View Single Post
Eski 24-03-08, 01:51   #1 (permalink)
fuattttt
Eski Üye
 
Giriş Tarihi: 20-09-2006
Yer: Bu Şehirde Beni Bilsinler Bu Mezarda Beni Gömsünler VazGeçersem Senden Bana Namert Desinler.!!
Mesajlar: 873
Blog Mesajları: 5
Rep Puanı: 23253935
fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11fuattttt Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 232572

Send a message via MSN to fuattttt
Varsayılan ƒυαттттт кιšιšєℓ šαуƒαм вαяış αкαяšυ вισgяαƒι &a




Evet Arkadaşlar, Türk Sinemasının İnek Şabanıydı. O kadar Filmde Bizleri güldürdü, Düşündürdü. Bence bizlere bir çok şeyi öğretti. Bu yüzden bu sayfamda bu müthiş insanın biografisini sunma gereği duydum.Bizleri Güldüren Bu İnsana Bence en azından Vefa borcumuz var. Kendisini Sevgi ve Rahmetle Anıyoruz.








Biyografi

Kemal Sunal 11.Kasım.1944 yılında Istanbul'un Eminönü / Küçükpazar semtinde dünyaya gözlerini açtı.Babası Migros'tan emekli Mustafa Bey annesinin adı ise Saime hanımdı.Ahşap ama sevimli sayılabilecek bahçeli bir evleri vardı.Evin bahçesi meyve ağaçları ile süslü şirin bir yerdi.Mustafa bey ve Saime hanım'ın Kemal Sunal'dan başka iki oğulları daha vardı. Cemil ve Cengiz ;Kemal ile birlikte oynar birlikte vakit geçirirlerdi.

O zamanlar birden fazla erkek çocuğu olan dar geliri, belli düzeyde olan ailelerin çocukları sıra ile sünnet olduklarından Kemal Sunal sünnet olduğunda neredeyse damatlık çağına gelmişti. Cemil'i bekledi kolay değildi Cemil inat etse olmam dese bekliyecekti kaide buydu. 1955 senesinde sünnet olduğu zaman onbir yaşında yaramaz bir delikanlı adayı idi.Gönlü zengin bir ailenin yaramaz haşarı bir oğlu idi.Herşeye rağmen mutlu idiler. Orta okul ve lise çağlarında o dönemlerin hatrı sayılır mekteplerinden Vefa Lisesinde öğrencilik hayatının uzun bir bölümünü geçiren Kemal Sunal neyseki bu mektebi alnının akı ile toplam 11 yılda bitirdi.O dönemlerde herkezin geleneksel olarak yaptığı okul kırma modelini başarı ile uygulayan ve bu modeli daha sonraki yaşantısında çevirdiği Hababam Sınıfındaki tiplemesi ile birleştiren usta bizlere bir nebze mesaj vermeye başlamıştı.Dönemin Şehzadebaşı eski adı ile namı değer Direklerarası onun okul kırma tezini verdiği yıllarda , master yıllarında ona emeği geçen semtlerimizden birtanesi olarak halen o günlerini içinde yaşatmaktadır. Akşam gazetesinin düzenlediği liselerarası Tiyatro yarışmasında en iyi karakter oyuncu ödülüne layık görüldü.1972 yılında Gül hanımefendi ile evlenen Kemal Sunal'ın canı gibi sevdiği Ezo isimli bir kızı ve Ali adında bir oğlu oldu.

Gençlik yıllarında sanat hayatına amatör tiyatrolar ile başladı1966 yılında felsefe hocası Sn.Belkıs Bakır tarafından Kent Oyuncularında Sn. Müşfik Kenter götür?ldü ve onun gözetiminde profesyonelliğe ilk adımını attı. Burada Sn.Orhan Asenanın "Fadik kız" Sn.Turan Oflazoğlu'nun "Deli İbrahim" oyunlarında görev almıştır. Buradan sonra Pendik tiyatrosu kuruluşuna katımış ve Sn.Orhan İyilerin "Şarkıcı kız"oyununda rol almıştır.Daha sonraları 1967 ile 1970 yılları arasında Ulvi Uraz tiyatrosuna geçmiş ve Yalova Kaymakamı,Nina,Murtaza,Gözlerimi kaparım vazifemi yaparım ve Hababam sınıfı adlı oyunlarda rol almıştır.Bir yıl kadar Ayfer Feray tiyatrosunda oynayıp Devekuşu Kabare tiyatrosuna girdi.Astronot niyazi,Dün bugün,Gergedan,Habudiyar, Yar bana bir eğlence oynadığı oyunlar arasındadır.

