Forum TR
Forum TR
Go Back   Forum TR > Bilgi Bankası (Databank) (Ödev) > Lise Bilgileri > Coğrafya
ForumTR'ye Reklam Vermek İçin Tıklayınız: network@frmtr.com
Coğrafya Coğrafya Bilgileri Paylaşımlarınız Bu Forumdan

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 05-05-08, 23:06   #1 (permalink)
Geçerken Uğradım
 
Giriş Tarihi: 05-05-2008
Yaş: 22
Mesajlar: 61
Rep Puanı: 55289
ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11ucanttouch Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 553
Varsayılan Doğal Kaynakların Araştırılması'nın Tarihsel Gelişimi:


Doğal Kaynakların Araştırılması'nın Tarihsel Gelişimi: Jeofiziksel Yaklaşım
İnsanoğlunun, yüzey kayaçlarının mekansal ilişkileri ve özellikleri hakkındaki bilgileri çok eskilere dayanır. Taş, bronz ve demir çağlarınıda sergilenen teknolojik ilerleme; taşocağı ve maden cevherleri aramalarında çok pratik jeolojik bilgilerin kazanımını sağlamıştır: taşları ve mineral yataklarını bulma ve işletme yeteneği. Bu madenlerin konumları, ticaret açısından çok önemliydi: Yunanistan’a bronz için kullanılan kalay çok uzaktaki İngiltere’deki Cronwall’dan geliyordu. Diğer jeolojik maddeler örneğin; cam yapımında kullanılan silis, çömlek yapımında kullanılan kil, heykelcilikte kullanılan mermerM.Ö. 2000 yılında kazılar ve araştırma yapılıp bulunmuştur. Az miktarda, nadir yataklara sahip gümüş, altın (en az M.Ö.3000 yılından beri kullanılmaktadır) ve değerli taşlar (gemstone) gibi madenler iyi korunan ve saklanan jeolojik sırlar olarak kalmıştır. Hindistan’daki elmasların varlığı M.Ö. 1000’li yıllardan beri biliniyordu. Önceleri sadece sağlamlığıyla diğer maddeler arasında göze çarpan elmas, daha sonraları sadece en sert madde değil, en kıymetli madde olduğu da anlaşılmıştır ve kabul edilmiştir.III. yüzyılın sonuna doğru Hindistan elmasların ticareti Çin’den İtalya’ya kadar yayılmıştır.
İlk çağlarda, yer içindeki madenlerin aranması ve işletilmesine yönelik yazılı dökümanlar yoktur. Bu ilk girişimlerle ilgili kayıt sadece kazılardan elde edilen eski madenlerde bulunmuştur. Yugoslavya’da M.Ö. 2500 yıllarında 20 m’ nin de altındaki derinliklere inilerek, bakır madeni çıkarılabiliyordu. Yaklaşık M.Ö. 314 yılında Atina’lı Theoprastus Atina’da ticareti yapılan, çok sayıda mineralin isimlerini içeren küçük bir katalog hazırlamıştır. Bu minerallerden bazılarının isimleri; zinober, jips, quartz, ametisttir ve bunlar günümüzde de aynı isimlerle kullanılmaktadırlar.
Matbaacılığın XV. yüzyılın sonlarına doğru başlamasıyla beraber edebiyatta yaşanan gelişmeler, madencilik edebiyatına da yansımıştır. Avrupa’da madencilik sektörü en çok Almanya’da yapılmaktaydı. Maden para yapımında kullanılan gümüşün elde edilmesini sağlayan, yetenekli mühendis ve doktorlar, zengin maden yatakları sahiplerinin dikkatini çekmiştir. Bunlardan en önemlisi XVI. yüzyılda jeoloji ile ilgili önemli bir eser olan “De Re Metallica” adlı eseri Latince olarak yazan Georg Bauer (1494- 1555)’dir. XVIII.yüzyılın ortalarında 1762’demadencilik alanında ilkyüksek öğrenim yapan kurum Prag’da “Maden Akademisi” olarak açılmıştır.
XVIII. yüzyılın sonlarında ilk olarak İngiltere’de başlayan, endüstriyel alanda yaşanan yeni gelişmeler minerallerin kullanım alanın gelişmesini sağlamıştır. Buna en önemli etken ise buhar makineleridir. Buharla çalışan pompalar kullanılarak, 1810 yılında yapılan kazılar 500 m’ye kadar ulaşabilmiştir. Ayrıca nakliyecilik ve demiryollarının yaygınlaşması da madenciliği büyük ölçüde geliştirmiş ve yaygınlaştırmıştır.
XIX. yüzyılın başlarında önemli bir gelişme ise jeolojik haritalama olmuştur. Sağladığı yarar ekonomik açıdan büyük kazançlar sağlamıştır. Yer altındaki katmanların içerdiği mineral çeşitleri belirlenip ihtiyaç doğrultusunda kullanılmaya başlandı. Örneğin demir cevheri veya inşaat sektöründe kullanılacak tuğla için taş ve kil, bulunduğu tabakalar tespit edilerek tasarrufta bulunuluyordu. 1840 yılında Murchison çok önemli ve aynı zamanda ekonomik yarar sağlayan bir buluş yapmıştır; yakın geçmişteki bitki kalıntılarının daha üstteki sedimenlerde, yaşlı olanların ise alt katmanlarda bulunan sedimenler de bulunduğudur. Böylece kömür aramaları yapılırken Silüriyen yaşlı katmanlar göz önüne alınmakta ve daha derinlerde kömür bulunma ihtimalinin olmadığı sonucuna varılmaktadır.
1920’ler de petrole duyulan büyük talep, beraberinde motorlu taşıt üretiminde artışı getirmiştir. Bu esnada yeraltındaki gizli petrol kapanları için yapılan jeofizik araştırmalar yoğunlaşmıştır. Bu konudakiilk jeofiziksel buluş 1924 yılında Texas’ta bulunan petrol sahasında Eötvös Torsiyon gravimetrisi kullanılarak yapılarak keşfedilen tuz domlarıdır. Bununla birlikte, en önemli jeofizik teknik sismolojiden gelmiştir. 1. Dünya Savaşı’nda Alman, İngiliz, Fransız ve Amerikan Ordularında çalışan jeofizikçiler mikrofon düzenekleri kullanarak topların nerelerde saklandığını bulmak için çalışmışlardır. 1920’lerde, Amerikan timi, ABD’nin güneyindeki yeraltı yapısını haritalamak için sismik yöntemi çalıştırarak Alman Dr. Ludger Mintrop kılavuzluğunda kendilerine doğrudan sınama yöntemi bulmuşlardır. Sismik çalışmalar sonucu yeraltında saklı olan tuz domları ve antiklinaller haritalanabilmiştir. İlk üretim alanı bu teknikle 1924’de bulunmuş ve 1920’lerin sonlarında saha ekipleri ve jeofizik şirketlerin sayısında hızlı bir gelişime sahne olmuştur. 1930’ların sonunda henüz, bir kaç bilgilendirme kursu vardır ve sismik prospeksiyonu anlatan temel kitaplar yoktur. Uygulamalı jeofizik üzerine ilk dergi (Zietscrift für Algewante Geophysik) 1924’de Almanya’da çıkmış ve Amerika’da Petrol Jeofizikçileri Derneği 1932’de kurulmuş ve daha sonra ismini Arama Jeofizikçileri Birliği (Society of Exploration Geophysics) olarak değiştirmiştir.
Hemen hemen bütün sismik prospeksiyon (arama) yöntemleri başlangıçta, sismik kırılma çalışmalarını kapsıyordu. Gerçek yansıma sismolojisi,II. Dünya Savaşı sırasında geliştirilenyeni mağnetik kayıt kapasitesini gerektirmiş ve ortak derinlik noktası yığması (CDP) yöntemi 1957’de ortaya konmuştur. Bu yöntemde gürültü ve tekrarlamalı yansımalar çeşitli alıcı ve atış noktası konfigürasyonları ile aynı orta nokta yüzeyinden yansılıyormış gibibütün izlerin yığılması esasına dayandırılmıştır. Yığma (stacking) işlemi, verinin depolaması ve işlenmesinin dijital bilgisayarlarla yapılmasına gerek duyulmuş ve milyarlarca dolarlık jeofizik endüstrisi bilgisayar teknolojisindeki her yeni keşif için büyük bir müsteri olmuştur. İlk yansıma sismiği çalışmaları çoğunlukla sismik kaynak ve hareket eden hidrofonlarla denizde yapılmıştır. Karadaki sismik yansıma,1960’larda gelişmiştir.
Hidrokarbonların aranmasında diğer önemli bir yenilik kuyu logu tekniklerinin gelişimidir. İki fransız profesör Conrad ve Marcel Schlumberger 1913 ve 1932 yılları arasında elektrik ve mağnetik yöntemlerin kullanımı konusunda öncü olmuşlardır. 1927’de, bu iki kardeş Fransa’dakibir petrol alanında bir kuyuda elektrik özdirenç logunu almışlar ve sonraki on yılda yeni kuyu logu tekniklerinde öncü olmuşlar ve de kurdukları Schulumberger şirketiile devasa petrol endüstrisi pazarında etkili olmuşlardır.
Jeofizik ayrıca,mağnetik ve gravimetrik imzalarıyla tanımlanabilen ince sedimenter örtünün altında gömülü maden yataklarının bulunmasına olanak sağlamıştır. Düşman denizaltılarının belirlemek için II. Dünya savaşı sırasında kullanılan havadan ölçü alabilen mağnetometreler hızlı bir şekilde uzaktan geniş alanların araştırılmasına olanak sağlamıştır. Yansıma sismiği ayrıcakömür damarlarıının yapısı ve uzanımının belirlenmesinde kullanılmıştır.
Endüstri tarafından geliştirilen ve öncülüğü yapılan bütün bu yeni teknikler, Yerküre’nin yapısının anlaşılmasında da karşılığını bulmuştur. Mağnetik ve gravite anomalileri, yer kabuğunun haritalanmasına yardım etmiş olmasına karşın ilk olarak ABD’de uygulanan derin sismik yansıma yöntemi, 1980’lerde alt kabuk ve üst manto’daki ana yapıların görüntülenmesinde kullanılmıştır.
Bu çalışma aşağıdaki kaynaktan alınmıştır:
Özçep, F. Akkargan, Ş. ve Özçep, T., 2001, Doğal Kaynakların Araştırılması, Jeofizik Bülteni, Eylül, Sayı: 38, Sayfa: 93-94.
ucanttouch Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks Kapalı
Pingbacks Kapalı
Refbacks Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 03:15
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Forums Directory eXTReMe Tracker Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Telefon Santrali | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com


Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465