Reklamsız Forum İçin Tıklayınız. * FrmTR Sohbet Kontrol Panelinizde. * FrmTR'nin resim sitesi Resimci.Org yayında
Forum TR
Go Back   Forum TR > >
FrmTR'ye Reklam Vermek İçin: [email protected]
Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 24-10-12, 12:17   #1
Prezekali

Varsayılan Kapadokya'nın Başkenti Nevşehir


Nevşehir Tarihi

Kapadokya bölgesi tarih içerisinde çeşitli devlet, toplum ve önemli kişilerin adlarıyla anılan dönemler yaşamıştır. Kapadokya Bölgesi'nin tarihi M.Ö. 3000'lerde yaşamış Asur ticaret kolonileri ve Hititlere kadar gitmektedir. Kapadokya Bölgesi'ni üç ana dönemde incelemek mümkündür. Birinci dönem paleolitik, neolitik ve antik dönemlerdir. İkinci dönem Roma ve Bizans dönemleri ve son dönem Türk dönemidir.



Neolitik şehri Çatalhöyük'te Kapadokya'nın tarihi başlar. M.Ö. 5000-4000 arasında Kapadokya'da küçük krallıklar yaşamıştır. Kapadokya'nın bilinen ilk halkları, Luviler ve Hititler'dir. Bölgede M.Ö. 2500 sonlarında Asurlular ticaret kolonileri kurmuşlardır. Anadolu'nun gerçek yazılı tarihini anlatan en eski belgeler Asur ticaret kolonilerinden kalmış olan Kapadokya tabletleridir. Kapadokya'nın "güzel at yetiştirilen ülke- güzel atlar ülkesi" anlamına gelen adı da Asurlular'ın mirasıdır. Asurlular'ın Katpatuta adını verdiği bölge Persler döneminde Kapadokya adını almıştır.

Erken Bronz Çağı sonlarında (M.Ö. 3200-1650) bölgenin -özellikle Avanos ve Kültepe'nin- önemli bir ticaret merkezi olduğunu Asur'lu tüccarlardan kalan pişmiş topraktan yapılmış ticaret mektuplarından öğrenmekteyiz. Asurlu tüccarların mektuplarında Kızılırmak yayı içinde kalan bu bölgeden Hitit ülkesi olarak söz edilmektedir. Asur ticaret kolonilerinin dönemi, M.Ö. 1850-1800 yılları arasında sona ermiştir.

Hititler'in Kafkaslar üzerinden Anadolu'ya geldikleri tezi genel kabul gören bir tezdir. Kapadokya, Hitit İmparatorluğu'nun yükselme çağında (1750'lerde) Kral Şubbiluliyuma tarafından fethedilerek, Hititler'in "Aşağı Memleket" sınırlarına dahil olmuş, yaklaşık 500 yıl Hititler'in elinde kalmıştır.

Daha sonra Pers ve Yunan hakimiyetine giren bölge çok uzun zaman bir gelişme kaydetmemiştir.

Roma ve Bizans Dönemi



Bizans'ın ilk yıllarında bölge sakin bir dönem yaşamıştır. İmparatorluğun sınırlarının Kafkasya'ya kadar uzandığı düşünülürse, Kapadokya ve çevresi coğrafi bakımdan merkez durumundadır. Bölge halkı bu dönemde Helen-Roma fikirlerinden ziyade İran'ın etkisi altında kalmıştır. Doğu'dan güçlü Arap ve Sasani akınları başlamış, İmparator Heraclius Anadolu'nun önemli kısmını askeri eyaletlere ayırmıştır. Kapadokya da bu eyaletlerden biridir. İmparatorluğun Doğu bölgelerinin işgal altında kaldığı, Hakiki Haç'ın Kudüs'ten kaçırılıp tekrar geri alınarak Kudüs'e götürüldüğü, savaşların aralıksız devam ettiği bu kargaşa döneminde Derinkuyu ve Kaymaklı gibi düz ovalarda yaşayan halk yeraltı şehirlerine, dağlık kesimlerde yaşayanlar ise kaya kilise ve hücrelere sığınmıştır.

Ayrıca Bizans döneminde uzun süredir devam eden mezhep çatışmaları iyice artmış, İmparator III. Leon'un ikonları yasaklamasıyla ikonoklasm dönemi başlamıştır (726-843). Önce, Hıristiyanlara baskı yapan Sasanilerin ve din büyüklerinin tasvirine karşı olan Arapların saldırıları nedeniyle ikona yanlısı keşişler, Göreme, Ürgüp ve Avanos çevresindeki kayalık, kuytu bölgelere sığınmışlardır. İkon kırıcı akımın Bizans'ta güç bulmasıyla taşlardan oyulmuş manastır ve kiliselere sığınanların sayısı da artmıştır. Bu dönem, İmparatoriçe Thedore'un ikonları tekrar serbest bırakmasıyla son bulmuştur.



Kapadokya'da Türk Dönemi

Kapadokya'da Türk dönemi, Bizans'tan sonra Selçukluların bölgeye hakimiyeti ile başlar. Anadolu beylikleri ve Osmanlı Devleti'nin etkileri, Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemi ile devam eder.

I. Alaeddin Keykubat ile en parlak dönemini yaşayan Anadolu Selçukluları bu dönemden sonra taht kavgaları ve toprak kayıpları nedeniyle dağılmıştır. Kapadokya içindeki mağaralar, anlaşmazlıklarda sultanların sığınma yerleri olarak kullanılmıştır.

Osmanlı Dönemi

Osmanlı döneminin ilk yıllarından XVII. yüzyıla kadar Kapadokya bölgesinin en önemli merkezi Ürgüp olmuştur. Kaynaklar 1530'da Ürgüp'ün 6 mahalleden oluşan ve 213'ü Müslüman, 35'i diğer dini ve etnik tebadan toplam 248 haneye sahip bir kasaba olduğunu söylemektedir. XVII. yüzyıla kadar Nevşehir, eski adı Nissa olan Muşkara Köyü olarak bilinir. Burası Niğde'ye bağlı Ürgüp kasabasının 18 hanelik bir köyüdür.

Muşkara'nın (Nevşehir) iskan durumunun XVI. yüzyıldan XVIII. yüzyıla pek fazla bir değişiklik göstermediği gözlemlenmektedir. Ancak, Damat İbrahim Paşa'nın Osmanlı Sadrazamı olmasıyla bölgede önemli bir canlanma ve yenilenme yaşanmıştır. Lale Devri'nin önemli sadrazamlarından Damat İbrahim Paşa, Muşkara'da bu döneme yakışır yenilikler uygulamıştır. Örneğin, Muşkara'yı mimari yapılarla donatmış, imar ve iskanını tamamlamış ve Niğde Sancağı'na bağlı bir kaza haline getirdikten sonra adını Nevşehir olarak değiştirmiştir.

Bugünkü Gülşehir'in kurucusu ise Karavezir lakabıyla bilinen Silahtar Mehmet Paşa'dır. Eski adı Arapsun olan Gülşehir, 1584'te Uçhisar nahiyesine bağlı 30 hanelik bir köydür. Halkının tümü Müslüman'dır. Silahtar Mehmet Paşa, burada bir cami ve bir medrese yaptırmış, kasaba nüfusunun artmasını sağlamış ve ardından Arapsun adını Gülşehir olarak değiştirmiştir.

Milli Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi

Kapadokya yöresi Milli Mücadele yıllarında Mütareke'nin belirlediği paylaşım alanlarının dışında kaldığı için önemli bir olaya sahne olmamıştır. Bununla birlikte Dellaczade Hacı Osman Efendi Sivas Kongresi'ne Nevşehir delegesi olarak katılmış, memleketinde Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'nin şubesini kurmuş ve milli mücadeleye katılımı sağlamıştır.



Başka bir olay da Mustafa Kemal'in 1919'da Hacı Bektaş-ı Veli Tekkesi'ne gelerek tekke şeyhi ve çelebisi ile görüşmesidir. Bu görüşmenin ardından Anadolu'daki tüm Bektaşi tekkeleri milli mücadeleye destek kararı almış ve bu tekkeler karargah gibi çalışmıştır. Cumhuriyet sonrasında gelişip büyüyen, Niğde'ye bağlı bir ilçe olan Nevşehir'e 1954 yılında il statüsü verilmiştir.

Güzel Nevşehirimiz



Kapadokyanın merkezinde bulunan Nevşehir ili hiç şüphesiz İç Anadolu'nun en büyük turizm noktalarından biri. Tarihinde bir çok ulusun hakimiyetine giren bölge bir çok unsurdan etkilenmiş ve büyük bir kültürü oluşmuştur en son Türklere ev sahipliği yapan Nevşehir ili bu büyük kültürü sonraki nesillere yani bizlere aktarmıştır.
Nevşehir merkez nüfusu 88.170 il geneli ise 283.247 kişidir kendine göre bir sessizliğide olsa çok yerleşik ve dengeli bir şehirdir.
Merkez de hayat 20:00 de yada 20:30 gibi bitsede Ürgüpte gece hayatı hiç bitmez çok büyük bir turist topluluğu olduğu için başka bir memelekete geldiğinizi bile düşünebilirsiniz Ürgüpte, Ürgüplüler Nevşehirlileri pek sevmesede ben severim gadalarını aldıklarımı .

Merkezde Şuan en büyük eğlence ve Alışveriş merkezi olarak adlandıracağımız tek yer Forum Kapadokya yeni yapılmış bir forum olduğundan bazı eksikleri elbette vardır ama zaman içerisinde daha güzel olacağından eminim içerisinde birçok marka ve dükkan bulunmaktadır üst katında yemek bölümü vardır sineması ve atari salonu bulunuyor alt katta otopark ve gene dükkanlar ve kuru temizlemeci var bu arada orta katta birde kipa mevcut .

Şehirde ulaşım dolmuşlarla yapılıyor otobüsümüz ne yazık ki yok büyükşehir olmadığımızdan dolayı galiba ilçeler ve mahallere dolmuşlarla seyehat edebiliyorsunuz diğer noktalara ulaşım saten yerleşik ve küçük bir şehir olduğu için yaya olarak yapılır yada araban varsa arabayla.

Nevşehir halkının birde ata meslekleri vardır ki bir çok Nevşehirli bu mesleğin içinde yada çevresinden en az bir kere geçmiştir evet o meslek Tırcılık Nakliyat Tır şöförlüğü vs yaşını dolduran her Nevşehirli hemen ehliyetini alır 3 aşamalı sınavdan kalabilir ama direksiyon sınavından kalırsa kız vermezler ve babası evlatlıktan bile reddede bilir .

Nevşehir halkının yaşlıları bağcılığı çok sever kesin kepezden falan bir bağ almak isterler ve alırlar o bağa da ne yazık ki sıpaları bakar domates falan ektirirler bütün zor işleri çocuklarıda yapsa hasat zamanı domatesi kendi elleriyle ekmiştir

Küçük bir şehir olduğu için küçük bir çarşısı varır o çarşıda Atatürk Bulvarının sağına soluna mevzilenmiştir çoğu dükkan ,banka ,iş hanı, okul oralardadır .
Şehrimiz eski ve yeni şehir olarak 2 yede ayrılır kale mahallesi ve yukarı orta bektik mahalleri eski şehirin son kalan yerleri kale mahallesi nevşehirin en tepedeki mahallesi orada birde eski osmanlılardan kalma birde kale mevcut zamanında çok altın gömü falan aranmıştır oralarda bulunduklarıda rivayet edilir.
Neyse artık oralar yıkılıyor galiba oraya lüks müstakil evler yapılacakmış hadi hayırlısı bakalım oraların eski sahiplerinede toki ev falan verdi hadi hayırlısı bakalım bu arada kalemiz yıkılmadı duruyor koçum benim
Nevşehirde Ticaret çok önemli bir iş sahasıdır tabi tarımdan sonra saten nevşehirde 3 iş sahası var ticaret , tarım ve turizm 3 ü hariç pek bir iş yapılmaz doğruyu söylemek gerekirse nevşehir merkez , hacıbektaş , gülşehir , derinkuyu ticaret ve tarımla geçinir (hacıbektaş ilçesi anadoludaki önemli bir bektaşi-alevi tekkesi olduğu için alevi ziyaretçisi çok olur) göreme , zelve , ürgüp , uçhisar gibi ilçelerimizde turizm ve tarımla geçinirler yollarını bulurlar anlayacağınız .

Nevşehire gelip de balona binmeden gitmeyin balonla havadan kapadokyanın tümünü gösteriyorlar gerçekten güzel bir uygulama elin gavuru gelip biniyor sizlerde binin gerçekten güzel .
Nevşehirde birde Üniversite var özelleri saymazsak benim pek yolum düşmedi ortamını bilmiyorum ama benim 2 arkadaşım o Ünide okuyor onlar orda okuyorsa kesin ortam berbattır arasıra duyarım yerli nevşehirlilerle üni gençliği birbirine girerlermiş girmeyin beyler gelmeyim oraya

Evet şimdi gelelim meterise heryerin bir meterisi olduğu gibi bizimde var . Yabancısı olupda Meterisi duyanlar Sorarlar meterisi Nevşehirli de der "oooo buraya teksas derlermişş gardaşş" diye yok ya o kadar değil en fazla kahvede bir iki sandalye kırılır diyerek geçiştiriyim mi açayım mı açayım tabi sağ sol olaylarının doruk noktalarında olduğu dönem çok insanın öldürüldüğü söylenir daha sonrada pek tekin olmayan insanların geldikleri bir yer haline geldi kahvehanesi çok ilginç adamlara ev sahipliği yapar yalan değil yüzünde 6 falçalı biri bile gördüm ben o kahvede
Birde yaşadığım bir olay anlatıyım bundan 6-7 sene önce falan oldu galiba meterise giderken tuz yolu sokak var orasıda meteris sayılır ekmek yaptırması yaptırıyorum (ekmek yaptırması nevşehir milli yemeği ) sıraya koydum torbayı dışarı çıktım kasabın önüne doğru geldim ağzımı ayırıyorum neyse adamın biri kopa kopa geldi kasaba daldı 4-5 el ateş etti kasabı falan öldürmüştü tam önümde oldu olay tabi korktuk falan neyse böylede bir anım vardır .


Şimdilik bu kadar Değerli hemşehrilerim aslında yemeklerinede girecektim ama belki sizlerden biri konuyu devam ettirir diye girmedim ona 2-3 gün bekleyeceğim eğer giren olmazsa ben devam ederim kaldığım yerden .

Mesajı son düzenleyen Prezekali ( 24-10-12 - 12:57 )
  Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı



5651 sayılı yasaya göre forumumuzdaki mesajlardan doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir. Şikayet Mailimiz. İçerik, Yer Sağlayıcı Bilgilerimiz. Reklam Mailimiz. Gizlilik Politikası


Reklamı Kapat

Reklamı Kapat