Sinema hayatı bir gece Sn.Ertem Eğilmezin bir gece tiyatroya gelip Kemal Sunalı fark etmesi ile başlar. Sonraki sanat hayatında çevirdiği filmler onun kariyerini ustalığını tescil eden birer belge oldu.Kapıcılar kıralı adlı filmindeki tiplemesi ile 1977 yılında Antalya film festivalinde Sinema yazarları derneğince en iyi erkek oyuncu ünvanını aldı.1989 yılında ise Düttür? dünya filmi ile Ankara film şenliğinde en iyi erkek oyuncu ünvanına layık görüldü. İyi aile babası 12 Eylül 1980 yılındaki rejim değişikliğinden sonra mecburen 37 yaşında askerliğini Etimesgut'da yaptı. Bugüne kadar Kemal Sunal toplam 81 film çevirdi. Sinemaya ara verdikten sonra televizyon için Saygılar Bizden, Şaban Askerde ve Bay Kamber dizilerini çekti. Son olarak bir firmanın televizyon reklamlarında oynadı. Filmleri halen rekor sayıda tekrar tekrar ekrana gelen sanatçı uzun yıllar filmlerinin telif hakkı mücadelesini verdi. Kemal Sunal filmlerinin hala bıkmadan usanmadan defalarca izlenmesi toplum olarak bizlerin özlemini duyduğumuz saf, temiz, pırıl pırıl bir insanın halen varolmasının bizlere verdiği keyiftendir.


Son Görev

Geçirdiği kalp krizi sonucu vefat eden Türk sinemasının ünlü ustası Kemal Sunal, son yolculuğuna "Türkiye seninle gurur duyuyor" sloganıyla uğurlandı. Sunal, Atatürk Kültür Merkezi'nde düzenlenen törenden sonra Teşvikiye Camii'nde kilanan cenaze namazının ardından Zincirkuyu Mezarlığı'nda toprağa verildi. Sunal için AKM' de düzenlenen tören saat 10.04'te sanatçıyla ilgili dört dakikalık bir film gösteriyle başladı. Ölümsüz "Hababam Sınıfı" filminin müziği eşliğinde "Seni Unutmayacağız..." yazısının belirmesi üzerine salondan alkış koptu. Törene katılanlar filmi ayakta alkışlarla izlerken, Sunal ailesi basta olmak üzere törene katılanların büyük çoğunluğu gözyaşlarını tutamadı. Sunal'in oğlu Ali Sunal ve kızı Ezo da filmi kimi zaman gülerek, kimi zaman ağlayarak izledi. Sunal için 1 dakikalık saygı durusunun ardından konuşan yönetmen Atıf Yılmaz, "Acı ölüm haberini aldığımda tuhaf bir şekilde aklıma gelen su oldu: Niye ben değil de, Kemalü" dedi. Sunal'in 30 yıllık dostu Müjdat Gezen de "Çok vefalı bir arkadaşımdı. Takımımızın oyuncusuydu, hakem ona zamansız kırmızı kart gösterdi. Soyunma odasında buluşuruz. Daha fazla konuşamayacağım" dedi. Rutkay Aziz de Sunal'in "en talihsiz" oyununu oynadığını kaydederek "Bir toplumun gülme hakki olduğunu, bütün zorluklara ve baskılara rağmen gülebileceğini anımsattı. Işıklar içinde yatsın" diye konuştu. Kültür Bakanı Istemihan Talay da "Sunal, bir büyük felsefenin devamıydı. O felsefe, Türk halkının derin kültüründeyatan Nasrettin Hoca kültür? ve anlayışıydı" dedi.


Allah rahmet eylesin ve nur icinde yatirsin...

Filmlerinle bizi hala güldürüyorsun, yüreklerde hala yasiyorsun ve unutulmadin..



Filmleri - Ve Filmlerdeki İsimleri (87 Film)


Propaganda
Mehdi
1999


Bay Kamber
Bay Kamber
1996


Saban ile Sirin

1995


Saban Askerde
Saban
1993


Saygilar Bizden

1993


Varyemez
Ragip Elibol
1991


Abuk Sabuk Bir Film
Ademoglu
1990


Boynu Bükük Küheylan
Ibrahim Küheylan
1990


Koltuk Belasi
Zühtü Kaya
1990


Gülen Adam
Yusuf
1989


Zehir Hafiye
Cemal
1989


Talih Kusu
Osman Abali
1989


Düttürü Dünya
Dütdüt Mehmet
1988


Biçkin
Ali
1988


Sevimli Hirsiz

1988


Inatçi
Bayram
1988


Uyanik Gazeteci
Ali
1988


Ögretmen
Hüsnü Ögretmen
1988


Polizei
Ali Ekber
1988


Kiraci
Kerim
1987


Yakisikli
Selim
1987


Japon Isi
Veysel
1987


Yoksul
Yoksul
1986


Deli Deli Küpeli
Kaymakam
1986


Davaci
Yunus
1986


Tarzan Rifki
Rifki
1986


Garip
Kemal
1986


Gurbetçi Saban
Saban
1985


Sendul Saban
Saban
1985


Saban Pabucu Yarim
Saban
1985


Katma Deger Saban
Saban
1985


Sosyete Saban
Saban Aga/Dilaver Bey
1985


Keriz
Zülfü
1985


Atla Gel Saban
Niyazi
1984


Sabaniye
Saban/Sabaniye
1984


Ortadirek Saban
Saban
1984


Postaci
Adem
1984


Çarikli Milyoner
Bayram
1983


Kilibik
Kamil
1983


En Büyük Saban
Saban
1983


Tokatçi
Osman
1983


Yedi Bela Hüsnü
Hüsnü
1982


Doktor Civanim
Kemal
1982


Davaro
Memo
1981


Kanli Nigar
Abdi-Narçin
1981


Üç Kagitçi
Rifki
1981


Devlet Kusu
Mustafa
1980


Gol Krali
Sait Sarioglu
1980


Zübük
Ibrahim Zübükzade
1980


Gerzek Saban
Osman/Seyfi
1980


Tabancamin Sapini Gülle Donatacagim

1980


Bekçiler Krali
Bekçi Saban Özgünes
1979


Sark Bülbülü
Saban Ballises
1979


Umudumuz Saban
Ringo Saban
1979


Dokunmayin Sabanima
Saban
1979


Korkusuz Korkak
Mülayim
1979


Kibar Feyzo
Kibar Feyzo
1978


Iyi Aile Çocugu
Kemal - Cemal
1978


Inek Saban
Saban
1978


Avanak Apti
Apti
1978


Köseyi Dönen Adam
Adem
1978


Yüz Numarali Adam
Saban
1978


Güllüsah Ile Ibo
Ibo
1977


Çöpçüler Krali
Abdi Sakra
1977


Hababam Sinifi Tatilde
Inek Saban
1977


Sabanoglu Saban
Saban
1977


Sakar Sakir
Sakar Sakir
1977


Süt Kardesler
Saban
1976


Tosun Pasa
Tosun Pasa/Saban
1976


Sahte Kabadayi
Kemal
1976


Kapicilar Krali
Seyyit
1976


Merakli Köfteci
Zühtü
1976


Hababam Sinifi Uyaniyor
Inek Saban
1976


Hanzo
Hanzo / Cabbar
1975


Hababam Sinifi
Inek Saban
1975


Saskin Damat
Apti
1975


Hababam Sinifi Sinifta Kaldi
Inek Saban
1975


Hasret

1974


Mavi Boncuk
Kaymakam Cafer
1974


Salako
Salako
1974


Köyden Indim Sehire
Saffet
1974


Salak Milyoner
Saffet
1974


Yalanci Yarim
Kemal
1973


Güllü Geliyor Güllü
Kiralik Katil
1973


Canim Kardesim

1973


Oh Olsun
Fazil
1973


Tatli Dillim
Basketbolcu
1972







Filmleri - Yapimci (4 Film)


Dokunmayin Sabanima
1979


Bekçiler Krali
1979


Inek Saban
1978


Yüz Numarali Adam
1978







Filmleri - Senaryo (2 Film)


Sosyete Saban
1985


Çarikli Milyoner
1983












Ödülleri


2.Ankara Film Senligi, 1989


En Iyi Erkek Oyuncu
Düttürü Dünya


14.Antalya Film Senligi, 1977


En Iyi Erkek Oyuncu
Kapicilar Krali


35.Antalya Film Senligi, 1998


Yasam Boyu Onur Ödülü




[/b]

[/font]2- Çarıklı Milyoner




3- Kılıbık




4- Davaro




5- Devlet Kuşu





6- Doktor Civanım




7- Dokunmayın Şabanıma



---

8- En Büyük Şaban




---

9- Gerzek Şaban





----

10- Gurbetçi Şaban




---

11- Hababam Sınıfı Uyanıyor




---

12- İbo İle Güllüşah



---
13- İnatçı




----
14- İyi Aile Çocuğu





---
15- Japon İşi




---
16- Katma Değer ŞAban




17- Yedi Bela Hüsnü





18- ÜçKağıtçı





19- Keriz




20- Kibar Feyzo




21- Köyden İndim Şehire




22- Koltuk Belası




23- Postacı



24- Propoganda




25- Şabanoğlu Şaban




26- Sahte KAbadayı




27- Salako




28- Şark Bülbülü



29- Şendul Şaban




30- Sevimli Hırsız



31- Süt Kardeşler






32- Tokatçı




33- Tosun Paşa



34- Yoksul




35- Zübük



Barış Akarsu Biografi

29 haziran 1979 da zonguldak'ta dunyaya gelir. annesi hatice hanim ve babasi selahattin bey'dir.

ilk, orta, lise egitimini kucuk yaslarda yerlestikleri amasra'da tamamlar. lisedeyken yelken sporuna gonul verir ve bu sporu amasra yelken klubu'nde profesyonel olarak yapmaya karar verir.

muzige ilgisi kucuk yaslarda baslar. ilkokuldayken elinde blok flut sokakta dolastigini soyler. ama esas muzikle tanismasi amasra'ya gelen muzisyenlerden etkilenerek calmayi ogrendigi klavye gitar ve mizikasi iledir. evlerinde ruhi su, cem karaca surekli dinlenen sanatcilardir. baris akarsu, o donemlerde dinlemeye basladigi 70'lerin 80'lerin rock, hard rock ve heavy metal grup ve sanatcilarini hala dinlemeye devam eder.

antalya'da animatorluk ve muzisyenlikten sonra karadeniz ereglisi'ne gelerek burada 4 yil boyunca cesitli barlarda, yerel televizyon ve radyolarda programlar yapar. bu donemde televizyonda gordugu akademi turkiye yarismasinin tanitim reklamlari dikkatini ceker ve bu yarismaya katilir.

2004 temmuzda akademi turkiye yarismasini 1. olarak tamamlar. yarismadan sonra uzun suredir gelmeyi ve yasamayi dusundugu istanbul'a yerlesir ve muzik calismalarina burada devam eder. akademi turkiye yarismasindan hemen sonra yurdun dort bir yaninda sayisi 100'u gecen cesitli konserler verir.

14 ocak 2005'te seyhan muzik'ten sedar oztop'un produktorlugu ile yaptigi ilk albumu islak islak’i piyasaya cikarir. bu albumden ayni yil icerisinde islak islak, kimdir o ve amasra parcalarina klip ceker ve bunlar televizyonlarda muzik kanallarinda yayinlanir.

17 agustos 2006 da seyhan muzik etiketli aranjor ve yonetmenligini ayhan onurtas,ergin altinel ve ercuneyt ozdemir in yaptigi "dusmeden bulutlara kosmak gerek" isimli ikinci albumu cikardi. ilk klip parcasini da albumun ilk parcasi olan "vurdum en dibe kadar" isimli cikis parcasina cekti.

2006 yazinda basladigi "yalanci yarim" dizisi ile gonullere taht kurdu. oynadigi "tarik" karakteriyle muzisyenliginin yaninda oyunculuktada iddiali oldugunu gosterdi.

2007 kral tv video muzik odullerinden en iyi rock sanatcisi odulunu aldi. ayrica baris akarsu, usder tarafindan "sosyal kalnma ve dayanismaya verdikleri oneme gore" verilen odullerde "rock dalinda en iyi sarkici odulu'nu" , future dergisinin "yilin en sevilen rock sanatcisi odulu'nu" ve "cem karaca ozel odulu'nu" aldi.

ve bodrum'da gecirdigi trafik kazasi sonucu 6 gunluk uzun bekleyisin ardindan komadan cikamayarak 4 temmuz 2007 gecesi hayatini kaybetti!.



BARIŞ AKARSU’NUN ÖLÜMÜNDEKİ SIRLARSon duasını Meryem Ana'da etti. Arkadaşlarıyla vedalaştı. AKTÜEL'in haberi...

02.08.2007 11:16 Tüm ülkeyi üzen bir kazada hayatını kaybetti genç sanatçı Barış Akarsu. Hayranları günlerce, gece gündüz demeden hastane bahçesinde bekledi ama acı son çoktan hazırdı. Kazanın ardından çok şey söylendi, yazıldı. Kimi doğruydu, kimi söylenti! Ancak son günlerine ilişkin bilinmeyenleri ve özel hayatıyla ilgili gerçekleri ilk kez bu haberde okuyacaksınız.

29 Haziran Cuma gecesi, ölümünden sonra değeri anlaşılacak bir yeteneği daha yitirdi Türkiye: Barış Akarsu. 2004'te atv'deki Akademi Türkiye yarışmasıyla girdi hayatımıza. Farklıydı diğerlerinden. Sadece uzun saçı, kulağındaki küpesi ve gözlerindeki sürmesiyle değil hâl ve tavırlarıyla da "farklıyım" diyordu sevenlerine. Elbette her yarışmada olduğu gibi kıyasıya rekabet içinde tartışmalar ve kavgalar vardı ama onun en yakın arkadaşı gitarıydı. Belli ki müzikti her şeyi. Aylar sonra yarışmadan birinci çıktığında artık sokakta yürüyemeyecek kadar hatırı sayılır bir hayran kitlesine sahipti. İki albüm yaptı (ama ikisinin toplam satışı ölümünden sonraki günlük satışına bile ulaşmamıştı).

Ardından bir dizi teklifi geldi: Yalancı Yarim. Bir ralli pilotunu canlandıracaktı. Çekimlere başlandığında tarih doğum günü olan 29 Haziran 2006'yı gösteriyordu ve ilk bölümde yarış esnasında takla atıp kaza geçirecek ama sağ salim çıkmayı başaracaktı. Tam bir yıl sonraki doğum gününde, yani 29 Haziran 2007'de yine bir kaza geçirdi. Yer bu kez Bodrum Torba kavşağıydı. Ancak bu kez ne yönetmen vardı, ne kamera ne de ışık!..

Dizi ekibi son bölümlerin çekimi için mayıs ayından itibaren Bodrum Yalıkavak'taki Clup Flipper'da kalıyordu. Tatil köyündeki herkesle iyi ilişkiler kuran Barış Akarsu'nun yüzünden gülümseme eksik olmuyordu. Mutluydu mutlu olmasına ama içini kemiren bir gönül meselesi vardı. (Aynı kazada yanında olan ve ölen sevgilisi) Zeynep Koçak'ı çok seviyordu. Öyle büyük bir aşktı ki bu, ne şan ne de şöhretin renkli dünyası onları ayırabilmişti. Zeynep de onun gibi güleryüzlü ve mütevazı bir kişiliğe sahipti. Gözü Zeynep'ten başkasını görmüyordu. Ama Zeynep, altı ay önce birbirlerini son dönemde yıprattıklarını düşünerek "Bir süreliğine ayrılalım" teklifinde bulununca ayrıldılar. Ama o ne dilinden düşürüyordu Zeynep'i ne de gönlünden atabiliyordu. Doğum günü yaklaştıkça çevresine hep aynı soruyu soruyordu: "Sizce arar mı?"

Clup Flipper Mini Club animasyon öğretmeni Cansun Torun, Barış Akarsu ile kısa süre önce tanışmasına rağmen, Zeynep'e olan aşkının çok büyük olduğunu bildiğini söylüyor. "Bir gece müşteriler şarkı söylemesini isteyince kıramadı. Islak Islak şarkısını söylerken arada bir sessizce ağzını oynatarak 'Zeyno' diyordu. Zeynep doğum günü için gelmişti ve barışacaklardı."

Zeynep Koçak, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alaplı Meslek Yüksek Okulu İşletme Programı Bölümü'nü kazanınca Karadeniz Ereğlisi'nde tanışmışlardı. 2003 yılında mezun olan Zeynep iş hayatına başladı. En son aynı şirkette beraber çalıştıklarını söylüyor Barış Akarsu'nun rol arkadaşı Kaya Akkaya. "Zeynep bizim firmamız FM Yapım'da prodüksiyon bölümünde çalışıyordu. İşini çok iyi yapan biriydi ama daha sonra başka bir firmaya geçti. Birbirlerini her şeyden çok sevdiklerini biliyorum."

Yaşasaydı Türkiye'nin Bob Geldof'u veya Bono'su olurdu

Yardım etmeyi çok seviyordu Barış Akarsu. Magazin basınının pek ilgisini çekmese de yardım konserleri veriyordu sık sık. Özellikle de lösemili çocuklar konusunda son derece hassastı. Ağabeyi gibi sevdiği (kaza sırasında içinde bulunduğu aracın sahibi) Metin Sözüçetin, yardımseverliğinin en yakın tanığı. "Çevreye ve insana duyarlıydı. Aslında her canlıya duyarlıydı. Yaşasaydı Türkiye'nin Bob Geldof'u veya Bono'su olurdu." Yaptığı yardımların ve etkinliklerin kendisine mal edilmesinden hoşlanmadığını, onu destekleyen dostlarının ekip çalışmasıyla olduğunun bilinmesini arzuladığını söylüyor Sözüçetin. "23 Haziran'da lösemili çocuklar için verdiği Bodrum Kalesi konseri bu duyarlılığının ilk basamağıydı. Hak ettiği sevginin, sevgi ve sanat olarak karşılığını vermek prensibiydi."

Kazadan iki gün önce, yani 27 Haziran Çarşamba günü Metin Sözüçetin ile İzmir'e gitti. Tepecik Hastanesi'ndeki 22 lösemili çocuğa sahip çıkmak için. Çocuklarla oynadı, film izledi, şarkılar söyledi.

Ertesi gün dönüş için yola çıktılar. Efes'ten geçerken, "Gelmişken uğrayalım" diyerek Meryem Ana Kilisesi'ne gittiler. Kapalıydı kilise. Rica edildi, açıldı. Dua ettiler.

"Galiba vedalaştı benimle"

Bodrum'a döndüler. Club Flipper Animasyon Müdürü Erkan Arslan, onu otelde son görenlerden. "Lobideki lavaboya gidiyordum. Onun odası da lobi katına bakıyordu. Yeni duş almıştı, saçları ıslaktı, kot pantolon vardı altında ama üstü çıplaktı. Geldi, sarıldık. Çok ilginç ama galiba vedalaştı benimle."
Gece saat 23.00

Doğum günü için Türkiye'nin çeşitli illerinden Bodrum'a gelen BAG (Barış'ı Anlayanlar Grubu) üyelerinin Torba'da kaldığı motele uğradılar. BAG üyesi Bedia Kırçova, Barış Akarsu'nun o gece çok heyecanlı olduğunu, adeta içi içine sığmadığını söylüyor sesi titreyerek. "Gece 01.30'a kadar oturduk, sohbet ettik. Çok keyifliydi, çok mutluydu. Nedenini bilmiyorum. Ona 'Bu yıl doğum günü hediyeni Lösemili Çocuklar Vakfı'na yatırdık' dedim. 'Biliyorum abla, haberim var. En doğrusunu yapmışsınız' dedi. Sohbet ettik, güldük. Sonra 'Geç oldu, kalkayım artık, yarın da erken kalkacağız' dedi, uğurladık. Kendi arabası arızalıydı, frenleri tutmuyordu. Hatta satmak için getirmişti Bodrum'a. Bu yüzden Metin Bey'in arabasını kullanıyordu. Önce Metin Bey'i oteline bırakacak, sonra da kendi oteline gidecekti."

Kaza günü

Saat 13.00'da dizide söyleyeceği şarkının kaydı için stüdyoya girdi. Saat 15.30'da ise bir grup hayranıyla biraraya geldi. Son çekilen görüntüleri, artık bir hayranının arşivinde saklıOradan ayrılıp havaalanına gitti, kız arkadaşı Zeynep'i ve ortak arkadaşları Nalan Kahraman'ı almak üzere.

Akşamki program belliydi. İlk kutlama Kervansaray Otel'de yapılacak, ardından gece yarısı teknede DJ'liğini kendisinin yapacağı partiyle son bulacaktı kutlama. İkinci kutlama ücretliydi. 100 YTL'den satılan gecenin biletlerinin geliri yine lösemili çocuklara bağışlanacaktı.

Sevenleri heyecanlıydı, erken saatlerde Kervansaray Otel'de Barış Akarsu'yu beklemeye başlamıştı. O saatlerde Barış Akarsu, kız arkadaşı Zeynep ve Nalan Kahraman ile Torba'da yemek yiyordu. Mekândan çıktıklarında otomobilin direksiyonuna Zeynep Koçak geçti. Oysa ki biraz acemiydi sürücülük konusunda. Bedia Kırçova, kabus olarak nitelendirdiği hastane günlerinde otopark görevlisinin ona anlattıklarını şöyle aktarıyor: "Zeynep arabayı kaldıramamış. Görevli de 'Abi istersen verme arabayı' demiş. Barış da, 'Yok yok kullanır' demiş."

Yüzünde gülümseme vardı

Yola çıktıklarında Barış Akarsu'nun telefonu çaldı. Arayan Metin Sözüçetin'di ve 'Neredesiniz' diye sordu. "15 dakika sonra oradayız ağabey" dedi Akarsu. Az sonra Torba kavşağına geldiklerinde yaşananları kavşaktaki Torba Taksi Durağı şoförlerinden soyadını vermek istemeyen Talip Bey anlatıyor. "21.30-21.45 civarıydı, oturuyorduk durakta. Sadece kamyonun iki defa korna sesini duyduk. Başımızı çevirdiğimizde araba uçuyordu. Hemen yanlarına gittik. Barış Akarsu olduğunu anlamadım ilk başta. O sırada ambulans geçiyordu, hemen durdu. Ambulans görevlisi, ben ve kamyon şoförü beraber çıkardık. Kamyon şoförü ağlıyordu, 'Keşke bugün kamyona hiç binmeseydim' dedi."

Taksi şoförü otomobili Barış Akarsu'nun değil, kız arkadaşı Zeynep Koçak'ın kullandığını söylüyor. "Barış arabanın sağ koltuğunda oturuyordu, pantolon kemerinden tuttum çıkardım. Saçları yüzünü kapamıştı. Saçlarını çekince elime kan geldi. Bir baktım Barış. Yüzünde hafif bir gülümseme vardı ama biz öldü zannediyorduk onu. Direksiyondaki bayan da sıkışmıştı. 20 dakikada çıkardık. Öteki bayan araçtan fırlamış, çimlerin üzerinde yatıyordu."

Kaza haberleri arasında alkollü olduklarına ilişkin söylentiler yer alınca taksi şoförü soruyoruz. "Hayır" diyor taksi şoförü Talip Bey, "Kesinlikle alkollü değillerdi. Olsa mutlaka anlardık."

O sırada hala Kervansaray Otel'de bekleyen sevenleri, son telefon görüşmesinden üzerinden çok vakit geçince yine aradı Barış Akarsu'yu. Bu kez cevap cermedi telefon. Zeynep Koçak'ı aradılar, ama oda... Nalan Kahraman da... Tekara Akarsu'nun telefonunu çevirdiklerinde açıldı telefon. Karşı tarafın sesini duymadan "Neredesiniz" diye soan kişiye Barış değil yabancı bir sesten geldi yanıt: Kaza geçirdiler gelin! Gerisi malum...

ÖZLEM TORTOP - EDİP OZAN ÜÇOK

AKTÜEL
alintidir

Mesajı son düzenleyen fuattttt ( 26-03-08 - 03:16 ). Neden: ekleme
fuattttt çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla