Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bilgileri

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 09-01-07, 17:42   #1 (permalink)
Gαℓαтαѕαяαу ѕк || мσd.!
 
Giriş Tarihi: 04-01-2006
Yer: Jαρσηуα
Yaş: 19
Mesajlar: 17,577
Rep Puanı: 31610795
Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11Deniz_mx Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 316311
Arrow GÜnÜmÜzde Batida Dİnler Tarİhİ ÇaliŞmalari


Dinler Tarihi çalışmaları Batı'da ilmi anlamda XIX. yüzyılın ikinci yarısında başlamış; isim, konu ve metod problemleri zamanla aşılarak müstakil bir ilim dalı hüviyeti kazanmış ve bu alandaki çalışmalar gittikçe artarak günümüze kadar gelmiştir.

Dinler Tarihi çalışmalarının günümüzdeki durumunu ortaya koymadan önce, bugünü daha iyi anlayabilmek için geçmişi kısaca özetlemekte fayda vardır.

Dinler Biliminin (Science Des Religions) Doğuşu

XVIII. ve XIX. asırlarda Beşeri ilimler adını alan bilgi dalının gelişmesi çevresinde üç araştırma ekseni oluştu ki bunlar bilim, biyoloji, kültür ve tarihtir (İlk eksen olan bilim, matematik, fizik ve mekanik'ten oluşmakta ikinci eksen olan biyoloji ise zooloji, antropoloji ve palentoloji'yi kapsıyor, XIX. yüzyılda prehistoire (tarih öncesi)in keşfi de buna ekleniyordu) Üçüncü eksen olan kültür ve tarih ise daha sonra beşeri ilimler" adını almıştır.

XVI. yüzyıl, iki belirleyici olaya tanıktır: Hıristiyanlık içindeki bölünme ve yeni dünyaların keşfi. Bu iki olay, din üzerine yeni düşünceyi ortaya çıkardı ki bu düşünce resmi ve teolojik bakış açısını bırakarak Greko-romen mitleriyle, Mısır ve Fenike ilahlarına yöneliyordu.

XVII. yüzyılda bu hareket iyice netleşti. Cizvitlerin misyonerlik faaliyeti Çin, Hint ve Kuzey Amerika kültürlerine açıldı. 1663'te Paris'te kurulan Academie des Inscriptions et Belles Lettres, antik din ve mitlere yöneldi.

XVII. yüzyıl önemli bir merhaleyi teşkil eder. 1725'te Vico Scienza Nuova'yı neşreder. 1724'te J.F.Lafitau "Moeurs des savuvages ameriquains" adlı iki cilt eserini yayınlar. 1760'ta Charles de Brosses "Du culte des dieux fetiches"i neşrediyor ve Laftau'nun mukayese metodunu kullanıyordu.

XVIII. asrın sonunda Almanya 'da Aufklarung'a karşı kuvvetli bir reaksiyon ortaya çıktı. Bu irrasyonel'i yani duyguyu, arzu ve hayalin rolünü bildiren Sturmund Drang hareketiydi. J.G.Herder tabiatın, Tanrı'nın insanlara konuştuğu dil, mitolojinin de bir dünya görüşü olduğunu ifade ediyordu. O, Aelteste Urkunde des Menshengeschlechts (1774)'da kavimlerin eğitiminde dinin temel olduğunu göstermeye çalışıyordu. Böylece romantik mitografi doğmuş oldu.

Fransız İhtilali'nin ertesinde geçmişe yönelik çalışmalar yapıldı ve keşiften keşfe koşuldu. Hint dinleri, Mısır medeniyeti, İran, tarih öncesi kalıntılarının keşfi ortaya kondu. Bu, tarihi bilimlerin (Arkeoloji, Filoloji, Orientalizm, Etnografi) doğuşu idi. Bulunan malzemelerin çoğalması, bu dokümanların envanterinin yapılması, tasnif ve tedkiki "Tarihi tenkid" ve "Mukayeseli Filoloji"nin ortaya çıkmasına sebep oldu.

Hint ve İran dini metinlerinin keşfi, ari dinlerin akrabalığına dair araştırmalara yol açtı. Bu mukayeseli filoloji çalışması Max Müller'e (1823-1900), insanlığın arkaik dini düşüncesine dair araştırma fikrini ilham etti. Dilbilimci, oryantalist, Dinler Tarihinde filolojik ekolün kurucusu olan Max Müller, mukayeseli dillerden hareketle dinleri ve mitleri inceledi.

XIX. yüzyılın ortalarına doğru başlayan prehistorik araştırmalar insanlığın ilk çağlarına dair belgeler ortaya koydular.

Kolonizasyondan doğmuş olan Etnografi, batı insanına yabancı gelen ve ibtidai denilen kavimlerin dini fenomenlerine dikkat çekti.

Pozitif olaylar üzerine kümelenmiş bir dinler araştırması Menşe ve Gelişme kavramlarını ön plana çıkardı ve çeşitli yorumlar (animizm, totemizm, mana vs.) ileri sürüldü. Darwin'in biyolojik şeması dinin menşe ve tekamülüne dair araştırmalara nakledildi. Evrimci teori ve izahlara karşı reaksiyon gecikmedi ve Andrew Lang, W.Schmidt gibi bazı etnologlar, bir yüce varlığa inanca tanıklık eden arkaik medeniyeti bir Urkultur'un kalıntılarını buldular.

Viyana ekolünün çalışmaları yazısız kavimlerin dinlerini tedkike yeni bir yol açtı. Karşılaştırma yolları kullanılarak, akraba medeniyetler tanınmaya çalışıldı. Bu tarihi ve etnolojik metod historico-culturelle metod diye bilinmektedir.

XIX. yüzyılda tarihi araştırma ile romantizm arasındaki zıtlıklar kendini gösterdi. Benjamin Constant (1767-1830) bu iki akımın sentezini hazırladı. Bu yüzyılda arkeolojk, filolojik, epigrafik dokümantasyona dayanan tarihi araştırma ile Sturm und Drang'dan esinlenen romantik akım birbirleriyle çatışmıştır.

Dini düşüncede muhayyile ve hassasiyetin önemini vurgulayan romantik hareket ortamında Fusten de Coulanges (1830-1889)'ın La Cite Antique'i şu temel kuralı vaz etti: Tarihçi doğrudan ve sadece metinleri, en ince detayına kadar incelemek ve onların gösterdiklerine inanmakla yükümlüdür."

Hollanda'da C.P.Tiele (1830-1902) tarafından yönetilen düşünürler grubu, teoloji yerine dinler bilimini koyuyordu. 1877'den itibaren Reforme teoloji kürsüleri Hollanda'da yerlerini "dini fenomenin tedkiki" ile yükümlü kürsülere bırakmıştı.

Chantepie de la Saussaye, bir dini fenomenoloji el kitabı hazırladı: Lehrbuch der Religiens geschichte (1887). Yazar üç yol tesbit etmektedir:

a) Felsefe: Dinin öz ve menşeini tedkik eder.

b) Tarih: Çeşitli dinlerle meşgul olur.

c) Fenomenoloji: Dini fenomenlerle ilgilenir.

Berlin'de Otto Pfleiderer dini felsefe ile d inler biliminin ittifakını gerçekleştirmeye teşebbüs eder. Ona göre dinler bilimi, dini duygunun tezahürleri olarak mülahaza edilen bütün dinlerin tarihi olmalıydı.

Dini fenomen üzerine merkezileşen bu araştırma Fransa'ya da sıçradı ve orada College de France'da tesis edilen Dinler Tarihi kürsüsü Albert Reville'e (1826-1906) teslim edildi. Ernest Renan (1823-1892) bu harekete katıldı. Tiele ekolü çizgisinde bu hareket, dinin tarihi formlarından çok özü üzerine durdu.

1880'den 1900'e kadar genç dinler bilimi, bir takım olaylarla belirlenen bir artış sürecine girer: Hollanda, Paris, Brüksel, Louvain'de dinler tarihi kürsülerinin kurulması; Paris'te, Revue de l'Histoire des religions ve Revue des religions dergilerinin, Louvain'de de Meseon'un çıkmaya başlaması, 11-23 Eylül 1893'de Chicago'da World's Parliament of Religions'un toplanması gibi.

Böylece doğmakta olan dinler bilimi, beşeri bilimlerin tarihi-kültürel ekseninde yerine almış, bir taraftan tanılar, diğer taraftan politik hareketlerin müdaheleleri içinde kendi yolunu bulmuştur.

Denilebilir ki 1900'de Paris'te toplanan Dinler Tarihi kongresi, dinler bilimi alanında bir dönüm noktası olmuştur.

II. Dini Fenomen ve Tarihi Formları

XIX. yüzyılda Dinler Bilimi'nin konusu yavaş yavaş ortaya çıktı. Bir taraftan dini fenomenin evrensel ve spesifik olduğu farkedildi. Diğer taraftan da zaman ve mekan içinde yaşanmış bu fenomenin çeşitli tarihi tezahürleri kendini gösterdi. Böylece XX. yüzyılın başından iki anahtar kelime konuya çift yaklaşımı gösterdi ki bunlar tarih ve fenomenoloji'dir.

XIX. yüzyılın ve XX. yüzyılın başında araştırıcılar, dinler biliminin konusu olan dinin hem fenomen hem de tarihi form olmak üzere iki vechesinin olduğunu farkettiler. Fakat diğer bir temel unsurun yeterince farkında olunmadı ki bu da dini tarihin merkezinde ve yaşanmış fenomenin menşeinde bulunan dindar insan (homme religieux) idi. Nathan Söderblom ve Rudolf Otto, dinler biliminin bu vechesini tedkike koyuldular.

1913'te ERE'deki "Holiness" maddesinde N. Söderblom (1866-1931) kutsalı dinin temel kavramı ve başlıca işareti olarak niteledi. R. Otto (1869-1937), 1917'de neşrettiği Das Hailege'de dini fenomenin temelde kutsalın tecrübesi olduğunu ifade ediyordu.

Otto, dini fenomen üzerinde durması ve bu fenomenin indirgenemez olduğunu göstermesi bakımından takdire şayandır. O, dinler tarihinin merkezine dini fenomeni yerleştirmiştir. Ve yine o, fenomenin tedkikinin, dindar insan ve onun davranışını tedkikten ayrılamayacağını göstermiştir.

III. Dini Fenomen ve Onun Tarihi Formlarının İlmi Tedkiki

Dinler Bilimi'nin teşekkülünün ana etapları ve bu lmi disiplinin konusunu kısaca gözden geçirdikten sonra şimdi de dinler biliminin konusunun farklı ele alınış şekillerini açıklayabiliriz ki bunları üç başlık altında toplamak mümkündür:

1) Tarihi yaklaşım: Kutsalın morfolojisiyle bizi karşı karşıya bırakan belgelerin tedkikidir.

2) Fenomenolojik yaklaşım: Fenomenin dini motifini tesis yani tipoloji yaşanmış çerçeve ve dindar adamın tanıklığını ifade eder.

3) Hermenötik etap: Fenomenolojik yaklaşımdan sonra dinler tarihçinin, anlam ve mesajı araştırmaya koyulmasıdır.

Bunları tek tek açıklamak gerekirse:

1. Dinler Tarihi

Tarihi yaklaşım, dinler biliminin ilk teşebbüsüdür. Tarihi yaklaşım, Tarih öncesi uzmanları, arkeologlar, oryantalistler, filolog ve etnologlar gibi uzmanlarca toplanmış dokümanlarla oluşmuş geniş bir tarihi birikime dayanır. Bu dökümanlar öncelikle bu uzmanlarca incelenir.

Tarihi araştırma insanlığın, zaman ve mekan içinde yaşanmış çeşitli dini tecrübeleriyle ilgilenir ki biz bu tecrübeleri metinler, tapınaklar, mezbahlar, kutsal kitaplar, mitler, semboller ve adanmış insan vasıtasıyla bulmaktayız.

Dinler Tarihçi, malzemeleri tesbit ettikten sonra onları, özel sosyo-kültürel çerçevelerine göre yerleştirir. Dinler Tarihçi konunun sosyal boyutunu da hesaba katmalıdır.

2. Fenomenolojik Yaklaşım

Dinler Tarihi dini fenomeni ancak insan, insanın söz ve davranışıyla yakalayabilir. Dini fenomenin her ifadesi belli bir çerçevede yaşanmış tecrübedir. Dolayısıyla özel bir fenomeni genel bir öze bağlamayı hedefleyen fenomenolojik analiz söz konusudur. Fenomenoloji anlama idealini, tarihi araştırmaya bağlı kalaak gerçekleştirmelidir. Tarih ve Fenomenoloji karşılıklı olarak birbirlerine bağımlıdırlar.

Chantepie de la Saussaye'e (1848-1920) göre fenomenolojinin özü bir taraftan temel tezahürler seçmek diğer taraftan da anlamı yakalamaktır. G. van der Leeuw (1890-1950) de öz-tezahür kavramlarını ele alır.

Durkheim, Söderblom, Otto gibi M.Eliade de kutsalı, Dinler Bilimi'nin temeli kabul eder. Eliade, kutsalın tezahürünü hierohanie diye adlandırır. Hierophanique realite ile irtibata geçen insan ise "homo religiosus" olarak adlandırılır.

Eliade'in metodunun teşekkülünde iki temel unsur söz konusudur ki bunlar da kutsal ve homo religiosus'tur.

Kutsalın morfolojisiyle bizi karşı karşıya getiren tarihi yaklaşımı fenomenolojik yaklaşım takip eder. Fenomenoloji, ele aldığı fenomenleri adlandırma ve sınıflandırma ile işe başlar. Buna ilaveten yapılanın envanterini yapar ki bu da tipoloji ile neticelenir. Bununla birlikte fenomenolojinin rolü fenomenleri sınıflandırma veya tipoloji ile sınırlanamaz. O, fenomenlerin anlamını hem tarihi şartları içinde, hem de dindar adamın davranışı içinde anlamaya çalışır.

Pettazzoni'ye göre fenomenoloji tarihin dini yorumu veya anlaşılmasıdır.

Dinler tarihçinin bu yaklaşımı insanın tecrübesi olması açısından dini fenomenleri deşifre etme teşebbüsüdür.

3. Hermenötik (Hermeneutique)

Henmenötik yorum ilmidir. Dinler tarihinde hermenötik, daha önce zikredilen iki yaklaşıma yani bir taraftan morfolojisini inceleyen tarihi yaklaşıma, diğer taraftan onun tipolojisini yapıp insanın kutsalla karşılaşmasındaki tecrübesini açıklayan fenomenolojik yaklaşıma eklenir. Eliade, Dinler Tarihçinin hermenötik alanındaki görevini net bir şekilde şöyle tanımlar: "Dinler Tarihçinin nihai hedefi homo religiosus'un davranış ve zihni dünyasını anlamak ve başkalarını aydınlatmaktır". Eliade'a göre hermenötik yaklaşımda iki etap vardır. İlki, dini fenomenlerin anlam ve manevi muhtevalarını, bu fenomenleri yaşayanlara göstermek, ikincisi de bu fenomenlerin mesajının anlamını modern cemiyetlerin insanına aktarmaktır.

4. Dinler Biliminde Karşılaşmacılık

XVII. yüzyıldaki çeşitli denemelerden sonra karşılaştırmalı mitografi gerçek canlılığını XVII. asırda gösterdi. Yazarlar mitlerin izahı ve kitabı mukaddesteki hikayelerin çerçevesinde yerleştirilmesiyle ilgilendiler. Onlara göre mitler, Kitab-ı Mukaddes hikayelerinin bozulmasıdır.

1856'da M.Müller Essay on Comparative Mythology'yi neşretti. Hind-Avrupa dilleri arasında akrabalığın keşfi karşılaştırmalı filolojinin doğmasına sebep oldu.

XX. yüzyılın başında dini etnoloji alanındaki tartışmalar, karşılaştırma metoduna dair önemli tartışmalara yol açtı. Etnoloji alanındaki iki büyük uzman olan Fritz Graebner (1877-1934) ve Wilhelm Schmidt (1868-1954) tarihi-karşılaştırmalı araştırma için yeni perspektifler açtı. Dinlerin tedkikinde onlar, akrabalıklarını görmek, iyi yorumlayabilmek, değişiklikleri ortaya çıkarmak için çeşitli kültürleri yaklaştırmaya teşebbüs ettiler.

Pinard de la Baullayc eserinde XIX. ve XX. yüzyıl karşılaştırmalı araştırmanın geniş bir sentezini verdi.

Dinler bilimi karşılaştırmalı araştırmadan vazgeçemez, ancak şunu da unutmamak gerekir ki dinler tarihi yaşanmışa eğilir ve onun malzemeleri torihi somutlukta tesis edilmiş olmalıdır.

Mukayeseli metodun yeni vechesi Georges Dumezil tarafından ortaya konulmuştur.

Dinler Tarihi Alanında Son Çalışmalar

1. Dinler Genel Tarihi

a) Les Religions du Monde, Paris 1981 (Man and his Gods Londres 1971'in çevirisi)

b) Guide Illustre des Religions dans le Monde, Paris 1985 (The World's Religions, Londres 1982'in tercümesi)

c) P. Tacchi Venturi, Storia delle Religioni, Torino 1934, 6. baskı, 5 cilt 1970-71.

d) M.Gorce et R.Mortier, Histoire Generale des Religions, 4 cilt, Paris 1944. 45,60

e) Histoire des religions, 5 cilt, Paris 1955

f) C.J.Biceker, G.Widengren, Historia Religionum, 2 cilt, Leiden 1969-71.

g) Histoire des Religions (Plerade), 3 cilt, Paris 1970-76.

h) Asmussen, Laessoe, Colpe, Handbuch der Religion sgeschichte, 3 cilt, Göttingen 1971-71

i) M. Meslin, L'Experience Humaine du Divin, Paris 1988.

j) M.Clavenot, L'etat des Religions dans le Monde, Paris 1987.

k) G. Balandier (dir), Le Grand Atlas des Religions, Paris 1988.

l) J. Ries (ed), Trattato di Antropologia del sacro, 7 cilt, Milanco, cilt 1: Le origini e il problema dell'homa religiosus 1989; cilt 2; L'uomo indoeuropeo e il sacro, 1991.

m) Religions du Monde, 13 cilt, Paris 1963-1966.

2. Sözlük ve Ansiklopediler

Marguerite M. Thiollier, Dictionnaire des Religions, Paris 1966, 1971.

Les religions, (Marabout), Paris 1972, 1974

Dictionnaire des mythologies, 2 cilt, Paris 1981.

P.Poupard, J. Vidal v. dğr. Dictionnaire des religions, Puf, Paris 1984, 1985.

Die Religion in Geschichte und Gegenwart, 3. baskı, 7 cilt, 1956-65.

Itastings, ERE, 13 cilt, Edinburg 1908-1926.

A. di Nola (ed), Enciclopedia delle religioni, 6 cilt, Frenze 1970-1976

M. Eliade, The Encyclopedia of Religion, 16 cilt, New York 1987.

3. Araştırma Etapları

J. Reville, Les phases successives de l'histoire des Religions, Paris 1909.

H.Pinard de la Boullaye, L'etude Comparee des religions, 2 cilt, Paris 1922, 1929.

W.Schmidt, Origine et evolution de la religion, Paris 1931.

J. Waardenburg, Classical Approaches to the Study of Religion, 2 cilt Monton 1973

J. Ries, "Quelques Aspects de la Science des Religions a le fin du XIXe siecle". L. Portier, Le Dessier Hyacinthe, Louvain -la-Neuve 1982.

Fr. Whaling, Contemporary Apparoaches to the Study of Religion, 2 cilt , Mouton 1983.

4. Problemler ve Metotlar

M. Eliade, La Nostalgie des Origines, Paris 1971.

M. Keslin, Pour une Science des Religions, Paris 1973

5. Mukayeseli Araştırmalar

a) Mukayeseli metot

Pettazzoni, Essays on the History of Religions Leiden 1954.

Parrinder, Comparative Religion, London 1962, 1975.

P. Ricoeur, Le Conflit des Interpretations, Essain d'hermeneutique, Paris 1969.

U. Bianchi, The History of Religions, Leiden 1975.

b) Mukayeseli araştırmalar

Esnoul, Garali v. dğr. Suorces Orientales, 8 cilt, Paris 1959-1971.

M.Eliade, E. Junger (ed), Antaios, 12 ciltlik periyodik Stutgart, 1960-1971.

M.Eliade, Kitagawa (ed). History of Religions, An International Journal for Comparative Historical Studies, Chicago 1961 vd.

J.Ries (ed). Homo Religiosus kolleksiyonu, Louvain -la-Neuve, 14 cilt, 1978-1991.

J. Waardenburg, Religionen und Religion, Systematische Einführung in die Religionwissenschaft, Berlin 1986.

a.mlf, Perspektiven der Religionswissenschaft, Echter Verlag 1993.

G.Schmid, Principles of Integral Science of Religion, La Haye-Paris, Monton 1979.

W.C.Smith, The Meaning of Religion, New Yor 1962.

E.J.Sharpe, Comparative Religion, London 1986.

E.J.Sharpe, Method and Theory in the Study of Religion, Toronto 1989.

J.de Vries, Perspectives in the History of Religions, Berkeley 1977.

J.Goulet, Construive une sciennce de la religion, Montreal, Fides 1987.

J.Seguy, Introduction aux ssiences humaines des religions, Paris 1970.

-Problemes et methodes d'histoire des religions, Paris PUF, 1968.

K. Rudolph, Historical Fundamentals of the Study of Religions, New York 1985

N.Smart, The Science of Religion, Princeton 1973.

F. Stoiz, Grundzüge der Religionswissenschaft, Göttingen 1988.

S. Menard, Introduction a l'histoire des religions, Paris 1987.

F.Whaling (ed) Religion in today's world, Edinburg 1987


*Prof. Dr. Ömer Faruk Harman -M.Ü. İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi
Deniz_mx Çevrimiçi   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks Kapalı
Pingbacks Kapalı
Refbacks Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 21:41
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464