Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında.
Forum TR
Go Back   Forum TR > Spor > Diğer Spor Aktiviteleri
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]

Tarihe Damgasını Vurmuş Sporcular ..

Spor Kategorisinde ve Diğer Spor Aktiviteleri Forumunda Bulunan Tarihe Damgasını Vurmuş Sporcular .. Konusunu Görüntülemektesiniz => Büyük Koleksiyoncu: SERGEI BUBKA Sırıkla atlama efsanesi Sergey Bubka uluslararası sahneye ilk kez 19 yaşındayken 1983 Dünya Atletizm şampiyonası'ndan sarsıcı ...

Beğenenler1Beğenen

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 30-03-06, 01:19   #1

Lightbulb Tarihe Damgasını Vurmuş Sporcular ..


Büyük Koleksiyoncu: SERGEI BUBKA

Sırıkla atlama efsanesi Sergey Bubka uluslararası sahneye ilk kez 19 yaşındayken 1983 Dünya Atletizm şampiyonası'ndan sarsıcı bir zaferle çıktı. 14 yıl boyunca, beş dünya şampiyonluğu kazandı. Bubka hala herhangi bir alanda altı dünya şampiyonluğu kazanan tek atlet. Paris Olimpiyatları'nda 13 Temmuz 1988'de, net altı metreyi geçen ilk sırıkla atlamacı oldu.. 1988'in ezici şekilde favorisi olan Bubka elenmek üzereyken son hakkında 5.90 m'ye yükselerek altın madalyayı kaptı ve olimpiyat rekoru kırdı..




Bu beş kez dünya şampiyonu olmasına karşın Olimpiyatlarda kazandığı tek madalya oldu. Bubka, 1991'de 6.10 m'yi hem salonda hem de açık havada geçen ilk sırıkla atlamacı oldu. 1992 Barselona Olimpiyatlarında üç hakkında da başarısız oldu. Bununla birlikte, hızlı bir şekilde toparlandı ve sonraki 36 gün içinde iki kez dünya rekoru kırdı. Bubka, sonuç olarak 18 kez salon 17 kez de açık havada olmak üzere toplam 35 dünya rekoru kırdı. Halen Uluslararası Olimpiyat Komitesi'nin yönetim kurulu üyesi ve komitenin Atletizm Komisyonu Başkanı.

Yüzyılın Futbolcusu , Siyah İnci ,Pele

EDson Arantes do Nascimento, tüm dünyada bilinen adıyla Pele, 23 Ekim 1940'da Brazilya'nın Minas Gerais eyaletine bağlı Três Corações köyünde doğdu. . 1956-1974 arasında toplam 1220 gol attı. 12 yılda Brezilya'ya 3 kere dünya kupası kazandırdı.
Pele'nin ünü o kadar yayılmıştı ki adının geçtiği her yerde saygıyla anılır hale gelmişti. Hatta bu ünü sayesinde savaşın durduğu bile bilinir. 1967'deki Niegara'daki sivil savaşta Pele'nin başkentte oynayacağı gösteri maçı için 48 saat ateşkes ilan edilmişti.



1.23 Ekim 1940'ta Brezilyanın Tres Coracoes kasabasında doğdu.

2.Futbol kariyerine 1956 yılında Santos Futbol Klübünde başladı. 1958-1969 yılları arasında 9 şampiyonluk kazandırdı.

3.1958 yılında katıldığı ilk dünya kupasında Brezilya'yı zafere götürdü.

4.1970 Son Dünya Kupası Finali ve Zafer

5.1975 yılında Finansal problemlerden dolayı emekliliğe ayrıldı ama sonra tekrar futbola dönerek Newyork Cosmos'da oynadı.

6.1977 yılında faal futbol hayatına son verdi.

7.1994'te Brezilya'nın Spor Bakanı oldu.

Ringlerin Efendisi Muhammed Ali Clay

Müslüman olmadan önceki ismi Cassius Marcellus Clay olan Muhammed Ali Clay, 17 Haziran 1942'de Kentucky Louisville'de doğdu. 12 yaşındayken boksla tanıştı .




Yine 1960'ta Roma'da ağır hafif siklette altın madalyayı alarak profesyonel lige döndü. 18 yaşındayken katıldığı Roma Olimpiyatları'nda altın madalya aldıktan sonra ünü giderek artmaya başladı.

1964 yılında 22 yaşındayken, S. Listori'u yenip Dünya Şampiyonu oldu. Bu zaferden sonra dinini değiştirip İslam dinine geçti ve Muhammed Ali ismin aldı. Maç öncesinde rakibinin moralini bozmak için makineli tüfek gibi konuşan Ali, çok sevdiği boksa ara verdi ama 1967'de boksa tekrar geri döndü.

Profesyonel döneminde sadece 5 kez yenilen, Olimpiyat ve Dünya Şampiyonu olan Muhammed Ali, 36 yaşına kadar bütün şampiyonlar için tek isim olmayı başardı ve 37'si nakavt olmak üzere 56 madalya kazandı.
Son zamanlarada Perkinson hastalığından dolayı insanlardan uzak yaşamaya mecbur oldu.

Efsane Ayak- Maradona

Ele avuca sığmaz, kovalasan yakalanmaz bir futbol cambazı görürseniz o bücür; Maradona'dır. Golleri rüya, pasları hülya, onunla müzede mutlaka kupa vardır

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Pele'nin gidişinden 16 sene sonra sahalara Güney Amerika'dan bir yıldız daha indi. 13. Dünya Kupası'nda Arjantin'in ele avuca sığmaz bücürü ülkesine tek başına bir kupa daha kazandırdı. 1.65'lik bu küçük dev adamın adı; Diego Armando Maradona...
FIFA, Arjantinli futbolcu Diego Maradona’nın 1986 Dünya Kupası çeyrek final maçında İngiltere’ye attığı 2. golü “Yüzyılın Golü” seçti. Maradona, attığı bu golle kendi yarı sahasından aldığı topla İngiltere’nin sahasına kadar inerek takımını 2-0 öne geçirmişti. Arjantinli futbolcu, bu golden 4 dakika önce de “Tanrı’nın eli” olarak anılan golü kaydetmişti.

Centilmen Tenisçi: Andre Agassi

Andre Agassi 1986’da 16 yaşındayken profesyonel oldu. İlk kez 1987’de Brezilya’daki Itaparaca turnuvasını kazandı. Bu sürede 1997 hariç her yıl en az bir turnuva şampiyonluğu yaşadı. 1995’te yedi, 1988’de altı, 1994, 1998, 1999 ve 2002’de de beşer turnuva kazandı. Kariyerinin 60. ve son turnuvasını bu yıl temmuzda Los Angeles’ta kazandı.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Halen en çok turnuva şampiyonluğu bulunan aktif erkek tenisçi. Tenisin profesyonelleştiği 1968’den bu yana Jimmy Connors (109), Ivan Lendl (94), John McEnroe (77) ve Pete Sampras (64) dörtlüsünün ardından beşinci sırada. 1992 ile 2003 arasında grand slam turnuvalarında sekiz şampiyonluk yaşadı.
Kendisi gibi eski tenisçilerden Stefı Graff ' la evlendi.

Ulrike Meyfarth

4 mayıs 1956 da almanya'nın Frankfurt sehrınde doğan yuksek atlamada rekorlar kıran unutulmaz atlet.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]

Italyan atlet sara sımeoni yle kiran kirana bir çekişmyle 2.02 ile yüksek atlamada rekorunu kırdı.
16 yasında ılk altın madalyasını kazandı.1982 de dünya rekorunu kırarak avrupa şampıyonu oldu.

Umutların Katili Süreyya Ayhan

1978 çankırı doğumlu Ayhan Atletizme 1992 yılında Çankırı Atletizm Eğitim Merkezi'nde başladı. MTA ve Fenerbahçe kulüplerinde forma giydi. 800 metrede 2:00.64, 1500 metrede de 4:03.02 ile Türkiye rekorlarını elinde bulunduruyor. Sydney 2000 Olimpiyatı'nda 1500 metrede yarı final koşan Süreyya Ayhan, Golden League'de beşinci, Balkan Salon Şampiyonası'nda ikinci olurken, Şampiyonlar Kulüpler Şampiyonası'nda 2 birincilik kazandı.
2001 yılında, Romanya Açık Yarışması'nda 1500 metrede 4:05.82 ile ikincilik elde etti. Trabzon'daki 4:07.63'lük derece ile Edmonton'a gitti. Kanada'nın Edmonton kentinde yapılan Dünya Atletizm Şampiyonası'nda bir ilki gerçekleştirerek finale kaldı.

2002'de Münihte yapılan 18. Avrupa Atletizim Şampiyonası'nda 1500 metrenin Avrupa şampiyonu milli atletimiz Süreyya Ayhan, Golden League'in Zürih'te yapılan ayağında yine çok rahat bir birinciliğe koşarken, 3.55.60'lık derecesiyle kendisine ait Türkiye rekorunu da 2 saniye aşağı çekti.

Ayhan’ın Haziran ayında geçirdiği mide kanamasıyla başlayan sağlık problemleri, Edirne kampında, baldırındaki eski sakatlığının nüksetmesiyle devam edince, en az 3 haftalık dinlenme süresinin bulunmaması ve spor yaşantısının bitmesi riski gözönüne alınarak, Ayhan’ın Atina’ya gitmemesine karar verildi.

Süreyya Ayhan’ın 25 Temmuz’da yapılan doping kontrolünde tahlil için başkasının idrar örneğini verdiği iddia edildiUluslararası Atletizm Federasyonları Birliği Doping İnceleme Kurulu, eski Avrupa 1,500 metre şampiyonu Süreyya Ayhan Kop’un doping kontrol kurallarını ihlaliyle ilgili dosyada, istisnai bir duruma rastlamadığını açıkladı.

[Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız]


Bunun üzerine Merkez Ceza Kurulu, Avrupa Şampiyonu milli atlet Kop'un cezasını yeniden 2 yıla çıkardı. Kurul, bugünkü toplantısında, daha önce 1 yıla indirdiği milli atletin sahalardan men cezasının federasyon kurallarına uygun olarak yeniden 2 yıla çıkarılmasını kararlaştırdı. Karar nedeniyle Süreyya Ayhan Kop, 1 Ekim 2006’daki Dünya Şampiyonası'nda yarışamayacak.

son haberlerde antrenörü Kop un cezasının kalktığı haberı gazetelerde çıksada Ayhan la umutlar bir düş oldu.

Doping Rüzgarı:Ben Johnson

30 Aralık 1961 tarihinde Jamaica’nın Falmouth şehrinde dünyaya gelen Kanadalı sporcu ,.



1988 Seul Olimpiyat Oyunları'nda yüz metrede uçarcasına birinci gelen Johnson'ın steroid kullandığı birkaç gün sonra anlaşılmış ve madalyası geri alınmıştı.Kanadalı atletin bütün madalyaları ve rekorları geri alındı. 1990 yılında cezası sona eren Ben Johnson yeniden pistlere dönmeye hak kazandı, fakat pek başarılı olamadı.

Not: Fotoda johnson Lewis in onunde birinci bitiriyor.Lewis'in suratindaki şaşkın ifade dikkati çekiyor.Sonradan birinciliği alınan johnson spor tarihinin yüzkarası olarak tarihe geçiyor.

Yaşar Doğu

Yaşar Doğu, (doğum 1913 Samsun - ölüm 1961 Ankara) hem serbest, hem de grekoromen stilde güreşen, Türk güreşinin simge ismi.

.Stockholm'de yapılan Avrupa Şampiyonası'nda 73 kilo ile 6 maça çıktı ve hepsini kazanarak ilk defa Avrupa Şampiyonu ünvanını kazandı. Bir yıl sonra Prag'da yapılan Avrupa Grekoromen Şampiyonası'nda yine bütün rakiplerini yendi ve 73 kilonun şampiyonu oldu.

1948 Londra Olimpiyatları'na katıldı ve burada 5 rakibini de yenerek Olimpiyat Şampiyonu oldu.Yaşar Doğu, güreş hayatı boyunca bir kez Dünya Şampiyonası'na katılma şansını yakaladı. 1951 yılında 87 kiloda mindere çıkan Yaşar Doğu kısa boylu olduğu için bu kiloda güreşmesinin güç olmasına rağmen Finlandiyalı, İranlı, Alman ve İsveçli rakiplerini yenerek, ömrünün ilk ve son Dünya Şampiyonluğu'nu kazandı.

Londra Olimpiyatları'ndan sonra kendisine ev armağan edildiği için Olimpiyat Komitesi'nce profesyonel ilan edilince, 1952 Helsinki Olimpiyatları'na katılamadı.Türk güreşinin efsane isimlerinden biri olan Yaşar Doğu, ay yıldızlı mayo ile yaptığı 47 güreşin yalnızca birinde yenilmiş, galip geldiği 46 karşılaşmanının 33'ünü tuşla kazanmıştır. Kazandığı 46 karşılaşmanın normal süre toplamı 690 dakika olduğu halde, kısa sürede yaptığı tuşlar nedeniyle bu güreşler toplam 372 dakika 26 saniye sürmüştür.

Avrupa'da en çok gol atan futbolcu[/SIZE] Tanju Çolak
Tanju Çolak, 1963 Samsun doğumlu futbolcu. Türkiye Birinci Futbol Liginde bir sezonda en çok gol atan futbolcudur.



Futbola Samsun Yolspor'da başladı daha sonra Samsunspor'da iki defa gol kralı oldu (1985-1986, 1986-1987). 1987 yılında da Galatasaray'a transfer oldu.

Galatasaray formasıyla 1987-1988 sezonunda 39 gol ile üçüncü defa gol krallığına ulaşırken hem Metin Oktay'a ait bir sezonda atılan en çok gol rekorunu kırdı, hem de Avrupa'da da en çok gol atan futbolcu oldu. 1988-1989 sezonu Şampiyon Kulüpler Kupası'nda yarı final oynayan Galatasaray'ın kadrosunda bulunan Tanju Neuchatel Xamas ve Monaca'ya attığı gollerle takımı sırtlayan oyuncu oldu. 1990-1991 sezonunda dördüncü gol krallığına ulaştı Çolak ve bu kariyerinin zirve noktası oldu.

1991-1992 sezonunda Fenerbahçe'ye transfer oldu. 1992-1993 sezonunda beşinci ve son kez gol kralı oldu. Yavaş yavaş kariyeri gerilemeye başlayan Çolak bir süre İstanbulspor'da forma giydikten sonra futbolu bıraktı.

Tanju Çolak 31 defa Milli Takımda yer aldı ve 9 gol kaydetti.


Kariyeri

- Kariyeri boyunca attığı gol sayısı 1988 maçta 240
- Bir sezonda en fazla gol atma rekoru (1987-1988 sezonunda Galatasaray ile 39 gol),
- Bir maçta en fazla gol atma rekoru (1992-1993 sezonunda Fenerbahçe ile 6 gol),
- 5 kez Türkiye Birinci Futbol Ligi gol kralı (1985-1986, 1986-1987, Samsunspor ile- 1987-1988, 1990-1991 Galatasaray ile - 1992-1993 Fenerbahçe ile),
- Avrupa'da en çok gol atan üçüncü futbolcu (1985-1986 sezonunda Samsunspor ile 33 gol),
- Avrupa'da en çok gol atan futbolcu (1987-1988 sezonunda Galatasaray ile 39 gol),
- Avrupa'da en çok gol atan ikinci futbolcu (1990-1991 sezonunda Galatasaray ile 31 gol),

Artistik Patinajın Efsanevi Çifti : Jayne Torvill ve Christopher Dean
Jayne Torvill ve Christopher Dean, Innsbruck’da 1981’de ilk kez Avrupa şampiyonu olduklarında Buz Dansı’nda 11 yıldır süren Sovyet üstünlüğüne son vermişti.orvill ve Dean, Bolşoy ve Kirov ekolü tarafından şekillendirilen Rus klasizmine karşı çıkmış ve bu alandaki Rus üstünlüğünü sarsmıştı.

Torvill ve Dean, 1982’de "Mack and Mabel"le hayal gücünü sarsmış ve özellikle 1983’deki "Barnum"la göz kamaştırıcı bir koreografi çerçevesinde bir sirkte sergilenen numaraları adeta gözler önüne sermişti. Artistik buz pateni dünyası, Barnum’dan sonra, Torvill ve Dean’in Olimpiyat programını beklemeye başlamıştı.

Torvill ve Dean, Ravel’in büyülü müziği "Bolero" üzerine oluşturduğu koreografiyi 14 Şubat 1984’de Saraybosna Kış Olimpiyatlarında sundu. İstisnaî güzellikte bir program ortaya çıkmıştı. Mükemmel sunum karşısında seyirciler büyülenmişti... Ve tabii hakemler de... Dokuz hakem, artistik değerlendirmede 6.0 tam puan vermişti. Üç hakem de teknik açıdan 6.0 vermiş ve böylece Torvill/Dean çifti, 18 not üzerinden 12 adet 6.0 tam puan almıştı.

Bu dans, Buz dansı tarihinin en ünlü dansı olarak tarihe geçti ve Olimpiyat tarihinde en iyi performans olarak kabul edildi.



Torvill, 7 Ekim 1957'de Nottignhgam'da Dean de, 27 Temmuz 1958'de Nottignham'da doğdu.
Torvill/Dean ikilisi, 1981 ile 1984 arasında dört kez arka arkaya Dünya şampiyonu oldu ve 1981, 1982, 1984 ve 1994'te dört kez Avrupa şampiyonluğunu elde etti. İngiliz çift, 1984 Olimpiyatlarında altın, 1994 Olimpiyatlarında bronz madalya kazandı (31 Ocak 2006).

Efsanevî çift, 1994’te dördüncü kez Avrupa şampiyonu oldu ve 1994 Lillehammer Olimpiyatlarında da bronz madalya elde etti.





Futbolun diğer sporları yok edercesine taşkın olmadığı zamanlardı. Televizyon hem tek kanallı, hem siyah beyazdı. Genç hanımefendi ve beyefendilerin bir kuğu gibi süzüldüğü artistik patinaj günleriydi. Ve biz severdik, bilirdik onları...

Bu memlekette futbol dışındaki bütün sporlar üveydir. Bu bir gerçek. Ama üvey var, üvey var. Mesela basketbolla hentbol hiçbir zaman aynı ilgiyle takip edilmedi. Yine de takım sporları bir nebze de olsa kendi yağında kavrulabiliyor.
Ama bazı garip durumlar da olmuyor değil.
Artistik patinaj nasıl olduysa bu memlekette özel bir ilgi gördü hep. Siyah beyaz televizyon günlerinin en büyük eğlencelerinden biriydi Dünya, Avrupa ve Olimpiyat Şampiyonları. Natalia Bestemianova-Andrei Bukin çifti, yine Jayne Torvill-Christopher Dean çifti ve tabii ki Katarina Witt... Hiçbiri hafızamızdan yitmeyen buz pateninin efsane isimleriydi birçoğu. Onları seyretmek tam anlamıyla ayrı bir zevk, ayrı bir keyifti. Salvolar, ikili, üçlü, hatta dörtlü axel'lar, büyüleyici bir senkronizasyon ve ahenk... Sağolsun Kenan Onuk' un enfes yorumu da cabası.

İşte o gün bugündür ilgi hızla azalsa da kalbimizde ayrı bir yeri kalmıştır Artistik Patinaj şampiyonalarının. Şimdilerde Evgeni Plushenko ile tekrar o heyecanı yakalayanlar var gerçi. Ama artık TRT 3'ün kenarında, köşesinde sıkışmış programlar olarak kaldı yarışmalar.

Oysa ne güzel günler geçirmiştik o dönemlerde. 6.0 tam puanın ne demek olduğunu, en yüksek oy verenle en düşük oy veren hakemin değerlendirilmeye alınmadığını, en iyilerin assolistler gibi en sona çıktığını, kapanış gösterilerinin muhteşemliğini, teknik ve artistik puanların ayrımını, zorunlu hareketler denilen kategoriyi... Hepsini bilirdik, hepsini seyrederdik o zamanlar. Lakin artık çok azımız ilgi gösterir oldu bu güzelim spora.

Buzlar Kraliçesi Katarina Witt


Tam 6 kez Avrupa şampiyonu, 2 kez olimpiyat, 4 kez de dünya birincisi olan Katarina Witt,dünyanın en güzel sporcuları arasında ilk üç sırada.

DOĞU Alman buz patenci Katarina Witt, 1984 yılında Saraybosna'da kazandığı olimpiyat şampiyonluğu unvanını 1988'de Calgary'de de kimseye kaptırmadı. Serbest programda sunduğu Carmen adlı gösterisiyle izleyenleri adeta büyüleyen Witt, Sonja Henie'den (1928-36) beri üst üste iki kez şampiyon olan ilk bayan patenci oldu.







Karate sporundaki Gururumuz :Haldun Alagaş



İzmit'te dünyaya gelen Alagaş, 3 kez dünya ve 4 kez Avrupa şampiyonu oldu. Haldun Alagaş (70 Kg), 1998 Dünya Şampiyonu (Brezilya) ve 1990 Dünya Şampiyonu (Meksika). Alagaş ayrica ayni siklette 2000 Büyükler Avrupa Şampiyonu (İstanbul) ve 1997 Büyükler Avrupa Şampiyonu (İspanya) oldu.

Dekatlonda Unutulmaz İsim Daley Thompson

30 temmuz 1958 de ingitere nın Londra sehrinde dogdu.



1980’de düzenlenen Moskova Olimpiyatları ile 1984 Los Angeles Olimpiyatları’nda üst üste iki kez altın madalya kazandı. Bir kez dünya bir kez de Avrupa ikinciliği elde eden Thompson, 1980 ile 1984 yılları arasındaki altın döneminde üst üste 4 dünya rekoru kırmasıyla tanındı. Thompson’un en büyük kişisel başarısı dekatlonda 8797 puan toplamak oldu. Thompson, olimpiyatların yanı sıra 1983 dünya kupasında da başarı gösterdi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-03-06, 01:22   #2

Varsayılan Cvp: Tarihe Damgasını Vurmuş Sporcular ..


Uçan adam: Bob Beamon

18 Ekim 1968 günü, olimpiyatların düzenlendiği Meksika'nın başkenti Meksiko' da 22 yaşındaki New York'lu Bob Beamon, uzun atlama finallerinde şaşırtıcı ve kalıcı bir rekora ımza atıyor.Beamon, 19 adımlık bir koşunun ardından dünya ve olimpiyat rekorunu kırar: 8.90 m.



8.90'lık rekor yıllarca kırılamadı. Ancak 23 yıl sonra, 30 Ağustos 1991'de, ABD'li Mike Powell, Tokyo'daki Dünya Şampiyonası'ndaki 8.95'lik atlayışıyla yeni rekorun sahibi oldu.
Öte yandan, Powell'ın rekoru bir dünya şampiyonasında kırıldığı için, geçerli Olimpiyat Rekoru hâlâ 8.90'la Beamon'a ait. Yani olimpiyatların en kalıcı rekoru!


Altına uzanan ilk Afrikalı: Yalınayak Şampiyon , Abebe Bikila

Etiyopyalı atlet Abebe Bikila, altın madalya kazanan ilk Afrikalı atlet olarak, olimpiyat tarihine damgasını vurdu.



1960 Roma Olimpiyatlarında Yarışa yalın ayak katılan Bikila Bitiş çizgisini geçtiğinde, 2:15:16'lık derecesiyle bir Dünya Rekoru kırmıştı. Yarışı Faslı Abdülbinselim'in 26 saniye önünde bitirirken, olimpiyat tarihinde altın madalyaya uzanan ilk Afrikalı olmanın gururunu da yaşıyordu.

İlk 10 tam puan: Nadia Comaneci

Romen jimnastikçi Nadia Comaneci, 1976'da kusursuzluğun ne demek olduğunu herkese gösterdi.



1976'dan önce, Olimpiyatlar kapsamındaki jimnastik yarışmalarında, 10 tam puan alan ne bir erkek ne de bir kadın sporcu olmuştu. 1976'da tarihi değiştiren, 14 yaşındaki Nadia Comaneci'ydi. Comaneci Montreal'de yedi kez 10tam puan aldı.

Hitler'in utancı: Jesse Owens'ın zaferi

Berlin Olimpiyatları'nda Ari ırkın üstünlüğünü kanıtlayacağını düşünen Hitler'i düşkırıklığına uğratan, siyahi bir sporcuydu.



1936 yazında, Avrupa Nazizm'in gölgesiyle kararmaya başlamışken, olimpiyatlar Berlin'de düzenleniyordu. Bu Hitler'in Ari ırkının üstünlüğünü göstermesi için bulunmaz fırsattı. Ama evdeki hesap çarşıya uymadı.
22 yaşındaki, ABD'li siyahi atlet Jesse Owens, olimpiyatlardan bir yıl kadar önce, dört dünya rekoru kırmış biri olarak geliyordu Berlin'e. Hitler, siyahları, Afrika kökenli Amerikalıları aşağı bir ırk olarak görüyor, hatta ABD'yi alenen suçlayarak bu "insan olmayan mahlukatı" kullanmaktan vazgeçmelerini istiyordu.
Bütün bu ırkçılığa, dev gamalı haçlı bayraklara Jesse Owens'ın verdiği yanıt, dört altın madalya oldu.
İlk altın, 100 metrede geldi. Owens takım arkadaşı Ralph Metcalfe'yi az farkla geçerek, 10.3 saniyelik derecesiyle birinci oldu.
İkinci altın madalyaysa uzun atlamada 8.06'lık derecesiyle hem birinci oluyor hem de bir Olimpiyat Rekoru kırıyordu.

7 altın, 7 rekor : Mark Spitz

Azmin ve çalışmanın örneği Mark Spitz, 1972 Münih Olimpiyatları'nda 7 altın madalya kazanmakla kalmadı. Birinci olduğu her dalda dünya rekorunu değiştirdi.



1972 Münih Olimpiyatları'nda 200m kelebekten dünya rekoru kırdı. Aynı akşam ABD 4x100 m serbest bayrak takımıyla ikinci altın madalyasını ve ikinci dünya rekorunu ele geçirdi. Ertesi gün 200 serbestte bir başka dünya rekoru kırdı. İki gün sonra 100 m kelebek ve 4x200 m serbest bayrakta yarıştı: Sonuçta iki altın madalya ve iki dünya rekoru daha geldi. Daha sonra 100 m serbestte bir başka dünya rekoru elde etti. Son olarak, ABD Karışık Bayrak Takımı'nın kelebek ayağını yüzdü: yine altın madalya ve bir dünya rekoru... Spitz, sekiz günlük bir maratonda, yedi yarışmada yer almış, yedisini de kazanmış ve her birini bir dünya rekoruyla taçlandırmıştı. bir olimpiyatta yedi altın madalya kazanan tek sporcu ve Olimpiyatlarda dokuz madalya kazanan dört sporcudan biri olarak tarihe geçti.

Altın Ayakkabılı Adam: Michael Johnson

ABD'li atlet Michael Johnson 1996 Atlanta Olimpiyatlarinda , oyunların 11. gününde 400 metre finalini, 43.49 saniyeyle kazanırken bir de Olimpiyat Rekoru kırıyordu. Johnson, galibiyetin sevinciyle, ayağındaki altın renkli ayakkabılarını seyircilere doğru fırlattı.



Bu yarışta fazlasıyla yorulduğu için, ertesi günkü 4x400 bayrak yarışına
katılmayacağını açıkladı. Enerjisini 200 metreye saklamak istiyordu.14. gün, 200metre yarışı Johnson'ın rekor yarışı oldu. Ayağına yeni bir çift "altın ayakkabı" geçiren atlet, rüzgar gibi koşmuş ve 19.32 saniyeyle Dünya Rekoru'nu kırmıştı. Böylece kendi rekorunu 0.34 saniye ileri götürüyor ve daha da önemlisi, tek bir olimpiyatta 200 ve 400 metre yarışlarını kazanan ilk kişi oluyordu.

Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu

Boyu 1.47 m. Yıllarca boyunca dünyanın yenilmez haltercisi oldu. Olimpiyatların "resmi kahraman"larından biri.




Bulgaristan doğumlu Naim Süleymanoğlu, ilk dünya rekorunu 15 yaşında kırdı. 1984'te, silkmede kendi ağırlığının üç katını kaldırabilen ikinci halterciydi. Bulagristan, o yıl düzenlenen Los Angeles Olimpiyatları'nı boykot etmişti, ama Süleymanoğlu bu olaydan birkaç hafta sonra, kendi kategorisindeki olimpiyat şampiyonunu 30 kg'la geçti.
1986'da Türk vatandaşlığına geçen Süleymanoğlu, 88 Seul Olimpiyatları'nda Türkiye'yi temsil etti. Tüy sıklette yarıştı ve hem koparmada hem de silkmede dünya rekorunu kırdı. En yakın rakibiyle arasında 30 kg fark vardı. Bunun da ötesinde, kaldırdığı toplam, bir üst sıkletin şampiyonunun kaldırdığından daha fazlaydı.
Süleymanoğlu'nu, 8 buçuk yıl boyunca kimse geçemedi. Ancak 1992'de, Avrupa Halter Şampiyonası'nda, birinciliği Bulgar Nikolay Peşalov'a kaptırdı. Bundan üç ay sonra, rövanşı 15 kg farkla aldı. Barselona Olimpiyatları'nın şampiyonu Süleymanoğlu'ydu.

Dört yıl sonra, bu kez karşısında Yunanistan'dan Valerios Leonidis vardı. Aralarındaki çekişme amansızdı. Ancak Süleymanoğlu kendi dünya rekorunu bir kez daha kırdı ve Atlanta Olimpiyatları'nın da şampiyonu oldu.

2000 Sydney Olimpiyatları'ysa bir düş kırıklığı oldu.Finallere katilamadan elendi.


Rüya Takım

1992'de bütün NBA hayranlarının rüyası gerçek oldu.

1989'da uluslararası basketbol kurallarındaki bir değişiklik sayesinde, artık profesyonel basketbolcular da olimpiyat oyunlarında yer alabilecekti. Ve 1992 Barselona Olimpiyatları, gelmiş geçmiş en büyük basketbol takımını gördü: Rüya Takım.



Chuck Daly'nin çalıştırdığı takımın kadrosu inanılmazdı. NBA'in en büyük adları bir araya gelmişti. Takımda John Stockton, Scottie Pippen, Clyde Drexler, David Robinson vardı. Üstelik bunlar sadece yedeklerdi. Sahaya çıkan ilk beşteyse, Magic Jonson, Larry Bird, Michael Jordan, Charles Barkley ve Karl Malone gibi efsaneler yer alıyordu.

Rüya Takım, olimpiyatları süpürdü geçti. İlk maçlarında Angola'yı 116-48 yendiler. Oynadıkları hiçbir maçı kaybetmediler. 1992'ye kadar bunu başaran hiçbir takım olmamıştı.

Rüzgarın Oğlu Carl Lewis

Carl Lewis olimpik oyunlarda dokuz madalya birden kazanan dört sporcudan ve aynı bireysel dalı dört kez kazanan üç atletten biridir. Lewis, 1984 Los Angeles Olimpiyat Oyunları'nda 100 m, 200 m, uzun atlama ve 4x100 bayrak yarışlarını kazanarak, idolü Jesse Owens'ın başarısını elde etti. Kanadalı atlet Ben Johnson, 1988 Seul Olimpiyatları'nda steroid testinin pozitif çıkması üzerine diskalifiye edilince, 100 m'de ikinci bir atın madalya kazandı. Aynı Olimpiyatlarda uzun atlamadaki unvanını korudu ve 200 m'de ikinci oldu.




1992 Barselona Olimpiyatları'nda üç santimetreyle dünya rekorunu elinde tutan Mike Powell'ı geçerek üçüncü altın madalyasını kazandı. Ayrıca dünya rekoru kıran ABD bayrak takımında son adam olarak koştu. 1996'da, seçmelerde barajı sadece üç santimetre aşarak üçüncü gelebildi ve ulusal takıma zorlukla girebildi.



Atlanta Oyunları'nda, finalde yarışmak için üç atlayış hakkını da kullanmak zorunda kaldı. Finalde, üçüncü hakkında 8.50 m'ye ulaştı. "Rüzgarın Oğlu" Los Angeles'taki zaferlerinden 12 yıl sonra -kendi deyimiyle, "on dört farklı saç stilinden sonra"- uzun atlamada yeniden Olimpiyat şampiyonuydu
siqqo bunu beğendi.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-03-06, 02:44   #3

Varsayılan Cvp: Tarihe Damgasını Vurmuş Sporcular ..


dostum tek kelıme ıle muhteşem bır çalışma..sadece majestelerı eksık..çok teşekkurler..
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-04-06, 21:41   #4

Varsayılan Cvp: Tarihe Damgasını Vurmuş Sporcular ..


Harika bi çalışma olmuş Özhan eline sağlık
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 30-04-06, 02:56   #5

Varsayılan Cvp: Tarihe Damgasını Vurmuş Sporcular ..

Güzel olmus Emeğine sağlık...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat