View Single Post
Eski 14-01-08, 10:04   #2 (permalink)
Orcнυη
Tek Tabanca Moderator
 
Giriş Tarihi: 22-10-2005
Yer: im artık yok benim...
Yaş: 24
Mesajlar: 3,740
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 25845147
Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11Orcнυη Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 258522
Varsayılan C: Mikroişlemcilerin Tarihi Gelişimi




Clawhammer’daki pipeline’ların derinliği 13 ile 19 arasında değişmekte. Eğer bir komut L2 cache ile herhangi bir geri yazıma başvurmadan (Write-back) doğrudan anabelleğe geçiyorsa o zaman 13. ve 19. pipeline safhaları arasındaki işlemler atlanıp doğrudan hafızaya yazılacaktır. Asıl sorun hafızadan verilerin getirilmesi. Bir işlemcide çok sayıda pipeline kullanılmış olabilir. Fakat bu pipeline’ları dolu tutamazsak bu kadar pipeline’ı yan yana koymanın bir manası yoktur. Bu problemin üstesinden gelmek için günümüzün modern işlemcileri, komutların nasıl dallanacağını ve de spekülatif çalıştırmaya güvenmektedir. Ama halen hafıza ile işlemci arasındaki veriyolunun yavaşlığı konusunda bir şey yapılmamıştır. Bu konuda.Hammer ailesi bir kez daha ileri gidiyor
AMD, hafızanın kontrol işini çipsetten alıp, işlemcinin içine dahil ediyor. KT266’dan KT266a’ya geçildiğinde hafıza konusunda nasıl bir hız artışı yaşanmıştı. Zira Athlon ya da Pentium4 gibi işlemciler, hafızanın yönetimini, chipsetlere bırakıyor. Ve çipset ne kadar verimli olarak hafızayı yönetiyorsa, Athlon’da o kadar hızlı olarak hafızaya erişiyor. Eğer çipset daha verimli çalışsa daha iyi rakamlara ulaşılması mümkün oluyor. Benzer bir durumu, KT266 ve KT266A örneğinde yaşadık. KT266’nın içindeki hafıza kontrolcüsündeki değişikliklerle KT266A yaratıldı ve bu yeni çipsette %15’e varan performans artışları yaşadık. Kısaca Athlon’un performansı konusundaki insiyatif, birlikte çalıştığı çipsetlerin de performansına bağlıdır. Bu gibi bir durumun tekrar olmamasını sağlamak için AMD, hafıza kontrolcüsünü çekirdeğin içine almaya karar vermiş. Hafıza kontrolcüsünün işlemci içine gömülmüş olması büyük avantajlar sağlıyor. İşlemcinin içine gömülmüş olan hafıza kontrol birimi, eğer birden fazla Hammer işlemcisi yan yana getirilirse, hafıza modullerinin tek bir hafıza gibi kullanılmasını da mümkün kılıyor.
Her bir işlemci kendine ait bir miktar hafızaya sahip olsa da, bu kontrolör sayesinde farklı işlemciler tarafından kontrol edilen hafıza tek bir işlemciye bağlıymış gibi kullanılabiliyorlar. 4 işlemcili bir Hammer makinesinde, örneğin her bir işlemciye ait 1 GB’lik RAM olabilir ama işletim sistemi bu hafızaya ulaşırken sanki tek bir 4GB’lik hafıza bloğuna erişiyormuş gibi işlem yapmakta; bu da işletim sisteminin hafıza kontrolü konusunda çok daha basit bir çekirdek kodu ile işin altından kalkmasını sağlıyor. Diğer yandan 4 adet işlemci aynı anda kendileri tarafında yönetilen bu hafızaya dört yoldan erişebilir. Bu sayede, 4 işlemcili bir makinede PC2700 uyumlu DDR RAM’ler kullanılarak, 21,3 GB/sn’lik bir bantgenişliğine sahip olabiliyor. Bu rakam bir paralel işlem yapan sistem için bugüne kadar bir rüya olarak kalmıştı. SGI ve CRAY gibi süper bilgisayar üreticilerinin kullandığı bazı özel teknikler ancak bu tür bir rakamın yakalanmasını sağlıyordu.
Normalde tek bir Hammer işlemcisi, 333 MHz’de çalışan DDR RAM’lere erişirken 5,3 GB/sn’lik bir hafıza genişliğine sahip oluyor. Normalde 333 MHz’de çalışan DDR-RAM’lerden saniyede en fazla 2.7 GB aktarılabiliyor. Ama AMD, nVidia’nın nForce’da yaptığına benzer bir mimari yaratmış. İşlemci, hafızaya erişirken çift kanallı (Dual-channel) bir hafıza kontrolcüsü kullanıyor. Hammer 200, 266 ve 333 MHz’de çalışan DDR-RAM’lerle birlikte kullanılmak üzere tasarlanmış. Böylece Hammer tek başına çalışırken 333MHz’deki DDR-RAM’lerle 5.3 GB/sn’lik bir hafıza bant genişliğine sahip oluyor.

