Siyah Sonbahar...
Tekrar sonbahar’ı sevebilir miyim sence..?
dökülen yapraklardaki hüznü,
daimi misafir yağmuru,
uzaklardan gelen nemli ayak seslerini
sonbahar’a tekrar sevdalanabilir miyim sence..?
Seni sonbaharda tanımıştım,
içimdeki her şeyi dökmüştüm masanın üstüne
buruşturulmuş sevda sözlerini görünce,
nasıl da şaşırmıştın
nasıl da utanmıştın ama...
Sen gözlerime bakmasaydın,
gecelerin bile sonbahar’da ne hoş olduğunu,
Nasıl bilebilirdim...
Öğrenmek istememiştim oysa
Çünkü sensizlik çökecekti
sen gidince yokluğunu
kabul edebilir miyim sence..?
Kolaydı el sallamak, sarılmak
gülebilmek ayrılırken
gitmek de zor kalmak da deyip,
veda etmek ya sonrası...
neden? gözlerim sende kaldı...?
yüreğimin her köşesine
gözlerini niçin sokuyorsun.?
gözlerin niye her yerde..?
siyah'ın adı sonbahar olabilir mi?
Uzak yollara emanetimsin
yalnız gecelerin koynundan sıyrılıp,
yıldızlarla yanıma yaklaştığın her rüya bana ait
zordu uzaklaşması gözlerinden
zorunlu olduğum vedalara kızıyorum...
Bak,
Yine gözlerini giyindim bu gece
Siyah giyindim yani
içimdeki sen yüreğimin en beyazında saklı
yüreğimin en rahat köşesinde
bundan böyle “SEVDAMIZ” sonbahar’a yakışır
bundan böyle merakım sadece sana dair
bir sonbahar’a kadar bekleyebilir miyim sence..?
sevebilir miyim tekrar sonbahar’ı..?
|