Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 14-07-12, 01:23   #1
cnkc

Varsayılan Anneye saygısızlık ve onu ağlatmak


bunun büyük bir günah olduğunu biliyoruz.bunla ilgili ayet ve hadisler var.
Yani sonuç olarak saygısızlık etmeyeceksin ve günahı büyüktür diyor.
Ancak sonuç ta şu cevabı biri veremiyor.Dini bilgisi kuvvetli olan biri cevap verebilirmi.
Böyle bir şey yapan ve tabirimi mazur göün köpekler gibi pişman olan annesinden özür dileyen,hatta ayaklarını öpen,tövbe eden biri için bu günahın hükmü nedir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-07-12, 01:38   #2
eslemteslim

Varsayılan C: Anneye saygısızlık ve onu ağlatmak


kardeşim cevabını kimse veremiyor demişsin,tabii ki veremez.
Affetme makamı bizler değiliz ki,affolunup olunmadığını bilelim.
fakat şunu söyleyebiliriz ki Allah c.c tevbe eden kulunu bağışlar,bağışlamakla kalmaz tevbesinde sebat eden kulunun bu günahını sevaba çevirir.mesele o tevbeyi yapabilmek,nasuh tevbesini..bir daha dönmemek üzere,son derece pişman olarak.
Mevla Teala,ayet-i kerimede buyuruyor;Allah tevbeleri kabul edicidir,çok esirgeyicidir.

Soru
Tövbe nedir, nasıl olmalıdır?
Cevap
Bismillahirrahmanirrahim

Tövbe, rücu etmek, geri dönmek, pişman olmak, nedamet duymak, yaptığı günahı bırakıp Cenab-ı Hakk\'a yönelmek demektir.

İslâm\'da tövbe; birisi Allah, diğeri kul yönünden iki farklı anlam taşır. Allah yönünden tövbe, yapılan kötülüğü, işlenen günahı veya kabahati affedip bağışlamaktır. Kul yönünden, yaptığının kabahat veya günah olduğunu bilip, onu bırakıp terk ederek Allah\'a dönmek, yani O\'nun emirlerine uymak ve yasak ettiği şeylerden kaçınmak suretiyle Allah\'a sığınarak O\'ndan affetmesini, bağışlamasını dilemek, yaptıklarından pişman olduğunu da belirterek yalnız O\'na yalvarmak demektir.

Meselâ, bir kabahat, söz gelişi içki içmeyi sırf bedenine yapmış olduğu bir zarardan dolayı veya malına yahut da şerefine zararı dokunduğu için terk etmekte olduğu gibi, Allah rızası ve Allah korkusu düşünülmeyecek olursa, bu gerçek mânâda tövbe sayılmaz. Çünkü tövbe, yaptığı işin günah olduğunu, kusur veya kabahat olduğunu, suç işlediğini kabul etmekle başlar. İşte bu anlamda tövbe, bir ibadet olarak da sadece yüce Rabb\'imize tahsis edilmelidir.

Tövbe, günahla kirlenen ruhumuzu yıkamanın ve yeniden dirilişin ifadesidir, tövbe ruhu arındırmanın en güzel yollarından biridir.

Yapılacak tövbe samimi, gerçek olmalı, bir daha o günaha dönülmemelidir. Tövbe, dil işi değil; kalp işidir. Tövbe, vücudun bütün azalarının Cenab-ı Hakk’ın emrine dönmesi demektir. Sözü papağan da söyler, amma idrak etmeden söyler. Nitekim:

Eylesen tûtîyi ta’limi eder kelimât
Sözü insan olur amma, özü insan olmaz!
denilmiştir. Tûti, papağan demektir. Papağana konuşmayı öğretsen, sözü insan gibi olur, amma özü insan olmaz, kuştur yine. Papağandır, tabiatı neyse odur. Hâl değişmeli ki, tövbe makbul olsun. Kul hakkı varsa, mutlaka helâlleşmek gerekir. ALLAH Teâlâ şöyle buyuruyor:

“Ey iman edenler! Samimi bir tevbe ile1 ALLAH\'a dönün. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter. Peygamberi ve O’nunla birlikte iman edenleri utandırmayacağı günde ALLAH sizi, içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokar. Onların önlerinden ve sağlarından amellerinin nurları aydınlatıp gider de: Ey Rabbimiz! Nurumuzu bizim için tamamla, bizi bağışla; çünkü sen her şeye kadirsin, derler.”2

Her mümin “De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! ALLAH\'ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü ALLAH bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok mağfiret edici, çok merhamet edicidir.”3 müjdesinin farkına vararak kendi özüne dönmeli, günah ve kusurlarından dolayı tevbe etmeli, ibadet ve dua ile Rabbine yakınlaşmalı, ümütlerini canlandırmalı, yeni bir ümit ve kararlılıkla geleceğe bakmalı, bağışlama ve bağışlanma duygularını güçlendirmelidir.

Bu âyet-i kerimede ALLAH\'ın rahmet ve muhabbetinin sonsuzluğu ifade edilmektedir. O\'nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır, her insan bu ilâhî rahmetten istifade edebilir. Ancak şu hususa dikkat etmek gerekir ki “ALLAH\'ın rahmetinden ümit kesmeyin” demek, günah işlemeye devam edin, demek değildir. Bundan maksat, en günahkâr insanların bile tevbelerinin kabul edileceğini bildirmek, dolayısıyla bir an evvel kötülükten vazgeçip ALLAH’a dönmelerini teşvik etmektir. Çünkü tevbe kapısı daima açık. ALLAH Teâlâ Hazretleri kulun tevbe etmesini sever. Günahını itiraf etmesini sever. O’nun için tevbe kapısı açık. Tevbe ederse kurtulur kısacası.

Tevbe, sadece belli günahları işleyenlerin başvuracağı bir af kapısı değil, herkesin yapması gereken bir ibadettir. Çünkü tevbe, ruhumuzu arındırmanın en güzel yollarından biri ve yeniden dirilişin bir vasıtasıdır. Kur’an-ı Kerim, ameli ne olursa olsun istisna koymaksızın herkesi tevbeye davet etmekte ve şöyle buyurmaktadır:

“…. Ey mü’minler! Hep birden, bütün günahlarınızdan ALLAH’a tevbe ediniz ki, felaha, kurtuluşa eresiniz.”4

Ruhi olgunluğun doruğuna yükselmiş peygamberlerle beşer arasında bu bakımdan fark yoktur. Egar el-Müzenî (R.A.)den rivayete göre Sevgili Peygamber (S.A.V.) Efendimiz:

“Ben günde 100 kez tevbe-istiğfar ederim”5
buyururken bu gerçeğe işaret etmektedir.

dipnot
(1) Samimi bir “tevbe” diye tercüme edilen “tevbe-i nasûh” için birçok yorum yapılmıştır. Bunların ortak noktası şudur: “Nasûh”, nush kökündendir. Buna göre “tevbe-i nasûh”; tevbe edenin kendi nefsine nasihat dinletebilmesi, günahlarına son derece üzülmesi ve artık onlara dönmemeye karar vermesi demektir.
(2) Tahrim Sûresi:8
(3) Zümer Sûresi:53
(4) Nûr Sûresi:31
(5) Müslim, Zikr:41

Selam Ve Dua ile



dinimeseleler sitesinden alıntıdır.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 15-07-12, 18:36   #3
a1emci

Varsayılan C: Anneye saygısızlık ve onu ağlatmak


“Eğer Allah, insanları zulümleri nedeniyle sorguya çekecek
olsaydı, onun üstünde (yeryüzünde) canlılardan hiçbir şey bırakmazdı; ancak onları adı
konulmuş bir süreye kadar ertelemektedir. Onların ecelleri gelince ne bir saat ertelenebilirler,
ne de öne alınabilirler.” (Nahl suresi, 61. ayet).

“Selam olsun size. Rabbiniz rahmeti Kendi
üzerine yazdı ki, içinizden kim bir cehalet sonucu bir kötülük işler sonra tövbe eder ve
(kendini) ıslah ederse şüphesiz, O, bağışlayandır, esirgeyendir.” (Enam suresi, 54.
ayet.).

Sanırım açıklayıcı olmuştur. Tabiki daha farklı hadisler veya ayetler bulunabilir.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat