmuştur. Amerika'da Simon Kuznets, İngiltere'de Colin Clark hem üretim ve pazarlar hem de milli gelir üzerine araştırmalar yapmaya başlamışlardır. Milli hesaplar sistemi, Lord J.M. Keynes'in l929'daki büyük ekonomik buhrandan sonra makro ekonomik alanda araştırma ve analizlere yeni bir yön vermesiyle çok büyük bir önem kazanmıştır.

Milli gelir üzerine kapsamlı çalışmalar İkinci Dünya Savaşından sonra başlamış, l944 yılında Amerika, İngiltere ve Kanada ortak tanımlar belirlemek amacıyla bir araya gelmişlerdir. Daha sonra l949 yılında uluslararası standartlaştırma çalışmalarına başlanmış, l952'de A Standardized System of National Accounts (SNA) yayınlanmıştır. Birleşmiş Milletler 1968 ve 1993 yıllarında SNA'yı yeniden düzenleyerek yayınlamıştır. Türkiye'de de milli gelir hesapları SNA tavsiyeleri doğrultusunda yapılmaktadır.

Ülkemizde bu konuya ilgi l928 yılında başlamış, l929 yılında uzman Camilla Jacguart milli gelir tahmini yapmakla görevlendirilmiş, ama veri toplama güçlüğü nedeniyle bu çabalar sonuçsuz kalmıştır.

l935 yılında milli gelir tahmini hazırlama görevi İktisat Bakanlığı Konjoktür Servisi ve Alman istatistikçi Franz Eppeinstein'e verilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda l927, l933, l934 yılları daha sonraları ise 1935 ve 1936 yılları için, 1947 yılında da, İstatistik Genel Müdürlüğü tarafından 1942,1943 ve 1944 yılları için milli gelir tahminleri yapılmış ve yayınlanmıştır.

Bu girişimleri birçok kişisel milli gelir tahmini çalışmaları izlemiştir. Bunlar Şefik Bilkur'un l943 yılı, Şefik İnan'ın 1949 yılı, Vedat Eldem'in l929 ve 1945 yılları milli gelir serileridir.

Milli Gelir hesaplarıyla ilgilenecek özel bir daire olmadığından l950 yılına kadar çalışmalar düzenli bir şekilde yürütülememiştir. l950 yılında Milli Gelir Etüt Grubu oluşturulmuş, bu grup l95l'de çalışmalarına başlamıştır. Milli Gelir Etüt Grubu Başkanlığında l938, l948-195l yıllarını kapsayacak şekilde milli gelir tahminleri yapılmıştır. Bu tahminler Milton Gilbert'in tavsiyeleri uyarınca tekrar gözden geçirilmiş ve bunlara ilaveten l952-1953 tahminleri hazırlanmıştır.

Bu tarihten sonraki yıllarda çalışmalar devam etmiş; özellikle planlı kalkınma dönemine geçildikten sonra milli gelir tahminleri büyük önem kazanmıştır. l960 yılında Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuş ve bu Teşkilat l96l-7l dönemi boyunca ayrı bir seri hazırlamıştır. İki farklı resmi milli gelir serisinin yurt içinde ve dışında yarattığı sakıncaları gidermek, daha güvenilir kaynakların, 1968 SNA tavsiyelerinin ve yeni gelişen yöntemlerin kullanılmasını sağlamak amacıyla 1971'in ikinci yarısında DİE ve DPT teknik elemanlarından bir çalışma grubu oluşturulmuştur. Bu grup cari fiyatlarla ve sabit fiyatlarla milli gelir hesaplama metodolojisini yeniden düzenlemiş ve 1962-1971 dönemine ait yeni bir milli gelir serisi hazırlamıştır. Çalışma grubunun yaptığı etüdler ve hesaplar DİE tarafından biri Ocak 1972'de diğeri Haziran 1972'de düzenlenen Milli Gelir Ulusal Kollokyumlarında ayrıntılı olarak tartışılmıştır. İki ayrı serinin ortaya çıkarttığı sorunları çözme çabaları bu tartışmaların ışığı altında son şeklini alan metodolojiye dayanılarak l97l yılında başarılı olmuş, l948-1972 yılları için tek bir milli gelir serisi oluşturulup yayınlanmıştır.

l980 yılından itibaren Gayri Safi Milli Hasıla yıllık gelişmeyi gösterecek şekilde üçer aylık verilere göre yılda dört kez hazırlanmaya başlanılmıştır. Ancak bu hesaplamalarda karşılaşılan güçlükler dolayısıyla, l985 yılından itibaren "l968 sabit fiyatları" ve "cari üretici fiyatları" dikkate alınarak yapılan GSMH tahminlerinin ilki, yılın ilk altı aylık verilerine dayanılarak, ikincisi dokuz aylık verilere dayanılarak üçüncüsü de on iki aylık verilere dayanılarak kullanıma sunulmuştur.

Ekonomideki değişimleri daha kısa zaman aralıkları içinde izlemek amacıyla l990 yılında üçer aylık dönemler itibariyle Gayri Safi Milli Hasıla hesapları çalışmasına başlanılmış ve l987 yılından bu yana dönemler itibariyle GSMH serisi oluşturulmuştur. GSMH hesaplarını daha güncel bir yapıya getirmek amacıyla yıllık hesaplamalarda l968 olan temel yıl yerine l987 yılı temel alınmıştır. Dönemler itibariyle GSMH hesaplarında kapsam genişletilmiş, daha önce kapsanamayan bazı maddelerle ekonomik alt sektörler sisteme dahil edilmiştir.

Aynı yıl DİE harcamalar yöntemiyle Gayri Safi Yurtiçi Hasıla hesaplanması çalışmalarına başlamıştır. Daha önceki çalışmalarda özel tüketim harcamaları GSYİH'dan diğer harcama kalemleri çıkarıldıktan sonra bulunuyordu. Yeni çalışmada bu kalem mal akımı yöntemiyle hesaplanmıştır. Harcama yöntemiyle GSYİH serisi 1987 yılından bu yana dönemler itibariyle yayınlanmaktadır. Halen milli gelirin gelir yöntemiyle hesaplanması çalışmaları sürdürülmektedir.

Bu yayındaki seriler 1968 SNA'e uygun olarak hazırlanmıştır. DİE yakın bir gelecekte 1993 SNA tavsiyelerini izleyerek, buna göre serileri revize edecektir.

MİLLİ GELİR KAVRAMLARI

Milli gelir bir ülkede belli bir dönemde mal ve hizmet üretiminden doğan üretim faktörleri gelirlerinin toplam parasal değerini, diğer bir deyişle, milli ekonominin bir yıl içinde yarattığı toplam net hasılayı ifade eder. Milli gelir ekonomi bütününde para akımını değil, reel olarak mal ve hizmet akımını belirtir, ama bu akım sadece fiyatlarla ifade edilebilir.

Ekonominin zaman içindeki durumunu gösteren milli gelirin altı ölçüsü vardır;

l- Gayri Safi Yurtiçi Hasıla
2- Gayri Safi Milli Hasıla
3- Safi Milli Hasıla
4- Milli Gelir veya Faktör Fiyatlarıyla Safi Milli Hasıla
5- Kişisel Gelir
6- Harcanabilir Gelir

l- Gayri Safi Yurtiçi Hasıla


GSYİH, bir ekonomide yerleşik olan üretici birimlerin belli bir dönemde, yurtiçi faaliyetleri sonucu yaratmış oldukları tüm mal ve hizmetlerin üretim değerleri toplamından bu mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılan girdiler toplamının düşülmesi sonucu elde edilen değerdir.

2- Gayri Safi Milli Hasıla


Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya Dış Alem Net Faktör Gelirleri değerinin eklenmesiyle Gayri Safi Milli Hasıla elde edilir.

GSMH= GSYİH + Dış Alem Net Faktör Gelirleri

3- Safi Milli Hasıla
Safi Milli Hasılaya, Gayri Safi Milli Hasıla'dan üretim sırasında kullanılan sabit sermaye unsurlarında o yıl içinde meydana gelen aşınma ve eskime payları yani amortismanlar çıkarıldıktan sonra ulaşılır.

Safi Milli Hasıla = GSMH - Amortismanlar

4- Milli Gelir veya Faktör Fiyatlarıyla Safi Milli Hasıla


Gayri safi milli hasıla ve safi milli hasıla piyasa fiyatlarıyla ölçülen büyüklüklerdir.Ama piyasa fiyatları faktör ödemesi olmayan dolaylı vergileri de içerir. Safi milli hasıladan sektörlerin o yıl içinde ödedikleri dolaylı vergilerin düşülmesi, devletin görev zararı karşılığı olarak üreticilere verdiği sübvansiyonların eklenmesiyle milli gelir değerine diğer bir tanımlamayla faktör fiyatlarıyla net milli hasılaya varılmaktadır.

Milli Gelir = Faktör Fiyatlarıyla Safi Milli Hasıla

Milli Gelir = Safi Milli Hasıla - Dolaylı Vergiler + Sübvansiyonlar

5- Kişisel Gelir


Kişisel gelir, vergilerden önce kişilerin eline geçen harcanabilir gelirdir. Başka bir tanıma göre kişisel gelir üretim faktörü sahiplerinin bir dönem içinde fiilen elde ettikleri gelirlerin toplamıdır.

Kişisel gelire milli gelirden kurumlar vergisi, dağıtılmamış firma kârları, sosyal güvenlik paylarının çıkarılması ve elde edilen değere transfer ödemeleri, devlet borçları üzerinden ödenen faizler ve tüketicilerin ödediği faizlerin eklenmesi ile ulaşılır.

Kişisel Gelir = Milli Gelir - (Kurumlar Vergisi+Dağıtılmamış Firma Kârları+Sosyal Güvenlik Payları) + Transfer Ödemeleri+Faiz Ödemeleri

Kişisel gelir, transfer ya da faiz ödemelerinin arttığı dönemlerde milli geliri aşabilir.

6- Harcanabilir Gelir


Harcanabilir gelir, bireylerin serbestçe kullanabilecekleri gelirdir. Kişisel gelirden dolaysız vergilerin çıkarılmasıyla elde edilen harcanabilir gelir en küçük milli gelir büyüklüğüdür. Bu tanıma göre harcanabilir gelir, bütün kişisel harcamaların ve tasarrufların toplamı olarak da belirtilebilir.

Bu ölçütlerden; Gayri Safi Milli Hasıla ekonominin toplam üretim kuvvetini, net milli hasıla net ekonomik başarıyı, milli gelir ise ülke sakinlerinin ortalama gelir ve satın alma gücünün seviyesini açıklar. Bundan ötürü milli gelir ekonomik refah ölçüsü olarak kullanılmaktadır.

MİLLİ GELİR TAHMİN YÖNTEMLERİ


"Gayri Safi Milli Hasıla Hesaplamaları" uluslararası muhasebe yöntemlerinden biri veya ikisi ya da üç yöntem birlikte kullanılarak yapılmaktadır. Çoğu zaman hesaplama yöntemleri sektörlere göre değişmektedir.

Üretim Yöntemi


Bu yöntemde amaç bir ekonomide aynı mal ve hizmetleri üreten birimlerden meydana gelen faaliyet kollarındaki nihai mal ve hizmet üretim değerlerinin ölçülmesidir. Bir faaliyet kolunda üretilen mal ve hizmetlerin piyasa fiyatlarıyla değerlendirilmesiyle bu faaliyet kolunun gayri safi üretim değerine ulaşılır. Bu üretim değeri üretimde bulunabilmek için kullanılan ara mallarını da kapsar. Üretim yolu ile Gayri Safi Milli Hasıla ise toplam gayri safi üretim değerinden bu ara mallarının değerinin çıkarılması ile elde edilir.

Gelir Yöntemi


Bu yöntemde kişilerin cari mal ve hizmetleri dolayısıyla elde ettikleri faktör gelirleri hesaba alınır. Bunlar; maaş, ücret, faiz, kira ve kâr'dır. Ekonomide elde edilen bu faktör gelirlerinin toplanmasıyla milli gelire ulaşılır.

Harcamalar Yöntemi

Harcamalar yönteminde milli ekonomide belli bir süre içinde tüketime ve yatırıma yapılan harcamalar toplamı olarak Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya ulaşılır. Bu toplamda tamamlanmış mal ve hizmetler ele alınır. Harcama yapılarak elde edilen mal ve hizmetlerin bir kısmı yıl içerisinde ara mal olarak başka mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılır. Bir kısmı ise doğrudan tüketime yatırıma ya da stok veya ihracata gider. Bunlar nihai kullanım olarak adlandırılır.Yıl içerisinde başka bir sınai işlem görmeyerek nihai alıcılar tarafından satın alınan mallar nihai kullanımın kapsamını oluşturur. Bir ekonomide satılan bütün nihai mal ve hizmetlerin toplam değeri nihai kullanım değerine bu ise gayri safi katma değerlerin topl¤¤¤¤¤ eşittir.

Bu üç yöntemde de aynı sonuç elde edilir. Fakat değişik veri kaynaklarına bağlı olarak farklılıklar da gözükebilir. DİE, üretim yöntemi kullanılarak hesaplanan GSYİH'yı ana gösterge olarak kullanmaktadır. Aradaki fark, harcamalar yönüyle GSYİH hesaplarında istatistik hata olarak gözükür.

FAALİYET KOLLARINA GÖRE GAYRİ SAFİ MİLLİ HASILA HESAPLARI
Faaliyet kollarına göre Gayri Safi Milli Hasıla cari fiyatlarla ve sabit fiyatlarla olmak üzere iki kez hesaplanır. Cari fiyatlarla Gayri Safi Milli Hasıladaki gelişmeler, gerçek gelişmeleri yansıtmayabilir. Çeşitli yılların GSMH rakamlarının reel olarak karşılaştırılması gerektiğinde, fiyat değişikliklerinden gelen etkiyi yok etmek gerekmektedir. Sabit fiyatlarla Gayri Safi Milli Hasıla bu etkiyi yok ederek , belli bir dönemde yer alan gerçek değişmeleri ölçmektedir. Ülkemizde sabit fiyatlarla GSMH 1987 yılı temel alınarak hesaplanmaktadır.

Faaliyet kollarına göre Gayri Safi Milli Hasıla hesaplamalarında kullanılan ana tablo aşağıda gösterilmiştir;

Gayri Safi Milli Hasıla

Faaliyet Kollarına ve Üretici Fiyatlarına Göre


İktisadi Faaliyet Kolları
1- Tarım
A-Çiftçilik ve Hayvancılık
B-Ormancılık
C-Balıkçılık
2- Sanayi
A -Madencilik ve Taşocakçılığı
B-İmalat Sanayi
C-Elektrik, Gaz, Su
3- İnşaat Sanayi
4- Ticaret
A-Toptan ve Perakende Ticaret
B-Otel Lokanta Hizmetleri
5- Ulaştırma ve Haberleşme
6- Mali Kuruluşlar
7- Konut Sahipliği
8- Serbest Meslek ve Hizmetleri
9- (-)İzafi Banka Hizmetleri
10- Sektörler Toplamı (1-9)
11- Devlet Hizmetleri
12- Kar Amacı Olmayan Özel Hizmet Kuruluşları
13- Toplam (10+11+12)
14- İthalat Vergisi
15- GSYİH ( Alıcı Fiyatlarıyla )
16- Dış Alem Net Faktör Gelirleri
A-Dış Alemden Gelen
B-Dış Aleme Giden
17- GSMH ( Alıcı Fiyatlarıyla)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 20-03-08, 15:13   #2
kevlar

Arrow C: Milli Gelir Kavramı


Eyvallah kardeşim.
Teşekkür ederim...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat