En Komik ve Eğlenceli Videolar Burada. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 28-07-08, 07:44   #1
kjjffes

Alarm A dan Z ye Soğutma ...


Extreme Soğutma Yöntemleri Ayrıntılı Anlatım

Gaz Destekli Sıvı Soğutma (Chiller, Water Chilli) Sistemleri

sıvı soğutma sistemimize, bir kompresör ilave edilerek gaz destekli su soğutma sistemi elde edebiliriz. Burada bir bilgi hatası oluşmaması açısından belirtmemiz gereken nokta bir nokta var. Gaz soğutma sistemlerinde kullanılan komprasörlerin içinde komprasör (gazı sıkıştıran bölüm), kondanser (gazı yoğunlaştıran ve gazdan sıvıya dönüşümün olduğu bölüm), ve kılcal (evaporatöre giden gazın basıncını kontrol eden aygıt) bulunur. Ayrıca tüm sistemi soğutmak için yerleştirilen evaporatör (gazın kılcaldan çıkıp buharlaşarak sıvı halden gaza dönüşüm olduğu bölüm) bulunur.


Evaporatör, su kabı içindeki sıvıyı soğuttuğu için su soğutma sistemlerindeki radyatörlere gerek yoktur. Gaz destekli sıvı soğutma çözümleri kompresörün tipine ve genel sisteme göre sıvının sıcaklığı -40c�lara kadar inebilir. Tabi ki bu sıcaklıkta su donduğu için sistemde saf su kullanılmaz. Saf suya bazı katkı maddeleri eklenerek suyun donma noktası düşürülür ya da başka sıvılar kullanılır.


Bunun dışında gaz destekli sıvı soğutma sistemleri, mantık olarak sıvı soğutma sistemlerinden pek bir farklı yoktur. Fakat bu sistemlerde kullanılan kompresörlerin elektrik sarfiyatı çok yüksektir. Dolayısıyla uzun süreli kullanımlara uygun olmayabilir. Ayrıca kompresörler çok sessiz ürünler değildir. Dolayısıyla bu gaz destekli sıvı soğutma sistemleri, normal sıvı soğutma sistemlerinden daha gürültülüdür. Fakat sistemde termostat kullanılırsa ve ilave ayarlar yapılırsa sıvı sıcaklığına göre kompresör zaman zaman kapanıp açılabilir. Bu da elektrik sarfiyatını ve gürültüyü bir derece azaltır. Gaz destekli sıvı soğutma çözümlerinin bir diğer olumsuz özelliği ise, çok düşük sıcaklılara ulaşabilmesi nedeniyle su bloğu ve hortumların yalıtılması ihtiyacıdır. Aksi durumda bu parçalar üzerinde terleme (havada bulunan suyun yoğunlaşması) sorunu ortaya çıkabilir ve bu sorun bilgisayarlarımız için tehlikeli sonuçlar ortaya çıkarabilir.


Gaz ile Soğutma Sistemleri (DOD)



Gaz ile soğutma sistemlerinin yapısı, gaz destekli sıvı soğutma sistemlerinin yapısına benzetebiliriz. Bu sistemlerin en önemli farkı evaporatörün bir sıvı kabı içinde durmayıp, bir soğutma bloğu şeklinde tasarlanıp takıldığı parçayı soğutmasıdır. Bu nedenle gaz ile soğutma sistemlerinin içinde sıvı soğutma ve gaz destekli sıvı soğutma sistemlerindeki gibi radyatör, pompa ya da soğutma sıvısı bulunmaz.
Gaz destekli soğutma sistemleri bilgisayarın ancak bir bileşenini (örneğin sadece CPU) soğutabilecek ürünlerdir. Bu sistemlerde kompresör sadece bir parçayı soğutur. Bunun etkisiyle o parçanın sıcaklığı, sistemin yapısına ve kompresörün performansına göre -50c dereceye kadar düşebilir. Bu sistemler hiç durmadan sürekli ve her zaman tam performans altında çalışır. Bu nedenle de elektirik sarfiyatı bundan önceki çözümlere göre çok daha yüksektir. Bu soğutma çözümünde terleme sorunu daha baskındır. Bu nedenledir ki, bu sistemler günlük kullanıma uygun değildir.


Peltier (Termoelektrik Soğutucu) Destekli Soğutma Sistemleri



Peltier; uçlarına DC gerilim uygulandığında iki yüzü arasında ısı transferi yapan yarıiletken termoelektrik bir elemandır. Bu nedenle elektirik akımı uygulandığında bir yüzü soğurken diğer yüzü ısınır. Bu özelliği nedeniyle genellikle soğutucu olarak kullanılır. Arabalarımızda kullandığımız buzdolaplarının çoğu peltierler aracılığı ile soğutulur.



Uygun koşullarda kullanılan bir peltierin sıcak yüzü ile soğuk yüzü arasında yaklaşık 50-60c sıcaklık farkı vardır. Dolayısıyla peltier ile çok düşük sıcaklıklara ulaşmak istiyorsak sıcak yüzeyi, çok iyi soğutmak zorundayız. Aksi halde peltier yanar.


Peltierlerin soğutma performansı Watt ile ölçülür ve peltier destekli bir soğutma sisteminden verim alabilmek için kullanılan peltierin gücünün, işlemcinin güç tüketiminden daha yüksek olması veya en kötü ihtimal aynı olması gerekir. Dolayısıyla güncel bir sistemi peltier ile soğutmak için en iyi ihtimalle 135-150wattlık bir peltiere ihtiyaç vardır. Peltierler güçü; çektiği elektrik akımının şiddeti (Amper) ile çalıştığı elektrik geriliminin (Volt) çarpımına eşittir. Örneğin 48Wattlık bir peltier W=V*I formülünden hareketle 12Volt, 4 Amperdir. Bilgisayarlarımızdaki PSUlar en fazla 12Volt gerilim verdiği için güçlü bir peltier almak istediğimizde, çektiği akım şiddetinin yüksek olmasına dikkat etmeliyiz. Aksi halde ya o peltieri gerçek güçünden daha düşük bir güçte kullanmalıyız ya da harici bir adaptör almalıyız.



Yukarıdaki resimde görüldüğü gibi peltier ile soğutulacak eleman arasına 2-3mm kalınlığında bakır ya da alüminyum bir levha konmalıdır. Bu levhaya soğutma levhası denir ve bakır levhalar tercih edilmelidir. Peltierin üzerine tercihe göre bir hava soğutma sistemi ya da su soğutma sistemi eklenebilir.
Günümüzde bilgisayar için peltier destekli soğutma çözümleri tercih edilmemektedir. Bunun en büyük nedeni kullanım güçlüğüdür. Her şeyden önce peltier çok fazla güç çektiği için sistemin bağlı olduğu güç kaynağı dışında bir güç kaynağına bağlanmalıdır. Elektrik sarfiyatı çok yüksek olduğu için günlük kullanıma uygun değildir. Peltier ile yaşanabilecek diğer bir olası sorun elektrik kesildiğinde karşımıza çıkar. Elektrik kesilince bilgisayar ile birlikte peltier de kapanır ve sıcak yüzeyindeki ısı soğut yüzeye ve oradan soğuttuğumuz parçaya akmaya başlar ki bu da istenmeyen sonuçlar doğurabilir.

Günümüzde bilgisayar için peltier destekli soğutma çözümleri tercih edilmemektedir. Bunun en büyük nedeni kullanım güçlüğüdür. Her şeyden önce peltier çok fazla güç çektiği için sistemin bağlı olduğu güç kaynağı dışında bir güç kaynağına bağlanmalıdır. Elektrik sarfiyatı çok yüksek olduğu için günlük kullanıma uygun değildir. Peltier ile yaşanabilecek diğer bir olası sorun elektrik kesildiğinde karşımıza çıkar. Elektrik kesilince bilgisayar ile birlikte peltier de kapanır ve sıcak yüzeyindeki ısı soğut yüzeye ve oradan soğuttuğumuz parçaya akmaya başlar ki bu da istenmeyen sonuçlar doğurabilir.


Kuru-Buz (Dry-Ice) İle Soğutma Tekniği



Kuru buz diye adlandırılan madde aslında hepimizin çok iyi bildiği karbondioksitin (CO2) katı halinden başka bir şey değildir. Kuru buz normalde et taşıyan arabalarda, kimya laboratuarlarında ve bazı ilaçların ve organların taşınmasında soğutma amacıyla kullanılır. Fakat kuru-buzu uç overclock denemelerinde kullanmak da mümkündür. -60 ila -70 derece arasında bulunan kuru-buzun en önemli özelliği süblimleşmesi yani katı halden direk olarak gaz hale geçmesidir.


Günlük kullanıma uygun olmayan kuru-buzla bilgisayarı soğutma tekniğini uygulamak için özel hazırlanmış bir blok almak ya da yaptırmak gerekir. Bu bloğu iyice yalıtıp sisteme kurduktan sonra bu bloğun içine kuru buz atılır ve bu şekilde işlemci -40 -50c gibi sıcaklıklara düşürülür. Kuru-buzun süblimleşme hızını artırmak için bloğun içine biraz aseton dökülebilir.
Kuru-buzla soğutma tekniğinde kullanılan blokların yapısı gereği, bu teknik sadece işlemcileri soğutmak için uygulayabiliriz.


Sıvı Azot (Liquid Nitrogen-LN2) İle Soğutma Tekniği



Sıvı azot yaklaşık -220c sıcaklıkta bulunur ve buharlaşma sıcaklığı -196c�dir. Sıvı azot normalde çok düşük sıcaklıklarda çalışılması gereken çok özel teknik işlerde kullanılır ama uç overclockcular bilgisayarlarını soğutmak için bu sisteme de başvururlar.


Tıpkı kuru-buzla soğutma tekniğinde kullanılan bloklara bezer yapıda bloklar kullanıldığı için, sıvı azotla soğutma tekniğin de sadece işlemcileri soğutmak için uygulanabilir.


Sıvı azotla soğutma tekniğinde çok özel saklama kapları, pompalar ve bloklar kullanılarak işlemcilerin sıcaklığı yaklaşık -150c ye kadar düşürebiliriz. Bu nedenle en iyi overclock skorları ancak sıvı azot tekniği kullanılarak elde edebiliriz.


Bu teknik de günlük kullanıma uygun değildir ve masrafları diğer tekniklerden çok daha yüksektir. Ayrıca çok düşük sıcaklıklarla uğraşıldığı için en tehlikeli soğutma tekniği budur.



Hava Soğutma Yöntemleri


Hava Soğutma Çözümleri

Günümüzde bilgisayaların çok büyük bölümü hava soğutma yöntemiyle soğutulmaktadır. Bu nedenle bu yöntem hakkında bilgi sahibi olmak önemlidir. Hava soğutmanın üç şekilde yapıldığı söyleyebiliriz. Bunlardan ilkine doğal soğutma diyebiliriz. Bu yöntemde ısı üreten parçanın üzerine hiçbir ilave yapılmaz, parçanın kendi yüzeyi ve doğal hava akışı parçanın soğutulması için yeterlidir. Örnek olarak anakart üzerindeki sata kontrolcüsü ve donanım kontrolcüsü gibi çiplerin soğutulma şeklini verebiliriz.


Doğal soğutmanın yetmediği durumlarda ısı dağıtıcı (heatsink) ile soğutma yöntemi gündeme gelir. Bu ikinci yöntemde, kullanılan ısı dağıtıcılar vasıtasıyla parçanın ısısı emilir ve buna ek olarak ısıyı havaya ileten alan genişletilerek soğutma performansı artırılır. Bu yönteme örnek olarak anakart üzerindeki güney köprüsü gibi parçaların soğutulması verilebilir. Bu iki yönteme genel olarak pasif soğutma da denir. İkinci yöntemin soğutmaya yetmediği durumlarda sisteme bir fan eklenerek üçüncü yöntem olan fanla soğutma yöntemine başvurulur. Bu yönteme aktif soğutma da denir. Günümüzde bilgisayarın birçok parçası bu yöntemle soğutulmaktadır. Bu nedenle bu konu üzerinde daha geniş durmak gerekmektedir.


Fanla soğutma sistemi, temel olarak ısı dağıtıcılar ve fanlardan oluşmaktadır.

Isı dağıtıcılar :



Genelde çok ısı üreten, işlemci gibi paçalara takılırlar. Kullanılan malzeme genelde alüminyum, bakır ya da her ikisinin karışımıdır. Isı dağıtıcılarının iki temel işlevi vardır. Bunlardan ilki, ısı üreten malzemenin üzerine takıldığı için üretilen ısının bir kısmını absorbe (emme) etmektir. Isı dağıtıcıların ikinci işlevi ise, hava ile temas yüzeyini artırarak ısı transferini arttırmaktır. Isı dağıtıcılarının pratikteki bir diğer işlevi ise tek başlarına yeterli olamadıkları durumlarda üzerlerine fan montajını kolaylaştırmalarıdır.


Isı dağıtıcılarda kullanılan malzemelerden alüminyumun özelliklerine kısaca deyinmek gerekirse; özkütlesi düşük bir metaldir. Dolayısıyla, hava ile temas yüzeyini artıracak geniş alanları alüminyum ısı dağıtıcılar kullanarak daha hafif bir şekilde elde edilebilir. Bu malzemenin diğer bir özelliği ise, ısıyı bakıra göre havaya daha iyi iletebilmesidir.


Bakır; alüminyuma göre ısıyı daha iyi ileten bir metaldir. Bu nedenle ısı dağıtıcının, en sıcak bölümü ile en soğuk bölümü arasında, alüminyum ısı dağıtıcılara göre çok daha az sıcaklık farklı vardır. Bakırın, alüminyuma göre en büyük dezavantajı özgül kütlesinin çok daha büyük olmasıdır. Bu nedenle aynı büyüklükteki bakır soğutucular, alüminyum soğutuculardan çok daha ağır olurlar.

Isı Borusu (Heat Pipe) Nedir?



Isı boruları, ısı dağıtıcıların performanslarını artırmak için kullanılırlar. Bu boruların içinde bir çeşit fitil ve çok özel bir sıvı vardır. Bu sıvıyı özel yapan şey; çok kolay buharlaşıp yoğunlaşabilmesidir. Bu sıvı tabandaki yüksek sıcaklıkla buharlaşarak, boru içinde yükselir, fakat soğutucunun üst kısımlarında sıcaklık daha düşük olduğu için tekrar sıvı haline gelir, tekrar sıvılaşan madde boru içindeki fitil vasıtasıyla tekrar tabana gönderilir, böylece bir devridaim oluşur. Bu devridaim, ısı dağıtıcının performansını artırır.

İyi Bir Isı Dağıtıcı Nasıl Olmalıdır?



İyi bir ısı dağıtıcısı geniş bir yüzey alanına sahip ve görece hafif olandır. Özellikle sıcak yüzeye temas eden bölüm bakır olmalıdır. Isı boruları sistemin performansını artıracağı için bol miktarda olmalıdır.

Fanlar :



Gazlar ve özellikle hava, ısıyı çok kötü ilettir. Bu nedenledir ki hava soğutma sistemlerinde fanlar kullanılır. Fanların tek işlevi vardır. Bu da havanın yerini değiştirmektir. Dolayısıyla hava soğutma sistemlerinde de fanların amacı, bu temel işlevi yerine getirmektir. Bunun anlamı, ısınan yüzeylerin çevresinden biriken sıcak havayı uzaklaştırmak ve sıcak havanın yerine soğuk hava yollamaktır.


Günümüzde yaygın olarak 4cm ile 12cm arasında değişen ebatlarda fanlar kullanılmaktadır. Fanların performansını belirleyen iki şey vardır. Bunlardan ilki kanatlarının genişliğidir. Bir fanın kanadı ne kadar geniş olursa üfleyeceği hava miktarı o kadar artar. Dolayısıyla hava soğutmalı sistemlerde performansı artırmak için daha büyük fanlar kullanılır. Fanların performansını belirleyen ikinci şey ise dönüş hızıdır. Bir fan ne kadar hızlı dönerse performansı da o kadar artar. Fanların dönüş hızı RPM (Revolutions Per Minute � bir dakikadaki dönüş hızı) ile ölçülür. Fanların performansları genelde ürünün kutusunda ya da üretici sitelerde verilir ve CFM (Cubic Feet Per Minute � bir dakikada kaç Fit küp hava üflediği) ile ölçülür.


Fanlarda genellikle sleevebearing ya da ballbearing olmak üzere iki tip yatak kullanılır ve kullanılan yatak tipi fanın gürültüsünü ve ömrünü önemli ölçüde etkiler. Bunlardan sleevebearing yatak tipinin, üretim maliyetleri daha düşük olmakla birlikte kullanım ömrü daha kısadır. Ayrıca bu yatak tipini kullanan fanlar diğer yatak tiplerini kullanan fanlara göre daha gürültülü çalışırlar. Bu nedenle kullanıcılar arasında tercih edilmemelidirler. Ballbearing yatak tipini kullanan fanların maliyetleri, sleevebearing yatak tipi kullanılan fanlara kıyasla daha yüksektir. Buna rağmen, kullanım ömrünün daha uzun olması ve daha sesiz çalışma gibi avantajları taşımaları nedeniyle kullanıcılar arasında tercih edilmelidirler.


Fanların gürültüleri genelde ürünün kutusunda ya da üretici sitelerde verilir ve dBA (decibels as per the a scale) ile ölçülür. Fanların gürültü düzeyinin insanlarda oluşturduğu rahatsız edici etki kişiden kişiye değişmektedir. Bununla birlikte okuyucuda genel bir fikir oluşması için şu örnekler verilebilir. 22,5dBa ve altı gürültü üreten fanları 1m uzaktan duymak mümkün olmadığı için bu fanları sessiz olarak nitelendirebiliriz. 30dBa bir çok kişi tarafından tahammül edilebilir gürültü sınırı olarak nitelendirilir. Bu düzeyin üstünde gürültü üreten fanlar kullanıcılarında rahatsız edici bir etki oluşturmaktadır. 40dBa ve üzeri fanların ürettiği gürültü saç kurutma makinesi ile yarışabilecek düzeydedir.

# Su soğutma Yöntemleri

1. Su soğutma nedir? Nasıl işler?

Teoride su soğutma hava soğutmadan çokta farklı değildir. Hava soğutmada işlemcinin üzerine gelen metal (bakır ya da alimünyum) soğutucu parçayı fan yardımı ile soğutuyoruz. Su soğutmada da fanın yapacağı işi su yapıyor. Hava soğutmada CPU Heatsink'ine gelen hava kasanın içindeki sıcak hava olduğu için normal olarak heatsink'e üflenen havada sıcak oluyor ve heatsink çok fazla soğuyamıyor. Bu nedenle kışın ki sıcaklık değerlerimiz ile yazın ki sıcaklık değerlerimiz arasında çok fark oluyor. Su soğutmada ise ısınan CPU Bloğuna her zaman aynı sıcaklıktaki su geliyor ve bu su, havaya göre daha soğuk oluyor.

CPU yük altında kaldıkça ( oyun oynarken mesela) Heatsinki ısıtır bu ısınan metal parçasıda kasa içini ısıtır, kasanın içindeki ısınan hava CPU fanı sayesinde heatsink'e üflenir ve heatsink dahada ısınır. Bu şekilde kısır döngü devam eder ve CPU'nın idle (windows altındaki sıcaklık değeri) ile Load (%100 çalışması sonucunda oluşan sıcaklık değeri) arasında çok fark olur. Soğutucunun kalitesine göre 25-30 dereceyi bulabilir bu fark.

Su soğutmada ise teorik olarak benzer olsada işleyiş olarak daha farklıdır. CPU Bloğu üzerinden her zaman serin su geçer, bu şekilde kasa içindeki sıcak hava asla etkilemez. Bu sayede CPU daha düşük sıcaklıklar da çalışır ve idle ile load arası fark olduka düşüktür. (10 derece civarı olur)

2. Diğer soğutma sistemlerine göre daha mı pahalıdır?

Bu sorunun cevabı çok basit. Evet, daha pahalıdır. Sonuçta hava soğutma; bir heatsink ve bir fandan oluşuyor ama su soğutma; CPU Block, radyatör, pompa, radyatör fanları, hortumlar, rekorlar ve su kabından oluşuyor. Bu kadar parçanın hava soğutmaya oranla daha pahalı olması çok normal.

3. Su soğutma sisteminin riskleri nelerdir?

İlk akla gelen su kaçağı olmasıdır. En büyük risklerden biridir su kaçağı olması, sonuçta bilgisayarın tüm parçaları elektrikle yüklü ve üzerine gelicek su tüm sistemin kısadevre yaptırmasını sağlayacaktır. Yanlız burada önemli bir nokta var. Su soğutmada kullanılacak su asla şebeke suyu olmamalıdır. Benzincilerden yarım litrelik şişesini 50 Kr'a alacağınız SAF SU (ÜTÜ SUYU) olmalıdır. Bilindiği gibi saf su elektriği iletmez ve kaçak durumunda sisteminizi koruyacaktır. Diğer bir sorun ise pompanın bozulması ve su akışının aşırı yavaşlaması veya tamamen durmasıdır. Bu durumda da sisteminiz kendini yüksek sıcaklıkta kapatmaz ise hasar görücektir. Onun için arada bir su akışını kontrol etmeniz gerekir.

4. Herkes tarafından kolayca kurulabilir mi?

Eli tornavida, pense ve ingiliz anahtarı tutan ve bu aletleri kullanabilen herkes tarafından kolayca kurulabilir. Dikkat edilmesi gereken nokta oldukça yavaş ve emin adımlarla ilerlemeniz. Bir bölümü tamamen bitirmeden asla bir sonraki adıma geçilmemesidir.

5. Temel bileşenleri nelerdir?

Şimdi su soğutmada kullanılan parçalara bir bakalım.

1) CPU Blok: İşlemcimizi soğutan su bloğu.
2) VGA Blok: Ekran kartımızı soğutan su bloğu.
3) N/B Blok: Anakartımızdaki Kuzey köprüsünü soğutan su bloğu.
4) Ram Bloğu: Ramlerimizi soğutan su bloğu.
5) Radyatör: Soğutma esnasında ısınan suyu soğutmamızı sağlıyor. Ne kadar kaliteli olursa o kadar yüksek performans alırız.
5) Pompa: Su soğutma sistemimizdeki suyu hiç zorlanmadan basıcak olan aletimiz. Kalitesi çok değişkendir. Sessiz ve güçlü bir pompa istiyorsanız kesenin ağzını biraz açmanız gerekiyor.
6) Fanlar: Radyatörümüzden geçen sıcak suyun en kısa sürede soğuması için kullanılacak fanlardır. Ne kadar kaliteli olurlarsa o kadar sessiz ve performanslı olurlar.
7) Rekorlar: Hortumlarımızı pompa,radyatör, su kabı ve bloklar arasında bağlantı kurmamızı sağlayan parçalardır. Kullanacağımız hortum kesitine göre uygun olanı alınmalıdır. Kaliteli olmalıdır yoksa su sızdırırlar.
8 ) Hortumlar: Su soğutmadaki su akışını belirleyen en önemli etkendir. Kesiti küçük olursa suyun debisi azalır ve buda performansı düşürür.
9) Su kabı: Kullandığımız pompaya uygun olmalı ve en az 750Ml su alabilmeli.

Not: Koyu renkle yazdıklarım su soğutmada kullanılacak en temel bileşenlerdir. Diğerleri istek üzerine takılabilir.

6. Bileşenler arasında en önemli parça nedir ya da neye daha fazla önem vermeliyiz?

En önemli parça yoktur. Herbirinin özelliği ayrıdır. Su soğutma'yı bir zincir olarak düşünün. Eğer içinde zayıf halka varsa, zincir oradan kopacaktır. Onun için tüm parçalar kaliteli olmalıdır.

7. Su deposunun büyüklüğü, pompanın gücü, su bloklarının yapısı bize ne gibi artılar sağlar?

Su deposunun büyüklüğü sistemdeki suyun daha uzun sürede ısınmasını sağlar.
Pompanın gücü, Bloklar da ısınan suyun daha hızlı şekilde oradan uzaklaştırılmasını ve radyatörde soğumasını sağlar.
Blokların yapısı ise CPU'yu daha soğuk tutmamızı sağlar.

8. Piyasada mevcut Su soğutma sistemleri arasında hangisini tercih etmeliyiz?

Hazır satılan setleri önermiyorum. Big Water 735 alıp kullandım ve sorunları hiç bitmedi. Yüksek performans istiyorum diyorsanız kendi sisteminizi kendiniz yapmalısınız. Yanlız o kadar param yok bu işi ucuza bitirmem gerekiyor diyorsanız o zaman hazır sistemlere bakabilirsiniz.

9. Parçaları tek tek almak istersek hangi bileşenlerde hangi markaları tercih etmeliyiz?

İşte burada dana ile kuyruğu yollarını oldukça ayırıyor. Çünkü bu sorunun cevabı tamamen sizin cebinizdeki para ile doğru orantılı. CPU bloklarını ele alalım. 50 YTL'ye de CPU bloğu alabilirsiniz ama 200ş'a da CPU bloğu alabilirsiniz. Onun için kuracağınız sistemdeki parçaları paranıza göre seçmeniz gerekiyor.

10. Aldığımız parçalar arasında uyumsuzluk söz konusu olabilir mi? Bunu nasıl anlayabiliriz?

Uyumsuzluk her zaman olabilir. En basiti alacağınız Blokların sizin işlemciniz ve ekran kartınız ile uyumlu olması lazım. Ayrıca kullandığınız hortum ve rekorlarında birbiri ile uyumu çok önemli. Yoksa sistemi ilk çalıştırdığınızda su soğutmanız değil kasa içinde fıskiyeniz olur.

11. Sistem performansında ne gibi avantajlar sağlar? Sıcaklıklardaki düşme stok fana nazaran ne kadar olur?

En büyük avantajı düşük sıcaklık ve stabilitedir. Tabi daha sessiz bir PC anlamınada geliyor bu. Düşük sıcaklık sayesinde sisteminize hız aşırtma uygulayabilir ve performansınızı çok daha yükseklere alabilirsiniz.
Stok fan ile performans farkı konusunda kendi sistemimden örnek vereyim. Intel Q6600 işlemcisi normalde 2.4 GHz'de çalışan 4 tane çekirdeğe sahiptir. Bu nedenle oldukça ısınır. Stok fan ile normalde 50 derece yük altında ise 70 derecelere bulan bir sıcaklığı var. Su soğutmayı kurduktan sonra normaldeki sıcaklık 30 derece, yük altındaki sıcaklık ise 40-45 derece arasına geriledi.

12. Vaad edildiği gibi ses sorununu çözer mi?

Su soğutmada sıfır ses olur gibi birşey söz konusu değildir. Sonuçta sistemde bir pompa var ve radyatör üzerinde de fanlar var. Kaliteli malzeme kullandığınızı varsayarsak stok fana göre daha sessiz olacağı kesindir ama asla sıfır ses olmaz.

13. Hortumların veya su bloğunun ısındıkça sıvı kaçırması gibi bir risk oluşabilir mi?

Sisteminizde silikon hortum kullandığınız sürece bu risk oldukça düşüktür. CPU bloklarında da su kaçırma riski düşüktür ama asla yoktur diyemeyiz. Sonuçta bunlar insan yapımıdır ve her zaman risk vardır.

14. Bu sisteme bilgisayar bileşenlerinden hangilerini dahil edebiliriz?

Bir çok kişinin merak ettiği bir soru bu. Bilgisayarınızda ısı üreten herşeyi bu sisteme bağlayabilirsiniz. CPU, GPU, Ram, anakart, HDD, PSU.

Umarım aklınızdaki sorulara bir nebze olsun cevap olabilmişimdir. Sorular konusunda bana yardımcı olan skywalkertrance arkadaşıma teşekkür ederim.

Su soğutma sistemi parçalarını yakından tanıyalım.

Su soğutmadaki en önemli parça olan Blokları ikiye ayırabiliriz.

1) Su kanallı bloklar

Su blok içinde daha önceden belirlenmiş kanallar boyunca ilerler ve bu sırada geçtiği yeri soğutur. Genelde Thermaltake bloklarında kullanılan bir sistemdir ve çok performanslı değildir. Çünkü suyun gideceği yol kısıtlıdır.



2) Kanalsız ( Yüzey soğutucu bloklar)

Bu tür bloklarda da su bloğun bütün yüzeyi ile temas eder ve tüm yüzeyi soğutur. Su kanallı bloklara göre daha performanslıdır çünkü su tüm blok yüzeyi ile temas içinde olduğundan tüm yüzeyi soğutur. Performans bloklarında bu sistem uygulanmaktadır ve alacağınız blok ne olursa olsun bu sınıfta olmasına özen göstermelisiniz.

Şimdi ülkemizdeki blokların bir kısmını yakından tanıyalım.

a) THERMALTAKE CL-W0010 CPU Su Bloğu

İlk blok sınıfına giren bu bloğumuz uygun fiyatı ile öne çıkıyor. (55YTL civarı) Üzerindeki plexy yüzünden çoğu kullanıcı tarafından sorunlu olarak nitelendirilen bu blok dikkatli kullanıldığı sürece hiçbir sorun teşkil etmiyor. Evrensel yapısı sayesinde hem Intel (S478 / LGA 775), hem de AMD (S754/939/940 ve AM2) işlemcileri ile kullanılabiliyor. Performansı giriş seviyesinde olan bloğumuzu düşük bütçeli kişilere öneriyorum.




b)ZALMAN ZM-WB4 GOLD

2. sınıfa giren bu bloğumuz TR'de bulabileceğiniz en kaliteli bloklardan biridir. Evrensel yapısı sayesinde hem Intel (S478 / LGA 775), hem de AMD (S754/939/940 ve AM2) işlemcileri ile kullanılabiliyor. Performans bakımından üst düzeye yakın bir blok.



c) Zalman ZM-WB3 GOLD

Zalman WB4 Gold ile aynı sınıfta bulunan bloğumuz soğutma sistemi olarak WB4 ama rekor sistemi olarak TT'nin bloğuna benziyor. Soğutma olarak TT ile WB4 Gold arasında kalıyor. Bu bloğumuzda evrensel yapısı sayesinde hem Intel hemde AMD tabanlı işlemciler ile çalışabiliyor.



Bu blokların dışında sadece Intel veya sadece AMD tabanlı sistemlerde çalışan bloklarda var ama o tür blokları ileride yazımıza ekleyeceğim.

Radyatörler

Su soğutma sisteminin soğutma performansının ikinci en önemli parçası ise radyatörlerdir. Ne kadar kaliteli radyatör kullanırsanız bloklarınıza o kadar soğuk su gider ve bu da daha düşük sıcaklıklar demektir. Radyatörleri 120MM, 240MM, 360MM ve daha büyük radyatörler olarak 4 sınıfa ayırabiliriz.

Şimdi radyatörlerimize birkaç örnek verelim.

a) THERMALTAKE W0021

Thermaltake'nin 120MM'lik bu radyatörü giriş seviyesi soğutma isteyenler için üretilmiş denebilir. Sadece CPU, GPU yada N/B soğutmak isteyenler kullanabilir. Bir den fazla blok kullanıcaksanız daha büyük bir radyatör kullanmalısınız.



b) Aqua Airplex PRO 240

240MM olan bu radyatöre 2 adet 120MM'lik fan takarak daha etkin bir şekilde kullanabilirsiniz. 2 adet soğutma bloğu ile sorunsuz bir şekilde kullanabileceğiniz bu radyatörün fiyatıda oldukça makül sayılır. ( ortalama 80 YTL)



c) Alphacool NexXxoS Pro III

Üç adet 120MM'lik fan takabileceğimiz bu radyatör ile en etkili soğutmayı sağlayabilirsiniz. Birçok kişi için yeterli soğutmayı tek başına sunabiliyor.



Bu radyatörlere benzer başka markalarında modelleri mevcut. Ayrıca oto kalorifer radyatörü olan radyatörleride kullanabilirsiniz. Daha ucuz olan bu radyatörler içinde en ünlüsü Tofaş Radyatörüdür.

GPU Soğutma Bloğu

Ekran kartlarını su ile soğutmak isteyen kişilerin ilgisini çeken bu bloklar oldukça farklı ve kafa karıştırıcıdır. Ekran kartı markasına ve modeline göre değişen bu blokları burada açıklamayacağım. Çünkü dediğim gibi birçok farklı model var ve hepsini açıklamaya kalkarsam çok uzun olacak. Onun yerine Topic içinde sorulan sorulara cevap vereceğim.

Chipset Soğutma Bloğu

Bloklar hakkında genel bilgileri verdiğimize göre ülkemizde şu anda bulabileceğiniz blokları bir görelim

a) THERMALTAKE CL-W0083




b) Alphacool NexXxoS NB-SLI 1



c) Alphacool NexXxoS NBX-N



d) ZALMAN ZM-NWB1



Bu bloklardan hiçbirini birebir kullanmadım ama görünüşlerine bakılırsa Alphacool NexXxoS NB-SLI 1'den daha fazla verim alabileceğinizi düşünüyorum.

HDD (Sabit disk soğutma bloğu)

Sistemimizde ısınan parçalardan bir diğeride sabit disklerdir. Aşırı ısınma sonucu hatalı veri yazımı ve okuması sonucunda en önemli belgelerinize veda etmeniz içten bile değil. Bunun için su soğutmanızdan hdd'nizinde faydalanmasını sağlamak istiyorsanız aşağıdaki bloklardan birini kullanabilirsiniz.

a) Alphacool HDD3 CU/Plexi Cooler 3,5



b) THERMALTAKE CL-W0082



Pompalar

Su soğutmamızın bir diğer önemli parçası olan pompada sıra. Pompamız, kuracağımız su soğutmayı tamamen besleyebilmeli onun için doğru pompayı seçmek çok önemli. Piyasada ucuza bulabileceğiniz dalgıç tipli Atman pompalar bulunuyor. Kalitesiz işçilik ve kısa bir süre sonra ses çıkarması ayrıca da üzerinde yazan değerleri verememesi nedeniyle ben önermiyorum. Tabi bütçeniz bunlara yetiyor ise yapabileceğimiz pek fazla birşey yok.

Su soğutmada yüksek performans istiyorsanız dalgıç tipli pompaları kullanmamalısınız. Çünkü ısınan pompa suyuda ısıtır ve bu da soğutma performansınızı olumsuz etkiler ama genede dalgıç tipli pompalardan da birkaç örnek vereceğim.

a) Eheim Compact 1000



Su soğutmacılar için klasikleşen pompadır. Kendimde sistemimde aynı pompadan kullanıyorum ve son derece memnunum. Bana göre tek dezavantajı ise suyu ısıtması. Su kabımdaki 7 litrelik suyu ortalama 10 derece ısıtıyor.

b) Eheim AGB Station 1000



c) Laing DDC-Pompa 12V Ultra



Yüksek fiyatı sizin için sorun olmaz ise Laing DDC'yi öneririm.

Su Kabı

Sisteminize uygun su kabını kendiniz yapabilirsiniz. Ben japon pazarından aldığım 8 litre hacme sahip üstü kapaklı bir kovayı kullanıyorum. İsterseniz daha küçük bir kapta kullanabilirsiniz tabiki. Ayrıca Plexy'den de su kabı yapanlar mevcut, oldukça da güzel görünüyorlar. Onun için kaplara yüksek paralar ödemenizi önermiyorum. Size en uygun kabı kendi imkanlarınız ile yapabilirsiniz. Ayrıca su kabındaki su için 1-2 LT arası olması yeterlidir.

Rekorlar ve Hortumlar

Su soğutmanın güvenliğinin en önemli bölümü kullandığınız rekorlar ve hortumlardır. Silikon bazlı yumuşak hortum kullanmanızı öneriyorum. Kıvrılsa bile rekordan çıkma ihtimali daha azdır. Rekor olarakta vidalı sistem değil kelepçeli sistem rekorları kullanmanız daha güvenli olucaktır. Su soğutmanızda kullanmanız gereken hortum en az 10/8 ölçülerinde olmalı ama daha büyük hortum kullanmanız suyun daha hızlı akmasını ve güçlü bir pompanız varsa daha iyi basmasını sağlıyacaktır.

Not: TT'nin bloğundaki rekor sistemi vidalı sistemdir ama Zalman WB4'teki rekor sistemi kelepçeli sistemdir.

Su Soğutma ile Hava Soğutmanın Farkları


Hava Soğutma
Genelde, doğal veya fan destekli olarak hava soğutması kullanılması, elektronik parçaların soğutulması için çok yaygın bir yöntemdir. Eğer doğal hava akışı, yüzey arttırma* yapmadan parçayı soğutmak için yetersiz ise, parçaya eklenecek bir soğutucu, ısı transferini arttırır ve parçadan ısı emerek parçanın sıcaklığını düşürür.
Daha fazla soğutma gerekliyse, eklenecek bir fan yardımıyla soğutucunun üzerinden geçen hava akışı arttırılır ve daha fazla sıcaklığın havaya geçmesi sağlanabilir. Fan hariç, hava soğutma ilave bir cihaz gerektirmez ve soğutma işlemini performanslı olarak yapar. Ama su soğutma, çeşitli ilave ekipmanlar gerektirmektedir.

Elektronik parçaların işlem gücü, sahip olduğu transistor sayısı ile arttırılmaktadır. Her ne kadar silikon işleme teknolojisinin küçülmesi ve transistor boyutlarının da buna bağlı olarak ufalmasıyla birim bazında enerji sarfiyatları azalsa da, bu seferde belirli bir alana düşen adetleri arttığı için toplamdaki enerji sarfiyatları artmaktadır.
Bu sarfiyatın çöpü ise ısıdır.

Akılcı tasarımlar ile yüzey alanı arttırmak mümkünse de, bugünlerde soğutucu büyüklükleri ve ağırlıkları anormal artmaktadır. Büyüklük arttıkça, fan tarafından üflenen havaya karşı oluşan geri basınç da artmaktadır, bu fanların da soğutucuyla orantılı olarak büyümesini gerektirmektedir.
Fanlar büyüdükçe, fanın kendisi, montaj parçaları, hava girişi ve çıkışı soğutucu üzerinde çok değerli bir kısım alanı kapatmakta, soğutma fonksiyonu için ufak bir tepkiye bile sebep olabilmektedir.

Su Soğutma

Su soğutma sistemleri, hava soğutmanın dezavantajlarına göre daha iyi sonuçlar vermektedir. Daha az akışkan hacmi ile daha fazla ısıyı üzerine alabilir, daha tutarlı bir ısı kontrolü sağlar ve tüm bunları daha sessiz bir şekilde yapar.

Soğutma maddesinin fiziksel özellikleri, ısı iletimi ile soğutmanın temelini teşkil eder. Yoğunluğunun az olması sebebiyle hava, ısı iletimi açısından birim ağırlıkta daha az sıcaklık taşıyabilir. Kıyaslama yaparsak, su daha yoğundur ve birim ağırlıkta daha fazla sıcaklık taşır.
Kısaca soğutma maddesinin yoğunluğu ve özgül sıcaklığı, onun yüklenebileceği ve taşıyabileceği ısıyı belirler.

Hava ve su akışkanlarının fiziksel özellikleri şöyledir.

Madde Özgül Isısı Yoğunluğu
Su 4217 J/kg·°C 998 kg/m3
Hava 1060 J/kg·°C 1.2 kg/m3


Isıyı alma ve taşıma kabiliyeti, aşağıdaki temel akışkan formülüyle hesaplanır.

Akışkanın ısı alması = Güç (Watt) / (Özgül Isı x Yoğunluk x Hacim)

Örnek olarak 103 Wattlık enerji ihtiyacı olan bir Prescott işlemciyi soğuturken sıvıda 10 C yükselme olmasını istiyorsak, gerekecek akışkanın miktarını aşağıda hesaplayalım;

Hava ile soğutma;
Akışkanın ısı alması = Güç (Watt) / (Özgül Isı x Yoğunluk x Hacim)

10 derece C = 103 / (1060 J/kg C x 1,2 kg/m3 x Hacim m3/sn)
Hacim m3/saniye = 103 Watt / (1060 J/kg·° C x 1.2 kg/m3 x 10° C)
Hacim = 0.0081 m3/sn = 8 litre/saniye

Su ile soğutma
Akışkanın ısı alması = Güç (Watt) / (Özgül Isı x Yoğunluk x Hacim)

10 derece C = 103 / (4217 J/kg C x 998 kg/m3 x Hacim m3/sn)
Hacim m3/saniye = 103 Watt / (4217 J/kg·° C x 998 kg/m3 x 10° C)
Hacim = 0.0000024 m3/sn = 0,0024 litre/saniye

Hava kullanıldığında, 103 Watt ısıyı, akışkanı en fazla 10C yükseltmek için dakikada 0,5 m3 havayı soğutucu üzerinden geçirmeniz gerekir.
Soğutma maddesi su olduğunda ise, dakikada 0,144 litre suyu soğutucudan geçirmeniz yeterli gelecektir.

Hava soğutmanın diğer bir dezavantajı ise rakımdır. Deniz seviyesinden yükseldikçe, fanların soğutma performansı da düşer. Sebebi ise çok basittir, deniz seviyesinden yükseldikçe, havanın yoğunluğu azalır.
Örneğin, deniz seviyesinden 1500 metre yukarıda yaşayan bir kişinin (Elazığ, Ardahan, Ağrı vb) fanla soğuyan bilgisayar parçaları, deniz seviyesinde yaşayan bir kişinin bilgisayarına göre %14 daha az soğumaktadır. Bunun sebebi fanların sabit hacim transferi yapmalarıdır. Yani deniz seviyesinde üfledikleri hava miktarı ile, 1500 metre rakımda üfledikleri hava miktarı aynı olmasına rağmen, yoğunluk azaldığı için ısı çekme miktarı azalmaktadır.


Soğutucu Büyüklüğü Karşılaştırması
Sıcaklığı akışkana aktarmak için ne kadar yüzey alanının gerekli olduğunun hesaplanması gerekir. Temel ısı transferi kurallarına göre, ısı aktaran yüzey alanı ile ısı aktarım oranı çarpıldığında, ısı aktarım miktarı hesaplanabilir.

Formül Q = H x A x Dt şeklinde olup
Q = Watt cinsinden aktarılan ısı
H = ısı transferi katsayısı (m2de transfer edilen ısı)
A = yüzey alanı (m2)
Dt = ısı farkı (soğutma akışkanındaki sıcaklık yükselmesi)

Hava için tipik ısı transferi katsayısı 20 Watt/m2 Cdir.
Su için tipik ısı transferi katsayısı ise, 9000 Watt/m2 Cdir. Sıvıların daha yüksek ısı transfer katsayıları olduğu için, ısı transferi yapmalarını sağlayan yüzey de daha küçük olabilmektedir.

Örneğin;

Yukarıdaki düzenekte hava ile soğutmak için gerekli olan yüzey alanı;
Alan = Q / (H x DT) = 103 W/(20 W/m2°C x 10°C) = 0,5 m2 dir.

Yukarıdaki düzenekte su ile soğutmak için gerekli olan yüzey alanı;
Alan = Q / (H x DT) = 103 W/(9000 W/m2°C x 10°C) = 0.001 m2 olacaktır.

Görüldüğü üzere, Prescott işlemciyi havayla soğutmak için gerekli olan yüzey alanı, suyla soğutmak için gerekli olan yüzey alanından 500 kat büyüktür.

Pratikte, böyle bir hesabın bize faydası, işlemciyi havayla soğutmak için, anormal büyük bir soğutucu kullanmak gerektiğidir.

Operasyonel Ses Karşılaştırması
Fanlı hava soğutmanın etkili olabilmesi için, soğutucu yüzeyinde bulunan yaprakçıkların ısıyı üzerine alması ve havaya aktarımını da dengeli yapabilmesi gerekmektedir. Yüksek ısılar üreten parçaları soğutan fanların üfledikleri hava, saniyede 5 metre sürate erişebilmektedir. Bu süratteki soğutmanın ses yapan 2 kaynağı vardır. İlki havayı hareketlendiren paller ve motorun çıkardığı ses, ikincisi ise, soğutucu yapraklarına temas eden havanın sürtünme sesi.

Sıvı soğutmalı sistemler ise, ses çıkaran üniteleri azaltmasıyla ünlü olup, her geçen gün daha da ilginç tasarımlarla karşımıza çıkmaktadır. Devir daim pompası çok az miktarda sıvı dolaştırdığı için, çıkardığı ses de azdır. Saniyede 2 metrelik bir sıvı transferi ile rahatlıkla benzer sıcaklık düşürülebilmekte, soğutucu boyutları ise yüzey alanı itibariyle 500de 1 küçüklükte olabilmektedir. Devir daim pompasının, radyatörün ve fanın uzakta olması da, toplam ses miktarını düşürmektedir.


Ç.N.: Yüzey arttırma: Isınan parçanın ısısını alabilmek ve soğutabilmek için, ısıyı daha büyük bir alana yaymak gerekmektedir. Mesela CPUnun üzerindeki metal korumanın alanı 4 cm2 ise, buna bir soğutucu takarak yüzey alanını 400 cm2ye çıkarmak ve ısıyı geniş alana yaymak mümkündür. Soğutucunun kanatları ve bu kanatların havayla temas eden tüm yüzeyleri, soğutulacak alan hesabına eklenir. Böylece 4 cm2deki ısı, daha az bir eforla soğutulabilir. (Zalman CNPS7000 serisindeki yüzey alanı 3170 cm2dir.)

Tam Olarak Alıntı Değildir ... Indexte böle bi konu bulamadım bende açtım
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat