View Single Post
Eski 04-09-05, 11:04   #15 (permalink)
Str@nger
Yabancı
 
Giriş Tarihi: 03-09-2005
Yer: Köln
Yaş: 37
Mesajlar: 15
Rep Puanı: 2944
Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11Str@nger Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 0
Varsayılan Cvp: Almanya Vİzesİ Allah Rizasi İcİn


Ben Almanya'da doğdum, 11 yıl burada yaşadım, ailemle birlikte 84'de Türkiye'ye döndüm. 2000 yılından itibaren ise yeniden çalışma amaçlı olarak Almanya'ya geldim. Nasıl tekrar geri geldiğim çoook uzun hikaye! Ama şu kadarını söyleyeyim, bir devlet kurumunun davetiyle özel olarak geldim Almanya'ya. YAni son derece istisnai bir durum. Genel olarak Almanya hakkında naçizane bazı bilgi ve gözlerimi aktarmak istiyorum:

Öncelikle şunu söylemek lazım: Eğer dil bilmiyorsanız, herhangi bir işiniz ya da akrabanız yoksa tüm Avrupa ülkelerinde işiniz çok zor. Zaten bu şartlardan en az birine haiz değilseniz Almanya'ya gelmeniz olanaksız. Almanya'ya gelmenin birkaç yolu var: Öğrenim (Dil, üniversite vs.), çalışmak, aile birleşimi ya da au-pair (çocuk bakıcısı) olarak..

Öğrenim artık eskisi kadar cazip değil Almanya'da. İlkokuldan başlayarak son yıllarda eğitim kalitesi iyice düştü. Avrupa genelinde yapılan PISA eğitim araştırmasında Almanya hep son sıralarda yeralıyor. Tabii bu doğal olarak üniversite eğitimine de yansıyor. Bir yabancı olarak üniversite okuyorsanız haftada 8 saat çalışma izniniz var ancak. Üstelik yaklaşık 1200 Euro dolayındaki eğitim masrafını karşılaybileceğinze ilişkin güvenceniz olması şart. Dil öğrenmek olayı da para gerektiriyor. En az Grundstufe yani temel bilgilere sahip olmanız gerekiyor. Türkiye'deki Goethe Enstitüleri'nde iki kur yapmak vs. avantaj olabilir. Ama tüm bunları yerine getirseniz bile mutlaka davetiye istiyorlar. Başka bir arkadaşın da belirttiği gibi eğer yakın bir akrabanız yoksa kimse size davetiye falan göndermez. Bir sürü formalitenin yanında kefaret isteniyor davet edenden. SAğlık sigortası, geçim masraflarının karşılanması, kalınacak evde kelle başı düşen metre kare büyüklüğü (NRW eyaletinde çocuklar için 9,büyükler için 18 metre kare. Yani dört kişilik bir aile Türkiye'den misafir çağırmak istiyorsa 2x18 + 2x9 + bir de misafir için 18 m2 = En az 72 metre kare ev) türünden akılmaz şartlar var.

Çalışma amaçlı gelmek ise neredeyse imkansız. Yukarda da belirttiğim gibi ben 5 yıl önce çok istisnai şartlarda geldim buraya. Daha önce Almanya'da yaşamış ve okula gitmiş olmam, Almanca'ya olan hakimiyetim, Türkiye'de aldığım üniversite eğitimiyle iglili buradaki bir kamu kuruluşunda istihdam olanağı gibi pekçok koşulun biraraya gelmesiyle oluştu bu durum.

Benim durumumdaki istisnaları saymazsak buraya çalışma amaçlı gelmek çok zor. Tabii devlet memurları ya da büyük şirklerin mümessilleri gibi durumlar hariç... Sözümona yılbaşında yeni bir göç yasası çıktı. Ama bu yeni göçmen alımından çok buradaki yabancıların durumunu düzenleyen bir nevi yabancılar yasası hükmünde. Öyle ABD, Avustralya ya Canada gibi yeşil kart vb. olanaklar sunulmuyor. Özel bağlantılarınızla sizi burada istihdam etmeyi kabul eden bir işveren bulmanız gerekiyor. O işverenin de Alman resmi makamlarına "o pozisyonu ya da kadroyu Almanya'daki 5 milyon işsizden biriyle dolduramayacağını" ispat etmesi gerekiyor. Yani "ölme eşeğim ölme!"

Bu arada Yeşilkart deyince aklıma geldi. 2000 yılında bir deneme yapmıştı Almanya: Bilişim sektöründeki kalifiye eleman açığını kapatmak amacıyla Greecard uygulaması olmuştu. Tam bir fiyaskoyla sonuçlandı. Çünkü verilen oturma ve çalışma izinleri ancak beş yıl için geçerliydi ve yıllık en az 100 bin DM (şimdiki 50 bin Euro) brüt ücreti garanti eden bir işveren bulmak gerekiyordu. Dediğim gibi tam bir fiyasko oldu. Almanya en az 100 bin eleman beklerken, 17-18 bin kişi geldi. Üç ay sonra da bunların yarısı geri döndü.

Aile birleşimi yoluyla ithal damat ve ithal gelin olarak gelmek en kolayı. Ama bu yolla gelenleri de iki yıl içinde 600 saatlik uyum kursuna gitme zorunluluğu var. Yoksa oturma izniniz uzatılmıyor. Tabi bu kurslar tümüyle ücretsiz değil. Kursiyerler saatlik 1 Euro ücret ödüyor. Yani size 600 Euro'ya patlıyor. Özellikle bayan arkadaşlar için Au-pair yani çocuk bakıcısı olarak gelmek de mümkün. Ama bunun da özel şartları var. O ailenin yanında kalıyorsunuz, barınma ve yemeğin dışında "harçlık" şeklinde cüzzi bir ücret veriliyor...

Yukarda yazdıklarım genel kurallar. Ancak Almanya'nın 16 ayrı eyalete bölünmüş federal bir yapısı olduğunu hatırlatmakta yarar var. Her eyaletin bir içişleri bakanı var ve özellikle yabancılar konusunda yasa koyucu eyaletlere geniş takdir yetkisi veriyor. Yani A eyaletinin "ak" dediğine B eyaleti "kara" diyebiliyor...

Tabii bir de Almanya'daki hayat şartlarının beklentilerinizi ne ölçüde karşılayabileceği sorunu var. Eğer iyi bir işiniz ve dolgun bir ücretiniz varsa, burda da hayat gayet pembe olabilir. Ancak özellikle AB ortak para birimi Euro'ya geçişle birlikte neredeyse yüzde yüzlük bir "gizli enflasyon" sözkonusu. Almanya'nın ünlü Süpermarket zinciri Aldi'de bile eskiden haftalık ortalama 50 DM'lik alışverişle hertürlü ihtiyacınızı karşılayabiliyordunuz. Şimdi bu miktar 50 Euro. Oysa bir Euro'nun dönüşüm değeri 0,51 Euro/Cent. Yani bu hesaba göre alışveriş masrafı yarı yarıya azalması gerekirken (25 Euro) böyle bir durum yaşanmadı. Şimdi eskisiyle kıyaslandığında masrafınız 100 DM oluyor.

Almanya'nın en büyük sorunu ve 18 Eylül'de büyük bir ihtimalle hükümet değişikliğine yol açacak faktör olan işsizlik! 5 milyona yakın işsiz var, emeklilik yaşının 67 olması sözkonusu. İşsizlik yardımlarının miktar ve sürüleri azaldı. Sağlık sigorta kasaları ve emekli sandıkları zarar ediyor. Doğum oranları düşüyor, nüfus hızla yaşlanıyor. Artık üç ayda bir doktora gittiğinize 10 Euro vizite ücreti ödüyorsunuz. Diş ve göz tedavileri çocuklar hariç büyük ölçüde ücretli oldu.

Çok karamsar bir tablo çizmek istemiyorum. Burada yaşayanların büyük bir kısmı yavaş yavaş yukardaki manzarayı kanıksamaya başladı. Elbette sosyal haklar bakımından hala Türkiye'ye göre sayısız üstünlükler sözkonusu. Ulaşım, eğitim, sağlık vb. hizmetlerde yine pekçok avantaj da sözkonusu. Genel olarak ortalamanın üstünde bir hayat standartından sözetmek mümkün. Ancak tüm bunlar, düzenli bir geliriniz ve kurulu bir düzeniniz varsa geçerli. Burada sıfırdan yeni bir hayat kurmaya çalışmak neredeyse imkansız. Tabii zengin bir aileniz ve Almanya'da en bir tane güvenebileceğiniz yakınınız yoksa....

Bu başlığı açan arkadaşın tüm bunları gözönüne alarak Almanya sevdasından vazgeçmesini tavsiye ederim. Zira kimse durduk yerde Almanya'dan Türkiye'ye birine davetiye göndermez. Hem yasal hem maddi açıdan çok külfetli bir iş. Üstelik gelse bile en fazla üç ay sonra geri dönmesi gerekecek. Eğer kaçak olarak kalmaya çalışırsa, kendisine davetiye gönderen ve kefil olan kişi zor durumda kalacak. Tabii bu arada kötü niyetli "umut tacirlerinin" eline düşme riski de var. Önce tonlarca para alıp, Almanya yerine size Alanya'ya da götürebilirler icabında. Tıpki eski İlyas Salman filmlerinde olduğu gibi :-)

Köln'den saygılar
Str@nger çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla