Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 23-01-07, 19:51   #1
pashaemin

Varsayılan Türkiyede bölgesel farklılıklar


TÜRKİYE’DE BÖLGESEL FARKLILIKLAR VE BÖLGESEL POLİTİKALAR
1.TÜRKİYE’DE BÖLGESEL FARKLILIKLAR

1923-1950 arasında Türkiye Cumhuriyeti, kalkınma çabalarında bölge ayrımına gidecek ve bölgesel kalkınma politikası uygulayacak durumda değildir. Cumhuriyetin ilk yıllarında İstanbul ve İzmir ve bu kentlere yakın bölgelerin avantajı, buralarda Anadolu’nun diğer bölgelerine göre göreli olarak sermaye birikiminin oluştuğu ve ticari geleneğin olduğu bu bölgeler, çeşitli içsel ve dışsal ekonomiler nedeniyle sermaye birikiminin buralarda yatırıma dönüşmesi ve işgücü akımına uğraması durumu ile artan biçimde yüz yüze gelmektedir.böyle bir süreç kaçınılmaz olarak bölgeler arası dengesizliği devam eden dönemlerde de bu bölgeler lehine arttıracaktır.

Türkiye’de ilk liberal politika tercihleri deneyimin olduğu 1950-1960 arasındaki dönemde ise, özel sektör yatırımlarının İstanbul ve Marmara bölgesinde yoğunlaştığı görülmektedir (DPT:2000;s.24)

1960 sonrası planlı dönemde; ilk plandan itibaren “bölge planlama ve kalkınması” sorunsalına yer verilmiştir. İkinci planda organize sanayi bölgesi oluşturma düşüncesi şekillenmiştir. 3.Plan dönemimde “Kalkınmada öncelikli yöreler” kavramı ortaya çıkmış olup, 4. Plan döneminde iç ve dış olumsuz konjonktür nedeniyle planın uygulanması olanaklı olamamıştır. Daha sonra hazırlanan planlar ve uygulamada çıkan sonuçlar arasında ciddi uyum sıkıntıları olduğu bilinmektedir.Planlamanın yapıldığı durumlarda genelde yatırım yeri seçimine, gelir dağılımına ve ekonominin çeşitli alanlarına sosyal adaleti sağlama amaçlı müdehaleler vardır.Türkiye’de planlı dönemde özellikle bölgesel politikaların başarılı olduğu konusunda fazla bir şey söylemek olanaklı değildir.Ancak bu konuda iyi niyetli çabalar söz konusudur.Bunun en somut örneği Güneydoğu Anadolu Projesi’dir.

Türkiye’de neo-liberal politikaların uygulandığı ve planlamanın geri plana itildiği 1980 sonrası ise bölgeler arası dengesizliğin artması beklenmelidir.Zira girişimci yatırım yeri ve alanı seçerken, getirilerini azamileştirecek ve yatırımlarının geri dönme süresini kısaltacak mekan ve yatırım yeri seçecektir.Yer seçimi genellikle alt yapı sorunu halletmiş, hammadde ve pazara yakın,ulaşım ağı bağlantıları iyi olan gelişmiş bölgelerden olacaktır.Bu bölgeler aynı zamanda sermaye birikiminin olduğu ve ticari geleneğin yerleştiği, içsel ve dışsal avantajın olan bölgeler olacaktır.

1980 sonrası Muş, Hakkari, Ağrı, Bitlis, Mardin, Bingöl, Siirt, Van, Erzurum, Kars, Şanlıurfa, Tunceli ciddi gelir kaybına uğrayan illerdendir.

Tablo 1:









Yukarıdaki şekil Devlet Planlama Teşkilatı’nca hazırlanmıştır. Şekle bakıldığında gelişmişlik sıralamasında Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi son sıralarda yer almaktadır. Marmara Bölgesi en gelişmiş bölge iken; onu Ege, İç Anadolu , Akdeniz ve Karadeniz bölgeleri takip etmektedir.

1.1 Türkiye’nin Genel Ekonomik Göstergeleri

Cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye bir yandan yeni ve kendine yeter bir ekonomi inşası çabasındayken, bir yandan da Osmanlı İmparatorluğundan ağır borç yükünün tasfiyesi çabası içindedir.1950li yıllara yaklaşıldığında ise Türkiye Ekonomik ve siyasal anlamda yeni arayışlara girmiştir. Bu dönemde siyasi arenada çok partili hayata geçiş çabaları gözlenmekte iken ekonomik arenada ise liberalizm düşüncesi kendine yer bulma çabasındadır.1950li yıllarda Türkiye ekonomik yaşamda enflasyon ve borçlanma gibi kavramlarla ilk kez tanışmıştır.1980 sonrasına ilişkin bazı temel ekonomik göstergeler ise aşağıda verildiği gibidir:


Tablo 2: Türkiye’de Yıllar itibariyle İşsiz Sayısı ve İşsizlik Oranları

Tablo 3: Türkiye’nin Ödemeler Bilançosundaki Bazı Kalemler(milyon dolar)

1.2 Türkiye’nin Bölgelerinin Nüfus Ve Bazı Sosyal Göstergeleri
Coğrafi Olarak;
Türkiye’nin en gelişmiş bölgesi olan Marmara bölgesinin nüfus yoğunluğu en yüksek,doğurganlık oranının en düşük ve en fazla göç alan bölge olduğunu göstermektedir. Ayrıca Karadeniz bölgesinde de nüfus azalması dikkat çekmektedir. Bu durum doğurganlık oranı göreli olarak yüksek olan bu bölgeden diğer bölgelere yoğun bir göçün olduğuna işaret etmektedir. Türkiye’nin görece geri kalmış bölgeleri olarak nitelendirilen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde ise doğurganlık oranı diğer bölgelere göre oldukça yüksektir. Özellikle Doğu Anadolu’da nüfus yoğunluğu da düşüktür. Nüfus artış oranındaki düşüklüğede dikkat çekilirse bu bölgede göç veren bölgelerimizdendir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde ise bölgedeki kırsal nüfustaki ani düşüş bölge kentlerinin nüfusundaki ani artış ve Tablo 4 ‘e göre bu bölgede kırdan göç eden nüfusun bölge dışındaki kentlerden çok bölgedeki kentlere göç ettiği anlaşılacaktır.



Tablo 4: Türkiye’de Bölgeler İtibariyle Bazı Demografik Göstergeler

1.3 Türkiye’nin Bölgelerinin Bazı Ekonomik Göstergeleri

Güneydoğu Anadolu Bölgesi son yıllarda Tablo 5’den de gözleneceği gibi Doğu Anadolu Bölgesi ,İç Anadolu Bölgesi ve Doğu Karadeniz bölgelerinin bazı illerine göre büyüme açısından göreli olarak daha avantajlı olmuştur.Güneydoğu Anadolu bölgesi 1987 de tarımda en hızlı sanayide üçüncü ve toplamda ikinci sırada en hızlı büyüme hızını yakalamış olan bölgemizdir. Ama bu yalnızca bu bölge için olumlu bir gelişme olarak yorumlanmalıdır.Zira Güneydoğu Anadolu bölgesinin GSYiH içindeki payı hala düşüktür , ancak göreli olarak az gelişmiş bölgelere arasında bir kıpırdanma göstermiştir ve bu bölge içi diğer ekonomik gelişmeler hakkında fikir vermez.
Doğu Anadolu bölgesine ilişkin veriler ise bu bölgenin hızla diğer bölgelerden kopmakta olduğunu göstermektedir. Öte yandan tarım sektöründe gerilemenin gözlendiği Marmara ve
Ege bölgeleri 1987-97 yılları arasında sanayide en yüksek büyüme oranlarını yakalamışlardır . Akdeniz bölgesinin hizmetler sektöründe en yüksek büyüme oranını yakalamış olmasında turizmdeki gelişmenin büyük payı olduğu düşünülmektedir.



Tablo 5: Türkiye’de Bölgeler itibariyle GSYİH’nın Sektörel Dağılımı



Ayrıca tablo 5 ten de gözlenebileceği gibi; Marmara bölgesinin 1987-97 döneminde sanayi içindeki payı %51.8 ile oldukça yüksektir. Bu bölgenin sanayi sektöründeki büyüme oranının diğer bölgelerden daha yüksek olması da bu bölge ile diğer bölgeler arasında gelişme düzeyi makasının açılmış olduğuna işaret etmektedir.




Tablo 6: Hane Halkı Sayısının Ve Kullanılabilir Gelirin Bölgelere Göre Oransal Dağılımı

Tablo 6 dan da gözleneceği gibi toplam hane halkı sayısının%26.6 sına sahip olan Marmara bölgesi toplam harcanabilir gelirin %38.6sına sahiptir.Göstergeler dikkate alındığında en kötü durumda olan bölgelerin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri olduğu gözlenmektedir.



Tablo 7: Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (Bölgeler İtibariyle)


Tablo 7 ise bize kişi başına GSMH açısından 1987’den 1997’ye bölge sıralamasında bir değişikliğin olmadığını göstermektedir. Göstergeler göre en üst sırada Marmara Bölgesi yer alırken onu Ege,Akdeniz,İç Anadolu , Karadeniz, Güneydoğu Anadolu ve Doğu Anadolu bölgeleri takip etmektedir.Burada özellikler vurgulanmalıdır ki süreç içersinde devletin ekonomik yaşamdaki rolüne ve misyonuna bakış açısında önemli değişmeler olmuştur.Türkiye’de de 1970’lerin sonlarında 1990’ların başına bölge planlama-planlamadan uzaklaşma genel anlayışı çerçevesinde- ihmale uğramıştır. Bölge planlamanın duraklaması kent,metropol gibi alt ölçekli planlamaları da stratejik çerçeveden uzak bırakmıştır (DPT;2000,S.20). Karadeniz bölgesi kişi başına düşen GSMH açısından bu iki bölgeden daha iyi durumda olmasına rağmen net nüfus kaybına uğraması olumsuz bir gelişmedir.Zira bu iki bölgeden sonra göreli olarak Karadeniz Bölgesi’nde doğurganlık oranıda yüksek gözlenmektedir. Özetle Türkiye’nin Doğusunu hedefleyen bölgesel politikalar Türkiye’nin gündeminde olmaya devam edecektir.

2.TÜRKİYE’DE BÖLGESEL POLİTİKALAR

2.1 Türkiye’de Kalkınmada Öncelikli Yöreler(2003)(EK1)
a) Mevcut Durum

Bölgeler ve iller arası gelişmişlik farklarının azaltılması, geri kalmış yörelerde gelir seviyesinin artırılması, ekonomik faaliyet çeşitliliğinin sağlanması, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, yerel dinamikleri ve potansiyelleri harekete geçirecek girişimlerin desteklenmesi ve kurumsal kapasitelerin geliştirilmesi, işbirliğine dayalı rekabetin geliştirilmesi ile kaynakların yerinde ve etkin kullanılmasının sağlanması ihtiyacı devam etmektedir.
Sosyo-ekonomik göstergeler ve gelir dağılımı açısından bölgeler arası farklılıklar devam etmektedir.
2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı sonuçlarına göre, Düzey 1 İstatistiki Bölge Birimleri (IBB) içerisinde nüfusu en yüksek olan bölge İstanbul Düzey 1 Bölgesi olup, bunu Ege ve Akdeniz Düzey 1 Bölgesi izlemektedir. En düşük nüfuslu bölge ise Kuzeydoğu Anadolu Düzey 1 Bölgesidir.
1990-2000 döneminde yıllık ortalama nüfus artış hızı açısından; İstanbul Düzey 1 Bölgesi ilk sırada, Batı Karadeniz Düzey 1 Bölgesi ise son sırada yer almaktadır.
İstanbul Düzey 1 Bölgesi en yüksek şehirleşme oranı ile ilk sırada yer alırken, Doğu Karadeniz ve Batı Karadeniz Düzey 1 Bölgeleri son sıralarda bulunmaktadır.
Düzey 1 İBB'lerinin 2001 yılı itibarıyla GSYİH'ya katkıları açısından; İstanbul Düzey 1 Bölgesi yüzde 21,5 ile ilk, Kuzeydoğu Anadolu Düzey 1 Bölgesi yüzde 1,3 ile son sırada yer almaktadır.
2001 yılında kişi başına GSYİH ülke ortalaması 100 kabul edildiğinde, en yüksek endeks değerlerine sahip Düzey 1 bölgeleri sırasıyla; Doğu Marmara Düzey 1 Bölgesi (152), İstanbul Düzey 1 Bölgesi (143) ve Ege Düzey 1 Bölgesidir (119). En düşük endeks değerine sahip Düzey 1 bölgesi ise Kuzeydoğu Anadolu Düzey 1 Bölgesidir (43).
İllerin ve Bölgelerin Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması Araştırmasına (2003) göre 1. sıradaki İstanbul Düzey 1 Bölgesini Batı Anadolu ve Doğu Marmara Düzey 1 Bölgeleri izlemektedir. Araştırmaya göre en son sırada ise Kuzeydoğu Anadolu Düzey 1 Bölgesi yer almaktadır.
2004 yılı itibarıyla kalkınmada öncelikli yöreler 49 il ve 2 ilçe ile ülke yüzölçümünün yüzde 55'ini, nüfusun ise yüzde 36'sını kapsamakta ve bu yörelerde, istihdama yönelik yatırımların teşvik tedbirleri ile desteklenmesine devam edilmektedir.


Düzey 1 Bölgeleri 2000 Yılı Nüfusu Nüfusun Payı (%) 1990-2000 Yıllık Nüfus Artış Hızı (Binde) Şehirleşme Oranı (%) (2000 ) Bölgelerin GSYİH'ya Katkısı (2001) Kişi Başına GSYİH Endeks Değerleri Sosyo-Ekonomik Gelişmişlik Sıralaması
İSTANBUL 10 018 735 14,8 33,09 90,69 21,5 143 1
BATI MARMARA 2 895 980 4,3 11,18 55,55 4,9 112 5
EGE 8 938 781 13,2 16,29 61,48 16,4 119 4
DOĞU MARMARA 5 741 241 8,5 20,25 67,36 13,1 152 3
BATI ANADOLU 6 443 236 9,5 21,35 77,22 10,1 108 2
AKDENİZ 8 706 005 12,8 21,43 59,78 12,4 95 6
ORTA ANADOLU 4 189 268 6,2 9,27 56,47 4,1 74 8
BATI KARADENİZ 4 895 744 7,2 0,13 49,39 5,5 79 7
DOĞU KARADENİZ 3 131 546 4,6 9,32 49,37 2,9 66 9
KUZEYDOĞU ANADOLU 2 507 738 3,7 6,32 51,44 1,3 43 12
ORTADOĞU ANADOLU 3 727 034 5,5 18,36 53,86 2,3 50 11
GÜNEYDOĞU ANADOLU 6 608 619 9,7 24,79 62,69 5,5 55 10
TÜRKİYE 67 803 927 100,0 18,28 64,9 100,0 100
TABLO: 8- İBBS - Düzey 1 Bölgeleri İtibarıyla Sosyo-Ekonomik Göstergeler
Kaynak: DİE, DPT
2004 yılında, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi illeri olmak üzere, 36 ilde ve Kalkınmada Öncelikli Yörelerde uygulanması öngörülen 5084 sayılı Yatırımların ve İstihdamın Teşviki ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun yürürlüğe girmiştir. Bu Kanunla, kalkınmada öncelikli yöreler kapsamındaki iller ile Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanlığınca 2001 yılı için belirlenen fert başına GSYİH tutarı 1500 ABD doları veya daha az olan illerde gelir vergisi stopajı teşviki, sigorta primi işveren paylarında teşvik, bedelsiz yatırım yeri tahsisi ve enerji desteği gibi teşvik tedbirleri yürürlüğe konulmuştur.
Ülke genelinde halen faaliyette bulunan toplam 21 serbest bölgeden 5'i, kalkınmada öncelikli yörelerde bulunmaktadır.
2004 yılında 2'si kalkınmada öncelikli yörelerde olmak üzere, tamamlanması planlanan 3 organize sanayi bölgesi ile; kalkınmada öncelikli yörelerdeki organize sanayi bölgesi sayısı 33'e, ülke genelinde ise 79'a ulaşacaktır.
2004 yılında 10'u kalkınmada öncelikli yörelerde olmak üzere, tamamlanması planlanan 13 küçük sanayi sitesi ile; kalkınmada öncelikli yörelerdeki küçük sanayi sitesi sayısı 182'ye, ülke genelinde ise 385'e ulaşacaktır.
2003-2004 öğretim yılında, kalkınmada öncelikli yörelerde pansiyonlu ilköğretim okulu sayısı 186'ya, yatılı ilköğretim bölge okulu sayısı 252'ye, ülke genelinde ise sırasıyla 272 ve 289'a ulaşmıştır.
13'ü kalkınmada öncelikli yörelerde olmak üzere toplam 77 üniversiteden; 22'si İstanbul, 11'i Ege, 11'i Batı Anadolu, 7'si Doğu Marmara, 7'si Akdeniz, 4'ü Orta Anadolu, 3'ü Batı Marmara, 3'ü Batı Karadeniz, 3'ü Ortadoğu Anadolu, 3'ü Güneydoğu Anadolu, 2' si Kuzeydoğu Anadolu ve 1'i Doğu Karadeniz Bölgesinde bulunmaktadır.
Acil Eylem Planının Yerel Yönetimler Reformu bölümünde öngörülen; bölgesel gelişme stratejisi ve planlarını hazırlayacak ve bölgesel gelişme programları çalışmalarının uygulanması, izlenmesi, değerlendirilmesi ve koordinasyonunu sağlayacak olan Bölgesel Kalkınma Ajanslarının kurulması ile ilgili kanun taslağı çalışmalarının 2004 yılı içerisinde tamamlanması beklenmektedir.

b) Amaçlar, İlkeler ve Politikalar

Bölgeler ve iller arası gelişmişlik farklarının azaltılması ve geri kalmış yörelerde refah seviyesinin yükseltilmesine yönelik olarak ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi ve kaynakların yerinde ve etkin kullanımının sağlanması, yerel dinamikleri harekete geçirecek şekilde yerel girişimlerin desteklenmesi temel amaçtır.
Yatırımlarda devlet yardımlarında, özellikle geri kalmış bölgelerin gelişmesini hızlandıracak düzenlemelere gidilecek ve uygulanan teşvik tedbirlerinin yürütülmesine devam edilecektir.
Kalkınmada öncelikli yörelerdeki nitelikli personel açığının giderilmesi çalışmalarına, işsizliği azaltıcı ve gelir artırıcı faaliyetlerin desteklenmesine devam edilecektir.
Büyük şehirlere göçün önlenmesi amacıyla, geri kalmış yörelerde ve özellikle 2. kademe bölge merkezlerinde alt yapı yatırımlarına öncelik verilecektir.
Özel sektör ve sivil toplum kuruluşları ile kamu kesimi arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyelleri harekete geçirerek bölgesel gelişmeyi hızlandırmak amacıyla, Bölgesel Kalkınma Ajansları kurulacak ve faaliyete geçirilecektir.
2.2 Türkiye’de Bölgesel Farklılıkları Gidermeye Yönelik Bölge Planlama Çalışmaları
Antalya Bölgesi Projesi
Doğu Marmara Bölgesi Projesi
Zonguldak Bölgesi Projesi
Çukurova Bölgesi Projesi
Zonguldak-Karabük-Bartın Bölgesel Gelişme Projesi
Doğu Karadeniz Bölgesel Gelişme Planı(Dokap)
Doğu Anadolu Bölgesi Ana Planı
Yeşilırmak Havza Gelişim Planı
Güneydoğu Anadolu Projesi

  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 16-03-08, 15:56   #2
didem_y

Varsayılan C: Türkiyede bölgesel farklılıklar


mrb ben maltepe üniversitesi iktisat 3. sınıf öğrencisiyim ve senin konunu çok beğendim ve seçtiğim konu senin konuna çok yakın mail adresime tezinin tamamını atarsan çok sevinirim şimdiden teşekkürler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 18-03-08, 19:06   #3
ImMirr

Varsayılan C: Türkiyede bölgesel farklılıklar


teşekkürler
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-04-08, 13:57   #4
lron_Maiden

Varsayılan C: Türkiyede bölgesel farklılıklar


teşekkürler eline sağlık
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 05-04-08, 13:57   #5
lron_Maiden

Varsayılan C: Türkiyede bölgesel farklılıklar

teşekkürler eline sağlık
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat