|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Lise Bilgileri Kategorisinde ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Forumunda Bulunan Peygamberlerin Sıfatları PDT® Konusunu Görüntülemektesiniz => Peygamberler: Peygamberler, Allah’tan aldıkları mesajları önce kendileri uygular, sonra da insanlara öğretirlerdi. Peygamberler bu anlamda örnek insanlardır. İlk peygamber Hz. ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Bir Günlük Mehraymış Asıl
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Peygamberler:
Peygamberler, Allah’tan aldıkları mesajları önce kendileri uygular, sonra da insanlara öğretirlerdi. Peygamberler bu anlamda örnek insanlardır. İlk peygamber Hz. Âdem ile son peygamber Hz. Muhammed arasında insanlara çok sayıda peygamber gönderilmiştir. Kur’anıkerim’de Allah peygamberlerin sayısını bildirmemiştir: “Ey Muhammed! Ant olsun, senden önce de birçok peygamber gönderdik. Sana onların kimini anlattık, kimini de anlatmadık.” (40/Mümin suresi, 78) Kur’an’da adı geçen peygamberler şunlardır: Âdem, İdris, Nuh, Hûd, Sâlih, Lût, İbrahim, İsmail, İshak, Yakup, Yusuf, Şuayb, Musa, Harun, Davud, Süleyman, Eyyüb, Zülkifl, Yunus, İlyas, Elyesa, Zekeriyya, Yahya, İsa, Muhammed. Peygamberlerin büyük bir bölümünün adı, En’âm suresinin 83-86. ayetlerinde belirtilmiştir. 1. Doğru Olmak Doğruluk, peygam-berlerin en önemli özel-liklerindendir. Peygamberler kesinlikle yalan söylemezler. Aldıkları emir ve yasakları olduğu gibi insanlara bildirirler. Allah, Kur'an’da peygamberleri doğruluklarından dolayı övmüştür: “Ey Muhammed! İnsanlara Kuran’daki İbrahim’in hikâyesini anlat. Şüphesiz o özü sözü doğru bir peygamberdir.” (19/Meryem suresi, 41) Peygamberler yalan söylememişlerdir. Hiçbir peygambere etrafındaki insanlar, “Sen daha önce yalan söylerdin.” diyememiştir. Allah peygamberlerin öteden beri doğru insanlar olduklarını şöyle haber verir: “Ey Muhammed! Kur’an’da İsmail’den de söz et. O sözlerine bağlıydı... Ve bu kitapta İdris’ten bahset, o doğru sözlü bir peygamberdi.” (19/Meryem suresi, 55-58) Peygamberler yaşayışları bakımından örnek insanlardır. Konuşmada, alışverişte, komşulukta, dostlukta, arkadaşlıkta asla doğruluktan ayrılmamışlardır. Doğru olmak sonuçta insana güvenilir olma özelliğini kazandırır. Peygamberlerin doğru olması niçin gereklidir? Değerlendiriniz. 2. Güvenilir Olmak Bütün peygamberler emin, güvenilir ve dürüst insanlardır. Allah Kur’anıkerim’de peygamberlerin güvenilir insanlardan seçildiğini şöyle belirtir: “Size Rabb’imin vahyettiklerini bildiriyorum ve ben sizin için güvenilir bir öğüt verenim.” (7/A’râf suresi, 68) Başka ayetlerde de farklı peygamberlerin her birinin etrafındaki insanlara, “Şüphesiz ben size gönderilen güvenilir bir peygamberim.” (26/Şua râ suresi, 108, 125, 143, 162, 178) dedikleri belirtilir. Sevgili peygamberimiz peygamberlikten önce, toplumun en güvenilir insanıydı. Bu yüzden çevresindeki insanlar ona “güvenilir” anlamına gelen “el-Emin” adını vermişlerdi. Peygamberlerin güvenilir olması öğretilerinin kabul edilmesine nasıl yardımcı olur? 3. Akıllı ve Zeki Olmak Peygamberlik, şerefli, üstün bir görevdir. Bunun yanında çok ağır sorumlulukları vardır. Bu ağır sorumlulukları yerine getirebilmek için akıllı ve zeki olmak gerekir. Kur’an’da peygamberlerin akıllı ve zeki olduklarına ilişkin ayetler vardır: “Ant olsun, biz, önceden İbrahim’e doğru yolu bulma kabiliyetini vermiştik. Zaten biz onun durumunu biliyorduk.” (21/Enbiyâ suresi, 51), “Ant olsun ki, (Ey Muhammed!) Rabbinin nimeti sayesinde sen deli değilsin.” (68/Kalem suresi, 2), “(Ey Muhammed!) Senin şanını yükseltmedik mi?” (94/İnşirah suresi, 4) 4. ALLAH’TAN ALDIĞI MESAJLARI OLDUĞU GİBİ İNSANLARA BİLDİRMEK Peygamberler, Allah’tan aldıkları mesajları olduğu gibi insanlara bildirmekle görevlidirler. Buna “tebliğ” denir. Bu, peygamberlerin temel görevidir. Peygamberlerin Allah’tan aldıkları emir ve yasakları artırma veya eksiltme yetkileri yoktur. Yine bu emir ve yasakları susarak veya gizleyerek insanlardan uzak tutmazlar. Allah bu konuda Kur’an’da şöyle buyurur: “Ey peygamber! Rabb’inden sana indirileni ulaştır. Eğer bunu yapmazsan, onun elçiliğini yapmamış olursun. Allah seni insanlardan korur.” (5/Mâide suresi, 67) “Ey Muhammed! Rabb’inin kitabından sana indirileni oku! Onun sözlerini değiştirecek yoktur.” (18/ Kehf suresi, 27) “Sana düşen yalnız tebliğdir.” (13/Ra’d suresi, 40) 5-İsmet Sıfatı İsmet, peygamberlerin gizli ve aşikâr her türlü masiyetten, günahtan ve peygamberlik şerefiyle bağdaşmayacak hareketlerden uzak bulunmalarıdır. İsmet'in, yani nezâhet ve mâsumiyetin zıddı olan, her türlü günah ve âdi davranışlar, peygamberler hakkında muhaldir. Çünkü, eğer peygamberlerin günâh ve suç işlemeleri veya ismet ve nezahete yaraşmayan uygunsuz hareketler yapmâları onlar hakkında caiz olsaydı, biz insanların da onlara uyarak çirkin şeyler yapmamız normal karşılanır ve günah sayılmazdı. Zira peygamberler bizim uymamız gereken güzel örneklerimizdir. Bu bakımdan, peygamberlere uymak ve onlara itaatla emredildik. Halbuki Allah Teâlâ, kullarına günah işlemeyi ve günahkârlara itaatı emretmez ve bu gibileri peygamber olarak seçip göndermez. Bu sebeble, Ehl-i sünnete göre; peygamberler asla büyük günah işlemezler. Sehven (yanılarak) "zelle" cinsinden küçük günah işlemeleri caizdir. Ancak, bunda ısrar etmezler, derhal ikaz edilirler ve bir daha aynı hataya düşmezler. İsmet'in peygamberlerde bulunması gereken bir sıfat olduğunda, tüm İslâm bilginleri görüş birliği işindedir. Ancak niteliği ve kapsamı üzerinde han görüş ayrılıkları mevcuttur. Maturidilere göre, peygamberin günahtan korunmuş olması, onu tâate zorlamadığı gibi; günah işlemekten de aciz bırakmaz. Ancak ismet, Allah'ın bir lütfu olup, peygamberi hayır yapmaya sevkeder, kötülükten de alıkor. Fakat ilâhi imtihanın gerçekleşmesi için onda yine de irâde mevcuttur (Sabunî, el-Bidâye, terc. Bekir Topaloğlu, Ankara 1979, s. 121-122). İsmet, peygamberler iğin gerekli bir sıfattır. Çünkü peygamberlerin günah işlemeleri, yalan söylemeleri caiz olsaydı; verdikleri haberlerin doğruluğuna güvenilmezdi. Bu durum, onların Allâh'ın hucceti olma özelliklerine gölge düşürürdü. Peygamberlerden günah (fısk) sâdır olsaydı, bu onların şâhitlik ehliyetini ortadan kaldırırdı. Kur'an'da: "Ey iman edenler! Size bir fâsık haber getirirse, onun doğruluğunu araştırın" (Hucurat, 49/6) buyurulur. Yüce Allah fâsığın şehâdetini kabulde tedbirli olmayı ve duraksamaya emrediyor. Peygamberden fıskın sudûru halinde dünyadaki şahitliği düşünce; ahiretteki ümmetine olan şahitliği de düşer. Halbuki Kur'an'da, "Böylece sizi orta bir ümmet yaptık ki, insanlara şâhit olasınız. Peygamber de size şâhit olsun " (el-Bakara, 2/ 143). Kıyamette şâhitliği bildirilen kimsenin, dünya şâhitiği de teyid edilmiş olmaktadır (er-Râzî, İsmetü'l-Enbiyâ, Kahire 1986, s. 41-42; Mefatih'ul Gayb, III, 8). Peygamberler iyiliği emir ve kötülükten sakındırmaya çalışırlar. Kendileri tâatı terkedip, masıyeti işleselerdi, şu ayetlerin muhatabı olurlardı: "İnsanlara iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz?" (el-Bakara, 2/44); "Ey insanlar, niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz! Yapamayacağınız şeyi söylemek Allah nezdinde en sevilmeyen bir şeydir" (es-Sâf, 61/2-3). Diğer yandan, uyanlarının onları kötülükten menetmeleri gerekirdi ki bu, peygambere karşı bir zorlama ve eziyet olurdu. Kur'an'da bu yasaklanmıştır. "Allâh ve Resulüne eziyet edenleri, o, dünya ve ahirette lanetledi" (el-Ahzâb, 33/23; er-Râzî, Mefâtihu'l-Gayb, III, 8; İsmetü'l E'nbiyâ, s. 42, 43). Ehl-i sünnete göre, peygamberlerin masum oluşu vahiyden sonra sabittir. Kur'an-ı Kerim'de bazı peygamber kıssaları anlatılırken, onların günah işlediklerini düşündüren örneklere rastlanır. Hz. Adem'in cennette yasak meyveyi yemesi (el-Bakara, 2/35-37; el-A 'râf. 7/20, 21, 23); Nuh aleyhiselâmın iman etmeyen oğlunu gemiye almak iğin duâ etmesi (Hud, 11/45-47); Hz. İbrahim'in putları kendi kırdığı halde, kavmine kimin kırdığını büyük puttan sormalarını istemesi (el-Enbiyâ, 21/57, 62, 63); Hz. Lût'un eş cinsel erkeklere kendi toplumunun kızlarını teklif etmesi (Hud, 11/77-79); Hz. Musa'nın bir şahsın ölümüne sebep olması (Kasas, 28/15); Hz. Yunus'un kavmini izinsiz terketmesi (el-Enbiyâ, 21 /87-88); Hz. Davud'un davacıyı dinleyip davalıyı dinlemeden davacı lehine hüküm vermesi (Sâd, 38/21-25); Hz. Muhammed'in kâfirlerin reislerini İslâm'a davet ettiği sırada gelip, soru soran ve bir ama olan Abdullah b. Ümmü Mektûm'a yüzünü buruşturması ve sırtını dönmesi (Abese, 80/1-12) örnek verilebilir. Ancak bu ve benzeri peygamber kıssalarında görülen hallerin bazıları ya peygamberlikten önceye aittir veya bunlarla ilgili nakiller muteber değildir. Bazıları da peygamberlerin şanına yakışacak biçimde açıklanmıştır. Çünkü eğer peygamberlerin günah işlemesi mümkün olsaydı, onların sözüne güvenilmez ve böylece ilâhî huccet gerçekleşmiş olmazdı. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com