|
||||
|
|
|||||||
| ForumTR Servisleri: ForumTR Video - ForumTR Haber - ForumTR Oyun - ForumTR Chat - ForumTR Mail - ForumTR IRC | |||||||
|
|||||||
Genel Kültür Kategorisinde ve Alacakaranlık Kuşağı Forumunda Bulunan ***Korkunç ve ilginc efsaneler*** Konusunu Görüntülemektesiniz => Korkunç Efsaneler Bir lunaparkın gece bekçisi olarak işe başlayan bir vatandaşımız, bir gece çok sıkılmış ve "Bari oyuncaklara binip eğleneyim ...
![]() |
|
|
Konu Araçları |
|
|
#1 (permalink) |
|
Yeni Üye
![]() ![]() ![]() Giriş Tarihi: 10-07-2008
Mesajlar: 29
Rep Puanı: 2375
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]()
|
Korkunç Efsaneler
Bir lunaparkın gece bekçisi olarak işe başlayan bir vatandaşımız, bir gece çok sıkılmış ve "Bari oyuncaklara binip eğleneyim diye" düşünmüş Hep binmek istediği ama bir türlü fırsat bulup da binemediği zincirli sandalyeleri gözüne kestirmiş Hani şu sekolin denilen zincirle yukarıdan bağlı olup dönmeye başlayınca merkez-kaç kuvvetiyle dışarı doğru açılan bi oyuncak vardır ya; işte ona Vatandaş sandalyeye oturmuş, eline aldığı uzun bir çubukla aletin şalterini açmış Şalter iner inmez zincir dönmeye başlamış İçini çocuk gibi bi sevinç kaplamış Çığlıklar atıp, klasik zincir çocuklukları yapmaya başlamış Dönmüş, dönmüş, dönmüş Otomatik olarak duracağını sandığı zincir, bir türlü durmuyormuş Doğal olarak bir süre sonra vücudu isyan etmeye başlamış; başı dönüyor, midesi bulanıyormuş Sonuçta sabaha kadar dönmüş durmuş Sabah mesaiye gelen lunapark çalışanları cesedini hala dönmekte olan zincirde bulmuşlar Yapılan otopside, bekçinin beynindeki denge merkezi damarlarının patlaması sonucu beyin kanamasından öldüğü ortaya çıkmış Bir işçi inşaat fazlası olan tuğlaları, makara yardımıyla altı katlı inşaatın en üst katından aşağıya indirecekmiş Etrafta yardım edecek kimse olmadığı için yukarı çıkıp bidonu tuğlalarla doldurmuş, ipi makaradan geçirip aşağıya inmiş İpe asılmış, bidon biraz yükselmiş ve aşağıya doğru inmeye başlamış Aksilik bu ya; ip talihsiz adamın bileğine dolanıvermiş Bidon çok ağırmış ve işçiyi yukarı doğru yükselmeye başlamış Adam yukarı çıkarken aşağı doğru hızla inen bidona çarpmış, iki kaburgası kırılmış İp hala bileğine sarılı olduğu için, çarpışma anında bileği de çıkmış Bidon aşağıya doğru hızla inmeye devam etmiş Adamımız makaraya geldiğinde parmakları makaraya sıkışmış ve parmakları kırılmış Bu sırada yere büyük bir hızla çarpan bidonun altı çıkmış Boş bidon adamın ağırlığını taşıyamadığı için, talihsiz işçi bu sefer de aşağıya doğru hızla düşmeye başlamış İki kaburgasını daha yarı yolda bidonla bir daha çapışınca kırmış Yere hızla düşünce de iki bacağı kırılmış İp, baygın halde yere yığılan işçinin, bileğinden kurtulmuş Boşta kalan bidon hızla adamın başına düşmüş Kafatası çatlamış İşçi hala yaşıyormuş Olayı baştan itibaren şaşkınlıkla izleyen inşaatın bekçisi tarafından hastaneye kaldırılmış Kızın teki arkadaşlarının verdiği partiye katılmak istiyormuş Ama anne babası çok korumacı tipler olduğu için bir türlü izin alamamış Partinin olduğu akşam, şans eseri ailecek bir ev gezmesine davet edilmişler Kız hemen hastayım ayaklarına yatmış Annesi kıza pek inanmamış ama onu ev gezmesine zorlamak de istememiş Kızın gitmek için izin koparmaya çalıştığı partinin, o akşam olduğunu unuttuğu için üzerinde pek de durmamış Aile çıkar çıkmaz, bizim ki fırlamış dışarıya Parti uzakça bir yerdeymiş Sevgilisinin arabasıyla dönmeyi planladığından, cebindeki son parayı taksiye vermiş Partide çılgınlar gibi eğlenmiş Anne babasından önce evde olması gerektiğinden, alelacele sevgilisyle çıkmışlar Ancak ikisi de çakır keyifmiş ve beklenen olmuş Önlerinde giden arabaya arkadan çarpmışlar Öndeki araba takla atmış İki genç hastaneye kaldırılmış Kız ertesi gün hastanede kendine gelmiş Bir süre ne olduğunu kavrayamamış Her şeyi hatırlayınca çok kötü olmuş tabii Anne babasına ne söyleyeceğini tasarlamaya başlamış Ama akşama kadar ailesinden giden gelen olmamış Hemşirelere ailesinin niye gelmediğini, kime çaprtıklarını filan sormuş ama herkes önüne bakarak yanından alelacele kaçıyormuş Anne babasının ona çok kızmış olduğuna vermiş kızcağız Akşam odasının kapısı açılmış, yıllardır görmediği başka bir kentte oturan teyzesi içeriye girmiş Kız teyzesini görünce ağlamaya başlamış O anda çarptıkları arabanın markasıyla babasının arabasının markasının aynı olduğunu anımsamış Ailesi çarptıkları arabadaymış ve hepsi kazada hayatlarını kaybetmiş İngiltere aniden bastıran sisiyle ünlüdür Yine sisin yoğun olduğu bir gün kadının biri şehirlerarası bir yolda arabasıyla seyahat ediyormuş Sabahın erken saatleriymiş Sis yüzünden pür dikkat ve olabildiğince yavaş gidiyormuş Derken yolun iki tarafında oldukça garip açıyla park etmiş iki araba görmüş Önce tırsmış Ama merakına yenik düşmüş ve arabasını biraz ileride güvenli bir yere çekmiş İhtiyatla ilk arabaya yaklaşmış Her halinde savrularak durduğu belli olan otomobilin görünen bir hasarı yokmuş Otomobilin etrafında dolaşan kadın şoför mahalinde yan koltuğa doğru yatmış bir adam olduğunu görmüş Açık pencereden içeri uzanarak, adama seslenmiş Yanıt alamamış Bu arada farkında olmadan kapıyı tutunca eline yapışkan bir şey bulaşmış Alacakaranlıkta eline bulaşan şeyin önce ne olduğunu anlayamamış, ama birden bire jeton düşmüş Elindeki kanmış Panik içinde arabasına koşmuş Son sürat en yakın yerleşim yerine gidip, polise durumu anlatmış İngiliz polisi hemen harekete geçmiş İki arabanın bulunduğu yere vardıklarında, olağanüstü tedbirler alarak arabalara aynı anda iki ekip halinde yaklaşmışlar Biraz sonra her iki ekip lideri, polis müdürüne arabalarda kafası kopuk birer ceset olduğunu rapor etmişler Bir süre sonra cesetlere ait iki kafa bulunmuş Kafaların her ikisi de darmadağan olmuş vaziyetteymiş Otomobillerde ise hiç bir hasar yokmuş, cesetlerde başka bir darbe de Kafalar ise kesici bir aletle kesilmemiş, güçlü biri ya da bir şey tarafından sanki bir serçe kafasıymış gibi çekip kopartılmışa benziyormuş Polisler bu işin içinden bir türlü çıkamamış Olaya İngiliz gizli polisi MI5 el koymuş MI5'da yeni kurulan seri katil araştırma birimi, olay mahalini didik didik incelemiş İki gün sonra MI5 karargahına bu esrarengiz olay hakkında bir rapor ulaşmış Dehşet verici bu olay, aslına basit bir trafik kazasıymış Raporda olay şöyle anlatılıyormuş Yoğun sise rağmen hız yapan iki sürücü de bellerine kadar sarkarak yolu daha iyi görmeye çalışıyorlarmış Karşı yönlerden gelen bu iki otomobildeki sürücüler hızla gelen diğer otomobili çok geç farketmişler Kafaları birbirine hızla çarpınca, ikisinin de kafası kopmuş Adamın biri, biR cumartesi gecesi evine dönüyomuş Birden 15-16 yaşlarında sevimli bi kızın yolun kenarında otostop yaptığını görmüş Adamın da aynı yaşlarda iki kızı varmış Hemen arabayı kızın yanına yanaştırmış, “Gece yarısı böyle ıssız bir yerde ne yapıyosunuz Allah aşkına? Bu saatte otostop mu yapılır?” demiş Kız, “Uzun hikaye Rica etsem beni evime götürür müsünüz? Buraya çok yakın Bu iyiliğinizi ömür boyu unutmam” diyerek arka koltuğa oturmuş Kızın üzerinde cicili bicili, hoş bir elbise varmış Evinin adresini vermiş Gerçekten de yakınmış ev Adam eve vardığında önünde durmuş, “İşte geldik küçük hanım” diyerek arka koltuğa dönmüş ama arkada hiç kimse yokmuş Gözlerine inanamamış tabi Hemen arabasından inip evin kapısını çalmış Beyaz saçlı, çok yorgun görünen yaşlı bi kadın açmış kapıyı Adam heyecanla, “Bana inanmayacaksınız ama yoldan küçük bi kız aldım Bana buranın adresini verdi ama tam geldiğimizde” Yaşlı kadın adamı susturmuş, “Biliyorum, biliyorum” demiş, “Sonra da ortadan kayboldu değil mi? Bu başımıza ilk defa gelmiyo Her cumartesi akşamı aynı şey olur” Meğer kız bi cumartesi gecesi diskodan dönerken trafik kazası geçirmiş ve oracıkta ölmüş Şimdi her cumartesi gecesi kazada öldüğü yerden otostop yapıp evine gelmek istiyomuş ama bunu bugüne kadar başaramamış Kadın bunları anlatırken adamın gözü piyanonun üzerindeki kızın fotoğrafına ilişmiş Evet, kız aynı kızmış ve üzerinde de aynı elbise varmış Korkunç Efsaneler İkiz Kuleler'in bulunduğu Manhattan adasının adı, beyaz adamın kıtaya gelişinden hemen sonra konmuş Manhattan adası o zamanlarda avı bol, yemyeşil ve bereketli bir adaymış Üzerinde de, şimdilerde adı sanı unutulmuş küçük bir kabile yaşıyormuş Bu kabileden genç bir yerli bir gün ava çıkmış O gün av o kadar bereketliymiş ki, kızılderillerin genelde yapmadığı bir hatayı yapmış ve bir yerine iki ceylan avlamış Avın heyecanıyla yaptığı bu hatayı anlayınca çok üzülmüş Çünkü ihtiyacından fazlasını avlayarak Ulu Manitu'yu gücendirdiğine inanıyormuş Üzüntü içinde yürürken, oraya yakın bir yerden yükselen bir kamp ateşi görmüş Kampı kuranlar da, Amerika'ya Avrupa'dan zengin olmaya gelen gelen iki kanun kaçağıymış Adamlar çok sarhoşmuş Genç kızılderili, Manitu'yu kızdıran ceylanlardan birini hediye etmek amacıyla kampa yönelmiş Beyaz adamlar ise hiçbir şey avlayamadıklarından ateşin başında aç aç oturuyorlarmış Karşıdan sırtında iki ceylanla gelen kızılderiliyi görünce, sorgusuz sualsiz vuruvermişler zavallıyı Silah sesleri kabilenin olduğu yere kadar ulaşmış Kabiledeki savaşçılar olay mahaline vardıklarında, genç kızılderili son nefesini vermek üzereymiş Ruhu Ulu Manitu'nun çayırlarına çıkmadan önce olan biteni anlatmış Savaşçıların iki katili bulması çok zaman almamış Kabilenin büyücüsü işkence direğine bağlanan beyazlarda bir gariplik olduğunu anlamış Çantalarında yerlilerin "ateş suyu" dediği viskiyi bulmuşlar Arkadaşlarının bir hiç yüzünden öldürüldüğünü anlayan büyücü, olayın olduğu adayı ve ateş suyunu lanetlemiş Adaya, "İki Sarhoş Adam" anlamına gelen "Mahhattan" adını vermiş Kabile, lanetlenen adadan göç etmiş Yıllar sonra söz konusu yere Dünya Ticaret Merkezi'nin İkiz Kuleleri dikilmiş Ancak ada hakkındaki bu efsaneyi bilen kızılderililer, her fırsatta kulelerin bulunduğu yerin lanetli olduğunu söylerlermiş En sonunda da bu lanet gerçekleşmiş zaten İtalya Kralı’nın oğlu 30 Mayıs 1867’de bi dükün kızıyla evlenecekmiş Düğün için şenliklerin başladığı gün inanılmaz trajik olaylar zincirinin de başladığı tarih olmuş Efsaneye göre, kraliyet ailesi bu olayları uzun süre halktan saklamış Çünkü “sarayın etrafında uğursuzluk var” söylentisinden çekiniyolarmış Önce, gelinin giysilerinden sorumlu olan hizmetçi kendini asmış Ardından, düğün alayını saraydan kiliseye götüren gruba liderlik eden komutan, güneş çarpması sonucu fenalaşıp hastaneye kaldırılmış, ancak kurtarılamamış Bu arada, kızın çeyizini saraya getirmişler Sarayın kapısı uzun süre açılmamış Kapıdan sorumlu olan görevli kan gölünün içinde yatar halde bulunmuş Allahtan nikah kıyılırken ölümler durmuş ama rahip, “Sizi karı-koca ilan ediyorum” der demez kilisenin içinde bi silah sesi yankılanmış ve Kraliyet Muhafız Alayı’ndan bi asker yanlışlıkla kendini vurmuş (üstelik kafasından) Gelinle damat nikahtan sonra kraliyet ailesinin balayı yaptığı bölgeye gidecekmiş Düğün alayı tren garına doğru yola çıkmış Genç çiftin olduğu arabada resmi nikah işlemlerini yapan memur da varmış Bi ara arabanın tekerleği çukura düşünce adam kafasını hızla cama çarpmış ve bayılmış (Bilmiyoruz ama kesin ölmüştür) Bu arada, kraliyet trenini hazırlayan gar şefi kendini lokomotifin altına atarak intihar etmiş Kral Victor Emmanuel, bu trajik olaylara son vermek için gelinle damadın balayı köşküne gitmeyip, saraya dönmelerine istemiş Çünkü oğlu ve yeni gelininin bu uğursuz günleri sarayda, güven içinde geçirmelerinin daha iyi olacağını düşünmüş Ancak düğün alayı saraya doğru giderken Castiglione Dükü atından, taze çiftin olduğu arabanın altına düşmüş Titanic'in sahibi The White Star Line diye bir şirketmiş Bu firmanın ortaklarından olan Sir James Cole'un babası, vakti zamanında, Mısır'da Ramses mumyasının kazılarına katılan 70 kişiden biriymiş Bu yüzden ailesiyle birlikte sonsuza dek lanetlenmiş Mister Cole, kazılardan kısa bir süre sonra diğer arkadaşları gibi esrarengiz bir şekilde hastalanıp ölmüş Üstelik cenazesini taşıyan gemi de Akdeniz'de kaybolmuş Oğlu James ise hayatı boyunca bu lanetten nasibini almış Annesi ve kız kardeşini evlerinde çıkan bir yangında kaybetmiş 18 yaşına kadar yetiştirme yurdunda yaşamak zorunda kalmış Yine de başarılı bir iş adamı olup, The White Star Line adlı bir deniz taşımacılığı şirketine ortak olmuş Ancak babasının katıldığı kazının 20'inci yılında şirketin gemileri tek tek talihsiz kazalar geçirmeye ve batmaya başlamış Şirket bi türlü kazaların önünü alamamış Üstelik basın da üzerine geliyor, her gün boy boy eleştiri yazıları çıkıyomuş Şirketin zararı feci boyutlara ulaşmış The White Star Line son kozunu oynamaya karar vermiş Tüm mal varlığını üç büyük, süper lüks gemiye yatırmış Bu gemilerin adları Olympic, Titanic ve Britannic'miş Bu üç geminin de üzerinde bir lanet varmış İlk gemi Olympic, 1911'de, Atlantik Okyanusu'nda bir buzdağına çarpmış Tamir için getirildiği tersanede çıkan bir yangında da tamamen yanmış Titanic illegal bir şekilde mumya taşıdığı söylentilerine rağmen 1912 yılında ilk seferine çıkmış Titanic'in trajik hikayesini herkes bilir; onun da yoluna bir buzdağı çıkmış Britannic ise 1 Dünya Savaşı sırasında Atina açıklarında, 1916 yılında meydana gelen bir patlamada batmış Kısa süre sonra The White Starline şirketi denizcilikten çekildiğini açıklamış James Cole'un babasının katıldığı kazıda mumyası çıkartılan Ramses'in laneti ise şöyleymiş: "Beni yerimden oynatan herkesi sulara gömeceğim" daha önce verildiyse özür dilerim daha yeni üye oldum. |
|
|
|
![]() |
| Bu konunun kısa yolunu aşağıdaki sitelere ekleyebilirsiniz |
| Konu Araçları | |
|
|
ForumTR Mail'den Ücretsiz Bir Mail Almak veya Mail'inizi Okumak İçin Tıklayınız.
Almanya Vizesi | Rusya Vizesi | Ukrayna Vizesi | Fransa Vizesi | Vize İşlemleri | Almanya Otelleri | Tatil | Haberler | Karel Santral | Daily News
Sitemiz bir forum sitesi
olduğu için kullanıcılar her türlü görüşlerini önceden onay olmadan anında
siteye yazabilmektedir,
bu yazılardan dolayı doğabilecek her türlü sorumluluk
yazan kullanıcılara aittir,
yine de sitemizde yasalara aykırı unsurlar
bulursanız sikayet@frmtr.com email
adresine bildirebilirsiniz, şikayetiniz incelendikten sonra en kısa sürede
gereken yapılacaktır.
Report Abuse, Harassment, Scamming, Hacking, Warez, Crack, Divx, Mp3 or any Illegal Activity to
abuse@frmtr.com