Son Dakika Haberlerini Takip Edebileceğiniz FrmTR Haber Yayında. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde.
Forum TR
Go Back   Forum TR > > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 14-12-07, 14:17   #26
-gokhan-

Varsayılan C: Aynalı Tahir


Sİzce Arİf Kİlİslİ Yanİ Aynali Tahİr Trenİn Altinda Kaldimi Yoksa Hala YaŞiyormu....
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 14-12-07, 14:54   #27
-gokhan-

Varsayılan C: Aynalı Tahir


Anadolu'dan gelenlerin İstanbul'a çoğunlukla ilk adımlarını attıkları Haydarpaşa Garı, özelleştirme alıştırmalarına çoktan başlamış. Ama garın içindeki yoğunluk ve heyecan onun bu şekilde kalması gerektiğinin bir kanıtı gibi.

Taşı toprağı altın diye İstanbul'a koşan yüz binlerin, trenden iner inmez ilk gördüğü yerdir Haydarpaşa. Sultanahmet'in koca minarelerini, boylu boyunca Kadıköy'ü açık deniz dalgalarından koruyan mendireği, kendisini şehrin karmaşasına götürecek vapuru, ilk deniz fenerini, hatta ilk defa denizi gördüğü yerdir. İstanbul'a gelip de yepyeni beyaz sayfalar açabilenler için, geçmişlerinin son durağı; açamayanlar içinse hayal kırıklıklarının ilk durağıdır Haydarpaşa. Kadıköy'ün simgelerinden biri ve Anadolu yakasının göz önündeki nadir tarihi eserlerindendir. Ünlü mimar Vedat Tek'in 1915-1917 yılları arasında yaptığı çinili binasıyla Haydarpaşa İskelesi, tarihi gara eşlik eder. Son yıllarda karayolu taşımacılığının sıklaşması ve uçak firmalarının artık Taksim-Bakırköy taksi ücretine yolcu taşıyor olması, Haydarpaşa'nın eski önemini azaltmış.

DEĞİŞİMİN EŞİĞİNDE...
Belki bundandır belki de şehrimizin gerçekten de beş yıldızlı otel ve alışveriş merkezi ihtiyacı olduğundan son zamanlarda Haydarpaşa Garı yeni bir dönüşüm projesiyle anılır oldu. Gündemdeki proje kapsamında liman ve gar bu bölgeden çıkarılarak yerine iş ve eğlence merkezleri, gökdelen, yat ve kruvazör limanlarının olduğu bir bölge haline getirilmesi planlanıyor. Buharlı makinenin icadından beri oradaymış gibi durmasına rağmen Avrupa garlarının arasında çok genç sayılabilecek olan Haydarpaşa Garı'nın tarihi sadece 100 yıl öncesine dayanıyor. Dönemin Osmanlı Padişahı II. Abdülhamit tarafından 1906 yılında yaptırılmaya başlanan ve iki yıl gibi kısa bir zamanda hizmete açılan Haydarpaşa, adını da III. Selim'in paşalarından olan ve tahmin edeceğiniz gibi Haydar Paşa'dan alır. Abdülhamit'e pek de şans getirmeyen Haydarpaşa Garı, hizmete girdiği yıl padişah tahttan indirilmiştir. Temeline Alman ve İtalyan ustaların Lefke'den gelen ilk taşı koymasından itibaren geçen tam 10 yıl boyunca, İstanbul'un başına gelenlerden bu anıtsal gar binası da payını alır. Birinci Dünya Savaşı yıllarında gar deposunda bulunan cephaneliğe yapılan sabotaj sonucu binanın büyük bir bölümü zarar görür ve onarım sonucunda da bugünkü haline gelir. İstanbul'un işgaliyle daha kurbanı yeni kesilen gar binası, işgal kuvvetlerinin eline geçmiş ve 1925 yılında işgal kuvvetlerinin elinden alınmıştır. Gar binası bundan sonrası için sadece İstanbul'a gelenlere ev sahipliği yapmamış; yıllar yılı cepheye gidenlere, Aşkale'ye sürgüne gidenlere ve bu şehirde aradığını bulamayanlara, gidip de dönmeyenlere, dönüp de bulamayacak olanlara, arkalarında bu koca şehri bırakmadan önce koca duvarlarıyla son bir kez şahit olmuştur. 1100 adet ahşap kazığın üzerine inşa edilen Gar'ın atlattığı tehlikelerden neredeyse en büyüğü ise 1997 yılında pencerelerinin PVC yapılmaya çalışılmasıdır. Neyse ki o güne kadar tarihi eser statüsüne alınmamış olan Haydarpaşa son anda fark edilip bu sayede kültür varlıklarımız arasına girmiştir. Bir olay daha vardır ki 1979 yılında İstanbul'da olanların yüreğini hoplatan Independente adlı tankerin patlamasıdır. Dönemin büyük vitray ustalarından Linneman'ın yaptığı kurşun vitrayların neredeyse tamamı bu patlamada hasar görmüş, güneşli günlerin öğleden sonralarında gara o muhteşem ışığı sağlayan vitraylar daha sonra yeniden onarılmıştır. Bugün sinema, dizi ve reklam filmi çekenlerin platosu da olan gar binası, son dönemde Yılan Hikâyesi, Aynalı Tahir gibi dizilerin de seti olmuştur. Haydarpaşa Garı'nın kameralarla tanışması ise bugünün televizyon dizilerinden çok daha önce Metin Akpınar, Zeki Alasya ve Kemal Sunal'ın başrolü paylaştığı 1974 yapımı Köyden İndim Şehre filmi ile bir sinema ikonu olmuştur. 1970'lerin sinemasında önemli bir yer tutan göç filmlerinde de plato olarak kullanılmıştır. Uzun yıllar ülkemizin doğusu ile tek köprü olan Haydarpaşa TCDD'nin yurtdışı seferlere zamanla ağırlık vermesiyle Tahran'dan Şam'a kadar olan hatta, gelen ve giden misafirlerine ev sahipliği yapıyor. Doğu ile batı arasında köprü olma görevini de sürdürüyor.

'GAR GİTTİ GİDİYOR' DİYENE
Bir yıl içerisinde akıbeti belli olması beklenen gara gideyim, bir-iki piksel fotoğraf çekeyim de ileride çocuklarıma Fatih Sultan Mehmet edasıyla "Bak babanın ilk bu şehre adım attığı yer burası,'' demek istiyorsanız o kadar aceleci olmayın. Özelleştirme alıştırmaları yapan Haydarpaşa'da elinizde fotoğraf makinesi baba ocağında hatıra fotoğrafı çeker gibi gezmek çok da mümkün değil. Öncelikle ticaret müdürlüğüne bir ödeme yapmanız ya da kim olduğunu asla öğrenemediğiniz birine kamu yararına bu fotoğraf çekimini yaptığınızı, asla dizi çekimi yapmadığınızı ve Aynalı Tahir'i de tanımadığınızı ispatlamak zorundasınız. Buraya kadar prosedürü tamamladıysanız hemen fotoğraf makinesine sarılmayın çünkü sırada sürekli izin belgenizi ve ticaret müdürlüğüne uğrayıp uğramadığınızı soran özel güvenlik görevlileri var. Bir süre sonra güvenlik görevlileri de size alışıp aralarında sizin eşgalinizle ilgili telsiz görüşmelerini bitirdikten sonra rahat rahat fotoğraf çekimlerinizi yapabilirsiniz. Hele hele biz ayrılırken bayram tatilini fırsat bilerek fotoğraf ödevini çekmek için gelen iki öğrenci yakalanmıştı ki siz bu satırları okurken hâlâ dert anlatıyor olabilirler.

LOKANTANIN DEKORU DEĞİŞMEDİ
Garın girişindeki tavuk dönercilerin ve çevredeki sahte Ayvalık tostu imalatçılarının Haydarpaşa Garı'nın lojistik ihtiyacı karşılamadığı dönemde, yolcuların olduğu kadar dönemin bohem sanatçıların da uğrak yeri olan Gar Lokantası, neredeyse garın tarihine yakın zamandır değişmeyen dekoruyla hâlâ hizmet vermeye devam ediyor. Örneğin duvarlarında hâlâ çiniler ilk günkü parlaklıklarında mekâna renk katıyor. Bazılarının bu şehrin ilk, bazılarının da son ekmeğini yediği lokanta, hâlâ yolcu olsun olmasın belki de şehirde ilk içtiği içkinin tadını unutamayanlar tarafından gece gündüz dolu. Daha çok yolcuların tercih ettiği lokanta, her gar lokantası gibi ciddi bir müdavim kadrosuna sahip. Özellikle tren düdüğünü, yağ kokusunu unutamayanlar hâlâ burada. Pencere kenarında tayini çıkmış memur, girişteki küçük masada eve gitmeden içilen akşam rakısı, bütün "Ey İstanbul, sen mi büyüksün ben mi?'' diyenler burada.

GİRİŞ, ÇIKIŞ KAPISI
Haydarpaşa'ya Karaköy ve Eminönü tarafından gelen vapur yolcularının kullandığı ve Türk filmlerinden hatırladığımız deniz tarafındaki kapıda, sürekli bir hareket söz konusu. Trenle evine ya da işine gidecek olanlar trene koşarken, aynı saatte Doğu Ekspresi'nden inmiş, bir an önce "Neymiş bu İstanbul, görelim,'' diyen herkes, büyük ama sadece bir kanadı açık bırakıldığı için darlaşmış kapının etrafında telaş halindeler. Ancak kimsenin yüzünde yıllar önce Köyden İndim Şehre filminde Metin Akpınar'ın yüzündeki "Bura nere?" şaşkınlığı yok. Kapınnın çıkışında ne olduğunu bilen biliyor bilmeyen ise zaten televizyondan çoktan öğrenmiş.

'FİYAKALI GİDELİM MEMLEKETE'
Gar Lokantası'nın hemen yanında her zaman dolu koltuklarıyla gar berberi yer alıyor. Memleketine gidecekler, yüzünden şehrin izlerini son bir kez burada sildirmeye çalışıp biniyorlar trene. Limon çiçeği kokulu kolonya saçlara biraz jöle... Herkesin derdi tek; memlekete İstanbul'u feth etmiş gibi dönmek. İstanbul'a ilk adımını atanlarda fiyakalı görünmenin temiz bir yüz takınmanın derdinde; güzel kadın İstanbul, belki onu beğenir de bağrına basar, diye.
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 27-12-07, 10:07   #28
kartal000

Varsayılan C: Aynalı Tahir


oda ne beya hatırlamıyorum artık bitti o
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 02-01-08, 20:35   #29
-gokhan-

Varsayılan C: Aynalı Tahir


Zaten Bİz Burada Bİtn Dİzİlerİ KonuŞuyoruz KardeŞ Haberİn Olsunnnn
  Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 28-06-08, 17:50   #30
DELİ HASAN

Varsayılan C: Aynalı Tahir

arkadaşlar işte herkesin merak ettiği aynalı tahir in final bölümünün senaryosu.ama ne yazık ki bu bölüm yayınlanmadı.ama star tv de war bu bölüm.eğer birlik olursak ele geçiririz.işte o senaryo

SAHNE 1

Bekir, tren yolunun geçtiği bölgede davasıyla ilgili araştırmalar yapmaktadır. Durgun ve sakin bir hava vardır. Bekir bir yandan elindeki raporları inceliyor bir yandan da hiçbir ayrıntıyı gözden kaçırmamak için uğraş veriyordur. Bir ara gözüne birkaç kişi takılır, birini yerde sürüklemektedirler. Siyah takım elbiseli 4 kişi, sürükledikleri bu kişiyi raylara bağlarlar ve hızla oradan ayrılırlar. Bekir şaşkındır ama soğukkanlılığını kaybetmez. Elindekileri hemen bırakır ve oraya doğru koşar adımlarla ilerler. Çünkü az ileride tren görünmüştür. Tahir bir yandan ipleri çözmeye gayret etmektedir ama başarılı olamaz. Trenle arasında birkaç metre mesafe kalmıştır ki Bekir imdada yetişir hemen ipleri çözer ve Tahir?i tutarak takla atarlar. İki kez yuvarlanıp durduklarında ise tren acı sireniyle birlikte bulundukları yerden geçer. Bekir soğukkanlılığıyla bir canı kurtarmış ve bu kurtardığı canın yüzünü gördüğünde ise ;

Aman Allah?ım. Tahir, Aynalı Tahir bu, der. Ama karşısında bu sorulara cevap veremeyecek durumda olan sol bacağı kırık ve sağ kolunda çatlaklara sahip, tüm gece boyunca şiddete maruz kalarak hafızasını kaybetmiş bir yiğit vardır. Yıllar önce ayrıldığı mahallesindeki en yakın ve onu her defasında dayak yemekten kurtaran arkadaşını görünce gözyaşlarına hakim olamaz Bekir. Evet şüphesi yoktur. Çünkü onu çelik bakışlı yeşil gözlerinden tanımamak mümkün değildir. Acil Servise haber verir ama bu arada nabzını kontrol eder nabzı yavaş yavaş normalin altına düşmeye başlamıştır. Yanlış bir şey yapmamalıdır. Hepten kötü olması onu daha da yıkacaktır. Bu yüzden onu kendi arabasına taşımaz cankurtaranla sedyenin gelmesini bekler. Neyse ki o sırada yakınlardan geçmekte olan bir cankurtaran hemen imdada yetişir. Acı acı bağıran siren sanki ağlamaktadır. Bekir, kötüye giden çocukluk arkadaşını böyle görmeye dayanamaz. Çok duygusal bir yapıya sahip olan Bekir?in gözleri ağlamaktan artık kanlanma noktasına gelmiş gözyaşlarına bir türlü engel olamamaktadır.
SAHNE 2

Hastenenin önünde acil sedye bekletilmektedir. İlk önce göğü yararcasına acı acı bağıran siren duyulur. Ardından ambulansın burun tarafı görünür köşede. Tahir zaman kaybedilmeden sedyeye alınır ve acilen ameliyata alınır. Durumu çok ciddidir. Bu bilerek yapılan ölürse ölür kalırsa sakat kalır zihniyetlilerin işiydi. Soğukkanlılığıyla tanınan Bekir, yıkılmıştır. Yıllardır görüşmediği ve çok sevdiği eski arkadaşını o durumda görmek onu kahrediyordu. O sırada Bekir?in eşi Nagehan telefonla onu aramaktaydı. Nagehan;

Alo, alo hayatım nerdesin. Bekir ;
Gülüm daha sonra ben seni arasam? Nagehan ;
Bekir, sesin ? sen ağlıyor musun ? Bekir n?oldu ? Lütfen söyler misin? Bekir ;
Gülüm şimdi hastanedeyim ama benimle ilgili değil eski bir dostumla ilgili. . .Ben seni arayacağım tamam mı? Der ve Gülünün konuşmasını beklemeden kapatır. Çünkü Gülünün onu ağlamaklı sesiyle duymasını istemiyordu. Ama Bekir niçin bu kadar ağlamıştı. Yıllar önce Aynalı?nın biricik kardeşi Zehra ile sözlenen Bekir, birdenbire kayıplara karışmıştı. Çünkü bu sözlenme kendi aralarındaydı ve Bekir?in ailesi bu duruma hiç sıcak bakmıyordu. Üniversite sınavının sonuçlarının açıklanmasının ardından da ailesine bile haber vermeden mahalleden ayrıldı. Ailesi de artık mahallede yerlerinin olmadığını anlayınca Bekir?in yanına gitmişlerdi. İşte mazinin derinliklerindeki bu olaylar aklına geldikçe gözyaşları sel oluyordu. Ve Tahir onu hiçbir zaman affetmemişti.
Bekir kafası yere doğru bakmaktadır ve kendine doğru yanaşan adımları duymaya başlamıştır. Kafasını kaldırdığında doktor ;
Bekir bey ; Ameliyat başarılı geçti. Yalnız hastanızın kafasına almış olduğu darbeler hafıza kaybına yol açmış olabilir. Ayrıca sol bacağı kırık ve sağ kolunda çatlaklar var. Biz yapabileceğimizin en iyisini yapmaya çalıştık. Bekir ;
Yücel bey size nasıl teşekkür edebilirim . . . Dr.Yücel ; Anladığım kadarıyla sizin için çok değerli bir kişi . . . Bekir, durur, Doktorun gözlerine bakar ve hem de çok der ve dudaklarını büzüştürür.


SAHNE 3:

Bekir arabasının el frenini çeker ve çantasını alarak aracından iner. Nagehan onu camdan görmüştür ve koşarak kapıyı açmaya iner. Kapıyı açtığında gelen, gönderdiği Bekir değildir sanki. . . Nagehan;

Hayatım, der ve sıkıca ona sarılır. Sanırım benimle paylaşacağın çok şey var, der. İçeri girilir.
SAHNE 4:

Bekir bir ağrı kesici alır ve kanepeye oturur. Gülü Bekir?in gözlerinin içine bakmaktadır. Çünkü Bekir?i çok iyi tanımaktadır. Bekir hiçbir şey söylemeden eski olaylar dahil her şeyi bir bir Gülüne anlatır. Bu olaydan Nagehan de etkilenir ama hisleri kuvvetli olan Nagehan bunun gecikmeli bir barış buluşması olduğunu sezer.

Bekir rahatlamıştır. Gül?ü onun her şeyidir. Sonra Bekir evlilik resimlerine bakarak ;

Hayatım iyi ki sen varsın. Sen beni bende buldurana kadar her şeyden soğumuştum. Özellikle de bazı ailelerin gençlerin böyle durumlara sürüklemesi ne kötü. Kendi öz annen baban sanki düşmanınmış gibi karşında. Hatırlamak bil? Nagehan Bekir?in ağzını kapamıştır. Onun gözlerinin içine bakar ve ;
Biz eşiz. Birbirimizi tamamlamak için evleniyoruz, ta ki dünya düzeninin kurulduğu ilk günden beri. Sen bu ülkenin yetiştirmiş olduğu en iyi hukukçulardan birisin. Geçen yıl bu yüzden sana ödül verdiler. Bu olay seni yıpratmasın hayatım. Eğer bu kişi anlattığın karakterde biri ise sana o zaman kızmış olsa bile seni affedecektir. Çünkü iyi insanlar kin tutamaz biliyorsun ! Bekir artık normale dönmüş ve dağılan düşüncelerini toplamayı başarmıştır.
SAHNE 5:

Bekir ve Nagehan hastaneye giderler. Odanın kapısını açtıklarında Tahir hala uyanmamıştır. Nagehan ;

Bekir, bu yüz bana çok tanıdık geldi ama . . . (düşünür)


SAHNE 6:

Tahir, 1.5 ay sonra taburcu olur. Bekir ve Nagehan?ın dublex evlerinde istirahat dönemi başlamıştır. Bekir Tahir?e, onun üstünde bulduğu üzerinde SEDEF yazan işlemeli kolyesini verir. Tahir kolyeyi görünce tuhaflaşır. Kafasından bir çok şey geçer ama hiçbirini toparlayamaz.



SAHNE 7 :

Bekir ile Nagehan?ın çok sevdikleri karşı komşularına gidilir. Komşu kızı(Arzu) Tahir?i görünce etkilenir ve Nagehan?a sorular sorar. Sıkı ama güzel bir sohbet yaparlar. Onlar da Tahir?i çok sevmiştir. Hatta bu çocuğun bir de hafızası yerinde olsa kim bilir nasıl olurdu diyerek te gülüşürler. Normalde hafızası kayıp olan bir kişinin böyle olmaması gerekmektedir ama Tahir kazadan sonra farklı bir yapıya kavuşmuştur.



SAHNE 8 :

Kamera Arzu?yu göstermektedir. Aradığı telefonun açılmasını beklemektedir. Telefon açılır ve biraz kızar. Telefonun karşısındaki ses haftaya görüşelim der. Haftaya buluşurlar.



SAHNE 9 :

Bekir işten izin alır, biraz tatil yapma zamanı gelmiştir. Ayrıca Tahir?e daha fazla zaman ayırmalıdır. Bunun üzerine Nagehan çiftlik evine gidelim der hem de bu Tahir için daha iyi de olur. Havası iyi gelir, der. Hazırlıklar yapılır. Gitmeden bir akşam önce Tekrar karşı komşularına ziyarete giderler. Muhabbetin en koyu yerinde Arzu?nun telefonu çalar. Arayan sevgilisidir. Birkaç güne buluşalım der. Tahir bu sırada içinin tuhaflaştığını söyler.



SAHNE 10 :

Bekir, Nagehan ve Tahir yoldadır. İstikamet: ÇORLU. Çiftlik evinin önüne geldiklerinde çiftliğin sevimli bekçileri Hacer teyze ile Muhterem amca onları karşılarlar.





SAHNE 11 :

Arzu arkası dönük olarak masada oturmaktadır. Kamera yanaşır, yanaşır ve Arzu, Hoş geldin der. Sevgilisinin hoş bulduk demesiyle kamera ona çevrilir. (Gerilim müziği girer) Evet merak edilen kişi Ekrem?dir. Arzu Tilki?nin son gözdelerindendir ama iyi kalpli Arzu karşısında bir canavarın olduğunu bilmemektedir.



SAHNE 12 :

Çiftlik evinde ilk sabah. İnek, horoz ve bilimum hayvan sesleri doğanın güzelliğiyle bütünleşince . . . Tahir herkesten önce uyanmıştır. Bahçede gezinir. Daha sonra Bekir gelir ve eskiden güreş yaptılarını anlatır. Sonra Tahir?e tekrar göstererek güreşe tutuşurlar. Bekir?le Tahir daha sonra atların olduğu bölüme giderler. Bu sırada Nagehan onları çağırır. Kahvaltı yapılacaktır. Nagehan akşam ki misafirlik olayından bahseder.



SAHNE 13 :

Bekir ve Tahir at üstünde gitmektedirler. Bir ara Tahir?in atı hızlanır ve Tahir?i fırlatır. Tahir kafasını taşa vurmuş ve bayılmıştır. Bekir ayıltmaya çalışır. Tahir gözlerini açtığında kaşları çatılır ve çelik bakışlarıyla sen der.(gerilim müziği girer) Bekir bu sensin. Tahir ayağa kalkar biraz durur çelik bakışları yerini yeşil gözlerinin doğuşuna bırakır. Bekir?le birbirlerine sımsıkı sarılırlar. Alnı kanamaktadır. O sırada kolyesi yerinden çıkar. Bekir onun kim olduğunu sorar. Tahir her şeyi anlatır. Hem hüzünlenir hem anlatır. Tahir artık eski Tahir değildir.



SAHNE 14 :

Arzu ile Tilki yeniden buluşurlar. Havadan sudan konuşurken Arzu bu yaşadıklarını anlatır. Ekrem şüphelenir. Çünkü anlattığı hikaye Topal Sami?nin anlattıklarıyla aynıdır. Ve bir de Bekir?in adını ve yaşananları duyunca . . . (Gerilim Müziği girer)



SAHNE 15 :

Akşam evden ayrılıp birkaç km de ötedeki Nagehan?ın çok sevdiği arkadaşı Yasemin?e doğru harekete geçerler. Kapıyı açmaya hizmetçi yönelirken Yasemin, bırak ben açarım der. Ama Yasemin?in yüzü gösterilmemektedir. Kamera üçünü de göstermektedir. Tahir?in başı yerdedir. Yasemin kapıyı açar. hoş geldiniz dediği anda Tahir tanıdığı bu sesle kafasını kaldırır ve gördüğüne şaşırmak ne kelime sevinmek . . . . . Sedef der ve (Müzik girer) kamera Sedef?e döner. Buğulu yeşil gözleriyle Sedef Tahir?in tam karşısındadır. Ama bir farkla Sedef tekerlekli sandalyededir. Onlar birbirlerine sarılmaya devam ederken Nagehan Bekir?e evet hatırlıyor musun sana hastanede bu yüz bana tanıdık geliyor demiştim. İşte Yasemin?in kolyesinde de aynı resmi görmüştüm der. Gözyaşlarıyla birbirlerine sarılırlar. Tam bu sırada yağmur yağmaya başlar. Hemen içeri girerler. Sedef, biliyordum der. Senin yaşadığını biliyordum. Bu geceyi bir daha hiç unutmayacaklardır.(Bu muhteşem gecenin müziği ise ; Murat GÖĞEBAKAN - Ölmeye Geldim)



SAHNE 16 :

Arzu ile Tilki deniz kenarında yürümektedirler. Tilki hiç çaktırmadan onun ağzından laf almayı başarır. Biz de tatile oraya gidelim birlikte der ve onu kandırır. Kamera Tilki?ye döner ;yine elimdesin Aynalı der ve güler (gerilim müziği).



SAHNE 17 :

Tahir ile Sedef?in mutlu günleri devam eder. Birlikte inek sağarlar. Eğlenirler, Tahir onu kucağına alarak dans ederler. Tahir artık eski Tahir değildir. Tahir artık duygusal bir insan olmuştur ama yiğitlikten hiçbirşey kaybetmemiş aksine daha da güçlenmiştir. Yani Topal Sami kötülük yerine iyilik yapmış oldu tabi Bekir sayesinde. Günler gelip geçer.



SAHNE 18 :

Ekranda Tilki görünür. Elinde dürbünle Bekir?in evini gözetlemektedir. Birazdan avluda Tahir?i görür. Tahir ayağa kalkar ve gelen tekerlekli sandalyesiyle gelen Sedefine sarılır. Ekrem gördüklerine çok şaşırır. Bir taşta iki kuş diye buna denilir der. Artık intikam vakti gelmiştir. Sedef?in Topal Sami?nin yeğeni olduğunu biliyordu ama Sami onun öldüğünü söylemişti. Neler oluyor der,(müzik girer)



SAHNE 19 :

Bir el kapı zilini çalmaktadır. Hizmetçi zili duymaz. Erkenden uyanmış olan Sedef kapıyı açmaya gider. Buğulu yeşil gözleri gülmektedir. Çünkü Tahir?inin geldiğini sanıyordur. Ama kapıyı açtığında gördüğüne inanmak istemez. Karşısında gördüğü Ekrem Sedef?i amcasına verecektir. Planına göre ; Geride mesaj bırakarak Topal Sami?nin adresini verecek bunu gören Tahir?de intikam almak için oraya gidecek ve ikisini birbirine kırdırıp yine meydana kendisi hakim olacaktır.



SAHNE 20 :

Bekir, Nagehan ve Tahir güzel bir kahvaltı yaparlar. Tahir mutludur. Biraz muhabbet ettikten sonra hep birlikte Sedef?in yanına gitmek için çıkarlar. Yalnız Sedef?in evine geldiklerinde kapı açıktır ve hizmetçiler de bağlanmıştır. Tahir içeri girerek arama yapar. Ekrem?in Topal Sami adına yazdığı mesajı bulur. Çelik bakışlarıyla Tahir sağ elinin parmaklarını açar ve kalbine dayar. Kafasını hafif eğer ve çelik bakışlarını daha da gürleştirir. (O dua etmektedir.)



SAHNE 21 :

Yoldadırlar. Sessiz bir yolculuğun ardından eve gelirler. Bekir Tahir?i yalnız bırakmak istemez. Tahir onlardan ayrılmak ister. Çünkü bulduğu kağıdı onlara göstermemiştir. Onları bu işe bulaştırmak istemez. Bekir?den arabayı ister. Bekir onsuz bir yere gitmesini istemez ama onu engelleyemez de. Çünkü o yaydığı elektrikle insanları direkt susturuyordur.



SAHNE 22 :

Ekrem ilkten Topal?ın yanına gitmez. Yalnız biraz sonra telefonu çalar ve Sevda, çocukları Can?ın kaçırıldığını söyler (Bu dizinin son bölümünde gerçekleşmiştir) Az sonra da Topal Sami Ekrem?i arar ve durumu söyler. Tilki kurduğu tuzağa kendi düşmeden hemen takas yoluna gitmek ister. Topal kabul eder. Ekrem yola çıkar. Ama Aynalı Tahir çoktan Topal?ın bahçesindedir ve Topal?ın tüm telefon diplomasilerini duymuştur. (Bu dizinin son sahnesinde yaşanmıştır.) Tam harekete geçecekken Ekrem gelir. Ama Sedef yoktur. Tam konuşmaya başlarken bu sırada Harputlu Celal ile Kadir de gelir. Kadro tamamlanmıştır. Aynalı için ortaya çıkma zamanı gelmiştir. Adımını attığında omzuna bir el dokunur. Arkasını döndüğünde Kasetçi Mahmut olarak bildiği Komiser Burhan, hayır Aynalı der. Bu sırada onları gören Topal silahını ateşler ve ortalık karışır (bu sahnelerde sadece kurşunların acı sesleri verilir görüntü olarak ta gökyüzünde kaçışan güvercinler gösterilir.) Herkes yerdedir, vurulan da vurulmayanda. Ekrem kalkar tam hareketlenirken bir el silah sesiyle gözleri döner. Ekrem yavaş yavaş düşmeye başladığında arka planda Arzu görülür. Tahir yaralanmıştır. Kadir iyidir ve hemen Aynalı?nın yanına koşar. Ekrem vurulmuştur ama Sedef ortada yoktur.

SAHNE 23

Ekrem yoğun bakıma alındığından hiç bir şey öğrenilemiyordur. (müzik girer ? Murat Göğebakan ? Bu aşkın sonunda) Bu sırada Bekir ve Bilal?de oraya gelir. Tahir cep telefonunu çaldırır. Telefon çalmaktadır. Komiser Burhan olayı hemen ilgili yerlere aktarır. Telefon sinyalinin alındığı yer bulunur ve hemen baskın yapılır. Ama bu hiç te kolay olmayacaktır. Çünkü Tilki?nin hazırlattığı tüm bubi tuzaklarını geçmeleri lazımdır. Tahir polisi dinlemez ve belli etmeden içeri girer. Son olaylardan sonra hisleri çok güçlenen Tahir hislerinin arkasından ilerler. Son kapıya yaklaştığında durur ve kaşlarını çatar kapıyı açtığı gibi bir kurşun kameraya doğru yavaşça yanaşır. Tahir tüm soğukkanlılığıyla ayaklarını yerden keser ve düz bir biçimde yere düşer. Evet son tuzaktan da kurtulunur. Silah sesini duyan güvenlik güçleri hemen oraya girer. Geldiklerinde ise Tahir?le Sedef?i birbirlerine sarılırken bulurlar. (Aşk müziği girer.)



3.5 YIL SONRA -BUGÜN ?

İlk önce BEKİR VE NAGEHAN ; Bekir alanında Türkiye?nin en iyi hukukçusu seçilmiştir. Nagehan da mesleğine kaldığı yerden devam eder. Avrupa Birliği yolundaki Türk Gençliğini eğitmek onun için bir görevdi . . .



BİLAL VE FERİDE ; Onlar mutlu bir çifttiler. 2 yaşında da bir erkek çocukları olmuştur. İsmi mi? Tabiki Tahir Yiğit koymuşlar. Bilal Tahir?le barışmış ve Tahir?in şirketi Mosaic Center da Halkla İlişkilerden Sorumlu Yön.Krl.Bşk.Yrd. üstlenmişti.



KADİR VE LEYLA ; Kadir de Yeşim?den sonra aradığı aşkı bulmuş ve Harputlu?nun kızı Av.Leyla ile evlenmiştir. Onların da bir hafta önce bir kız çocukları dünyaya geldi. Adı mı? Tahir?i büyük aşkına rastlantı eseri de olsa kavuşturan, Nagehan



TİLKİ EKREM ; Koltuklu iskemlede oturmaktadır. Dili dışarıda konuşamamaktadır. Kamera yükselir ve onu dolaştıranın Sevda olduğu görülür.



TAHİR VE SEDEF ; Tahir bu yılın vergi rekortmenleri listesinde 5. olmuştur. Türkiye?nin dört bir yanına yatırım yaparak iş istihdamı oluşturan Tahir hayır işlerine de büyük önem verir. Okulu olmayan köylere okul yaptırmakta ve ulaşabildiği tüm fakirlere yardım etmektedir. Sedef ise geçirdiği ameliyatlar sonucu düzelmiş ve eski sağlıklı günlerine geri dönmüştür. Büyük aşk tohumunu da vermiş ve nur topu gibi bir kız evlatları olmuştur. İsmi mi? Zehra . . .
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat