Arkadaşlar, gidin konuşun cesaret göster biraz diyorsunuz da söylemesi kolay uygulaması öyle kolay değil işte. Siz bu arkadaşımızla aynı konumda değilsiniz bir kere, kolaydır git konuş demek. Ama işin içinde olan birisi için bu öyle kolay değildir. Zamanında ben de yaşadım, bilirim. O yüzden yorum yaparken biraz daha anlamaya çalışın konuyu açan arkadaşı...
Benim yorumuma gelince... Arkadaş aşkı yaşaması çok güç bir olay, uzaktan sevdiğin hoşlandığın bir insana açılırsın da bu yakın arkdaşını sevdiğinde durumlar çok karışır. Açıkçası çoğumuz söylemese de, büyük bir kısmımız arkadaş aşkı yaşamıştır şu hayatta ve bundan daha tabi bir şey olamaz. İnsan tanıdığı, karakterini bildiği birini sevebilir zaten, aşk o zaman daha bi güzeldir. Ama çok da sancılı bir dönemdir. Onun hislerinden hiçbir zaman emin olamazsın, için içini yer, acaba dersin. Bazı günler evet kesin hoşlanıyordur derken, bazen ise yok ben kendimi kandırıyorum, benimle hiç ilgisi bile yok dersin. Her geçen gün bunları düşünürsün, bazen biri, bazen öteki baskın çıkar, moralin ona göre yükselir ve dibe vurur. Ama böyle davranmakla maalesef bir adım bir yol alınamaz. Neticede kız duygularını senin ağzından duymamıştır.
Önemli olan şu... Senin davranışlarından kız senin ondan hoşlanıp hoşlanmadığını anladı mı bilemiyorum. Ancak bizle paylaştığın bir yazışmada onun hoşlandığı birisinin olduğunu gördün. Ancak bu kızın o çocukla çıktığı anlamına gelmiyor. Önemli bir fark var yani. Senin şu sıra yapacağın en büyük hata onun hoşlandığı kimselerle ilgili karşılıklı konuşmanız olur. Asla ama asla onunla bu konularda konuşma artık, çünkü sen onun yakın dostu olmaktan öte, sevgilisi olmak istiyorsun. Bu sfatla onun senle bu gibi şeyleri paylaşması çok saçma olur. Kızlar genelde ya karşıdakinin nabzını yoklamak için böyle hikayeler uydurur, ya da gerçekten kız arkadaşlarından ayırmadığı için ne yaşadıysa olduğu gibi anlatır.
Ona açılmak çok zordur şimdi bilirim. Ama açılmazsan işler inan bana daha iyi olmayacak. Yalnız şu var; ona açılmayı düşünürsen onun dostluğunu gözden çıkaracaksın. Bir seçim yapman lazım: Ya sevgilim, ya da hiçbir şeyim! Bu ikisinden biri... Ortası yok... Eğer kız sana karşı aynı duyguları beslemiyorsa artık eskisi gibi dost olamazsınız zaten. Ne o senle artık rahatça bir şeylerini paylaşır, ne senin onunla konuşacak yüzün olur. Suçlu olduğun için değil, ona dost olarak artık bakmadığını bildiği için yapamazsın. Ama karşılığı varsa, işte o zaman tadından yenmez işte. Ama dediğim gibi, arkdaş aşkları genelde karşılıklı yaşanmaz, büyük oranda biri diğerine aşık olurken, diğerinin bundan haberi bile olmaz.
Seçimin yaptığın zaman daha rahat edersin. Eğer dost kalmak istiyorsan, onu yitirmeyi göze alamıyorsan hiç kalkışma derim; bir daha geri dönme şansın olmaz çünkü, eski günleri mumla arar hale gelme sonra. Ama dost kalarak da onunla hiçbir şekilde sevgili olamayacağını da bilmen lazım. Yani çok zor.
Bir de şuna inanırım; bir insan diğerini tanıdığı zaman (karşı cins için söylüyorum) en başta bir kefeye koyar. Yani sen o kızı ilk tanıdığında onu tamamiyle dost gibi görmedin, büyük ihtimalle onu ilk tanıdığında ufak da olsa ona karşı bir şey hissediyordun, ya da buna açık kapı bıraktın. Zamanla onu tanıdıkça da daha çok bağlandın. Umarım o da sana açık kapı bırakmıştır, yok baştan beri seni dost gözüyle görüyorsa seni farklı görmesi inan bana çok zor.
Ama tüm bunlar bir varsayım. Aslolan senin onunla konuşman... Ama bu sana ne getirir, senden ne götürür bunu şimdiden kestirmek çok güç. İyi düşün ve kararını ver. Dostu kalmaya razı olacaksan onu severken buna nasıl katlanacağını da düşünmen gerekecek. Her an onu severken, ona dokunmak isterken, bundan kaçınmak durumunda kalacaksın, sevgilisi olduğunda yakın dostu olarak onu sen dinleyeceksin. Bunların hepsi sana acı verecek sonuçta, katlanabileceksen ne ala.
Ben senin yerinde olsam, araya biraz mesafe koyardım. Yani onun her şeyini, özellikle hoşlandığı insanlarla ilgili asla konuşmazdım. Sonra, biraz da gizemli olurdum, çünkü karşıdakinin seni asla tam olarak çözmesine izin vermeyeceksin, yoksa heyecanı kalmaz, seni incelemeye değer bulmaz bile.O yüzden hiçbir zaman kendini çok fazla verme; zamana yay, bırak o seni çözmeye çalışsın.
Son olarak tekrarlıyorum; dostluğunu mu istersin aşkını mı? Birini diğerine tercih et ve yapacağını yap. Aşksa şayet, yakın arkadaş kalamazsın artık, duygularını bir şekilde artık ifade et, gecikme, duygularını bilirse sana bakışı da değişecektir her şekilde, iyi ya da kötü. Ama bilmezken hiçbir şeyin olmasını bekleme. Yok dostluğu yeter, ben cesaret edemem dersen, dediğim zorluklara katlanmak durumundasın, ya da araya mesafe koyar, ondan uzaklaşırsın, tabii yapabilirsen.