Forum TR

Forum TR (http://www.frmtr.com/index.php)
-   Coğrafya (http://www.frmtr.com/cografya/)
-   -   10.Sınıf Coğrafya Kitabı Tüm Cevapları (http://www.frmtr.com/cografya/3080467-10-sinif-cografya-kitabi-tum-cevaplari.html)

Saw 08-10-09 20:25

C: 10.Sınıf Coğrafya Kitabı Tüm Cevapları
 

10.SINIF SAYFA 178/179 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI ETKİNLİK/178

Kitabınızdaki kişilerin yaşamları ile ilgili verilen özelliklerden faydalanarak hangi sebeplerden dolayı göç etmiş olduklarını itici ve çekici faktör olarak tabloya yazınız.


BİREYLER
İTİCİ FAKTÖRLER
ÇEKİCİ FAKTÖRLER
Hasan bey
Sağlık imkânlarının yetersiz olması
Daha iyi sağlık imkânı
Önay Hanım
Tarım topraklarının yetersizliği ve makineleşmenin iş gücüne ihtiyacı azaltması
Daha fazla gelire sahip iş İmkânlarının bulunması,
Güler Hanım
Eğitim ve sağlık imkânlarının yetersizliği
Eğitim ve sağlık imkânlarının şehirde gelişmiş olması
Alaattin Bey
Tarım topraklarının verimsizleşmesi
Daha fazla gelire sahip iş İmkânlarının bulunması,
Menekşe Hanım
Doğal afetlerin yol açtığı yıkım
Yeni bir yerde yaşama isteği
İsmail Bey
Küçük kentlerdeki çalışma, Pazar üretim ve tüketim yetersizliği (işim kanlarının kısıtlı Olması)
İş ve işletmelerini büyütecek imkanlara sahip olması,
ETKİNLİK / 179
Kitabınızdaki tabloda göçü etkileyen itici ve çekici faktörler verilmiştir.Bunları panoda uygun şekilde işaretleyiniz.



FAKTÖR
İTİCİ FAKTÖRLER
ÇEKİCİ FAKTÖRLER
Sağlık hizmetlerinin yetersizliği
X

İş İmkânlarının fazla olması

X
Eğitim imkânlarının yetersizliği
X

Daha kaliteli yaşam

X
Toprakların miras yoluyla bölünmesi
X

Tarımda makineleşme
X

Doğal afetler
X

ETKİNLİK /179

Bulmaca çalışması…
1- Makineleşme,
2-Beyin göçü,
3-Erozyon,
4-Almanya,
5-Tarım,
6-Sanayi,


10.SINIF KONULARI - COĞRAFİ KEŞİFLER SEBEBLERİ VE SONUÇLARI COĞRAFİ KEŞiFLER SEBEP VE SONUÇLARI

XV. ve XVI. yüzyıllarda Avrupalı’lar tarafından yeni ada, kıta, okyanus ve ticaret yollarının bulunmasına Coğrafi Keşifler denir.
http://img160.imageshack.us/img160/6715/gemiqi8.jpg
Öncelikle merak ve keşif amaçlarıyla başlayan bu ha reketler XV. yüzyılın ikinci yarısında açık bir şekilde ekonomik gayelere yönelmiştir. Coğrafi Keşifler sonu cu Avrupa’da önemli değişiklikler meydana gelmiştir.

KEŞİFLERİN NEDENLERİ

1.Doğu ülkelerinin zenginliği ve Avrupalılar’ın burala ra gitmek için yeni yollar aramaları
2.Türkler’in İpek ve Baharat yollarına hakim olmaları
3.İstanbul’un fethiyle Doğu Avrupa ticaret yollarının Türklerin kontrolüne geçmesi ve bundan dolayı da Batı Avrupa kıyısındaki ülkelerin açık denizlere çık ma ihtiyacı hissetmeleri
4.Hıristiyanlığı yayma düşüncesi
5.Avrupa’da değerli madenlerin azlığı
6.Avrupa’da bazı kralların gemicileri desteklemesi
7.Doğudan Avrupa’ya gelen malların pahalıya mal olması

Nedenleri ile ilgili biraz ayrıntıya inersek:

a-Ticaret yollarının Müslümanların eline geçmesi: Çin'den başlayan İpek Yolu, Hazar Denizi'nde iki kola ayrılıyor, kuzey kolu Kırım limanlarında son bulurken güney kolu Karadeniz kıyılarından İstanbul'a ulaşıyordu.


Diğer önemli bir yol olan Baharat Yolu ise Hindistan'dan başlıyor ve kuzeyde Suriye limanlarında, güneyde ise İskenderiye'de son buluyordu. Özellikle denizci İtalyan devletleri bu limanlardan aldıkları malları Avrupa'ya satıyorlardı. Bu yolların tamamının Osmanlı denetimine girmesi ve bir kaç el değiştiren malların pahalıya mal olması Avrupalıları yeni yollar aramaya sevketmiştir.

b. Coğrafya bilgisinin ilerlemesi: Orta Çağ'da Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri çok azdı. Avrupalılar, dünyayı tepsi gibi düz zannediyorlardı. Ortasında Kudüs'ün bulunduğuna inandıkları dünyanın kuzeyi buzlarla, güneyi ise kaynar sularla kaplıydı. Batıda sonsuz bir deniz, doğuda da Kaf dağları (Kafkas dağları) nın bulunduğuna ve onun ötesinde cinlerin yaşadığına inanırlardı. Özellikle Haçlı Seferleri ve daha sonraki ilişkiler ve seyyahların gezi notlarının incelenmesi sonrasında, Avrupalıların dünya hakkındaki bilgileri artmış, boş inançlar yıkılmıştır.

Özellikle Venedikli seyyah Marco Polo doğu üzerine Çin'e kadar büyük bir seyehat yaptı (1271 - 1295).

Bu seyehati sırasında yazdığı, doğu ülkelerinin hem zenginliklerini, hem de coğrafyasını anlattığı "Garibeler Kitabı" adlı eseri, Avrupalılar üzerinde büyük etkiler meydana getirmiştir.

c. Pusulanın geliştirilmesi: İlk kez Çinliler tarafından icat edilen pusula, Haçlı Seferleri sırasında Avrupa'ya geçmiştir. Kristof Kolomb'un pusulanın sapma açısını düzeltmesiyle artık yönlerini kaybetme korkusundan kurtulan Avrupalılar, okyanuslara daha rahat ve korkusuzca açılmaya başladılar.

http://www.biketr.com/Custom/BikeTr/outdoor/pusula.jpg
d. Gemicilik sanatındaki ilerlemeler: Eskiden kullanılan kadırgaların geliştirilerek 30 metre uzunluğunda, üç direkli beş yelkenli ve okyanuslara daha dayanıklı Karavel tipi gemilerin yapılması okyanuslara açılmada insanların cesaretini artırdı.

e. Efsane ve hurafelere inanmayan cesur gemicilerin yetişmesi: Orta Çağ'da Avrupalılar, Atlas okyanusunun içinde gemileri çeken çok büyük girdapların olduğu ve bu sularda dolaşan gemicilerin zenciye dönüşecekleri gibi hurafelere inanırlardı. Ancak doğu ile olan ilişkiler ve coğrafya bilgisinin ilerlemesi bu gibi inançların yıkılmasına neden olmuştur.


KEŞİFLERİ KOLAYLAŞTIRAN FAKTÖRLER

vPusulanın geliştirilmesi

vGemicilik sanatının ilerlemesi

vCoğrafya bilgisinin artması

YAPILAN ÖNEMLİ KEŞİFLER
http://img113.imageshack.us/img113/4145/yollarzu4.jpg


ÜMİT BURNU'NUN KEŞFİ


http://upload.wikimedia.org/wikipedi..._Good_Hope.jpg

Portekizli bir denizci olan Bartelmi Diaz, 1 487’de Av rupa için yeni bir ümit kaynağı olan “Ümit Burnu”nu keşfetti.
http://img174.imageshack.us/img174/3472/mitburnupq7.jpg
1497de İtalyan asıllı Portekizli bir denizci olan Vasko dö Gama, Hindistan’a ulaşmayı başardı. Böylece Hint ticaret yolu Portekizliler’in eline geçti.

AMERİKA'NIN KEŞFİ:

İspanyol denizcisi Kristof Kolomb, 1492de Hindistan sandığı Amerika kıtasına ulaştı.

http://img104.imageshack.us/img104/9...silmasizb3.jpg
Fakat buranın yeni bir kıta olduğunu, Portekizli denizci Americo Vespuç çi ispatladı ve bu kıtaya “Amerika” adı verildi.

DÜNYANIN ÇEVRESİNİN DOLAŞILMASI

Portekizli Macellan, Dünya’nın yuvarlaklığını ispat et mek için sürekli olarak batıya doğru hareket etti. Fili pinler’de hayatını kaybedince bu seyahati yardımcısı Del Kano 1522’de tamamladı. Böylece dünyanın yu varlaklığı ispatlanmış oldu.

KEŞİFLERİN SONUÇLARI

Siyasi Sonuçları

vOsmanlı Devleti Hint ticaret yolunun hakimiyeti için Portekizliler ile, Akdeniz hakimiyeti için ise İspanyol lar ile mücadele etti.

vYeni ada ve kıtaların keşfi gerçekleşti.

vİspanyol ve Portekizliler geniş ülkeler elde ederek ilk sömürge imparatorluklarını kurdular.

Ekonomik Sonuçları

vYeni ticaret yolları bulundu, Baharat ve İpek Yolları önemini kaybetti.

vAkdeniz kıyısındaki limanlar önemini kaybetti. Buna karşılık Atlas Okyanusu kıyısındaki limanlar önem kazandı.

vKeşfedilen bölgelerdeki değerli eşya ve madenler Avrupa’ya taşındı. 0 zamana kadar “toprak” temel zenginlik kaynağı iken, bundan sonra “altın ve gü müş” temel zenginlik kaynağı oldu.

vBurjuva sınıf ı güçlendi. Bu durum, Avrupa’nın siyasi ve sosyal yapısında değişikliklere neden oldu.

vİslam ülkeleri yoksullaştı.

vİpek yolu ticaretinin önemini kaybetmesi sonucunda Türkistan hanlıkları zayıfladı.


Coğrafi Keşifler’in Osmanlı Devleti’ndeki Etkileri:

vAvrupa’nın Osmanlı Devleti’ne bağımsızlığı azaldı.

vAkdeniz limanlarının önem kaybetmesi, Osmanlı Devleti’nin ticari gelirlerini azalttı.

vOsmanlı topraklarında ticaret ile uğraşan köy ve kasabalarda ekonomik durum zayıfladı.

vOsmanlı Devleti, Coğrafi Keşifler’in olumsuz etkilerini önlemek için;

vSüveyş Kanalı Projesi’ni gerçekleştirmek istedi. Fakat bunu ancak 1869’da gerçekleştirebildi.

vHınt Okyanusu nda Portekızlıler ıle savaştı fakat ustünlük kuramadı.

vDon - Volga Kanalı Projesi’ni gerçekleştirerek ipek Yolu’nu tekrar canlandırmak istedi. Fakat bunda da başarılı olamadı.

vAkdeniz limanlarını yeniden canlandırarak gümrük gelirlerini artırmak için Avrupalı devletlere kapitülasyonlar verdi.

Bilimsel Sonuçlar

vYeni ırklar, kültürler, hayvanlar, bitkiler keşfedildi.

vİnsanlarda merak ve araştırma isteği uyandı.

vDüşünce dünyasında önemli gelişmeler meydana geldi.

vRonesans ve Reform Hareketlerı’ne zemin hazırlandı,

vAvrupa’da sanattan zevk alan ve sanatçıları koruyan “Mesen” sınıfı ortaya çıktı.

Dini Sonuçları

vKiliseye olan güven sarsıldı.

vHıristiyanlığa ait inançlar temelinden sarsıldı.

vAvrupa’da dine dayalı dünya görüşü değişti.

Coğrafi Keşifler bütün insanlığı etkilemiştir. Bu yönüyle “evrensel” bir özelliğe sahiptir. Avrupa’da daha sonra ortaya çıkacak olan gelişmelere neden olmuştur.


10.SINIF SAYFA 186/188 ETKİNLİK ÇALIŞMASI ETKİNLİK/186

Kitabınızdaki haritadan ve metinlerden faydalanarak aşağıdaki sorunların cevaplarını defterinize yazınız.


1-İpek yolunun önemi nedir?

Dönemin en önemli ticaret yollarından birisiydi kültürler arası etkileşimde önemli bir geçiş noktasıydı. İpek yolu yükleri( ipek, porselen, baharat, kâğıt, değerli madenleri) taşıyan kervanlar sadece ticaretin gelişmesini sağlamanın yanı sıra, Asya ile Avrupa arasında günümüzde de izleri görülen kültür alışverişini de( kıtalar arası kültür alışverişini) sağlamıştır.2000 yıldan beri bölgede yaşayan dillerin, kültürlerin, dinlerin, ırkların da izlerini taşır.
http://img.blogcu.com/uploads/akdenizli32_ipek_yolu.jpg
2-İpek olu hangi bölgeleri önemli kılıyordu?

Uzak doğu, Orta Asya, Orta Doğu, Anadolu, Akdeniz ve Karedeniz limanlarını önemli kılıyordu.

3-İpek yolu önemini ne zaman kaybetti?

Ümit Burnu ve Hint deniz yolunun bulunması ile önemini kaybetti.Bu yollar deniz yolu taşımacılığının ön plana çıkmasında etkili olmuştur.

4- Baharat ticareti hangi yolların önemini artırdı?

Akdeniz kıyısı limanları ve deniz yolunu, ayrıca önceleri Karadeniz, Yakın doğu ülkeleri, sonraları Kızıldeniz Mısır ve Suriye kıyılarındaki liman kentlerini önemli kılıyordu.

ETKİNLİK/188

Aşağıdaki tablodaki boşlukları doldurunuz.

Ticaret Yolları
Önemi azalan
Önemi artan
Süveyş Kanalının açılması
Hint Okyanusu ( Hint deniz yolu)
Akdeniz.
İpek yolu
Hint okyanusu
Akdeniz, Karadeniz,
Baharat yolu
Hint okyanusu
Kızıl deniz, Akdeniz,
Ümit Burnu’nun keşfi
Akdeniz
Hint okyanusu
Panama Kanalının açılması
Güney Amerika- Drake boğazı
Orta Amerika - Kara

DÜNYA ÜZERİNDE ÖNEMLİ BOĞAZ VE KANALLAR DÜNYA ÜZERİNDE ÖNEMLİ BOĞAZLAR VE KANALLAR
İSMİ
İstanbul Boğazı
Çanakkale Boğazı
Cebeli Tarık Boğazı
Bab-ül mendep boğazı
Hürmüz boğazı
Messina boğazı
Bering boğazı
Macellan Boğazı
Malakka boğazı
Sonde Boğazı
Dover Boğazı
Kiel Kanalı
Panama Kanalı
Suveyş Kanalı
KONUMU
Karadeniz - Marmara Denizi arası
Marmara - Ege
Akdeniz – Atlas Okyanusu Arasında
Kızıl denizi Umman denizine (hint oky ) bağlar.
Basra Körf. Umman D. (hint oky) bağlar
Tren Denizi- Yunan Denizi
Bering Denizi- Kuzey Buz Denizi
Atlas Okyanusu- Büyük Okyanus
Sumatra adası ile Malakka (Endonezya-Malezya)
Sumatra adası ile Cava Adası arası(Endonezya)
Manş Denizi . İngiltere-Fransa arasındadır.
Baltık Denizini kuzey denize bağlar
Atlas Okyanusu- Büyük Okyanus
Akdeniz-kızıl deniz

İki kara arasında kalan dar deniz. Boğazlar çeşitli genişlikte olur.
İstanbul boğazı gibi dar olanları (550 - 3300 metre) olduğu gibi Bass Boğazı gibi (224 kilometre) pek geniş olanlar, vardır. Dünyanın çoğu denizlerle kaplı olduğundan türlü memleket arasındaki gidip gelmelerde su yolları önemli bir yer tuttuğundan, boğazlar da çeşitli su yollarının birleştiği işlek yerler olmuş, ticaret ve siyaset bakımından önem kazanmışlardır. Yer yüzünde birçok boğazlar vardır.
İSTANBUL BOĞAZI:
İstanbul Boğazı, Karadeniz ile Marmara Denizi'ni birleştiren su yoluna verilen isim. İstanbul'un Rumeli (Avrupa) ve Anadolu (Asya) yakalarını birbirinden ayırır. Uzunluğu düz olarak 30 kilometredir. Girintileri ve çıkıntıları hesaba katılınca kıyılarının uzunluğu ortaya çıkar.
http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/Li...rus1_large.jpg


Rumeli yakasında Rumeli Feneri'nden Haliç kıyılarını dolaşarak Ahır kapı Feneri'ne kadar olan uzunluğu 55 kilometre, Anadolu yakasında Anadolu Feneri ile Kız Kulesi arasındaki uzunluğu 35 kilometre, Selimiye önündeki Kayak Burnu'na kadar olan uzunluğu 36 kilometredir. İstanbul Boğazı'nın en geniş yeri Anadolu Feneri ile Rumeli Feneri arasında 3600 metre, en dar yeri Anadolu Hisarı ile Rumeli Hisarı arasında 760 metredir. Boğazın en derin yeri Bebek ile Kandilli arasında 120 metredir.

İstanbul Boğazı'nda su yüzünde Karadeniz'den Marmara'ya, su altında Marmara'dan Karadeniz'e akıntılar vardır. Su yüzeyinde yer yer ters akıntılar da görülür.
İstanbul Boğazı üzerinde 1973 yılında hizmete açılan 1073 metre boyundaki Boğaziçi Köprüsü ve 1986 yılında hizmete giren 1090 metre boyundaki Fatih Sultan Mehmet Köprüsü iki yakayı birbirine bağlamaktadır. Boğazı alttan geçecek Marmara ray projesinin 2013'te tamamlanması beklenmektedir.
ÇANAKKALE BOĞAZI:Çanakkale Boğazı, 3. jeolojik zamanın sonunda meydana gelen bir çöküntü ile oluşmuştur. Uzunluğu 65km'dir. Boğazın en geniş yeri 5. 800m,en dar yeri 1250m (kilit bahir kalesi çimenlik kalesi arası)ve en derin yeri 106m'dir. Boğaz sularında ters bir akıntı vardır. Ege denizinin binde 38 oranındaki tuzlu suyu dipten Marmara'ya akarken Karadeniz'in binde 26 oranındaki tuzlu suyu üstten ters akıntıyı oluşturmaktadır. Boğazın çevresi dağ karakterinde yüksek ve kıvrımlı kütlelerle kaplıdır. İşte Boğazın dar olması, Boğaz sularında ters bir akıntı olması ve Boğazın çevresinde yer. yer kıvrımlı dağ kütlelerinin olması; Boğazın savunulmasını kolaylaştırmıştır ve geçilmesini zorlaştırmıştır.
http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/Li...rus2_large.jpg


Cihad Hareketini etkisiz hale getirerek İslam dünyasını çökertmek,Almanların 1915 baharında yapacağını hesapladıkları Büyük Taarruz için bu devletin dikkatini Çanakkale'ye çekerek Avrupa Cephesinden buraya kuvvet kaydırmalarını sağlamak ve Çanakkale ve İstanbul Boğazını geçerek zor durumda olan Rusya'ya yardım etmek amacını taşıyorlardı.




Çanakkale savaşları 3 Kasım 1914'te İngiliz ve Fransız savaş gemilerinin Ertuğrul,Seddülbahir, Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombalamaları ile Osmanlı Devletine resmen savaş ilan edilmeden başlamıştır. İngiltere ve Fransa'nın resmen savaş ilan etmeleri 5Kasım1914'te olmuştur. Böylece 1. Dünya savaşının en önemli ve en kanlı savaş cephesi açılmıştır.

Çanakkale cephesinin açılmasına sebep olan nedenler şunlar olmuştur:
Türkiye'nin Süveyş Kanalı ve dolayısıyla Hint denizi yolu üzerindeki baskılarına son vermek,savaşa katılmakta tereddüt eden Bulgaristan'ı Almanya'ya kaptırmadan İtilaf Devletleri yanında savaşa sokmak,İstanbul'u ele geçirerek Müslüman dünyasını etki altına sokmak ve halifenin ilan ettiği Cihad Hareketini etkisiz hale getirerek İslam dünyasını çökertmek,Almanların 1915 baharında yapacağını hesapladıkları Büyük Taarruz için bu devletin dikkatini Çanakkale'ye çekerek Avrupa Cephesinden buraya kuvvet kaydırmalarını sağlamak ve Çanakkale ve İstanbul Boğazını geçerek zor durumda olan Rusya'ya yardım etmek amacını taşıyorlardı.

http://okulweb.meb.gov.tr/31/10/154708/canakkale.jpg



Vatanı, namusu, dini için İmparatorluğunun dört bir yanından (Trablusgarp, Cezayir, Şam, Kudüs; Üsküp, Işkodra, Selanik, Silstre)gelen kahramanlarımız Çanakkale'de göğüs, göğüse burun buruna çarpışmışlardır. Anadolu'da ortalama her üç evden biri Çanakkale savaşlarına katılmıştır.Çanakkale savaşlarından ilki olan Deniz harekatı 19 şubat 1915'te başlayıp 27 gün sürmüştür. Deniz Harekatında büyük kayıplar veren işgal kuvvetleri boğazı geçemeyeceklerini anlayarak 25 Nisan 1915'ten itibaren Gelibolu yarımadasında Kara harekatını başlatmışlardır. 260 gün süren bu saldırılarda da başarısız olmuşlar ve büyük kayıplar vererek Çanakkale'yi terk etmek zorunda kalmışlardır.

Çanakkale savaşlarına İtilaf devletleri önceleri küçük çapta kuvvet göndermişler fakat bunların çok yetersiz olduğunu anlayınca bu sayı 500. 000'e kadar çıkmıştır. 400. 000bin İngiliz,79. 000 Fransız askeri bu savaşa katılmıştır. Bu savaşlarda İngilizlerin kaybı 115. 000 ölü,yaralı ve kayıp,90. 000memlektine gönderilen hasta. Fransızlar ise 47. 000 kayıp vermişlerdir. Türklerin kaybı ise;şehit,yaralı,ve hasta olmak üzere toplam olarak yaklaşık252. 300 ü bulmuştur.
Gerçektende 8,5 ay süren Çanakkale Kara savaşları daracık toprak parçası üzerinde ve kötü arazi koşullarında burun buruna göğüs, göğüse çok zor koşullarda başlamış ve devam etmiştir. Bu sebeple çok kanlı ve kıyıcı sahneler yaşanmıştır. Türklerin bu kadar kayıp vermelerinin sebebi,düşman donanmasının gece gündüz hiç eksilmeyen o korkunç bombardımanının büyük rolü olmuştur.
Çanakkale zaferi Türk ve dünya Tarihinde önemli sonuçlar doğurmuştur. Çanakkale de dünya imparatorluğuna soyunmuş yeryüzünü tek elden yönetmek amacıyla yola çıkmış İngiliz Krallığını büyümesi durdu. Üzerinde güneş batmayan İmparatorluğun bir süre sonra üzerindeki güneş batar hale geldi. Türklerin dünya hakimiyetinde hala varolduğunu ve büyük bir millet olduğunu dünya bir kez daha anlamıştır. En önemlisi Avrupa'nın şark meselesi projesi Çanakkale Zaferi sebebiyle yok olmuştur.
CEBELİTARIK BOĞAZININ ÖZELLİKLERİ:
Derin bir boğaz olan Cebelitarık'ın en sığ yeri 324 metredir. Boğazın yüzünde batıdan doğuya doğru giden kuvvetli bir akıntı vardır. Boğazın iki kıyısı da sarp ve kayalıktır. Kıyıdaki dar alçak araziler Cebelitarık Kayası ile çevrilidirler. Cebelitarık'ın iklimi Akdeniz iklimi'dir, kışlar ılıman ve yazlar sıcak geçer.



En alçak noktası: Akdeniz 0 m;En yüksek noktası: Cebelitarık Kayası 426 m.'dir.Cebeli Tarik, batidaki adiyla Gibraltar; Atlas Okyanusu ve Akdenizi birlestiren 60 km uzunlugundaki bogazin, ayni zamanda Avrupa'nin en guney ucunda bulunan, Afrika' ya 44 km uzaklikta, Ispanya'ya komsu Ingiliz somurgesi kucuk ulkenin adi.

http://fotoanaliz.hurriyet.com.tr/Li..._new_large.jpg




Cebeli Tarik, adini Endulus'un buyuk kumandani Tarik bin Ziyad'dan aliyor. Kelime anlami Tarigin dagi demek. Neden bogaz degil de dag? Bunun sebebi hikmeti de, kiyidaki sarp kayalik: "Rock of Gibraltar". Gibraltar, Endulus'un dusmesi ile birlikte 1462 de Ispanyollarin eline gecmis. Burasi simdi Ingiltere somurgesinde kucuk bir ulke.
BABÜL-MENDEP BOĞAZI
http://www.ansiklopedim.info/resimler/buyuk/cibu_s.jpg


Kızıldeniz'i Hint okyanusuna (Aden Körfezi) bağlayan 32 km uzunluğundaki boğaz yemen ile somali kıyıları arasındadır.Boğazın Arabistan yarımadası kıyısına düşen bölümü 1. dünya savaşına kadar Osmanlı kontrolünde idi.Stratejik önemi yüksek olan boğaz Perim adasından (Yemen) denetlenir.


HÜRMÜZ BOĞAZI :

http://img.blogcu.com/uploads/geograpy_hurmuz.jpg




Sıcak suları Hürmüz Boğazı kanalıyla Umman Denizi ve Hint Okyanusu'na karışır. Kuzeydoğuda Şattülarab (Ervend) ırmağı ağzından başlayan ve Güneydoğuda Hürmüz Boğazı'na kadar uzanan Basra Körfezi'nin uzunluğu yaklaşık olarak 805 km’dir. Genişliği yaklaşık 280 km. derinliği ise ortalama 40-50 m arasında değişmektedir. Derinliğin en fazla olduğu ve 100 metreye ulaştığı yer Hürmüz Boğazı'dır.1980 ile 1988 arasında süren İran-Irak Savaşı'nın odak noktasıdır. 1991 yılında Körfez Savaşı'nda temel olmuştur.

MESSİNA BOĞAZI:
http://upload.wikimedia.org/wikipedi...sinaStrait.jpg


Messina Boğazı Sicilya adasını İtalya'nın güneyindeki Calabria bölgesinde ayıran boğazdır. En dar noktasında genişliği 3,3 kilometredir.

Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız


Messina Boğazı' üzerinde bulunan önemli liman şehirleri Sicilya adasındaki Messina ve ana kıtada bulunan Reggio di Calabria'dır.

BERİNG BOĞAZI:
Bering Boğazı, Asya'nın en doğu noktası (169° 44' W) ile Amerika 'nın en batı noktasi (168° 05' W) arasında bir boğazdır. Günümüzde Rusya ile ABD (Alaska) arasında coğrafi bir sınır konumunda olması ile birlikte Amerika ve Asya kıtalarının birbirine en yakın olduğu yerdir.




Boğaz yaklasik 92 km genişliğinde, 30 - 50 m derinliğindedir ve kuzeyindeki Chukchi Denizi (Arktik Okyanusu) ile güneyindeki Bering Denizi'ni (Büyük Okyanus) birbirine bağlamaktadır. 1648 yılında Semyon Dezhnev tarafından geçildiği kabul edilmesine rağmen; ismini boğazı 1728 yılında geçen Rus asıllı Danimarkalı kaşif Vitus Bering'den almıştır.

http://www.insaatdergisi.com/admimg/...4a797dea2e.jpg


Buzul çağı sırasında boğazın bir kara köprüsü vazifesi gördüğü bilinmektedir. Bazı bilimadamları, bu çağlarda suların büyük kısmının buzula dönüşerek deniz seviyesini düşürdüğüne ve daha fazla kara parçasını göz önüne çıkardığına inanmaktayken; bazıları da boğazın tamamen donduğunu, böylelikle insanlarla hayvanların üzerinden geçmesinin mümkün olduğuna inanmaktadır.

MACELLAN BOĞAZI:
Macellan Boğazı, Güney Amerika'nın en güneyinde Atlas Okyanusu'nu Büyük Okyanus'una bağlayan boğaz. Ana kıta ile Tierra del Fuego Takımadaları'nı ayırır. Bu takımadalar, Arjantin ve Şili arasında paylaşılmıştır. Macellan Boğazı'nın uzunluğu 686 km, genişliği 4 ila 37 km'dir. Boğaz, 1520 yılında Magellan tarafından keşfedildiği için bu isimle anılmaktadır. Sis ve rüzgâr sebebiyle geçilmesi zordur. Boğaz üzerindeki en büyük liman, Punta Arenas'tır.
http://worldatlas.com/aatlas/infopage/magellan.gif




Macellan Boğazı, Panama Kanalı'nın inşaasından önce çok büyük öneme sahip olsa da, hâlâ birçok gemi tarafından kullanılır. Fırtınalı güney kuşağında yer alan boğaz, tehlikeli bir su yolu olarak kabul edilir. Su seviyesindeki gelgitten oluşan oluşan farklılıklar, Patagonya'da hüküm süren kuvvetli rüzgârlar, kuvvetli akıntı ve dalgalara yol açar.

MALAKKA BOĞAZI:
Malakka Boğazı, Malezya Yarımadası (Batı Malezya) ve Endonezya'ya bağlı Sumatra adası arasında 805 km uzunluğunda dar bir boğazdır.

http://img.blogcu.com/uploads/geograpy_malaka.jpg




Ekonomik ve stratejik açıdan bakıldığında Malakka Boğazı dünyanın en önemli deniz yollarından biri olup, Süveyş Kanalı ve Panama Kanalı´nın bir eşdeğeridir. Boğaz Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus arasında ana denizyolu pasajını oluşturmakla, aynı anda dünyanın en kalabalık 3 ülkesi olan Hindistan, Endonezya ve Çin´i deniz yoluyla bağlılığını sağlamaktadır. Bununla kalmayıp yörenin en gelişmiş Ticaret Devlerini; Japonya, Güney Kore ve Tayvan´ı uluslararası ticarete bağlar.

DOVER BOĞAZI:
Büyük Britanya adasının Avrupadan ayıran dar boğaz. Uzunluğu 185, en dar yeri 31 kilometredir. Bu boğaza Fransızlar Pasde-Clais adını vermişlerdir.


http://upload.wikimedia.org/wikipedi...sh_Channel.jpg




Boğazın doğusunda Kuzey denizi, batısında Manş denizi bulunur. Çok eskiden beri, askerî ve iktisadî bakımdan büyük değer taşıyan bir boğazdır.

KİEL KANALI:
Baltık Denizinde ulaşım açısından önem taşır. Kuzey Denizinde Elbe Irmağı ağzındaki Brünsbüttelkoog'dan, doğuda Baltık Denizi kıyısındaki Kiel limanında yer alan Holtenau'ya kadar 98 km uzanır. İki deniz arasındaki en güvenli, kısa ve ucuz ulaşım yoludur. Genişliği 103 m, derinliği 11 m olan kanalın üzerinde yaklaşık 42 m yükseklikte yedi köprü bulunur.
Kanal, 1887-95 arasında, kuzeye gidecek savaş gemilerine kestirme bir yol sağlamak amacıyla yapıldı. Daha önce gemiler Danimarka'nın çevresini dolaşmak zorundaydı. 1907-14 arasında genişletilerek büyük savaş gemilerinin geçişine elverişli hale getirildi. O dönemde adı Kaiser-Wilhelm olan kanal, I. Dünya Savaşı öncesinde Alman hükümetine aitti. 28 Haziran 1919'da imzalanan Versailles Antlaşması ile uluslararası statü kazandı, ama yönetimi Almanlarda kaldı. Kanal trafiği, yalnızca genel polis, ulaşım, sağlık ve gümrük kurallarına uygun biçimde işleyecekti. Adolf Hitler 1936'da bu hükümleri tanımadığını ilan etti. II. Dünya Savaşı'ndan sonra kanal Schleswig-Holstein eyaletinde {Land) kaldı ve seyrüsefer özgürlüğü tanıyan Versailles Antlaşması koşulları yeniden uygulamaya kondu.
PANAMA KANALI:
Panama Kanalı, Orta Amerika'nın en güney ülkesi Panama topraklarında yer alır ve Atlas Okyanusu ile Büyük Okyanus'unu birbirine bağlayan su yolu.

http://www.theodora.com/maps/new9/panama_map.gif



Kanalın yapımı,tarihin en büyük ve en zor mühendislik projelerinden bir olmuştur. Gemicilik üzerindeki etkileri ise, Güney Amerika kıtasının en güney ucu olan Horn Burnu'ndan dolaşma külfetini ortadan kaldırmış olması nedeniyle çok önemlidir.

http://www.arkitera.com/v1/gununsorusu/2001/05/01.jpg

Panama'da bir kanal inşa etme fikri 1500'lü yıllara kadar giderse de, ilk ciddi çalışmalar, Fransızların öncülüğünde 1880'de başlamış fakat bir sonuç vermemiştir. İnşaat ABD tarafından tamamlanmış ve kanal 1914'te hizmete açılmıştır. 77 kilometre uzunluğundaki kanalın yapımı sırasında, sıtma ve sarı humma gibi hastalıklardan büyük toprak kaymalarına kadar her türlü güçlükle karşılaşılmış ve yaklaşık 27.500 kanal çalışanı bu süreçte can vermiştir.
Bugün New York'tan San Francisco'ya giden bir geminin, Panama kanalını kullanarak 9.500 km yol yapması, Horn Burnu'nun dolaşılmasını zorunlu kılan eski günlerdeki 22.500 km yola oranla büyük bir kolaylıktır.Açılışından 2002 yılına dek, yaklaşık 800.000 geminin geçtiği tahmin edilen Panama Kanalı'ndan her yıl 14.000'den fazla gemi geçmekte olup taşınan yük miktarı 203 milyon tonu bulmaktadır.Kanal boyunca yolculuk yaklaşık 9 saat sürmektedir.
SÜVEYŞ KANALI:
Süveyş Kanalı (Arapça: قناةالسويس‎, Okunuşu: Qanā al-Suways). Akdeniz ile Kızıldeniz'i birbirine bağlayan yapay suyoludur. Sina Yarımadası'nın batısındadır. 163 kilometre uzunluğunda ve en dar yerinde 300 metre genişliğindedir. Kanal, Afrika çevresinde dolaşmaya gerek kalmadan Asya ile Avrupa arasında deniz taşımacılığı yapılmasını sağlar.
http://www.uted.org/dergi/2006/ekim/b_mesafe_suveys.gif



Dünya'nın önemli kanallarından birisi arasında yer alır.Eski gemiciler ticarette çok uzun yol ve mesafe kat ettikleri için böyle bir kanal yapma gereksiniminde bulunmuşlardır.Süveyş Kanalı'nın açılmasında Osmanlı İmparatorluğu'nun da büyük önemi vardır.Mısır topraklarında bulunan ve Akdeniz ile Kızıldeniz'i birleştiren 161 km uzunluğunda yapay suyolu. Kanalın genişliği 70-125 m arasında değişmektedir. Derinliği 11-12 m'dir. Su kesimi 10,36 m'den fazla olan gemiler kanaldan geçemez. 1951 yılında trafiği kolaylaştırmak amacıyla el-Kantara ile el-Firdan arasında 13,5 km lik bir yan geçit açılmıştır.
Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız




Dünyada kapakları olmayan en uzun kanaldır.Diğer kanallarla karşılaştırıldığında kaza oranı hemen hemen sıfırdır. Gece ve gündüz geçiş yapılabilir.

10.SINIF SAYFA 198/199 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI
10.SINIF SAYFA 198/199 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI

ETKİNLİK 198



1-Panama kanalının bölgeye getirdiği kazanımlar nelerdir?


http://www.zkadml.org.tr/haberler/id5/panama_canal.jpg


vKanalda yaklaşık 9000 bin personel çalışmaktadır ve bunların geçim kaynağıdır.
vPanama Kanalı'ndan elde edilen geçiş ücretleri ülke bütçesine her yıl ortalama 1,5 milyar dolar kaynak sağlıyor.
vBu kanalla Panama halkının refah düzeyi artmıştır.
vAçılışından 2002 yılına dek, yaklaşık 800.000 geminin geçtiği tahmin edilen Panama Kanalı'ndan her gün ortalama 40 gemi geçiyor. Her yıl 14.000'den fazla gemi geçmekte olup taşınan yük miktarı 203 milyon tonu bulmaktadır. Bu dünya ticareti açısından çok önemli bir değerdir.
vTaşıdığı bu ekonomik önemden dolayı küçük bir ülke olan Panama’yı jeopolitik açıdan önemli hale getirmiştir.
vÜlkenin ticari, ekonomik önemi artmıştır.

2- Kanalın deniz ulaşımına katkıları nelerdir?


http://www.theodora.com/maps/new9/panama_map.gif



vGemicilik üzerindeki etkileri ise, Güney Amerika kıtasının en güney ucu olan Horn Burnu'ndan dolaşma külfetini ortadan kaldırmış olması nedeniyle çok önemlidir. Panama kanalını kullanarak 9.500 km yol yapması, Horn Burnu'nun dolaşılmasını zorunlu kılan eski günlerdeki 22.500 km yola oranla büyük bir kolaylıktır.

vBu daha az yakıt ve maliyetin düşmesi, yolda harcanacak sürenin kısalması, daha güvenli seyahat demektir. Ayrıca dünyanın enerji kaynaklarının daha az tükenmesi anlamına gelir. Ayrıca azalan maliyetler taşınan malların tüketiciye daha ucuza ulaşması anlamına gelir.


3-Panama kanalının iki yıl trafiğe kapandığını düşünüldüğünde ne gibi sıkıntılar oluşurdu?

vDeniz yolu ulaşımı aksar, gemilerin çok uzun yollar kat etmesi ve seyahat zamanın uzaması, maliyetlerin artması dünya ekonomisi açısından önemli risktir. Ayrıca panama halkının en önemli gelirlerinden yoksun kalması anlamına gelirdi.



ETKİNLİK SAYFA 199


1 -Süveyş Kanalının Mısır ekonomisine getirdiği kazanımlar nelerdir?


http://www.uted.org/dergi/2006/ekim/b_mesafe_suveys.gif

Kaynak:


vSüveyş kanalı Mısır için turizmden sonra ikinci gelir kaynağıdır. Bu kanal vasıtasıyla dünya deniz ticaretinin %7'si buradan yapıldığı için Mısır devlet bütçesi her yıl 4 milyar dolar gelir getirir.2005 te 4,8 milyar dolar gelir sağlamıştır.

2- Kanalın küresel açıdan önemi nedir?


http://www.kuranmucizeleri.com/res/harita2.jpg




vKanal, önceleri Ümit Burnu’nu ve Afrika sahillerini baştanbaşa dolaşan gemilerin yolunu kısaltmıştır. Yolun kısalması demek gemilerin çabuk geri dönebilmesi ve bu da gemilerin performansının üç katına çıkması demektir. Bu sebeple nakliyat ücretleri fazla tutmamış ve eşyalar daha ucuza nakledilmiş olur.
v1970’lerden itibaren yılda 20.000 den fazla gemi bu kanaldan geçmektedir. Ortadoğu petrollerinin tüketim merkezlerine daha ekonomik gitmesi sağlanmış olmaktadır.

vDeniz yoluyla yapılan dünya ticaretinin %7'si Süveyş kanalından geçerek yapılır. Bu ticaret %35'i Kızıldeniz ve Arap Körfezi limanlarından yüklenir. %20'si Hint ve Güneydoğu Asya Limanları ve %39'u Uzakdoğu bölgesinden yapılır.

3-Süveyş kanalının trafiğe kapandığını düşünüldüğünde ne gibi sıkıntılar oluşur ve dünyayı nasıl etkiler?

vMısır’ın bu müddetçe geçiş parası elde edemeyeceği yanında, diğer devletlere ait gemilerin yollarının uzaması dolayısıyla yaptıkları zarar bu miktarın çok üstünde olacaktır. Deniz yolu ulaşımı aksar, gemilerin çok uzun yollar kat etmesi ve seyahat zamanın uzaması, maliyetlerin artması dünya ekonomisi açısından önemli risktir. Ayrıca Mısır ekonomisi önemli bir gelirini kaybeder ve halkının en önemli gelirlerinden yoksun kalması anlamına gelirdi. Ayrıca en çok petrol taşıyan gemilerin geçmemesi durumunda petrol fiyatlarının tırmanması ve ekonomik krizlerin yaşanmasına yol açabilecektir.

10.SINIF SAYFA 201-203 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI ETKİNLİK SAYFA /201

Boş bırakılan yerlere boğaz yada kanalların isimlerini yazınız...


http://www.etoplum.com/yukleme/kanallarbogazlarzt2.jpg


1-İstanbul Boğazında ulaşabilecek kazaların çevreye ne gibi etkileri olacaktır?

Büyük çapta çevre kirliliği, büyük yangınlar, kitlesel ölümler, deniz canlılarının tamamen yok olması gibi sonuçlar doğabileceği gibi, Dört denizimiz "kapalı deniz olmaları" su yenileme zamanının uzun olması dolayısıyla, denize giren atıkların ortamda kalma süresi daha fazladır. Uzun zaman bu etkilerden kurtulmayacaktır.


2- İstanbul’un tarihini de düşünerek oluşacak kazaların tarihi eserlere olan etkileri neler olabilecektir?

İstanbul Boğazı, 12 milyonu aşan nüfusuyla Yedi Tepeli Kent’i ikiye bölerken UNESCO’nun ‘dünya mirası’ listesinde yer alıyor. İstanbul gibi bir tarih hazinesi ve kültür mirası büyük zarar görecektir. İnsanlığın kültür mirası olan eserler yok olmasına neden olacak ve bir tarih ortadan silinecektir.


3-İstanbul boğazının kaza riski yüksek suyollarından biri olmasının nedenleri nelerdir?

İstanbul Boğazı, 31 kilometre uzunluğunda en dar yerinde 700 metre enindedir. Çok sayıda kesin dönüşler bulunduğundan, gemiler Boğazı geçerken en az 12 kere yer yer 80 dereceye varan rota değiştirmek zorunda kalırlar. İstanbul Boğazı çok dar ve aniden genişleyen şekliyle dünyanın tehlikeli, kalabalık, güç ve potansiyel olarak kazalara açık bir suyoludur.


Dünyanın en riskli doğal dar suyolu olan İstanbul Boğazı'nda ise 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ne göre uğraksız geçiş yapan gemilere kılavuz kaptan ve römorkör kullanma zorunluluğu bulunmadığı, bu da ayrı bir risk oluşturmaktadır.

Ayrıca bu boğazda gemi trafiği çok yoğundur. Geçen gemilerinde çoğunu da oldukça büyük ham petrol taşıyan gemiler oluşturmaktadır.

Bu konuda kazaların önlenmesi için; Türk Boğazları'ndan "zararsız geçiş hakkı" sınırsız olmayıp, kıyı devletinin çevre güvenliği ve sağlığı yani vatandaşlarının yaşam hakları ile sınırlandırılmalıdır. Herhangi bir kazada, telafisi imkânsız zararlar doğurabilecek tankerler için, Türkiye'nin milletlerarası seyrüseferi en az aksatacak şekilde kısıtlamalar getirmesi, hem Montrö Sözleşmesi'nin hem de bu konudaki milletlerarası hukuk kurallarının ruhuna uygundur.


1 Temmuz 2003 tarihi boğaz trafik düzeni için önemli bir adım atılmış İstanbul Boğazı Radar Gözetim Ağı’na kavuşturulmuştur. 30 Aralık 2003’den bu yana operasyonel anlamda hizmet veren sistemden, Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma İşletmeleri Genel Müdürlüğü sorumludur. Türkiye boğazlarda gemi trafiğini düzenleyen tüzüğü 1994 yılında değiştirdi. Tıpkı karayollarındaki gibi çift yön uygulaması başladı. Gemi seyirleri belirli bir düzen içine alındı. Tehlikeli yük taşıyan geminin hemen arkasında başka bir geminin geçiş yapmasına izin verilmedi. Bu tür güvenlik artırıcı çalışmaların artırılması gerekir.


Ayrıca ülkemizin bu konuyu uluslar arası alanda iyi bir diplomasi ile Montreux Boğazlar Sözleşmesi’ni günümüz şartlarına uygun hale getirmelidir.


Bunun yanı sıra boğazlardan taşınan petrolün alternatif boru hatları ile taşınması için girişimler artırılmalıdır.


4-İstanbul boğazının güvenli hale gelmesi dünya ticaretini nasıl etkiler?
Olumlu bir etki yapar ve uzun sürelerde rahat ve güvenli ticareti sağlar. Belki ilk bakışta petrol sevki yapan ve onu alan ülkeleri olumsuz etkilemesi düşünülse de bunun boru hatları ile taşınmaya başlaması ulaşımı da zamanla ucuzlatıp o ülkeleri de karlı hale getirecektir. Ayrıca dünyanın en önde gelen tarih, kültür, ticaret şehri İstanbul’un ayakta kalması hem ticari hem de turizm etkinliklerini artıracaktır.



ETKİNLİK SAYFA /203


1- 1 numaralı bölgede kara yolları neden seyrektir?

Bu bölge soğuk iklim etkisinde insanların nüfus ve yerleşme sayısının az olduğu ve ekonomik faaliyetlerin gelişmediği alan olması.


2- 2 numaralı bölgede kara yolları neden seyrektir?

Bu bölge savan iklim özelliği gösterir.Afrikanın bu noktası kentleşmenin düşük olduğu doğal yaşam alanlarının bulunduğu bir noktadır.Bu alanlar milli park ilan edilmiş ve mümkün olduğunca insan yerleşmesine kapalı tutulmaktadır.Bu etkenler bölgede karayolu ağının seyrek olmasında etkilidir.Afrika belgeselelerini bir çoğu buralarda çekilmektedir.



3- 3 numaralı bölgede kara yolları neden komşularından daha yoğundur?

Bu alan dünyanın en sık nüfuslu ve ekonomik faaliyetlerin yoğunlaştığı bir alandır. Bundan dolayı burada insanlar ve yaptıkları ekonomik faaliyetler ulaşımı gerektirmiştir.


4- 4- numaralı bölgede kara yolları neden seyrektir?

Bu alan çöl bölgesi olup insan yaşamına uygun saha değildir. B yüzden ulaşımın gelişmediği alanlardandır. Ayrıca burada iklim koşulları yol yapımına uygun değildir. ( aşırı sıcaklar ve kum fırtınaları)


5- 5 numaralı bölgede kara yolları neden komşularından daha yoğundur? Bu bölgenin ismi nedir?

Bu bölge Güney Afrika’da Kap bölgesidir. Burada Akdeniz iklim Şartları yerleşme ekonomik faaliyetlere uygundur. Nüfus fazladır. Ayrıca bu alanda madencililiğin gelişmiş olması da başka bir nedendir.




10.SINIF SAYFA 205 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI
10.SINIF SAYFA 205 ÖLÇME DEĞERLENDİRME SORULARI


BULMACA ETKİNLİK ÇALIŞMASI


1-Cebeli Tarık
2-Hürmüz
3-Süveyş
4-Macellan
5-Panama
6-Malaka
7-İpek yolu

Aşağıdaki soruları cevaplandırınız.


1-Coğrafi keşifler sonrasında hangi kıta ve okyanusların önemi artmıştır.

Keşifler sonrasında Hint okyanusunun Atlas okyanusunun ve Büyük okyanusun önemi artmış beraberinde yeni bir kıta olan Amerika ,Avrupa kıtaları önem kazanmıştır.

2-Günümüzde Çin Hindistan,Japonya gibi ülkelerde üretilen mallar dünya pazarlarına hangi yollarla ulaştırılmaktadır.

Özellikle bu bölgede üretilen mallar dünya pazarlarına deniz yolu taşımacılığı ile taşınmaktadır.Bu esnada bu bölgelere yakın olan deniz yolu üzerindeki boğazlar bu aktarımda önemli bir rol oynar.


3-Panama Kanalı,Süveyş Kanalı ,Cebeli Tarık Boğazı,İstanbul ve Çanakkale Boğazları olmasaydı dünya ticareti nasıl bir değişim gösterirdi.

Bu ticaret yolları olmasaydı dünya ticareti daha dar kapsamlı iç Pazar piyasasına dayalı gerçekleşirdi.Ticaret yolları eskiden ön plana çıkan ipek ve baharat yolu üzerine kurulur.Mümkün olduğunca demir ve karayolu bağlantıları ile sağlanırdır.Maliyet artardı.


4-Afrika’nın Güney kesimlerindeki demir yolları daha çok hangi amaçla kullanılmaktadır.
Demir yolları maden bölgelerini neden limanlara bağlar.

Daha çok yer altı kaynakları aktarımında kullanılmaktadır.Maden bölgelerini limanlara bağlar.Maden bölgelerindeki yer altı kaynaklarının dış pazarlara taşınmasında avantajlar sağladığı için liman bağlantılı olması önemlidir ve bu amaçlanır.


5-Hindistan neden hem kara hem de demir yollarının dan oluşan sık bir ulaşım ağına sahiptir.
Hindistan bulunduğu bölge içerisinde yoğun nüfus özelliklerine sahiptir.Ekonomik anlamda çevre bölgelere oranla daha aktif bir yapıya sahiptir.Mevcut nüfus özellikleri ve ekonomik faaliyetlerinin yoğunluğu kara ve demir yollarının ön plana çıkmasında etkilidir.Özellikle demir yolları bakımından gelişmiştir.

Aşağıdaki boşlukları uygun ifadelerle tamamlayınız.


1-Akdeniz’i Kızıldeniz’e SÜVEYŞ Kanalı bağlar.

2-Uzun mesafelerdeki yük ve yolcu taşımacılığında en ekonomik yol DENİZ yoludur.

3-İSTANBUL ve ÇANAKKALE Boğazları Karadeniz’i Akdeniz’e bağlar.

4-Orta Doğu petrollerinin taşınmasında HÜRMÜZ Boğazı önemlidir.

10.SINIF DOĞAL AFETLER VE TOPLUM SAYFA 211 - 214 - 215 - 216
Doğal Afetler ve toplum

ETKİNLİK ÇALIŞMASI ( S/ 211)


1-Bir doğa olayının afete dönüşmesine neler etki eder

1-
Yeryüzü şekilleri,
2-
Jeolojik yapı,
3-
İklim özellikleri,
4-
Bitki örtülerinin durumu veya yok edilme durumları,
5-
Beşeri yapı- insanların bilgi tecrübe, afete hazırlık durumu, teknolojik gelişmişlik düzeyleri)

Doğal afetin oluşum şiddeti olarak en üst seviyeye ulaşması afet gurubu içerisine girmesinde etkilidir.


2-Bazı doğal afetlerin dünyanın belli bölgelerinde toplanmalarının nedenleri nelerdir?


1-
Volkanizma ve depremler genel olarak levha sınırlarında görülmesi, bazı afetleri de bunların tetiklemesi nedeniyle bunların yakın çevrelerinde oluşur. (Tsunami, heyelan, Çığ düşmesi vb.).
Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız

2-
Ayrıca tropikal bölge denizleri üzerinde kuvvetli basınç farklarından doğan kuvvetli fırtına, kasırga, hortum olayları görülmektedir. Bunlarla birlikte olan şiddetli sağanaklar sel ve baskınlara yol açmaktadır.
http://tbn1.google.com/images?q=tbn:...205014P_sm.gif

Özetlersek afetlerin belirli bölgelerde toplanması o bölgede oluşan afetin oluşma koşullarının bulunmasıdır…

3-Ülkemizde son on yılda meydana gelen doğal afetler içinde sellerin daha fazla yer tutmasının nedenleri nelerdir?


1-
Ülkemizin yüksek dağlık ve engeli bir yapıda olması,
2-
Ülkemizde genel olarak bitki örtülerinin çok yok edilmesi veya iç bölgelerde cılız olması,
3-
Ülkemizde yarım kurak karakterli iklim ve oluşan sağanak yağışlar.
4-
Sel tehlikesi anında insanların doğru ve zamanında uyarılmasını sağlayacak uyarı sisteminin olmamsı.
5-
Çarpık kentleşme ve alt yapı nın yeterince yapılmaması veya yetersiz kalması.

4-Yakın çevrenizde yakın zamanda hiç sel felaketi yaşandı mı?

Bu soruyu bölgenize göre cevaplandırabilirsiniz…

5-Sellere karşı alınacak önlemler neler olmalıdır?


1-
Türkiye’nin meteoroloji radarlarından önce dağlık alanlardaki yağış miktarlarını iyi bir şekilde tahmin edebilen, şebeke şeklinde bir ulusal uyarı sistemi geliştirmek.( Türkiye’de, yağan yağışı DMİ, akışa geçen yağışı ise DSİ ölçmektedir.

Hâlbuki ülkemizde toprağın nem durumunu, fırtınanın etkili olma süresi, yağmış ve yağacak olan yağışın miktarlarını vb. belirleyip tahmin eden ve nehirdeki akışı ve yükselmeleri hidro-meteorolojik modeller ile bir bütün içinde sürekli olarak takip edip sel ihbarlarını yapacak şekilde donatılmış ve görevlendirilmiş, bilimsel esaslara göre yönetilen bir teknik kuruluş olmalıdır.


Bunun için Türkiye’de de, hidrolojik ve meteorolojik hizmetler bir an önce tek çatı altında toplanmalıdır.)


2-
Şehirlerin İmar Planları hazırlanıp yenilenirken, sel yatakları hidro-meteorolojik analiz ve modeller ile ayrıntılı bir şekilde belirlenip buralarda yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemelidir.

3-
Ülkemizde doğal bitki örtüsü tahribinden vazgeçilmelidir. Ülkemizin bazı bölgelerinde aşırı ağaç ve orman kesimlerinin neden olduğu ve ağaçların suyu tutucu ve erozyonu önleyici rolünün göz ardı edilmesi sonucu yağmurlar sellere ve çamur deryalarına dönüşmüştür. Bunun tipik örnekleri Senirkent, Zonguldak ve Trabzon’da meydana gelmiş; trilyonlarca maddî zararın yanında, tamir edilemez çevresel zararlara sebebiyet vermiştir.

4-
Sellenme olayları oluşan akarsu havzalarında sel ve taşkınları önleyici ıslah çalışmaları ve barajların yapılması,

5-
İnsanların bu afetler etkileri ve korunma yolları konusunda eğitilmesi,( Sel öncesi, sel anı ve sonrasında halkın yapılması/yapılmaması gerekenler konusunda broşür ve benzeri şekillerle sürekli olarak bilgilendirilmesi gerekir. Ayrıca, ilk ve orta öğretim ders kitaplarındaki meteoroloji ve meteorolojik afetler ile ilgili bilgilerin bu işin uzmanlarınca, doğru ve yeterli bir şekilde verilmesi gerekmektedir.

6-
Toprak bilinçli kullanılmalı ve eğimli alanlar ağaçlandırılmalıdır.

7-
Modern Hava Durumu programları ile İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerdeki fırtına, sel vb. tehlikeli hava şartları normal yayınlar kesilip anında, canlı olarak ve naklen verilmelidir.

Halk için selden korunmanın yolları
:

1-
Sel yataklarına yerleşmemek,
2-
Meteorolojik sel gözetleme ve uyarılarına anında uymak,
3-
Görünüşe aldanmayarak dibi görülmeyen hiç bir sel suyuna yüzerek, yürüyerek ya da otomobil ile girmemek,
4-
Yakın bir yerde sel oluşumunun görüldüğü veya duyulduğu an, hemen daha yüksek güvenli yerlere tırmanmak ve/ya kaçmak şeklinde özetlenebilir.

5-Yaşadığınız çevrede başka doğal afet oldumu çevreyi nasıl etkiledi?


17 Ağustos 1999 Marmara depremi yaşandı. İlçemizde çok fazla yıkım ve ölüme yol açmasa da yakın çevremizde çok önemli can, mal kaybına ve çevresel sorunlara neden olmuştur.


ETKİNLİK ÇALIŞMASI (SAYFA/ 214 )


1-Afetlerin sıklık ve şiddet özelliklerini belirleyen faktörler nelerdir.

Afetlerin sıklık ve şiddet özelliklerini belirleyen etkenler meydana gelen afetin bulunduğu konum arazi yapısı itibariyle afet oluşumuna uygun koşulları taşıması ,yada atmosfer özelliklerine sahip olması ile açıklanabilir..Örneklendirmek gerekirse Japonya bulunduğu yer itibariyle levha alanlarının karşılaşma alanıdır ,hareketli bir kuşak üzerindedir.Volkanik faaliyetlere ve deprem afetlerine açıktır.Meksika dolayları büyük okyanuslar ile büyük kıtalar arasında tropikal hava hareketlerine açıktır.En etkin bölgede olmak yada yakınında bulunmak şiddet olayını da etkiler.


2-Kobe,Marmara,Bam depremlerinin büyüklük özelliklerini karşılaştırınız.

Linkleri sadece kayıtlı üyelerimiz görebilir.ForumTR üyesi olmak için tıklayınız



Kobe
(Japonya) 7.2 şiddetinde 6500 kişi öldü ,Marmara 7.4 şiddetinde 57.840 kişi , öldü,Bam (İran) 6.5 şiddetinde 26000 kişi ölmüştür.
http://tbn2.google.com/images?q=tbn:...i/deprem_2.jpg http://tbn3.google.com/images?q=tbn:...fca25c8c_b.jpg
Kobe Depremi İran Bam depremi

3-Bu deprem örneklerinden yararlanarak doğal afetlerde kurtarma ve ilk yardımın önemini tartışınız.


Doğal afetlerde ilk yardım son derece önemlidir.oluşum şiddetleri yaklaşık aynı olmasına rağmen deprem sonrasındaki müdahale ülkelerin kentleşme kaliteleri, deprem sonrası ortaya çıkan can kaybını ciddi derecede arttırmıştır.Özellikle Türkiye ve İran’da ölü sayısı artmıştır.


4-Kobe ,Marmara ve Bam depremlerinin insanlara olan etkilerini karşılaştırınız.


Sosyal,ekonomik ,psikolojik yıkım olmuş bir çok insan hayatını,düzenini,kaybetmiş başka bölgelere göç etmek zorunda kalmış,psikolojik tedavi almıştır.Bu etkiler arttırılabilir.



5-Örneklerden yararlanarak yaşadığınız çevrede ve ya yurdumuzda meydana gelen bir afeti Dünya’nın herhangi bir yerinde oluşmuş doğal afetle karşılaştırınız.


17 Ağustos Depremi ile Kobe depremi karşılaştırıldığında Japonlar depremle yaşamayı öğrenmiş gerekli teknik yapılanmayı sağlamış deprem hayatlarının bir parçası olmuştur.Deprem anındaki yaklaşımları ile müdahaleleri son derece bilinçlidir.Türkiye’de ise deprem sık gerçekleşen bir afet olmaması deprem anında insanları daha bilinçsiz davranmaya yöneltmiştir.Teknik donanımımız yetersizdir.Psikolojik olarak depreme çok hazır bir toplum değiliz.Bu verilerden yola çıkarak bu iki afet sonrası ortaya çıkan can kayıplarına bakıldığında deprem felaketi ile ilgili yapılan çalışmaların alınan önlemlerin sonuçları ortaya çıkmaktadır.



ETKİNLİK ÇALIŞMASI ( S/ 215):


Depremin bir şehre zarar vermesini önlemek için bir şehir planlamacısı coğrafyacı olsaydınız neler yapardınız?


1-
Şehir kurulan veya şehrin genişlediği alanların zemin yapısının iyi incelenmesi ve yapılaşmanın sağlam zeminlere yapılaması, yeraltı suyu bakımında zengin olan alüvyal alanlara ve fay hatları üzerinde büyük yerleşim merkezleri kurulmamalı,
2-
Çok katlı yapılaşmadan uzak durmak, binaların yapımında sağlam zemin ve yapı malzemesi seçilmelidir.
3-
Bitişik nizam yapılaşmadan uzak durmak,
4-
İnşaatların yapımında çok dikkatli davranmak, binalar deprem yönetmeliğine uygun inşa etmek,
5-
Deprem ihtimali fazla olan yerlerde elektrik, doğal gaz vb. büyük felaketlere sebep olabilecek sistemlerde erken uyarı sistemi kurulmalıdır.
6-
Sanayi tesisleri, yollar, barajlar, boru hatları ve tüneller depreme dayanıklı yapılmalıdır.
7-
Yüksek binalarda muhtemel depremlere karşı yangın merdivenleri kurulmalıdır.
8-
Depremin nedene olabileceği tsunami konusunda deniz kenarında oturan insanlar bilinçlendirilmelidir.


ETKİNLİK ÇALIŞMASI ( S/ 216)

1-Aynı büyüklükteki depremler farklı şiddetlerdeki hasarlara neden olabilir mi?

Olabilir, Çünkü deprem şiddeti sadece büyüklüğe bağlı değildir. Deprem büyüklüğü yanda başka etkenlerde şiddeti etkiler.

Depremin şiddeti nelere bağlıdır?


1-)
Büyüklüğüne(magnitüdü) ve süresine,
2-)
Odak derinliğine,
3-)
Arazinin zemin yapısına,
4-)
İnsanların deprem bilinci, bilgi ve teknoloji birikimine,
5-)
Deprem merkezine uzaklık durumu,
6-)
Yapıların depreme karşı dayanıklı yapılıp yapılmadığı gibi özelliklere göre değişir.

2-Depremlerin insan yaşamına doğrudan ve dolaylı etkileri nelerdir?

İnsanların ölümlerine sakat kalmalarına, kaybolmalarına, yaşadıkları mekânların yıkılması ve hasar görmeleri, mal kayıpları, yakınlarını kaybetme, psikolojik sorunlar vb.

3-Deprem sonucu meydana gelecek can ve mal kayıplarını azaltmak için neler yapılmalıdır?

Depreme her yönüyle hazırlıklı olmak gerekir. Deprem öncesi, deprem sırası ve sonrasında alınacak önlemleri yi almak, insanları bu konuda iyi eğitmek gerekir.

4-Ülkemizdeki deprem bölgeleri ile yerleşim merkezlerini; sosyal, ekonomik, stratejik olarak ilişkilendiriniz.

Ülkemizde deprem kuşakları açısından bakıldığı zaman, Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı, Batı Anadolu Deprem Kuşağı sahası içinde ülkemizin nüfusunun en büyük kısmı yaşamaktadır. En büyük şehirlerimiz bu alanlarda bulunmakta, ülkemizin en büyük sanayi tesisleri buralarda bulunmakta, en önemli kara, demir, hava yolları ve suyolları bu alanlardan geçmekte, kıtaları bağlayan boğaz köprüleri buralarda bulunmaktadır. Buralar ülkemizin ekonomisinin kalbini oluşturan alanlardır. Ayrıca ülkemizin en verimli tarım alanları, önemli sıcak kaynakları hep bu hatlar üzerinde bulunmaktadır.

10.SINIF SAYFA 219 /220 ETKİNLİK ÇALIŞMALARI
SEL ETKİNLİK ÇALIŞMASI SAYFA 219

ETKİNLİK / 1 SAYFA 219


Dünyada sel ve taşkın haritası incelenerek, en çok görülen ülkelerin tespit edilmesi;


Asya’da;
Bangladeş, Hindistan, Pakistan, Tayland, Laos, Vietnam, Filipinler, G. Ve K.Kore, Japonya, Malezya, ; Buhutan, Nepal, Yemen, Türkiye

Avrupa’da
; Portekiz, İtalya, Macaristan, Romanya,

Afrika’da
; Cezayir, Sudan, Somali, Mozambik, Zimbapve, Güney Afrika Cumhuriyeti,

Amerika’da;
Meksika, Küba, Guatemala, Nikaragua, Dominik Cumhuriyeti, El Salvador, Panama, Kolombiya, Venezuela, Guyana, Surinam, Brezilya, Ekvator, Peru, Paraguay, Uruguay,
ETKİNLİK / 2 SAYFA 219


Ülkemiz sel ve taşkın haritasını İnceleyerek taşkınların çok olduğu yerleri belirleyiniz.


Marmara Bölgesinde
; Meriç Havzası ve ovası, Susurluk havzası, Sakarya Havzası,

Karadeniz Bölgesinde
; Yenice havzası, Bartın Çayı havzası, Sinop Çevresi, Bafra Ovası, Yeşil ırmak deltası ve iç kesimdeki Kelkit Havası, Amasya, Tokat, Çorum ovaları, Tüm doğu Karadeniz kıyıları, Çoruh havzası,

İç Anadolu’da
; Delice havzası ( Kızılırmak kolu), Yukarı Sakarya Ovaları, Yukarı Kızılırmak havzası,

Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da
; Fırat, Dicle ve kolları üzerindeki alçak ovalarda,

Akdeniz Bölgesinde
; Amik ovası, Seyhan, Ceyhan havzaları ve Çukurova, Göksu havzası ve deltası, Antalya Ovası, Göller yöresindeki çöküntü alanları ve polyeler,

Ege Bölgesinde
, Gediz, Büyük ve küçük Menderes havzaları ve Bakırçay havzası

ETKİNLİK SAYFA /220


Bangladeş Sel ver taşkını- 1998
:Bu ülke Himalaya Dağlarının güneyinde çok büyük nehirler olan Ganj ve Brahmaputra’nın birleşerek denize döküldüğü alanda bulunur. Bu ülkede muson yağışlarının etkisi ile çok sayıda sel olayı oluşmaktadır.
http://tbn2.google.com/images?q=tbn:..._isinma_02.jpg
http://tbn3.google.com/images?q=tbn:...llllllllll.jpg http://tbn2.google.com/images?q=tbn:..._Resimleri.jpg http://tbn3.google.com/images?q=tbn:...lerim/sel1.jpg
Bu ülkedeki 1998 yılında oluşan selde 7 milyon ev tahrip oldu. 25 milyon insan evsiz kaldı. 2379 kişi öldü ve en az bu kadar insan evsiz kaldı. Ülkenin % 80 i sular altında kaldı. İçme suları kirlendi binlerce insan hasta oldu.

Bu selin Başlıca nedenleri:


1-
Muson ikim etkisinde çok yağış alır. Bu sene alışılmışın üstünde yağış aldı.
2-
Bu ülkenin yukarısında bulunan Hindistan, Nepal ile birlikte hızlı bir orman tahribatı olmuştur.
3-
Ormanların yok edilmesi ile yağan yağışlar nehirlere kısa sürede karışarak taşkına neden oldu.
4-
Ülkenin geneli çok alçak ve düz bir ülke olup % 80 i ancak altı metre yüksekliktedir.
5-
Ani sıcaklık artışlarının yüksek bölgelerde oluşturduğu kar erimeleri sel olayını daha da korkunç hale getirdi.


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 02:07
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)