Bu bantgenişliğini mümkün kılan ise çift kanal mimarisi, aynı kanaldan ikisini yan yana kullanarak hafıza bant genişliğini arttırmayı sağlıyor. Tek kanallı hafıza erişimi kullanan Athlon’lar, 64 bit’lik bir veriyolu üzerinden hafızaya erişirken, Hammer ailesi, 128 bit’lik bir veriyolu ile çift kanallı bir hafıza mimarisi kullanıyor. İşlemci üzerindeki kontrol mekanizması işlemcinin hızı arttıkça daha da hızlanacağından dolayı, işlemcinin artan ihtiyaçlarına daha kolay cevap verecek.

Örneğin Athlon’ların hızı arttıkça, dışarıdaki çipsetinin onlar için gerekli hafıza bilgilerini hazırlayıp onlara getirmesi için daha fazla bekliyorlardı. Oysa Hammer’ın içinde yer alan hafıza kontrolcüsü de Hammer’la birlikte hızlanacak. Hammer’ın taşıdığı hafıza kontrolcüsü sekiz adet DDR-RAM slotunu kullanabilir. Eğer her bir slota bir GB’lik DDR-RAM’ler yerleştirebilirsiniz, o zaman tek bir işlemcide 8 GB’lik RAM’e ulaşabilirsiniz. Kontrol ünitesi hem L1 cache’in hem de L2 cache belleğin ECC (Error Checking & Correcting–Hafıza kontrolü ve hata düzeltimi) metodu ile korunmasını da sağlıyor. Hammer L1 cache bellek için 40 girişli bir TLB (Translation Lookaside Buffer–Hafıza Eşleştirme Tablosu) ve L2 Cache belleği için 512 girişli bir TLB (Translation Lookaside Buffer–Hafıza Eşleştirme Tablosu) kullanıyor

Örneğin birden fazla işlemciyi bir arada kullanırsanız her işlemci kendi Southbridge’ine sahip oluyor. Tüm bunlar için arada kullanılan protokol ise HyperTransport. Hammer’lar birbirine bağlanmak için şemada görülen yapıyı kullanıyor. Hner bir işlemci üzerinde birden fazla kapı üzerinde konuşabilen bir HyperTransport veriyolu var. Ve bu veriyolları, ilemcilerin doğrudan birleşmesini sağlıyorlar. Hammer’lar ile birlikte yapılabilecek olası çok işlemcili sistem konfigürasyonları. 32 Bit’lik Uygulamaların Çalıştırılması Hammer ailesinin Intel’in izlediği 64 bit’lik platform stratejisinden diğer bir farkı da, 32 bit’lik uygulamaları ele alış biçimidir. Tüm Hammer ailesi, üç modda çalıştırılabilecek.

Hammer ailesi istenildiğinde eski uygulamaları hiç bir problem olmadan çalıştırabiliyor. Dahası, AMD, işlemci eski 32 bit’lik uygulamaları çalıştırırken, Hammer’ın var olan tüm işlemcilerden daha performanslı olacağını iddia ediyor. İşte AMD’nin Intel’den ayrıldığı nokta burada yatıyor. AMD, işlemciyi hem 32 bit’te iken hem de 64 bit’te iken performans lideri yapacağını ve bu sebeple, işlemcinin hem server’lar için hem de masaüstleri için uygun bir işlemci haline dönüşeceğini hesaplıyor. Tek işlemci en küçük sistemden en büyük sisteme kadar her noktada son derece geniş bir kullanım olanağı sağlıyor. Eski programları mı çalıştırmak istiyorsunuz, o halde en hızlı işlemci elinizde. Ya da büyük hafıza bloklarını kullanan, devasa büyüklükteki veritabanlarını yöneten, 64 bit’lik bir işlemciye mi ihtiyacınız var, yine Hammer seçeneği sunuluyor.
Hammer’dan beklenen performans değerleri, oldukça yüksek. AMD, Hammer mimarisini kullanan Clawhammer kod adlı ilk işlemciyi 2 GHz’ler civarında piyasaya sunacak. Bu işlemci piyasaya sürüldüğünde, AMD, Intel’in 3.4 GHz’lik Pentium 4’leri piyasays süreceğini düşünüyor. Ya da aynı performans düzeyinde, 533 MHz’lik FSB ve 512 cache’li Northwood çekirdeklerinin piyasada olacağını planlıyor. Bu çekirdekler piyasaya sürüldüğünde, 2.8 GHz’lik hızlarda koşacaklar ve bugünün Pentium 4’lerinin 3.4 ya da 3.8 GHz’de yakalayacağı bir performans sunuyor olacaklar. Tahmini olarak bu işlemcilerin performansı ise son derece şaşırtıcı olacak.

Çok yakında işlemci pazarı yine oldukça hareketli bir hale gelecek. Zira Hammer’ın 32 bit’lik işlemcilerle de karşılaştırılması söz konusu. Bu işlemci doğrudan 533 MHz’lik bir FSB kullanan 512 K ön bellekli bir P4 ile yarışıyor olacak. Ve bu özelliklere sahip Pentium4’lerin yarıştan kolayca çekileceğini söylemek imkansız. Bekleyip görmek en iyi yol. Ama şu kesin ki yeni sistemlerimiz eskisinden çok daha esnek ve çok daha sağlam olacaklar. Ve ulaşılması çok zor olan 64 bit yavaş yavaş masaüstlerine inecek. Gerek Hammer ailesi gerekse yeni Athlon’lar 0.13 mikron’luk üretim prosesine inecekler. AMD’nin bu konuda tek yetkili fabrikası FAB30. Şu anda sadece %40 kapasite ile çalışan fabrika doğrudan 0.13 mikrona inecek ve üretimin %40’ını Hammer’lara vermesi tahmin edilen detaylar arasında. Bir Hammer’ın üretim sürecinde, fabrikadan 2,5 Athlon üretilmiş olacak. Yani Hammer’ın üretim süreci Athlon’lara göre daha uzun. Bu da Hammer’ın fiyatının beklenildiği kadar ucuz olmayabileceğini gösterir. Hammer’ı bizim masaüstlerimize yaklaştıran tek özelliği, devasa cache bellekler kullanmıyor olması. Hammer, en fazla 1 MB’lik bir ikincil bellekle sunulması planlanıyor. Oysa bu rakam Itanium için 4 MB. Sonuç olarak işlemci yepyeni ufuklar açacak. 64 bit’lik kod’un hazır olduğu iki farklı işletim sistemi bulunuyor. Bunlar Windows XP ve Linux. Sun’ın da Hammer için özel bir Solaris çıkarması bekleniyor. Ama resmi bir duyuru söz konusu değil. Böylece 16 bit’den 32 bit’e geçerken yaşanan sancılardan çok daha az bir sancı duyarak, 64 bit masaüstlerine inmiş olacak.
Yeni Athlon'lar, Opteron ve soket karmaşası
AMD bu sefer Intel'in taktiğini kullanıp, farklı soket yapılarında işlemcilerle karşımıza çıkıyor. Şu ana kadar adı ve özellikleri kesinleşen üç işlemci bulunuyor: Athlon 64, Athlon 64 FX ve Opteron.Opteron işlemciler piyasaya çıktılar ama yüksek düzey iş istasyonları ve sunuculara yönelik oldukları için sıradan kullanıcıların yaklaşamayacağı fiyatlara sahipler. İş istasyonlarında kullanılan Opteron 1xx serisi hariç diğer Opteron'lar (2xx ve 8xx serileri) SMP desteğine sahipler. Athlon 64 ve Athlon 64 FX'den ayrılan en önemli özellikleri de bu. Birden fazla Opteron işlemcisini aynı anda kullanarak yüksek performanslı sunucular kurulabiliyor.
Yeni işlemcilerin hangi işlemci soketlerine takılacağı meselesi oldukça kafa karıştırıcı ve Internet'teki dedikodular nedeniyle tam bir bulmaca haline gelmiş. Özellikle, adından bol bol söz edilen Socket 939'un ne olduğunu kimse net bir şekilde açıklayamıyor. Ulaşabildiğimiz tek somut bilgi, Socket 939 yapılı işlemcilerin beklenenin aksine Socket 940 üzerine oturmayacağı ve bunlar için yeni anakartlar gerekeceği. Socket 940 yapılı işlemciler için üretilen anakartlar 6 katmanlı olmak zorunda. Ama Socket 939, Athlon64'ün daha gelişmiş varyasyonlarının yine 4 katmalı anakartlara yerleştirilebilmesi için kullanılacak. Socket 940 gibi sıkışık bir bağlantı tasarımı yerine, daha geniş boşluklu bağlantılara sahip olacak ve bu da maliyetin düşmesini sağlayacak. Daha önce, Socket 939 formundaki işlemcilerin Athlon 64 FX'ler olacağı ve bu işlemcilerin Opteron'lardan türetildiğine dair bilgilere rastladık. Bu bilgilere göre Athlon 64 FX, Opteron ile aslında aynı işlemci ancak, SMP desteğini aktifleştiren bağlantı çıkarıldığı için geriye 939 bağlantı kalıyor. İleriyi düşününce, pazarlama açısından uygulanabileceği düşünülebilir. Ama Socket 939 ve Socket 940 yapılarının birbirlerinden bağımsız oldukları fikri de ortada olunca, "SMP desteğini açan bağlantı" kuramı çürümüş oluyor. Doğrulanan bilgiler ışığında, yalnızca Socket 754 ve Socket 940'ın kullanılacağını söyleyebiliriz. Bunlardan Socket 940, ortasında hiç bir boşluk olmayan,tamamı pinlerin oturacağı yuvalarla dolu olan soket. Socket 754 ise aynı soketin, orta bölümü boş olanı. Bu da normal, çünkü Socket 940'a takılan işlemcilerde çift kanal bellek erişimi ve ek HyperTransport kanalları için ek pinler varken, Socket 754'e takılan Athlon 64'de bu ek özellikler ve dolayısıyla ek pinler yok. Öte yandan, çift kanal bellek erişimi kullanan Athlon 64 FX modeli de Socket 940'a gerek duyuyor.

İlginç bir yenilik daha bu işlemcilerle birlikte karşımıza çıkıyor; bellek denetleyicisi artık anakartın yonga setine değil, işlemciye bağlı. Geleneksel tasarımda kuzey köprüsünün içinde yer alan bellek denetleyicisi AMD'nin yenilikçi tasarımıyla işlemciye dahil edilmiş. Bu da işlemci ile kuzey köprüsü arasındaki FSB (Front Side Bus) dediğimiz veriyolunun pratikte ortadan kalkması anlamına geliyor. AGP kontrolcüsü, sisteme ayrıca eklenmek zorunda. Bu da işlemcinin sahip olduğu HyperTransport arabirimleriyle yapılıyor. Örneğin, 3 tane HyperTransport kanalı olan bir Opteron işlemcinin bir kanalına AGP kontrolcüsü (köprüsü desek daha doğru) yonga, diğer kanalına PCI Express kontrolcüsü bir yonga, üçüncü kanalaysa IDE portlarını ve diğer birimleri yönetecek, geleneksel özelliklerde bir güney köprüsü yongası takılabiliyor. Bu durumda bu üç ek kontrolcünün de direkt olarak işlemciyle bağlantılı olduklarına özellikle belirtmemiz gerekir.
Bahsettiğimiz HyperTransport veriyolu, 800MHz saat hızında çalışan, DDR sistemi sayesinde efektif olarak 1600MHz hızına erişen bir veriyolu. HyperTransport veriyolu 2, 4, 8, 16 yada 32-bit genişliğinde olabiliyor, saniyede 6.4GB/sn'e kadar da çıkabilen bir aktarım hızı var.
3 tane HT bağlantısı olan Opteron'larda bir sistem oluşturmak için ayrı ayrı AGP kontrolcü, PCI kontrolcü ve IDE kontrolcü kullanmak mümkün. Ama tek bir HT bağlantısı olan Athlon 64'de bu nasıl olacak? Bunun iki farklı çözümü var. Örneğin bu işlemcilere destek veren nForce3 Pro yonga setinde, hem AGP kontrolcüsü, hem IDE kontrolcüleri, Gigabit ethernet kontrolcüsü, USB 2.0 kontrolcüsü ve PS/2 klavye, fare gibi eski cihazların desteğini sağlayan LPC bağlantısı tek bir yongada toplanmış. Bu yonga Athlon 64 işlemciye HT yoluyla bağlanıyor ve bütün bir sistem kurulmuş oluyor. Bu tür tek yongalı yonga setlerini kullanan anakartlarda anakart üzerinde bir kuzey köprüsü, bir de güney köprüsü olmak üzere iki yonga değil, sadece tek bir yonga bulunuyor.
Çok İşlemcili Sistemler
HyperTransport veriyolunun, işlemciyi diğer bileşenlere bağlamaktan daha öte bir yeteneği de var. Opteron 2xx ve 8xx serisi işlemciler, sahip oldukları özel HT bağlantılarıyla birbirlerine bağlanıp, çok işlemcili sistemler oluşturabiliyorlar. Yukarıdaki tabloda görülen HT Ara Bağlantı Kanal sayısı, SMP destekli işlemcilerin aynı anda bağlanabildiği işlemci kanallarının sayısı. Örneğin, Opteron 2xx serisi bir işlemci, sahip olduğu tek ara HT bağlantısıyla aynı anda sadece bir diğer Opteron ile konuşabiliyor. Opteron 8xx serisi ise bu iş için iki kanala sahip ve böylece toplam 8 Opteron 8xx birlikte çalışabiliyor.
. AMD 64 mimarili işlemcilerin yeni termal koruma sistemi artık anakartlardan bağımsız. İşlemci, sıcaklığı belirtilen değere ulaştığında sistemi kapatarak koruma sağlıyor. Daha önce Athlon XP'lerde yer alan termal diyot sadece ölçüm yapıyor, sistemi kapatma işi Attansic ATTP1 veya National Semiconductor LM90 gibi yongalara düşüyordu. Ayrıca işlemcilerin üstünde ısı dağıtıcı da bulunuyor. Bu ısı dağıtıcıtıcı işlemci ile soğutucu arasındaki ısı iletiminin artırılmasında önemli rol oynuyor. Bir diğer işlevi ise, artık SOI (Silicon on Insulator) teknolojisi ile üretilen ve daha da hassas hale gelen işlemci çekirdeğini dış etkilerden korumak.

İŞLETİM SİSTEMİ MESELESİ

Kurduğunuz Athlon 64 sistemine, şu anda kullanmakta olduğunuz Windows XP Pro'yu kurup da kullanmamanız için hiç bir sebep yok. Bu durumda sisteminiz tam bir 32-bit sistem gibi çalışacak ve siz neredeyse Athlon 64 kullandığınızı unutacaksınız.
Windows platformunu geliştiren Microsoft, 64-bit teknolojisiyle teknik ve kurumsal uygulamalara hız kazandıracak
Windows XP 64-Bit Edition özel olarak Intel Itanium işlemcilere uygun bir şekilde en iyi hale getirildi ve Itanium işlemcinin Açık Paralel Komut İşleme (EPIC) tasarımı gibi önemli özelliklerinden yararlanacak şekilde geliştirildi. IA-32 (x86) komut setinden farklı olan EPIC komut seti, Intel Itanium işlemcilerin 20 işlemi aynı anda yapabilmesini sağlıyor.
Microsoft, Intel Itanium 64-bit işlemci üzerinde çalışacak Windows işletim sistemi ailesine iki güçlü özellik eklediğini açıkladı. Sunucular ve iş istasyonları için geliştirilen Windows işletim sisteminin yeni versiyonları, en fazla talep edilen bilimsel, teknik uygulamalar, yüksek hacimli kurumsal, e- ticaret uygulamalarıyla en popüler iş uygulamalarını destekleyecektir.
Microsoft’un 64-bit Windows Advanced Server Limited Edition’ı ve OEM Itanium temelli sistemleri aynı zamanda piyasada olacak. İş istasyonu versiyonu Windows XP 64-bit Edition, Microsoft’un 32-bit Windows XP masaüstü uygulamasıyla birlikte 25 Ekim’de piyasaya sürülüyor.
Yeni 64-bit Windows Platformu ile ilgili açıklama yapan Microsoft’un Windows Bölümü Başkan Yardımcısı Brian Valentine, “64-bit Windows Platformu, güçlü 64-bit bilgisayar kullanımını fiyat/performans, yönetilebilirlik, eşsiz ölçeklenebilirlik, geniş donanım ve yazılım desteği ile birleştirmek isteyen müşteriler için en iyi seçim olacak. Microsoft olarak, Itanium programına bağlılığımızı sürdürüyor ve bu konuda Intel’in yanı sıra müşterilerimiz ve iş ortaklarımızla da yakın işbirliği içinde çalışıyoruz. Amacımız 64–bit kullanımı ile piyasaya sürüldüğünde Windows’un endüstrinin en iyi donanım ve yazılımlarını eşsiz bir şekilde desteklemesi ”dedi
“Microsoft’un Itanium tabanlı sistemler için geliştirdiği 64-bit Windows Platformu’nu memnuniyetle karşılıyoruz” açıklaması yapan Intel Architecture Group Genel Müdürü ve Başkan Yardımcısı Paul Otellini “Itanium ailesi için geliştirilen Windows Platformu’nun piyasaya sürülmesi, uzun zamandır süre gelen Microsoft - Intel ilişkilerinin devamında önemli bir rol oynayacak. Bu ortaklık şirketlerin, bilim adamlarının ve mühendislerin Intel Mimarisi üzerindegüçlü 64–bit kullanımından yararlanmalarını sağlayacak”
64-bit Windows’a bilişim endüstrisinden büyük destek
Microsoft, 64-bit Windows Platformu’nun tüm endüstri tarafından desteklenmesi için 300’den fazla yazılım uygulamaları ve bilgisayar donanımı üreticisiyle çalışıyor. Windows Bölümü Başkan Yardımcısı Valentine, uygulama üreten firmalardan uygulamalarını 64-bit platforma taşımak için çok yüksek bir talebin geldiğini belirterek, “Microsoft bu ISV’lerle bir hafta süren uygulama geçiş çalışmaları yapıyor. Yaz boyunca bu çalışmaları artırarak daha fazla ISV’ye ulaşmayı hedefliyoruz.” dedi.
SAS Institude Başkan Yardımcısı Jim Davis de 64-bit’in sağlayacağı olanaklara değindi. Davis, “64-bit Windows, müşterilerimize kritik uygulamalarda ihtiyaç duydukları performansla birlikte ölçeklenebilirlik sunuyor. Müşterilerimiz, işlerini optimize etmek için büyük miktarlardaki e-ticaret ve e-iş verilerini kullanılabilir bilgiye dönüştürmek konusunda SAS’a güveniyorlar” dedi.
64-bit Windows platformu, mevcut bilgi teknolojisi platformlarının sınırlarını zorlayan şirketlerin, akademik, mühendislik ve bilimsel kurumların daha büyük veri ihtiyacına cevap veriyor. 64-bit’in olası kullanım alanları şöyle;
  • Yüksek hacimli e-ticaret ve dot.com siteleri
  • Online analitik işlemci ve veri madenciliği de dahil, geniş veritabanı uygulamaları
  • Karmaşık 3D grafik için dijital içerik yaratma ve HDTV/DTV için animasyon, oyunlar ve hareketli görüntü animasyonları
  • Otomotiv ve havacılık mühendisliği gibi kompleks mekanik tasarım ve analizler
  • Astronomi, insan ve yer bilimleri gibi bilimsel uygulamalar ve araştırmalar
Mekanik Tasarım ve Analiz (CAD/CAM/CAE)

Mühendislerin otomotiv veya uçak tasarımı gibi alanlarda ticari başarıyı yakalayabilmeleri için, bir yandan çok sıkı güvenlik gereksinimlerini karşılamaya çalışırken diğer yandan da tasarımlarını rakiplerinden daha hızlı bir şekilde görselleştirebilmeleri çok büyük önem taşımaktadır.
Bilgisayar destekli tasarım ve mühendislik uygulamalarının daha büyük modelleri daha kısa sürede çalıştırmalarına gereksinim duyulur. Bu uygulamaları kullanan tasarımcılar ve mühendisler, büyük bellek desteği, hızlı iş yapabilme özelliği ve kayan nokta hesaplarının daha hızlı olmasından yararlanacaklar.
Otomobil ve uçak gibi tasarım ürünleri, hava akımı, basınç ve ısı gibi etkilerin belirlenebilmesini sağlayan analiz araçlarına yönelik bir pazar oluşturdular. Bu araçlar farklı malzemelerin toleranslarını ve özelliklerini belirlemek için kayan nokta işlemleri kullanmakta, yoğun ve karmaşık matematik hesapları yapmaktadır. Tasarımcılar, kaza simülasyonu gibi gerçek dünyaya ait senaryolar geliştirebilir ve sonuçları modellerine uygulayarak tasarladıkları ürünlerin daha iyi olmasını sağlayabilirler.

Dijital İçerik Oluşturma

İki boyutlu (2-D) ve üç boyutlu (3-D) canlandırma ve renklendirme, görüntü düzenleme ve oyun geliştirme alanları Dijital İçerik Oluşturmanın (DCC) üç önemli koludur. Bu alanlar, Intel Itanium işlemciler üzerinde çalışan Windows XP 64-Bit Edition'ın sağladığı daha yüksek ve daha hızlı bellek kullanımı ve geliştirilmiş kayan nokta performansından en çok yararlanacak iş kollarının başında gelir.
Artan bilgi işlem gücü sayesinde oyun geliştiriciler ve animatörler modellerini veya ekran görüntülerini renklendirme işlemlerini daha kısa sürede yapabilir Ayrıca, bir modelin küçük boyutlu tel çerçeve görüntüsü ile çalışmaları yerine, tam-renklendirilmiş 3-D modeller ile çalışabilmelerini sağlar. Geliştirme sürecinde tam olarak renklendirilmiş modeller ile çalışabilmek, animatörlerin ve oyun geliştiricilerin yaratıcılıklarını en üst düzeyde kullanabilmelerini sağlamaktadır.
Bilimsel Çalışmalar ve Yüksek Performanslı Hesap Gerektiren Çalışmalar

Petrol ve doğal gaz arama, hava simülasyonu ve diğer gelişmiş simülasyonlar gibi büyük bellek desteği ve daha hızlı kayan nokta kullanımına gereksinim duyan birçok bilimsel alan ve yüksek-performanslı bilgi işlem uygulamaları bulunmaktadır. Bu tür çalışmalar Windows XP 64-Bit Edition kullanan iş istasyonlarının sağlayacağı yüksek kapasite ve hızdan en iyi şekilde yararlanabilir.
Windows XP 64-Bit Edition, işlemcinin hızlı bir şekilde erişebilmesi için bu büyük veri kümelerinin belleğe yüklenebilmesini sağlar. Bellekte tutulan verilere, sabit diskteki verilere oranla 10,000 kat daha hızlı bir şekilde erişilebildiğinden istenen analizler çok daha kısa sürede yapılabilir. Veriler ayrıca, ayrıntılı 2-D veya 3-D modellerle görselleştirilerek her tür bilimsel çalışma ve yüksek performanslı hesaplamalar güvenilir bir platformda yapılabilir.
Sunucu tarafında 64-bit Windows, sunucu konsolidasyonunu, orta ölçekli Windows tabanlı sunucularda artırılmış sürekli çalışabilirliği ve 64-bit uygulama geliştirmeyi destekliyor. Windows XP 64-bit Edition iş istasyonu tarafında sadece teknik ve bilimsel uygulamaları desteklemekle kalmıyor, aynı zamanda popüler 32-bit iş ve kurumsal uygulamaları da çalıştırıyor. Microsoft’un gelecekteki 64-bit işlemciler için geliştirdiği sunucu uygulamaları arasında SQL Server 2000 de yer alıyor.

32-Bit ve 64-Bit Windows Platformları Arasındaki Farklılıklar

32-bit ve 64-bit Windows platformları arasındaki en önemli farklılık destekledikleri bellek büyüklüğüdür. Şu anda, 32-bit Windows platformu 4 GB'a kadar sistem belleğini ve her süreç için 2 GB'a kadar ayrılmış bellek büyüklüğünü destekleyebiliyor. Windows XP 64-Bit Edition 16 GB'a kadar RAM ve donanım özelliklerinin gelişmesine ve bellek büyüklüklerin artmasına bağlı olarak, 16 terabayta kadar sanal bellek kullanımını destekleyecek.
64-Bit Windows'un Yararları
Windows XP 64-Bit Edition, Wind64™ API tabanlı yeni nesil uygulamalar için ölçeklenebilir, yüksek performanslı bir platform sağlıyor. 32-bit sistemlere kıyasla mimarisi, çok büyük miktarda veriyi daha verimli bir şekilde işliyor ve sekiz terabayta kadar sanal belleği destekliyor. 64-bit Windows ile uygulamalar daha fazla veriyi sanal belleğe önceden yükleyerek IA-64 işlemcinin hızlı bir şekilde erişebilmesini sağlıyor.

Büyük Bellek Desteği
Windows XP 64-Bit Edition 16 GB RAM'i ve 16 terabayt sanal belleği desteklediğinden, büyük veri kümeleri kullanan uygulamaları daha hızlı çalıştırabiliyor. Uygulamalar çok daha fazla veriyi sanal belleğe önceden yükleyebilir ve böylece Intel Itanium işlemcinin verilere hızlı bir şekilde erişebilmesini sağlayabilir. Bu özellik, verinin sanal belleğe yüklenme süresini ve depolama aygıtlarında arama, okuma ve yazma sürelerini azaltarak uygulamaların daha hızlı ve verimli bir şekilde çalışmalarını sağlıyor.

Mesajı son düzenleyen Orcнυη ( 14-01-08 - 10:10 ).
Orcнυη çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla