|
||||
|
|
|||||||
|
|||||||
|
|||||||
| Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi Bilgileri |
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Hızlı Üye
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 26-06-2005
Yer: E§ki§ehir◄◄▬▬▬▬ Yaş: 15
Mesajlar: 1,383
Rep Puanı: 12198400
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Ramazan, hikmetleri ve güzellikleri çokça olan, insanlığın Kur’anla tanıştığı özel bir aydır. Kur’an ramazana karşı sorumluluğumuzu Bakara suresi 185. ayette şu şekilde dile getirmekte: ‘Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kur'an'ın indirildiği aydır.
Öyle ise sizden ramazan ayını idrak edenler onda oruç tutsun. Kim o anda hasta veya yolcu olursa (tutamadığı günler sayısınca) başka günlerde kaza etsin. Allah sizin için kolaylık ister, zorluk istemez. Bütün bunlar, sayıyı tamamlamanız ve size doğru yolu göstermesine karşılık, Allah'ı tazim etmeniz, şükretmeniz içindir. Bir bereket, rahmet, mağfiret; cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının ise kapandığı ve her müslümanın en iyi şekilde değerlendirmesi gereken bu ay kültürümüzde on bir ayın sultanı olarak bilinir. O halde Müslümanların, hasretle beklenen bu sultana kulak verip bu fırsatları değerlendirmeleri gerekmez mi ? Ramazan, yüzlerin ve kalplerin Allah için birlikte çarptığı, meleklerin müminler için en çok meşgul olduğu,bir sevinç ve müminlerin birbirlerine Allah için ikramda yarıştıkları, duaların ve tevbelerin en fazla kabul edildiği, bir fırsat ve sevinç ayıdır. Ramazan, çevremizdeki ihtiyaç sahiplerinin ihtiyaçlarının giderildiği, müminler için umudun ve kurtuluşun en zirvede olduğu, içinde bin aydan hayırlı görülen kadir gecesinin yer aldığı özel bir aydır. Ramazan ve Oruç, bize dünya işerinden dolayı ihmal ettiğimiz dostlarımızı hatırlatan ve bizi bir araya toplayan, ve bize yeni dostlukların kapılarını açan fedakar bir dosttur. Ramazan birilerinin zannettiği gibi eğlencelerden tamamen uzaktır. Bilakis ramazan bu ayda haksızlığa uğrayan , acı çeken mazlumlara daha fazla yakın olmayı gerektirir. Ramazan ve Oruçla teşekkürün, tefekkürün ve kulun sadece yaratıcısıyla baş başa kalmaya çalıştığı itikafın yani nefsimizi gözden geçirdiğimiz ve yenilendiğimiz bir süreçtir. Oruç, bizden öncekilerin sorumlu oldukları güzel mirası devam ettirmek, açlığın Allah’a en sevimli geldiği bir ibadettir. İlahi kelamın en çok okunduğu sabrı öğrendiğimiz sabrın artığı bir aydır. Oruç, müminin ruhen tedavi gördüğü ve bir anlamda sağlık kontrolünden geçtiği, gündüz yaşanan tatlı yorgunluğun akşam sevince dönüştüğü arınmanın yaşandığı, kişiyi her türlü zayıflıktan uzak tutan ve koruyan onunla her türlü kıskançlıktan, düşmanlıktan, dedikodudan, günahtan, fısk ve fucurdan, aşırılıktan, iffetsizlikten korur. Peygamberin ifadesiyle Oruç bir kalkandır. O derki Biriniz oruç tuttuğu gün kötü söz söylemesin ve kavga etmesin. Şayet biri kendisine söver ya da çatarsa 'Ben oruçluyum' desin." Oruç, insanın kibrini şeytandan gelen gururunu kırar, hem bireysel hem de toplumsal hayata yön verir, her tülü şehvete çözüm olan manevi bir ilaçtır. Aslında biz değil Oruç bizi tutuyor. O, adeta bizi tutup karşısına alıyor yol gösteriyor ve bize sabrın, paylaşmanın, aç kalmanın ne olduğunu ve bu durumda olanlar için ne yapmak gerektiğini anlatıyor. Çünkü bizi her zaman uyaracak, uçurumlara düşmekten kurtaracak dostlara ihtiyacımız vardır. Oruç, üzerine on bir ay boyunca ölü toprağı serpilen ihmalkar mü’minleri yeniden diriltir. Asıl olan oruçla başlayan bu yeniden dirilişin ramazandan sonra da devam etmesidir. Bazıları nefsini ve çocukları oruç tutmaya alıştırmak yerine Oruç tutmanın yaşı ne zaman başlar diye tartışırken Orucun çocukları çocukların da orucu sevdiklerine şahit oluyoruz. Oruç, kendilerine engel olunmayan çocuklar için adeta peşinden koştukları bir sevgili gibidir. Keşke orucun yaşını tartışanlar aynı zamanda Oruç için yaşanan açlığın gerçekte mutluluk duyulan bir açlık olduğunu da bir bilebilseler. Hem mümin olmak hem de oruç tutmamak bir çelişkidir. Hele çevresinin etkisinde kalarak onların havasına uyarak, onların kınamasında çekinerek Oruç tutmayanların ‘ çalışıyorum, yoruluyorum, tutarsam dayanamam, bünyem zayıf, akşama kadar aç susuz yapamam’ şeklindeki savunmaları, nefislerine uyarak ve yenilgiyi daha başta kabul etmeleri üzücü bir olaydır. En ekonomik bir ibadetin kazancını kaybetmek ne kadar büyük bir kayıptır. Keşke oruç tutmayan bahaneci insanlarımız, oruç tutmadıkları için ne kadar büyük bir zenginliği kaçırdıklarını bir bilseler… Kur’an’a göre Farz olan bu ibadetin her müslüman tarafından yapılması gerekir. Oruç, müslümanları birleştirir ve yüreklerinin birlikte çarpmasını sağlar. Müslüman Oruçsuz olmaz bir anlamda oruç , mü’minlerin ayırıcı bir özelliği bir çok güzelliğiyle de onlar için bir ayrıcalıktır. Evrensel bir ibadet olan Oruç, mü’minler için birleştirici bir unsur olup doğru sözlü olmanın, Allah’ın ve Peygamberin çağrısını ciddiye almanın, Allah’a ve Resülüne bağlılığın bir ifadesidir. Bir çok savrulma bozulma ve çözülme ile karşı karşıya kalan günümüz Müslümanları Oruçla ayakta kalabilir orucun ruhuyla kendilerini düzeltirler. Orucu bütün benliğimizle ve Allah için tutmalıyız. Oruç, aç kaldığımızda nimetlerin kıymetini daha iyi anlamamıza vesile olur. Oruç, Fakirin ve aç insanların halinden anlamak, paylaşmak ve dayanışma içerisinde olmaktır. Birlikte yemenin hazzını yaşamak, aile dayanışmasının güçlenmesine vesile olan güzel bir sosyal olaydır. Oruç, hem ruh hem de bedenin bir bakıma sağlık kontrolünden geçirilmesidir. Ruhumuzun bir ay boyunca terbiye sürecine girmesi ve bedenimizin dinlenmesidir. Şayet Ramazanın bitiminde sağlık ve sıhhatimizde iyileşmeler olursa bu bizi şaşırtmasın. Çünkü onun bilmediğimiz bir çok hikmeti vardır. Oruç, dilimize, bedenimize ve nefsimize sahip olmaktır. O, bizi terbiye eder ve olgunlaştırır. Orucu sadece ramazanla sınırlı görmemek gerekir. Ona ramazan dışında da ihtiyacımız vardır. Uykunun en tatlı anında, gecenin en temiz vakitlerinde gündüz tutacağımız oruç için sahura kalkmamız tatlı bir telaş yaşamamıza neden olmakta. İşte bu anlar Allah’ın bizi tuttuğu ve Allah’a tutunduğumuz en özel anlardır. Oruç, israfa kaçmadan iyilikte yarışmak ve bereketli sofraların kurulmasına katkıda bulunmaktır. Ancak sadece zengin sofralarını değil Hz. Muhammed(as) in dinamik arkadaşlarından Ebuzer gibi sade ve samimi sofraları tercih etmek gerekir. Her akşam kılınan Teravih, birlikte saf tutmak, birlikte dua etmek ve bu ayda lezzetinin arttığı yediklerimizin bir anlamda hazmedilmesidir. Tabi ki özenle tuttuğumuz bu güzel oruçlarımızı inancımıza ve varlığımıza tahammül etmeyenlerin ürettikleri ürünlerle de açmamak lazımdır. Ramazan, bayramla taçlandırılan bir aydır. Ramazan öncesinde aile fertleri için fakirlere verilmek üzere belirlenen fitreler bir anlamda sosyal dayanışmanın ve ihtiyaç sahiplerinin sahipsiz bırakılmamasıdır. Küçüklerin sevindirildiği büyüklerin ise itbarlarının yenilendiği, güvenin tazelendiği bir fırsat ayıdır. Sevinçlerimizi paylaşacağımız Bayram nedeniyle yapacağımız harcamaların her kuruşunun da helal olmasına ve ramazanın ruhuna inanan yerlere gitmesine de dikkat etmek gerekir. Hem Kur’an ve dua kitabı hediye eden hem de ramazanda yalan ve yanlış haber yazan bazı medya organlarının ramazan yalanlarından da uzak durmalıyız. Çünkü bilinçli bir müslümanın çocuğunu oruç tutmadı diye dövemeyeceğini bu tür haberlerin yalan olabileceğini dövse bile o kişinin müslümanlıktan nasibini alamadığını, insanların bireysel davranışlarının bir dine mal edilemeyeceğini, Aklı başında hiçbir müslümanın gece kulubünden çıkanlara oruç tutmuyor diye saldırmaya hakkının olmadığını aslında bu sarhoşların birbirleriyle kavga ettiklerinin emniyetçe dile getirildiğini, Hiçbir müslümanın maganda olamayacağını ve ramazanın gelişini havaya ateş açarak, oruç adına başkasına zarar veremeyeceğini, yalan haber yazmanın, okumanın ve bu yalan haberlerle insanları yargılamanın bir insanlık suçu olduğunu çevremizdeki insanlarla paylaşmak gerekir. Bütün davranışlarımızda titiz olmaya özen göstermek de oruç tutmanın bir gereğidir. Oruç tutması için kimseye zorla bu güzellikler kabul ettirilemez. Ancak Bir müslümanın bu gerçekleri herkesle paylaşması da bir vicdani sorumluluktur. Aynı şekilde oruç tutmayanların da oruç tutanlara saygılı olmalarını istemek de temel bir haktır. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com