Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 19-12-08, 16:01   #1
_Le0_

Thumbs up Türkiyedeki ovalar ve platolar


TÜRKİYE’DE OVALAR VE PLATOLAR


Ova ve Türkiye’de Ovalar

Ova akarsuların derince yer etmediği eğik olmaya, varsa da az olan çevresine göre alçakta olan düz yerlere ova denir.
1) Oluşumlarına Göre Ovalar :
a) Aşıntı Ovalar : Dış güçler tarafından aşırı dereceden aşındırıp, düzleştirilmesi sonucu oluşur. Bu ovalara Türkiye’de rastlanmaz. Doğu Avrupa bu konuya en belirgin örnek olarak bilinmektedir.
b) Çöküntü Ovalar : Yeryüzündeki çöküntü hendeklerin, dış güçlerin taşıyıp getirdiği taklarla dolması sonucu oluşur. (Iğdır ovası)
c) Birikinti Ovası : İç kesimlerdeki ya da kıyılarda ki çukur alanların, dış güçlerin taşıyıp getirdiği tortulların dolması sonucu oluşur. (Konya ve Malatya ovaları)

d) Karstik Ovalar : Çökebilir taşların uzandığı alanlarda, suyun taşları çözümlemesi sonucunda oluşan ovalardır. Bu çanakların tabanının tortullarla dolup düzleşmesi ile karstik ovalar oluşur. (Teke ve Taşeli platoları)


2) Bulunduklarına göre ovalar

- Ovalar kıyıya yakın ya da uzak olma durumlarına göre kıyı ovalar ve iç ovalar diye ikiye ayrılır.
- Kıyı ovalar; Bafra, Finike vb.
- İç ovalar; Eskişehir, Muş vb.


3) Yükseltilerine göre ovalar

- Bazı ovalar deniz seviyesine yakın iken, bazı ovalarda denizden 1000-2000 metre yüksektir. Bunlar grubuna göre ikiye ayrılır.
- Alçak ova; Çukurova, Çarşamba vb.
- Yüksek ova; Konya, Malatya vb


PLATOLAR


a) Aşıntı Platoları : Dış güçler tarafından yüzeyi aşındırılmış, akarsuların derin vadiler kazdığı düzlüklerdir.
b) Kırılma (Tektonik) Platolar : Dikey yönlü basınçların etkili olduğu alanlarda, eski kütlelerin kırılması ile oluşur. (İç Batı Anadolu platoları)
c) Volkanik Platolar : Geniş alanlara yayılan tüf ve akışkan lavların düzleştirdiği alanların, akarsularla yarılması sonucu oluşur.
d) Karstik Ovalar : Kireç taşı gibi çözünebilen taşların bulunduğu alanlarda oluşmuş platolardır. (Obruk, Taşeli platoları)
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 06-07-09, 17:52   #2
s4mpiy0n

Varsayılan C: Türkiyedeki ovalar ve platolar


Ek olarak;

Türkiye'nin Ovaları

Türkiye'de ovalar diğer bir deyişle düzlük alanlar yüzölçümümüz içinde son derece az yer kaplar. Ülkemizin ancak %8'i düzlük alandır. Ülkemizde teşekkül biçimlerine göre çok çeşitli ova tipiyle karşılaşılır. Bunları şöyle sıralayabiliriz: Delta ovaları, Kıyı ovaları, Tektonik Çöküntü ovaları, Hafif yarılmış birikim ovaları, Dağ eteği ovaları, Eski Göl tabanı ovaları, Karstik ovalar, Lav ve tüflerden meydana gelen ovalar. Birbirinden farklı biçimlerde teşekkül etmiş bulunan bu ovalar genelde kıyı bölgelerimizde alçak düzlüklerden oluşurken, iç bölgelerimizde yüksek düzlükler şeklindedir. Kıyı bölgelerimizdeki ovalar genelde deniz seviyesinden başlamak üzere 200-300 m. yükseltiye çıkarlarken, yer yer 15-25 km, genişlik gösterip uzandıkları gibi iç kısımlara doğru 120-150 km. kadar girdikleri de olur.


1. Delta Ovaları

Bu tip ovalar ülkemizde en yeni oluşan alüvyon dolgu alanlarıdır. Bu tip ovalar kuanterner de tarihi devreler içinde hızlı bir şekilde önemli gelişme göstermiştir. En geniş ve önemli delta ovalarımız Seyhan, Ceyhan nehirlerinin ağızlarındaki deltalar ile Karadeniz kıyısında Kızılırmağın ağzındaki Bafra ve Yeşilırmağın ağzındaki Çarşamba ovalarıdır. Bu bağlamda diğer kıyılarımızda ise önemli delta ovalarına rastlanmaz.

2. Kıyı Ovaları

Ülkemizin üç yanının denizler ile çevrili olmasına ve de kıyılarının uzunluğunun 8000 km.'yi geçmesine karşılık kıyılarda yer alan ovalık düzlük alanlarımız çok azdır. Bunun başlıca nedeni ise dağlarımızın denizin hemen kenarında birden yükselmesi ve kıta platformunun kıyı düzlüklerini oluşturacak genişliği kazanmamış olmasıdır. Bu bakımdan Karadeniz Bölgemizdeki kıyı ovalarının genişlikleri (hemen hiçbir yerde 1 km,'yi bulmaz) az ve devamlılık göstermez iken, diğer kıyılarımızdaki ovalar nisbeten geniş olup devamlılık gösterirler. Akdeniz kıyılarında Antalya'nın doğusunda Serikten başlamak üzere Toros dağları kıyının oldukça gerisinde yer aldığından Aksu Köprüsü ve Manavgat ile diğer çok küçük akarsuların getirmiş olduğu alüvyonlar Alanya'ya kadar olan kesimde genişçe bir kıyı ovasını meydana getirirler. Ayrıca Amanus dağları önünde de Dörtyol'dan başlayıp Arsus'a kadar olan sahil boyunca geniş bir kıyı ovası ile karşılaşılır. Marmara denizi kıyıları ovaların teşekkülüne elverişli değildir. Ancak Güney Marmara Bölümünde Edincik-Lapseki arasında genişçe bir kıyı ovası dikkati çeker.
Ege denizi kıyılarıdiğer kıyılarımız göre daha farklıbir yapı gösterir. Dağların kıyıya dik olarak gelmesi kıyıyı çok girintili çıkıntılı yapmış sayısız koy ve körfezlerin meydana gelmesine neden olmuştur. Buradaki kıyı ovaları genelde körfezlerin gerilerindeki akarsuların alüvyonlarının birikmeleri sonucunda ortaya çıkmışlardır. Havran, Dikili, Çandarlı, Seferihisar, Kuşadası, Mandalya körfezi kıyıları ovalarıEge bölgemizin önemli kıyı ovalarıdır. Ayrıca Güneybatı'da Eşen, Dalaman çaylarının kıyı ovaları ile Kumluca Finike kıyı ovaları da bu tip ovalara örnek olurlar.

3. Vadi Boyu Ovaları

Türkiye, akarsu ağının yoğunluk ve yaygınlık gösterdiği bir ülkedir. Bu bakımdan ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde yer alan akarsularımızın yer yer litolojik yapı özelliklerinin de farklılıklar göstermesi nedeniyle vadileri boyunca genişleyip daralırlar ve bir takım ovalar düzlük alanlar meydana getirirler. Bu tip ovaları ülkemizde en belirgin bir şekilde Kızılırmak, Yeşilırmak, Sakarya nehirlerinin vadileri boylarında görebiliriz.

4. Tektonik Çöküntü Ovaları

Bu tip ovalara ülkemizin hemen her coğrafi bölgesinde rastlamak mümkündür. Bu ovaların büyük bir kısmıçanak şekilleri ile kendilerini belli ederler. Tektonik çöküntü ovaları genelde yamaçlardan inen akarsular tarafından doldurulduğu gibi ayrı bir akarsu tarafından da dışa bağlanan düzlük alanlar olarak karşımıza çıkarlar. Bu tip ovalar içinde önemli olanları Marmara Bölgesinde Manyas, Bursa, Susurluk, Karacabey, Adapazarı; Doğu Anadolu'da Malatya, Erzincan, Pasinler; Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yamaçlar ile ova tabanı arasındaki sahada tabana doğru eğimli biçimleri ile dikkat çekerler. Ülkemizde en tipik örneklerine Uludağ'ın eteklerinde, Sultan dağlarının Akşehir ovasına bakan yamaçları önünde, Ege bölgesinde İzmir Körfezinin güneyinde Narlıdere, Kızılbahçe arasında kalan sahada Marmara bölgesinde İstanbul şehri doğusunda Bostancı, Maltepe, Kartal arasında kalan sahalarda rastlanır.

5. Eski Göl Tabanı Ovaları

Ülkemiz jeolojik devirler içinde özellikle III. zaman sonunda neojende derinliği fazla olmayan göllerle kaplanmıştır. İşte bu göllerin tabanlarında biriken tortullar daha sonra göllerin ortadan kalkması ile Neojen depolarını meydana getirmişlerdir. Bu düzlük alanlar ile IV. zamanda Pleistosenin nemli devrelerinde ortaya çıkan ve İç Anadolunun büyük bir bölümünü kaplayan göllerin ortadan kalkmasıile meydana gelen düzlükler eski göl tabanı olarak bilinen ovalardır. Bu bakımdan Konya-Ereğli ve Tuzgölü çevreleri, Develi-Yahyalı-Yeşilhisar arasında kalan düzlük alanlar ile bu sahaların çevrelerindeki Neojen dolgu alanları ülkemizde eski göl tabanı ovalarına örnek olurlar.

6. Karstik Ovalar

Bu tip ovalar genelde ülkemizde kalker kayaçların çoğunlukta olduğu Torosların orta kesiminde İç Menteşe ve göller yöresinde görülür. Karstik ovaların teşekküllerinde erimeler yanında çökmeler, eski nehirlerin vadilerinin genişlemesi tektonik olayların rol oynadığı söylenebilir. Burdur-Antalya arasında kalan sahada Kestel, Kovada, Gölova, Korkuteli, Gölhisar, Elmalıkasaba, Muğla, Ula, Tefenni Acıpayam ovaları ülkemizdeki tipik karstik ovalardır. Bu ovalar aynı zamanda karstik şekillerin en büyükleri olan birer uvala ve polyedirler.

7. Lavların Meydana Getirdiği Ovalar

Bu tip ovalar yeryüzü üzerinde (volkanizma) ve tektonik olaylar neticesinde meydana gelen kırıklar boyunca ortaya çıkan lav ve tüllerin eski topoğrafik şekilleri örtmesi neticesinde meydana gelen düzlüklerdir. Ülkemizde bu şekildeki düzlükler genelde Doğu Anadolu bölgemizde görülür. Gerçekten bu bölgemizde yüksek dağlar arasında görülen Malazgirt, Çaldıran, Muradiye gibi ovalar volkanik orjinli lavların tüflerin geniş sahalara yayılıp meydana getirdiği düzlüklerdir.

Ovalar

Genel Tanım ve Yapısal Özellikleri

Akarsularla fazla yarilmamis,düz ya da hafif egimli çukur alan görünümünde yüzey seklidir.Büyüklügü birkaç hektardan,yüz
binlerce kilometrekareye kadar degisebilen ovalar,çesitli yüksekliklerde yer alabilir.Yükseltisi 2000 metreye çok yaklasan ya da bu yükseltiyi de asan yüksek ovalar oldugu gibi, deniz seviyesinden yüksekligi çok az olan ovalarda vardir.
Yükseklik ne olursa olsun,ovalardan geçen akarsularin derin yataklari yoktur, yani ova yüzeyi ile talveg çizgisi arasindaki düzey farki çok azdir.Bu da ovayi platodan ayiran en belirgin özelliktir. Ova tümüyle düz oldugu gibi, yüzeyi engebeli de olabilir; hatta yer yer üstünde tepeler bulunabilir. Ovalardaki akarsular genellikle agir akislidir ve menderesler çizer ya da birçok kola ayrilarak aralarinda adaciklar olustururlar.Önlem alinmassa taskin sirasinda yataklarindan çikip ovaya veya ürünlere zarar verebilirler.
Yeryüzünde toplam kara alaninin üçte birinden biraz fazlasini kaplayan ovalar, Antarktika disinda tüm kitalarda görülür. Genis cografi dagilimlari nedeni ile ovalarin bitki örtüsü de çesitlilik gösterir. Agaç, çali ve ot kapli ovalar oldugu gibi,neredeyse çöl görünümünde olanlarda vardir.Kuru ve otsu bitkili ovalara bozkir denir. Çayirlarda bozkirlardakilerden daha kisa ama daha nitelikli ot yetisir. Savanlar ise uzun otsu bitkiler ve seyrek agaçlarin bulundugu ovalardir. Irmak havzalarindaki ormanlik ovalara “selva” denir. Ovalar cografi konumlarina göre kiyi ovasi ve karasal ova adi ile kabaca ikiye ayrilir. Karasal ovalardan biri dagetegidir.Daglarin eteginde yer alan birikinti konilerinin kenarlardan birlesmesiyle olusur.Türkiye’de Bursa ve Inegöl ovalarinin güney kenarlarinda tipik dagetegi ovalari vardir.Bu tür ovalarda egim fazla,yüzey profili hafif disbükeydir. Düzgün yüzeyleri ve tarima elverisli topraklari nedeni ile ovalar yüzyillardan beri baslica yerlesim merkezleri olmustur.

Oluşumlarına Göre Ovalar ve Türkiye'de Ovalara Örnekler
A) Birikim (Kıyı) Ovaları

Akarsularin tasidiklari alüvyonlari deniz veya göl kiyisinda biriktirmesi ile olusan ovalardir.Kabaca bir üçgene benzediklerinden dolayi delta ovasi da denir.Delta ovalarinin olusabilmesi için akarsuyun yeterli miktarda materyal tasimasi, kiyinin sig olmasi, gelgit olaylari ile kiyi akintilarinin etkisiz olmasi gerekir.
Kiyi ovalarinin olusumunda akarsular kadar,deniz ve göllerdeki büyük seviye degisiklikleri ve tektonik olaylar da etkilidir. Ülkemizde kiyi ovalari büyük akarsularin denize döküldügü alanlarda meydana gelmistir. Karadeniz kiyilarimizdaki en önemli kiyi ovalari Çarsamba, Bafra ve Sakarya deltalaridir. Bunlar,akarsularin tasidigi alüvyonlar ve Karadeniz’deki seviye degisiklikleri sonucunda olusmustur.
Çarsamba Ovasi; Yesilirmak’in tasidigi alüvyonlari denize biriktirmesiyle olusmustur.Çok verimli topraklara sahip olan bu ova,bölge tarimi için oldukça önemlidir.
Bafra Ovasi da; Kizilirmak’in tasidigi materyalleri kiyiya biriktirmesi sonucunda olusan delta ovalarindandir.Burada yer alan batakliklar kurutularak tarima kazandirilmistir.
Delta görünümünden ziyade kiyi düzlügü özelligi gösteren Sakarya Deltasi, Sakarya nehrinin tasidigi alüvyonlarla meydana gelmistir. Önceleri sik sik taskina ugrayan ova, Hasan Polatkan Baraji’nin yapimi ile taskinlardan korunmus ve tarima kazandirilmistir.
Ege denizi kiyilarinda olusan ovalardan baslicalari; Meriç, Bakirçay,
Gediz ile Küçük ve Büyük Menderes deltalaridir.
Meriç Deltasi;hizli ilerleyen taskin alanlara sahip bir ovadir. Meriç irmaginin tasidigi alüvyonlarla olusmustur.
Bakirçay Deltasi;ayni adi tasiyan akarsuyun, Çandarli Körfezi’ni doldurmasi ile olusmustur.Yer yer tuzlu batakliklar bulunan ovada, eski uygarliklarin kalintilari da yer alir.
Baslangiçta Izmir Körfezi’ne akan Gediz irmagi, körfezi doldurmaya basladigi için 1886 yilinda açilan kanallarla daha kuzeydeki bugünkü yatagina çekilmistir. Bu defa, körfezin kuzeybatisinda oldukça genis bir delta olusmustur. Genis bir çöküntü alaninin ucunda yer alan Gediz Deltasi, Ege Bölgesi’nin önemli tarim alanlarindandir.
Küçük ve Büyük Menderes deltalari da birer çöküntü alaninin ucunda olusan birikinti ovalaridir. Büyük ve Küçük Menderes irmaklari, Ege denizinin seviye degisikliklerine de bagli olarak tarihi dönemlerde hizla denizi doldurmustur. Öyle ki, Ilk Çag’da bir liman kenti olan Milet, Büyük Menderes’in denizi doldurmasi ile bu gün kiyidan bir hayli içeride kalmistir.
Akdeniz kiyilarinda yer alan en önemli kiyi ovalari Çukurova, Göksu ve Asi deltalari ile Antalya Ovasidir.
Bir çöküntü alaninda yer alan Çukurova, Seyhan ve Ceyhan irmaklarinin biriktirdigi alüvyonlarla olusmustur. Çukurova,Akdeniz’in ve ülkemizin en büyük delta ovasidir.Ülkemizin en büyük tarim alani da olan Çukurova’nin kiyi kesiminde kiyi set gölleri ve kumullar olusmustur.
Taseli platosundan beslenen ve burayi derin vadilerle parçalamis olan Göksu, denize döküldügü yerde bir delta düzlügü olusturmustur.Delta alani içinde yer yer göller ve batakliklar bulunmaktadir.
Akdeniz kiyilarinda ayrica,Aksu çayinin Antalya Körfezi’ni doldurarak olusturdugu Antalya Ovasi ile Asi nehrinin denize döküldügü yerde olusan deltalar diger kiyi ovalaridir.
Genellikle yüksek dag siralarinin bulundugu kiyilarimizdaki delta ovalari, buralardaki en önemli düzlüklerdir. Denizin iklim üzerindeki olumlu etkileri bu ovalarin önemini arttirir. Yine, çesitli bitkilerin yetismesi için gerekli olan mineraller açisindan zengin olan bu ovalar,tarim için çok elverislidir.Gerek iklim, gerekse su ve toprak sartlari açisindan uygun özellikler tasiyan kiyi ovalari,nüfusun ve tarimsal faaliyetlerin yogunlastigi alanlardir.


B)İç Bölgelerdeki Ovalar

Bazi kütleler,toptan yükselme ve çökmeye ugramistir. Bu olaylarla meydana gelen çöküntü alanlarinda,göller tesekkül etmistir. Daha sonra göllerin sulari çekilmis ve akarsularin biriktirme faaliyetleri artmistir. Akarsular tarafindan tasinan alüvyonlar,eski göl tabanlarini kaplamis ve ovalar meydana gelmistir.
Iste iç bölgelerdeki ovalarin büyük bir bölümü bu sekilde olusmustur. Iç bölgelerdeki ovalar, bazen fay hatlari boyunca olusan çöküntü alanlarda dizi halinde yer alirken,bazen de tek tek serpilmis durumdadir.
Dogu Anadolu fay kusagi boyunca, Antakya-Kahramanmaras-Karliova
oldugunda, birbirini takip eden birçok ova bulunmaktadir. Bunlarin baslicalari Amik, Kahramanmaras, Adiyaman, Malatya, Elazig ve Mus ovalari ile Varto, Hinis, Karliova ve Göynük ovalaridir. Bu çöküntü alanlari, engebeli bir yapiya sahip olan Dogu Anadolu Bölgesi’nin nüfus ve ekonomik faaliyetler bakimindan en yogun alanlaridir.Ancak, fay kusagi üzerinde yer almasi dolayisiyla buralar sürekli deprem tehdidi altindadir.
Kuzey Anadolu fay kusagi adi verilen ve Kuzey Anadolu daglarinin güney eteklerinden geçen kirik hatti boyunca,bir dizi çöküntü alani bulunmaktadir. Bu kusakta yer alan baslica ovalar, batida Ezine, Biga, Gönen, Manyas-Ulubat, Bursa, Inegöl, Yenisehir, Iznik, Orhangazi ve Gemlik ovalaridir. Izmit-Sapanca oldugundan oldugundan itibaren ise Adapazari, Düzce, Bolu, Kaynasli ovalari yer alir. Yine bu hat boyunca Ilgaz-Tosya, Kargi, Vezirköprü, Suluova, Zile, Turhal, Erbaa, Niksar, Susehri, Erzincan, Erzurum ve Pasinler ovalari ile Agri-Eleskirt ovalari yer almaktadir. Tarimsal faaliyetlerin ve nüfusun yogun oldugu bu ovalar da fay hatti üzerinde yer aldigi için deprem tehdidi altindadir. Bu hat üzerinde zaman zaman meydana gelen depremler, can ve mal kaybina yol açmaktadir.
Ergene Havzasi, Ergene irmagi tarafindan tasinan alüvyonlarla dolmustur. Oldukça genis olan Ergene havzasi ülkemizin en önemli tarim alanlarindan biridir.
Iç Anadolu Bölgesi’nde yer alan ovalar da,çöküntü alanlarina alüvyonlarin birikmesiyle olusmustur. Bunlarin baslicalari; Yukari Sakarya, Eskisehir ve Aksehir ovalari ile Konya, Eregli, Akinci ve Çubuk ovalaridir. Bölgenin güneydogusunda yer alan Kayseri ve Develi ovalari ise, Erciyes Dagi’ndan püsküren volkanik malzemelerden olusan ovalardir.
Bati Anadolu’da yer alan ovalar epirojenik hareketlerle olusmustur. Bu hareketler sirasinda bazi alanlar yükselmis ve bugünkü daglik alanlari meydana getirmis, bazi alanlar ise çökmüs ve çöküntü alanlari olusmustur. Bu çöküntü alanlarinin akarsular tarafindan alüvyonlarla doldurulmasi sonucunda günümüzdeki ovalar olusmustur. Ege Bölgesi’nin güneydogusunda yer alan ovalar ise çökme olaylarinin yaninda karstik olaylarin da etkisi ile olusmustur. Denizli,Tavas,Çivril gibi ovalarin olusumunda karstik olaylar oldukça etkilidir.
Akdeniz Bölgesi’nin batisinda da karstik kökenli ovalar yaygindir. Bu alandaki çöküntü havzalarinin bir kismi sular altinda kalmis ve birçok göl olusmustur. Bazi çöküntü havzalari da karstik olaylarin etkisiyle genisleyerek ovalari olusturmustur. Bu sekilde olusan baslica ovalar Acipayam, Elmali, Korkuteli ve Kestel ovalaridir.
Güneydogu Anadolu Bölgesi’ndeki ovalar ise genellikle bölgenin güneyinde yer alir. Bu ovalar da çökme, asinma ve biriktirme faaliyetleri ile olusmustur. Nizip, Suruç, Altinbasak ve Ceylanpinar ovalari bunlarin en önemlileridir. Basta Altinbasak ovasi olmak üzere, bölgenin büyük bir bölümü GAP kapsami içindedir. Yapimi büyük ölçüde tamamlanan Sanliurfa sulama tünelleri ile sulanacak olan bu ovalar, ülkemizin tarimsal üretimini önemli ölçüde artiracaktir.
Ülkemiz, dünyada kendine yetecek miktarda tarimsal üretime sahip az sayidaki ülkelerden biridir. Ayrica, ihtiyaç fazlasi tarim ürünlerini de ihraç etmektedir. Türkiye,süphesiz bu özelligini büyük oranda, sahip oldugu verimli ovalara borçludur. Ihraç edilebilen tarim ürünlerinin büyük bir kismi kiyi ovalarinda yetistirilmektedir. Iç bölgelerdeki ovalar ise, yeterince sulanamadigindan tarimsal verim oldukça düsüktür. Bu sebeple uygulamaya koyulan, Güneydogu Anadolu Projesi (GAP) ile tasarlanan Konya Ovasi Projesi (KOP) tamamlandigi takdirde tarimsal üretimimiz birkaç katina çikabilecektir. Atatürk’ün ‘milli ekonominin temeli ziraattir’ tespiti dogrultusunda tarima gereken önem verilmeli ve hazirlanan projeler bir an önce tamamlanarak hizmete sokulmalidir.

saygılar...
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-05-10, 11:23   #3
esraysegul

Varsayılan C: Türkiyedeki ovalar ve platolar


çok teşekkür ederim
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Taglar
_le0_

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat