Önce Biraz Kendimden Bahsedeyim;
İsim:Mertcan
Soyad:Solak
Yer:İzmir,Çamdibi,Paris
Takım:FeNeRBaHçE - GöZTePe
Msn's:bRave.couLd@hotmail.com
Msn's:mertcan_35090@hotmail.com
Favori Oyunları:Counter Strike 1.6 Knight Online
KarşıLıksızöLesiye!.. ..GFB..
Semadaki tüm yıldızlar sönünce,
Gözlerinde gecenin yalnızlığını hissedince,
İçten içe muhtaç olunca bir dost sohbetine,
Unutma ki seni düşünen bir var bu şehirde....
*Hayallere dalıp gitmem ben,
Çünkü tek hayalim sensin benim!
Hiçbirşey isteyemem ben
Çünkü birtek istediğim sensin benim.
*Aşkınla sararıp solacak kadar,
Sevginle bahtiyar olacak kadar
Uğruna canımı verecek kadar
seviyorum desem inanırmısın ?
*Belki hatıralar unutulup gidecek,
Belki bu sevgier yok olup eriyecek,
Ama şunu unutma,
Bu kalp sonsuza dek seni sevecek...
*Gecenin karanlığında, güneşin ışığında,
Suyun damlasında, selin coşkusunda
Kimi yanımdasın kimi rüyamda
Ama hep aklımdasın sakın unutma...
*Bırakma beni sevdiğim gidişine dayanamam,
Hasret gözyaşlarımla kendimi avutamam,
Dönerim dersin ama kadere inanamam,
Bıraktığın anılarla sensiz yaşayamam...
*Öyle güzelki gözlerin,bakmasını bir bilsen
Öldürür mahvedersin,yakmasını bir bilsen..
*İki tane kör tanıdım;
Biri senden başkasını görmeyen BEN,
Diğeri ise sana divane olan beni göremeyen SEN..
*Seni sensiz de yasayabiliyorum..En azindan kafami dinliyorum...
*Kendini mutlu hissediyorsan, bir yerde yine bir salaklik yaptin ve farkinda degilsin demektir.
*Yaşamaya ayrı, yürütmeye ayrı zaman mı ? Ben darbe kullanıyorum. Yıkıyorum. Çıkıyorum.
*Bir uçurumun kenarindan düssem ve tek dalim sen olsan düsmemek için seni kökünden sökerim..
*Kendim için bisey istiyosam namerdin Allah'im Anneme guzel bi gelin nasip et!!
*Sen benim gözlerimde saf bir gerçek,
Yüreğime bahar getiren bir çiçeksin.
Sen bedenimdeki yumuşak kudret,
Gönül bahçemde uçuşan bir kelebeksin..
*Hafif hafif çiseleyen yağmurda kalırsan;
Saçlarını okşayan her tanede
BENİ HATIRLA !
*Bugünde yarın da yüreğin kadar yanındayım ,
Kendini yanlız hissettiğinde
elini yüreğine koy..
ben hep oradayım!!
*Kimbilir hangi akşam
güneşle beraber bende söneceğim,
Kimbilir hangi ellerden
son suyumu içeceğim,
Belki göremeden öleceğim
fakat yinede seni
'EBEDiYEN SEVECEĞiM'
*Sahiller dalgayı nasıl beklerse,
Gökyüzü mehtabı nasıl özlerse,
Kuru topraklar suya nasıl hasretse,
Sende benim hasretimsin...
*Güller hep ellerinde açsın,
ama dikenleri batmasın.
Sevda hep seni bulsun,
ama seni yaralamasın.
Mutluluk hep yüreğine dolsun,
ama beni unutturmasın..
*Gördüğüm en güzel rüya senin olduğun,
Duyduğum en derin sevgi senin eserin,
Gördüğüm en güzel dünya senin gözlerin,
Ve kurduğum en güzel hayal sensin.
*Gül bahçesinde geçse de ömrüm ,
Senin üstüne gül koklamam gülüm!
Seni koklamak olsa da ölüm ,
İnan uğrunda ölmeye değersin gülüm
*Ne zaman tutsam ellerini,
Gözlerimin önünden mevsimler geçer.
Ne zaman gözlerin gözlerime değse
Samanyolundan bir yıldız düşer...
*Dünya unutursa dönmeyi,
Rüzgar unutursa esmeyi,
Aşıklar unutursa sevmeyi,
Belki o zaman unuturum seni
*Bir an buruk bir acı saplanırsa yüreğine,
gözlerin zamansız takılırsa,
kulakların zamansız deli gibi çınlarsa
bil ki bir yerlerde özlemişsindir
Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek,
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda,
Senin varolduğunu bilmek...
[b][i][u] AtatürK FenerbahçeLi'ydi..
Atatürk Fenerbahçeliydi
“Atatürk Fenerbahçe’lidir” diyen Galatasaray’ın Kurucu Üyesi
Atatürk’ün Fenerbahçeli olduğuna dair sayısız kaynak bulunmaktadır. Fenerbahçeli tarihçi, araştırmacı, gazeteci, dönemi yaşamış yazarları sübjektif olmakla itham edenlere en güzel cevap Galatasaray’ın 12 numaralı kurucu üyesi Ruşen Eşref Ünaydın’dan gelmiştir. Nasıl mı? Anlatalım.
1951 yılında Fenerbahçe Atletizm takımı, ilk Türk kulübü olarak Atina’ya müsabakalar yapmağa gitmişti. 19 kişilik kafileyle Yunanistan’a gidildi. Burada çok başarılı olundu. Fenerbahçeli atletler 7 birincilik kazandılar. Ruşen Eşref Ünaydın o sıralar Atina Büyükelçimizdi.
1928 yılında, Fenerbahçe 6alatasaray’la, kazananın Atatürk’ün bir büstünü müzesine götüreceği özel bir maç yapacaktı. (Gazi Büstü Kupası) Bu maç Taksim Stadında 10 Ağustos 1928′de oynandı. Atatürk o sırada İstanbul’da idi. Gündüz Büyükdere’de bir milletvekili arkadaşının yazlığına konuk olan Atatürk akşam üstü Dolmabahçe Sarayına geri dönmüştü. Henüz akşam sofrasına geçilmemişti. O akşam Atatürk’ün sofrasının konuklarından beşi Gazi ile sohbet etmekteydiler. Söz o günkü maçtan açılır. Atatürk Akşam Gazetesi sahibi , Sivas Milletvekili ve aynı zamanda Galatasaray Kulübü başkanı Necmettin Sadak’a döner ve sorar: “Bu günkü maç ne oldu?” Sadak’tan önce yine bir 6alatasaray’lı olan milli eğitim bakanı Mustafa Necati tam yanıt verecekken Gazi “sen dur”der. “Sana sormadım.” Bunun üzerine Necmeddin Sadak “3-3 berabere bitti paşam” der. Bu sonucu öğrenen Mustafa Kemal, Sabri Toprak ve Vasıf Çınar Beylerden oluşan iki Fenerbahçe’li konuğuna doğru yaklaşıp “Ya öyle mi? Zaten burada da 3-3 berabereyiz” demiştir. Çünkü büyükelçilerden Ruşen Eşref Ünaydın da 6alatasaray’lıdır. Hemen arkasından merakla kendisine bakan karşısındaki 6alatasaraylılara ”Anlamadınız mı?” der gibi bir ses tonu ve yüz ifadesiyle “BEN DE FENERBAHÇELİYİM” demiştir.
25 Nisan 1951′de Atina büyükelçimiz ve aynı zamanda mektepli ( liseden Galatasaray’lı) ve en önemlisi Galatasaray spor Kulübünün 12 nolu kurucu üyesi Ruşen Eşref Ünaydın atletlerimizin büyük başarısı onuruna kafilemize bir kokteyl verdi ve burada Fenerbahçelilere bir konuşma yaptı :
“Atina’da bayrağımızın zafer kudretinin tam ve şerefli bir simgesi oldunuz. Biliniz ki, büyük Atamızın da ruhu şad olmuştur. dedikten sonra, atletlere Ulu Önderin beş arkadaşı ile söyleşirken “Ben de Fenerbahçeliyim” dediği anıyı yani 10 Ağustos 1928 Cuma akşamını kendisi dahil orada bulunanların isimlerini de tek tek vererek anlatmıştır. Bu tarihsel gerçeği kulübünün ilk üyelerinden ve ömrü boyunca camiasına gönülden bağlı kalmış bir 6alatasaraylı tarafından anlatılması olayı daha da anlamlı kılmıştır.
Akıllarınca Atatürk’ün 6alatasaray’lı olduğunu ispatlamak için işlerine geldiği zaman Rahmetli Ruşen Eşref Ünaydın’ı bile kullanan 6alatasaray camiası, işine gelmediği zaman Ruşen Eşref’i unutuveriyor.
İKİ ZİYARET ARASINDAKİ FARK
3 Mayıs 1918 yılında Atatürk’ün Fenerbahçe Spor Kulübünü ziyaretini tartışmaya açanlar, yalanlara sarılmadan önce, hala övünç duydukları camialarının kaynağı olan mektebe 1918 yılında yapılan ziyaretlere bakmalıdır.
Okul Müdürlerinin, Fransız Sefaretinden çıkmadığı yıllarda, Haydarpaşa’daki Tıbbiye öğrencileri ile Kadıköylü balıkçılarla, önce ülkesine sonra kulübüne gönül vermiş semtin çocukları ile Anadolu’ya silah kaçıran Fenerbahçelilere 80 sene sonra çamur atılamaz. Çünkü Fenerbahçe tarihi, bu ülkenin kuruluş tarihi ile harmanlanmıştır. Fenerbahçe’yi, kimse o yaşanılan günlerden, o harmandan cımbızla çekip alamaz. O günlere dair yazılan kitaplar kütüphanelerdeki yerlerinde duruyor ve o günlerde çekilen acıları, yaşanan zaferleri çığlık çığlığa anlatıyorlar.
ANTİ-
GALATASARAY