Forum TR
ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC
Go Back   Forum TR > Aşk Doktoru > Aşk & Sevgi

Karma ŞiirleR.

Aşk Doktoru Kategorisinde ve Aşk & Sevgi Forumunda Bulunan Karma ŞiirleR. Konusunu Görüntülemektesiniz => Ünlü Şairlerimiz.. Aşık VeyseL Halide Edip Adıvar Mehmet Akif Ersoy Hanımeli Gün mü uyanıyor Gül mü Yaprağında çiğ tanesi Kokla/sam ...

Cevapla
 
Konu Araçları
Eski 22-05-08, 14:05   #1 (permalink)
Eski Üye
 
Giriş Tarihi: 16-02-2008
Yer: ßursa--->FrmtR
Mesajlar: 943
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 25141903
$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 251436

66 Karma ŞiirleR.


Ünlü Şairlerimiz..

Aşık VeyseL

Halide Edip Adıvar

Mehmet Akif Ersoy
Hanımeli

Gün mü uyanıyor
Gül mü
Yaprağında çiğ tanesi
Kokla/sam

Süt mü sızmış balam
Gül memelerden
Bir bebek gülüverse
Okşasam

Seher yeli geçer gibi
Gelin dalından
Dağıtsan saçlarını
Uzan/san

Bir çin porseleni kadar saydam
/Sırçadandır gümüş teni sırçadan/
Düşlerin ürperir mi
Dokunsam

Sanki mermer heykellerde yaşayan
Kadim yunan
Yakın dursa da
Uzak san

Bir de pamuk toplarken gör tarlalarda
Türküsünü tutturmuş mu sana usuldan
/İnci takmış sedef gerdan üstüne/
Düşün/sen

Pembe bulutlar dağılır yüzünde
Ak laleler gibi durur elleri
Eğilip su içer gibi çeşmeden
Öpsem



Acaba

Ne zaman ki kapımın ziline basılsa
Hemen fırlarım yerimden
Acaba sen mi geldin diye...
Ne zaman ki telefonum çalsa
Büyük bir heyecanla açarım
Acaba arayan sen misin diye...
Ne zaman ki bir zalim görsem
Hep düşünürüm
Acaba senin kadar zalim midir diye...
Ne zaman ki bir kuruyan ağaç görsem
İçim ürperir
Acaba aşkımızda böyle kuruyup
gidecek mi diye...
Ne zaman ki bir ölüm haberi alsam
İçim cız eder
Acaba aşkımız mı öldü diye...

Zonguldak





Babam ve Sen

Dün gece ilk kez babamı
gördüm rüyamda
ölümünden buyana
buğday tarlalarındaydık malikanın
her yaz olduğu gibi
elinde orağı demet demet yapardı
hasadın başağını
senden konuşurduk,zaman zaman
orak sesine aldırmadan
gözlerinden ışıltılar saçardı
seni anlattıkça
yağmur bulutları oluşurdu ansızın
gün akşama dönünce
şimşekler çakardı uzaklardan
daha yağmur başlamadan
bozkırlardan gelirdi kokusu

ovanın sise büründüğü akşamlarda
hep seni düşünürdüm
uzun uzadıya
hani hayalini kurduğumuz sevdaların
tükenmeyen güzelliği
gün gibi aklımdadır seninle
anlatıklarım
ne tenha kuytular seçerdik seninle
günışığından bile uzak
bazen yakalanırdık gökmavisine
elimizde olmadan
birden mavileşirdi özlemlerimiz
sevincimiz uçuşurdu derinliklerinde
yüreğimiz bütünleşmiş
tek umudun hayali vardı içimizde
mil dağını da görmeni isterim
duman bürümüş haliyle
böyle zamanlarda sığınağımız olur
rüzgarın uğultusu gelir doruklarından
çobanların kaval sesine karışarak
kuzular meleşirdi yamaçlarında
ilkbaharı andırırdı
yağmur sonrası
toprağın kokusu
özlemle dolardı sevgisi yüreğime
yaşadığım coğrafyanın

babamı da tanımanı isterdim
çok sevecektin benim gibi
sohbetine doyamadan
ölümü bile aniydi
bir akşam namazında
duygulu bir sesin titreyişi vardı
kelimelerinde
bir soluk esiyordu yüreğinden
içten ve dokunaklı
ölümü bekleyen bir ruh haliydi
bakışları kilitlenmişti bir noktaya
yaşadığı kareler geçiyordu gözlerinden
renkten renge giriyordu yüz ifadesi
bir ara gözlerinden ışıltılar belirdi
günışığına gülümser gibi
bir ferahlık duymuştu
tekrar donuklaştı
matlaştı yüzündeki canlılık
ürperdi birden
azraili görür gibi
ölüm uğultusuna kapıldı
sessizlik çökmüştü odaya
bir hüzün sarmıştı arkadaşlarını
hepsi de akranlarıydı
sevinci ve kederi
paylaşmıştı birlikte
yanı başındaydım
elleri avuçlarımdaydı
göz göze geldik birara
babacanca gülümsemesi
yoktu artık

ölüm yolculuğundayı
üzülme oğlum!
insan doğar yaşar ve ölür
yaşamın kanunu budur
kelimeleri
döğümlenmişti boğazına
ifade edemiyordu
hafifçe başımla onayladım
seni anlıyorum dercesine

evet candost!
bir nisan akşamıydı
doğanın canlı
varlıkların üretken olduğu
bir mevsimde yitirdim onu
ve ölümü onunla hisettim
hala yokluğunu yaşıyorum
artık onunla ne esrarlı karanlıklar
ne de bilinmeyen yıldızların
pırıltısı kaldı

ben böyle yaşarım
onsuz geçen zamanı
ve böyle anlatırım kendisini şiirlere
bütün sevdalara uğrak
sevgisine doyamadan
taşırım yüreğimde...




Cadde

bir caddenin adı ölüm olsun
uyandırır mı bu sizi yolculuğunuzu beklerken
şantajcıları birikmiş kahve köşelerinde
kıpırdatmaz güvensizliğini bir tanesi
kurşun eziktir, örümcek işini bitirmiştir
dolgusu toplam bir düzinedir belki fazla
gizini çözmek için yalnızlığını verir biri
haykırışı sıradan, çaresiz

bir caddenin adı korku olsun
satılmış pompacıları, kuytularında uyumayan
karanlığı hortlak, aydınlığı cesaret torbası
her an bitebilir de, uçurumun kenarındadır
belki bu bir kampanyadır, tükenişin
varlığı tertemiz, sonuncusu gedik desenli
parçalanmış bir tasarımıdır yerde duran
alacalı siren sesidir aslında caddeyi korkutan




Çağırayım Mevlam Seni

Dağlar ile taşlar ile
Çağırayım Mevlam seni
Seherlerde kuşlar ile
Çağırayım Mevlam seni

Su dibinde mahi ile
Sahralarda ahü ile
Abdal olup Ya Hu ile
Çağırayım Mevlam seni

Gökyüzünde İsa ile
Tur dağında Musa ile
Elimdeki asa ile
Çağırayım Mevlam seni

Derdi öküş Eyyüb ile
Gözü yaşlı Yakub ile
Ol Muhammed mahbub ile
Çağırayım Mevlam seni

Bilmişim dünya halini
Terk ettim kıyl ü kalini
Baş açık ayak yalını
Çağırayım Mevlam seni

Yunus okur diller ile
Ol kumru bülbüller ile
Hakkı seven kullar ile
Çağırayım Mevlam seni





Dağlar

Neden böyle hicrana bürünürsünüz dağlar?
Zamanın aksine genç görünürsünüz dağlar

Bu kızıl akşamların taşırsınız yasını
Sis çökmüş ufuklarda dövünürsünüz dağlar

Destanlaşan aşkları taşıyıp bağrınızda
Ferhat’ı gördüm diye övünürsünüz dağlar

Çobanların kavalı ninni gelirdi size
Şimdi yalnızlıklarla örünürsünüz dağlar

Suların gölgesinde, ölüm sessizliğinde
Hazan gelir, libastan arınırsınız dağlar

Şimşek çakar,gök gürler, yağmur yağar, sel olur
Çirkin talihinize yerinirsiniz dağlar

Söner bütün umutlar, topraklar çoraklaşır
Hüzünlü kubbenizde barınırsınız dağlar

Tutkular keder olur, hevesler yanık türkü
Sürgüne mahkûm gibi sürünürsünüz dağlar



Ebruli

sen geçtin
duruldu şiirim
şimdi hasretin ince yeli
ölümseyen yüzünde o solgun
ırmağın

sönmüş kır ateşleri
savrulan kül, neyi söyler
zaman, kırgın düşlerle yaralı
aşkın kayıp baharında
kış izleri

önünden geçtiğimiz aynalar
gizlese de karanlığımızı
yollarımız karla kaplı
sessizlik sınır tanımıyor

mavi bir damar
usulca mora eğiliyor

sonra her şey ebruli





Fahişe

Fahişe'yi yazdı;
kavatları da.
Sonra kitap çıkardı.
Çok sattı kitabı.
kavat işte!
Bir ara ben de kitap yayımlarsam;
kavat olayım...




G e c e

Ben gecenin en çok,
adını seviyorum.

Bir kere asildir gece...
Sonra karanlıktır.
Yüzlerdeki sahte tebessümler,
Yalan gülücükler,
Anlarsınız ya.
Sonra nefes alır çiçekler.

Arka odada bir ayin vardır,
Bense bir yangını doya doya yaşıyorumdur bu gece.
Elimde bir mücevher kutusu tutuyorumdur...
Mücevher kutusundaki afyon ruhunu,
şöminede yanan son fahişenin nefesi karışır
Ateşe gizli düşen silüete.
Süre baygın,
Kaygı sarhoş,
giz gözlerimde sarhoş.

Bebek kucağımda
ve
a
y
r
ı
n
t
ı

ayrıntı sırtıma geçirdiğim bin yıllık paltoda,
ayrıntı usul usul hayatı adımlayan saçlarımda.
ayrıntı ne kadar yağlasan da yine gıcırdayan kapıda.

Kapıyı açık unuttum,
Bir avuç su kadar masumsun oysa.
Zamanı yakabilir misin suyla?
Yap o zaman! Hadi ne duruyorsun!

Umutsuzluğu demin çöpe attım.
Biten şarap şişesiyle.
Gözlerimi mücevher kutusuna koydum.
Yatağıma girdim, mezara gömülen ceset gibi.
Geç kalıcağım dünden belliydi Ağustos`a.
Geceyi seviyorum dost!

Ben,
Gecenin
En Çok
Adını Seviyorum.!!

Mesajı son düzenleyen $ercaN. ( 22-05-08 - 14:13 ).
$ercaN. çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-08, 14:09   #2 (permalink)
Eski Üye
 
Giriş Tarihi: 16-02-2008
Yer: ßursa--->FrmtR
Mesajlar: 943
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 25141903
$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 251436

Varsayılan C: Karma ŞiirleR.


Haberin Var Mı?

Haberin var mı?
Karanlığın içindeki yas seni boğar mı?
Şafağı, hiç doğmayacakmışcasına güneşi;
Bekledin mi hiç?
Sen batmalara alışmışsın gönlüm,
Dev dalgalar olmuş,
Kendi suyunda boğulmuşsun.
Haberin var mı?
Yaşamak için didinen,
Her inadına sevişinde yenilen,
Zalim ellerden son suyunu içmiş,
Güne gün solan; eriyen,
Yüreği taş kesmiş,
Yaşamadan maziye gömülen bedenlerden...
İşte yine battı güneşim, yine batacak.
Yaşanmadan yıllarım, yine hüsran olacak.
Yine bir gidiş, yine bekleyiş.
Bilirim bu yürek yine yapayalnız kalacak...
Bir yıldız daha kaydı,
Haberin var mı?..




Iki Yabanci

Bir sözün yeterdi herşeyi silmeye,
Bir bakişin döndürürdü beni geriye,
Gözlerim gözlerine yemin etse de,
Bu kaçinci haykirişim bilmem ki ben de!

Bir gülüşünle geceler gün olurdu,
Solmuş ruhuma su katardin hergün!
Hergün saatinde alinan ilacimdin sanki,
Seninle başlardi yeniden hergünüm!

Herşeyin bitişiydi gidisin!
Son nefeste son bir direnişti sanki!
Biliyorum herşey için çok geç şimdi,
Şimdi biz iki yabanci miyiz yani?



İbrahim’e Su Taşıyan Karınca


İnsana en kutsal öğüdü verir:
İbrahim’e su taşıyan karınca
Hasret ateşinde buzullar erir
Ümit baharına, aşka varınca

Çıktığımız sefer iç yolculuğu
Kırılgan gönüller küser-incinir
Berrak, duru; saf sevgiler oluğu
Yalnızlık gurbeti: mücerret-zincir

Ne desen bu efkâr sinmez kâğıda
Bıçak ucu uçurumlar sıratı
Terk edilmiş eski masal dağı da
Ey süvari, gök-burcuna sür atı

Kokla alevdeki o serin gülü
Arzular ceht ile erer menzile
Hayat serüveni: düş kuran ölü
Dilersen, sonrasız olanı dile

Bilge bir cân gibi hikmete ulaş:
Kaç mevsim dirildi şu narin eşkin?
Akşamlı gün için niye bu telaş?
Öte bir idrak ol, eşyadan aşkın

İnsana en kutsal öğüdü verir:
İbrahim’e su taşıyan karınca
Hasret ateşinde buzullar erir
Ümit baharına, aşka varınca.



Jandarma


İki jandarma girdi koluma
Biri sağ koluma, biri sol koluma
Ben hep melekler olacak sanırdım
Fakat cellatlar da ortakmış hayata
Namlu soğuk, hücre yaş, sonum dört duvarmış bildim
Benliğimden güneşi, yeşili, maviyi bir de çok zor da olsa
Bir de çok zor da olsa, beynim silmemeye programlanmış da olsa
Seni sildim
Sen dayanamazsın hücre yaş, hücre karanlık
Hücre soğuk sen dayanamazsın
Burda ekmek taştan, giysilerim işlenmemiş suçtan örülü
Artık bekleme sana ne yazılacak yazım
Ne de söylenecek sözüm var
Burda hücrelerden gelen iniltiler sardı her yanımı
Sen de biliyorsun, ben işlenmemiş suçların mahkumuyum
Ben acıların sağ koluyum



A

Alfabenin ilk,
Sözlüğümün tek harfi...

O kadar çok,
O kadar içten,
O kadar inceydi ki hisler,
Tek bir harf yetiyordu
Bir sevdayı anlatmaya
Ve,
O kadar ürkek,
O kadar çekingen,
O kadar tedirgindi ki yazan
Gerisini getiremiyordu bir türlü
O ismin!

O harf belki kendi başına
Sadece bir harfti
Ama bazı insanların hayatı,
Bazen sadece bir harften ibaret oluyordu!



Acaba

Ne zaman ki kapımın ziline basılsa
Hemen fırlarım yerimden
Acaba sen mi geldin diye...
Ne zaman ki telefonum çalsa
Büyük bir heyecanla açarım
Acaba arayan sen misin diye...
Ne zaman ki bir zalim görsem
Hep düşünürüm
Acaba senin kadar zalim midir diye...
Ne zaman ki bir kuruyan ağaç görsem
İçim ürperir
Acaba aşkımızda böyle kuruyup
gidecek mi diye...
Ne zaman ki bir ölüm haberi alsam
İçim cız eder
Acaba aşkımız mı öldü diye...




ABveC

Günlerdi kalan
Sana
Sakinliğimle avuttuğum

I.

Duman olur izi ateşin
Anlamıdır ya da
Yalnız
Yanmalıdır

II.

Bir fotoğraf
Siyah ve Beyaz
Hayat gibi
Bir çok andan sadece
Biri

III.

Topluyorum bıraktıklarını
Suya havaya ve toprağa
Yeter
Bırakama
Bırakma
Bıkma

IV.

Yalımlarında ateşin
Gün ve rüzgar
Gölgenin kumrallığında
Köz ve kül
Kalan

V.

Suya verildi çelik
Yas ve servi zamanı
Kırılmış
Kuytusunda ayrılığın
Ondan gayrı
Elif Lam Mim










Emeğe Sayıgı Duyalım

Mesajı son düzenleyen $ercaN. ( 22-05-08 - 14:26 ).
$ercaN. çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-08, 14:18   #3 (permalink)
Geçerken Uğradım
 
Giriş Tarihi: 22-05-2008
Yer: Almanya
Mesajlar: 60
Rep Puanı: 177045
DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11DellyDetay Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 1775

Varsayılan C: Karma ŞiirleR.


Paylaşım için tşkler
DellyDetay çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-08, 14:26   #4 (permalink)
Eski Üye
 
Giriş Tarihi: 16-02-2008
Yer: ßursa--->FrmtR
Mesajlar: 943
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 25141903
$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11$ercaN. Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 251436

Varsayılan C: Karma ŞiirleR.


Yorumun İçin SaoL
$ercaN. çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Eski 22-05-08, 16:10   #5 (permalink)
EVREN UZAN..
 
Giriş Tarihi: 06-07-2007
Yer: İstanbul.
Mesajlar: 14,148
Rep Puanı: 112039727
ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11ThePlot Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 1120554

Send a message via MSN to ThePlot
Varsayılan C: Karma ŞiirleR.

teşekkürler.
ThePlot çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Cevapla

Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz

Konu Araçları

Gönderme Kuralları
Yeni konu açamazsınız
Cevap yazamazsınız
Dosya gönderemezsiniz
Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz

BB code is Açık
Smiley Açık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Kapalı
Pingbacks are Kapalı
Refbacks are Kapalı


Tüm saatler GMT +3. Şuan saat: 00:27
(Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)


ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.

Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News

Sitemiz bir forum sitesi olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar bulursanız sikayet@frmtr.com email adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to abuse@frmtr.com

Forums Directory

Search Engine Optimization by vBSEO

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386 387 388 389 390 391 392 393 394 395 396 397 398 399 400 401 402 403 404 405 406 407 408 409 410 411 412 413 414 415 416 417 418 419 420 421 422 423 424 425 426 427 428 429 430 431 432 433 434 435 436 437 438 439 440 441 442 443 444 445 446 447 448 449 450 451 452 453 454 455 456 457 458 459 460 461 462 463 464 465 466 467 468 469 470 471 472 473 474 475 476 477 478 479 480 481 482 483 484 485 486 487 488 489 490 491 492 493 494 495 496 497 498 499 500 501 502 503 504 505 506 507 508 509 510 511 512