BÖLÜM VII
7. EFSANLERİ VE HİKAYELERİYLE DENİZLİ
7.1. DENİZLİ
Ege'nin doğusu,Orta Anadolu'nun batısı , inişli çıkışlı geniş bir yayladır.Bu yaylalarda tüm yeşile boyanmış öyle bir şehir vardır ki "Denizli" derler. Eskiden "Lâdik" de derlerdi.Bu isim şehrin 6 kilomet¬re kuzeyinde bugün yıkıntılarına rastlanan eski Roma şehri Laodikya'dan geliyordu.
Denizli adının, Selçuklular devrinden, burada bir şehir kuran Tonguzlu Türken oymağından geldiğini, bu adın zamanla Tonuzlu, derken Denizli olduğunu tarihçilerimiz söyler.Büyük Türk coğrafyacısı Kâtip Çelebi , suların çokluğu ve gürlüğü sebebiyle , şehre Denizli adının verildiğini de ekler (Önder, 1988:130).
Şehrin adı efsanelerin gür kaynağında bir başka anlamda dile gelir. Denizli'nin bulunduğu ovalar, yay¬lalar Anadolu'nun bir iç deniziymiş bir zamanlar. De¬niz kıyısındaki fakir bir balıkçı kulübesinde yaşlı bir anayla toy oğlu yaşarmış. Çocuk balığa çıkar, ana da kulübesinden onun yolunu gözler, dönüşüne kadar gönülcüğü rahatlamazmış. Bir kış günü oğul yine ağı¬nı almış, atlamış kayığa, çıkmış balığa. Derken bir çatırdı,bir patırdı… Dalgalar kudurmuş,gök yarılmış. Bir fırtına,bir fırtına ki, küçücük kayık balıkçıyla beraber alabora oluvermiş. Oluş o oluş, gidiş o gidiş; Oğul acısıyla yüreği yanan yaşlı ana dizlerini dövmüş, içinden boşalan alevle ah etmiş:
Üstün dağ taş altın ataş olasın deniz . . .
Ataşla taş arasında Kalasın deniz...
Senin yüreğin benim gibi yansın
Dumanın çıksın,suyun kaynasın!..
Ana ahı bu. Bir de ne görsünler, koca deniz yerin dibine çekivermiş, Allah ateş, üstü taş!.. Yer yer sular kaynamaya, buharlar çıkmaya başlamış. Buraya kurulan şehre de, bundan böyle "Denizli" de¬mişler. (Önder, 1988:130)
Bugün Denizli'nin batısındaki "Kızıldere" sırtla¬rında 300 metre derinden fışkıran su buharları, bir ananın gönül iniltileri kadar yakıcıdır. Bölgenin kaplıcaları, sıcak sularla öyle. Bu sular, en güzeli Pamukkale'dedir.
Kutsal şehir anlamına gelen ve eski adıyla Hierapolis olan Pamukkale, Denizli'nin 21 kilometre kuzey Çökelez dağları, eteklerindedir. Bu dağlardan sizan sıcak, gazlı sular içindeki kirecin travertenlerde çökmesiyle kayalar, beyaza boyar. Ak pak bir ge¬lin, bir pamuk prenses gibi dertlilere şifa verir, güzelliklere güzellik katar bu sular... Bir de hikâyesi vardır (Önder, 1988:130).
7.2. ODUNCU KIZININ HİKAYESİ
Bir zamanlar buralarda yaşayan fakir- bir odun¬cunun çirkin bir kızı varmış. Kızcağız, fakirliği ne pek aldırış etmiyormuş ama, çirkinliğinden çok utanıyormuş. Evlenme çağı geldiği halde hiçbir isteyeni de çıkmamış. Kızcağız:
Olmaz, demiş. Böyle yaşayacağıma yaşamam daha Bir sabah erken çıkmış, Çökelez dağına, atmış kendini uçuruma . . .
O sabah, Denizli Bey'inin oğlu ava çıkmış.Yolu buralara düşmüş.Tepeden aşağı bakınca,bir de ne görsün, kay al ardan sızar sıcak suların biriktiği bir gölcüğün kıyısında ay parçası gibi güzel bir kızın cesedi durur.Koşmuş aşağı , kucaklarmış kızı,kalbini dinlemiş.Baygın ama yaşı yor !.. Almış atının terkesine, sürmüş dörtnala Saray ına.:.H hikâyeni n bundan sonra¬sı kırk gün,kırk gec'e suren mutlu bir düğünle sonuçlan ir. Düğünün bahtlı gelini de çirkinliğine dayana¬mayıp canına kıymak isteyen fakir oduncu kızı.
Pamukkale'nin şifalı suları,onun çirkinliğini si l ip , götürmüş , güzel l i k te eşsiz bir pamuk prenses yaratmış.
Tarihçiler, Pamukkale'deki Hiera şehri demek olan Hierapolis'in Milât'tan 190 yıl önce kurulduğunu, bu şehre Misya Kralı Telefos'un karısı güzel Hiera'-nın adının verildiğini söylerler. .
Denizli ve çevresi,Selçuk l u akınları sırasında Türklerin eline geçmiş,İ kinci Haçlı Seferinin başladı¬ğı 1147 yılında Fransa Kralı Lou is, Denizli yakınla¬rındaki Kazıklıbel ' de, Selçuklu ordusuyla yaptığı mey¬dan savaşında büyük bir yenilgiye uğramış, gecenin karanlığından faydalanarak canını zor kurtarmış, An¬talya' ya kaçın ıstı. (Önder, 1988:131)
7.3. DENİZLİ’NİN KIZ EVLİYASI
Türklerin Haçlı Seferleri sırasında, yurt uğrunda gösterdikleri yiğitlikler savaş destanlarıyla süslüdür. Haçlılarla yapılan çatışmalarda, Selçuklu Sultanı Birinci Mesud’un öncü birliklerine, Denizli Türkmen oymaklarından Fatma Yıldız Hatun adlı kız da katılımıştır. En namlı yiğitlerden daha çevik ata binen, ok atan, kılıç sallayan bu kız, Haçlıları’ın Anadolu’ya üşüştükleri yıllar, bütün Türkmen oymaklarını aykalandırarak çevresinde toplamış, onlarla birlikte Selçuklu ordusuna katılmış, yapılan savaşlarda büyük yararlıklar göstermiştir. Tarihçileirn Türk Jean Darc’i adını verdikleri Fatma Yılmaz hatun’un, kahramanlıkları, bugün Denizli çevresince dillere destandır. Ona kız Evliya’da derler.
Selçukluların son yıllarında inançoğulları Beyliği'nin merkezi olan Den iz l i,daha sonra Germi yanoğullan idaresine geçmiştir.O zaman Lâdik adıyla tanı¬nan Denizli,Kütahya'da oturan Germiyanoğlu Süleyman Şah'ın say¬fiye şehri ol muş, suleyman Şah 1381'de kızı Devlet Hatun'u Yıldırım Beyazıt'a nikahladığı zaman, Denizi i ve çevresini de düğün hediyesi olarak Osmanlılara vermiştir. Boylece Osmanlı egemenliği altına giren De¬nizli,bir sanat ve kültür şehri olarak gel işmiş, tarihî eserlerle süslenmiştir.
Denizli'de gül bir başka gül dür.Kokusu ve ren¬giyle Denizli'ye has olan bu güle "Bahtiyarı" derler. Tek bir daldan,yedi kere, irice açan bu gülü yetişti¬renler mutlu sayılırlar.
Söylentilere göre,bir zamanlar Denizli Bey'inin sarayındaki hasbahçede bahçıvan olan Baht i yar beyin fidan boylu, gül endamlı , güzeler güzeli kızına tutul¬muş.Muradına eremeyince de,yüreğinin ateşini gülle¬rin rengine,aşkının alevini de kokularına aşılamış. Bunlar solmasın di ye,gece gündüz özene bezene güllerini dört mevsim açtırmış.Her mevsim de taze tutmuştur .Bahtiyar murada erernemiş ama,ondan sonra Bah¬tiyar gibi gül yetiştirenler murat l anrnış , evinde bu gülü bulunduranların oğlu varsa evlenmiş, kIzı varsa koca bulmuş.Bu inanç,Denizli'de ananevi gül eğlence-leriyle sürmüş,gül demetlerinin çevresinde kızlar halay çekerken , erkekler zeybek oynamışlardır” (Önder, 1988:132).
7.4. PAMUKKALE HAKKINDA BİR BAŞKA EFSANE
Eşsiz güzellikteki çoban Endymion, sürüsünün ortasında uyurken Ay tanrıçası Selene, işte bu alanda ona doğru inmişti. Çoban, Selene ile beraberliklerinin mutluluğu ile ineklerini sağmayı unuttuğundan, bol miktardaki sütleri etrafa dökülüp yayılmıştı. Yerdeki süt, uzaktan bakılınca, hala, döküldüğü yerde durmakta ve bu manzara insanları hayal alemine götürmektedir. Fakat biraz yaklaşınca, bunun akmakta olan fakat birdenbire soğuğa yakalanıp donan bir su olduğu kanaatine varılır. Tamamen yanına gidince ise bunun bir hayal olduğu, görünen şeyin bir taş tabakasından başka bir şey olmadığı anlaşılır (Anonim, 2001: 21)
7.5. GÜL HİKAYESİ
Denizli'de gül bir başka güldür. Kokusu ve rengiyle Denizli'ye has olan bu güle "Bahtiyari" derler. Tek bir daldan, yedi kere, irice açan bu gülü yetiştirenler mutlu sayılırlar.
Söylentilere göre bir zamanlar Denizli Bey'inin sarayındaki hasbahçede bahçıvan olan Bahtiyar, beyin fidan boylu, gül endamlı, güzeller güzeli kızına tutulmuş. Muradına eremeyince de, yüreğinin ateşini güllerin rengine, aşkının alevini de kokularına aşılamış. Bunlar solmasın diye, gece gündüz özene bezene güllerini dört mevsim açtırmış. Her mevsim de taze tutmuştur. Bahtiyar murada erememiş ama, ondan sonra Bahtiyar gibi gül yetiştirenler muratlanmış, evinde bu gülü bulunduranların oğlu varsa evlenmiş, kızı varsa koca bulmuş. Bu inanç. Denizli'de ananevi gül eğlenceleriyle sürmüş, gül demetlerinin çevresinde kızlar halay çekerken, erkekler zeybek oynamışlardır (Önder, 1988: 133).
İÇİNDEKİLER
BÖLÜM I 1
DENİZLİ İLİNİN COĞRAFYASINA GENEL BAKIŞ 1
1.1 İLİN KONUMU 1
1.2 İKLİM VE BİTKİ ÖRTÜSÜ 1
1.2.1 İKLİM 1
1.2.2. BİTKİ ÖRTÜSÜ 2
1.3 NÜFUS 3
1.4. TOPOGRAFİK DURUM 4
1.5. DENİZLİNİN YÜZEY ŞEKİLLERİ 5
1.5.1. DAĞLAR 6
1.5.1.1. HONAZ DAĞI 6
1.5.1.2 BABADAĞ 6
1.5.1.3 KIZILHİSAR DAĞI 6
1.5.1.4 KARCI DAĞI 6
1.5.1.5 ELMA DAĞI 6
1.5.1.6 SAZAK DAĞI 6
1.5.1.7EŞELER DAĞI 7
1.5.1.8 BÜYÜK ÇÖKELEZ DAĞI 7
1.5.1.9 MAYMUN DAĞI 7
1.5.1.10 BEŞPARMAK DAĞI 7
1.5.1.11 BURGAZ (BURKAZ) DAĞI 7
1.5.1.12 SANDIRAS DAĞI 7
1.5.1.13 AKDAĞ 7
1.5.1.14 BOZDAĞ 7
1.5.2 VADİLER 8
1.5.2.1 AKÇAY VADİSİ 8
1.5.2.2 BÜYÜK MENDERES VE ÇÜRÜKSU VADİLERİ 8
1.5.2.3 GİRENİZ VADİSİ 8
1.5.3. OVALAR 8
1.5.3.1. ALÇAK OVALAR 9
1.5.3.1.1 BÜYÜK MENDERES VEYA SARAYKÖY OVASI 9
1.5.3.1.2 ÇÜRÜKSU VE DENİZLİ OVASI 9
1.5.3.2. YÜKSEK OVALAR 9
1.5.3.2.1 TAVAS OVASI 9
1.5.3.2.2 ACIPAYAM OVASI 9
1.5.3.2.3 KAKLIK VE HAN-ABAT OVALARI 9
1.5.3.2.4 ÇİVRİL VE BAKLAN OVALARI 10
1.5.4. YAYLALAR 10
1.5.5. GÖLLER 10
1.5.5.1. DOĞAL GÖLLER 10
1.5.5.1.1 ACI GÖL (ÇARDAK GÖLÜ) 10
1.5.5.1.2 BEYLERLİ GÖLÜ (ÇATLI GÖLÜ) 10
1.5.5.1.3 KARAGÖL 11
1.5.5.1.4 SÜLEYMANİYE GÖLÜ 11
1.5.5.1.5 IŞIKLI GÖLÜ 11
1.5.5.1.6 KARTAL GÖLÜ 11
1.5.5.2. BARAJ GÖLLERİ 11
1.5.5.2.1 ADIGÜZEL BARAJ GÖLÜ 12
1.5.5.2.2 IŞIKLI GÖLÜ BARAJI 12
1.5.5.3. GÖLETLER 12
1.5.6. AKARSULAR 12
1.5.6.1 BÜYÜK MENDERES IRMAĞI 12
1.5.6.2 ÇÜRÜKSU 13
1.5.6.3 DALAMAN ÇAYI 13
1.5.6.4 AKÇAY 13
1.5.7. TRAVERTENLER 13
1.6. DENİZLİ İLİNİN İLÇELERİ 14
BÖLÜM II 16
DENİZLİ İLİNİN TARİHİ 16
2.1. DENİZLİ ADININ ETİMİNOLOJİSİ 16
2.2. DENİZLİ TARİHİNE GENEL BİR BAKIŞ 17
2.3. YAZILI TARİH ÖNCESİ VE SONRA 20
2.3.1. DENİZLİ YAZILI TARİH ÖNCESİ DENİZLİ YÖRESİ 20
2.3.2. DÖNEMLERDE DENİZLİ 20
2.3.2.1. ARZAWA KRALLIĞI DÖNEMİNDE DENİZLİ YÖRESİ 21
3.2.2.2. FRİGYA KRALLIĞI DÖNEMİNE DENİZLİ YÖRESİ 21
2.3.2.3. LİDYA KRALLIĞI DÖNEMİNDE DENİZLİ YÖRESİ 21
2.3.2.4. PERS KRALLIĞI DÖENMİNDE DENİZLİ YÖRESİ 22
2.3.2.5. HELENİSTİK DÖNEMDE DENİZLİ YÖRESİ 22
2.3.2.6 SELEVKOSLAR DÖNEMİNDE DENİZLİ YÖRESİ 23
2.3.2.7 BERGAMA KRALLIĞI DÖNEMİNDE DENİZLİ YÖRESİ 24
2.3.2.8 ROMA İMPARATORLUĞU DÖNEMİNDE DENİZLİ YÖRESİ 26
2.3.2.9 DOĞU ROMA (BİZANS) DÖNEMİNDE DENİZLİ YÖRESİ 27
2.3.2.10 BEYLİKLER DÖNEMİNDE DENİZLİ YÖRESİ 29
2.3.2.11 OSMANLI DÖNEMİNDE DENİZLİ 31
2.3.2.12 KURTULUŞ SAVAŞINDA DENİZLİ 32
2.4 LOEDİKEİA TARİH 32
2.5 HİERAPOLİS TARİHİ 33
BÖLÜM III 35
3. HİERAPOLİS’TE BULUNAN TARİHİ KALINTILAR 35
3.1. ROMA HAMAMI 35
3.2. TİYATRO 36
APOLLON MABEDİ 36
3.4. CİN DELİĞİ (PLUTONİUM) 36
3.5. NYMPHEUM ( ABİDEVİ ÇEŞME ) 36
3.6. BÜYÜK KİLİSE 36
3.7. DOMİTİANUS KAPISI 36
3.8. HAMAM – BAZİLİKA 36
3.9. ST. PHİLİPTE MARTYRIUM (OKTOGON) 36
3.10. KILISE-KATEDRAL 36
3.11. ANACADDE, KAPI VE SURLAR 36
3.11.1. KUZEY BİZANS KAPISI 36
3.11.2. ROMA GÜNEY KAPISI 36
3.11.3. BİZANS GÜNEY KAPISI 36
3.11.4. ŞEHIR SURLARI 36
3.12. NEKROPOL (MEZARLIK) 36
3.12.1. GÜNEY, GÜNEYDOĞU NEKROPOLÜ 36
3.12.2. DOĞU NEKROPOLÜ 36
3.12.3. KUZEY NEKROPOLÜ 36
3.13. SÜTUNLU KİLİSE 36
3.14. SÜTUNLU CADDE 36
3.15. AGORA 36
3.15.1. KUZEY KÖ
PRÜSÜ 36
3.15.2. GÜNEY KÖ
PRÜSÜ 36
BÖLÜM IV 36
MÜZELER 36
4.1. HİERAPOLİS MÜZESİ 36
4.1.1. A SALONU 36
4.1.2. B SALONU 36
4.1.3. C SALONU 36
4.2. ATATÜRK VE ETNOGRAFYA MÜZESİ 36
BÖLÜM V 36
5. PAMUKKALE 36
5.1 PAMUKKALE VE TRAVERTENLER 36
BÖLÜM VI 36
6. DENİZLİ’NİN KÜLTÜREL ÖZELLİKLERİ 36
6.1YEMEKLER ( YÖRE MUTFAĞI ) 36
6.2. FOLKLORİK DEĞERLER 36
6.2.1. MAHALLİ GİYİM, KUŞAMI 36
6.2.2. EL SANATLARI VE EL İŞLEMLERİ 36
6.2.2.1 DOKUMACILIK 36
6.2.2.2 DERİCİLİK 36
6.2.2.3 TESTİ VE BARDAK YAPIMCILIĞI 36
6.2.2.4 URGANCILIK 36
6.2.2.5 BAKIRCILIK 36
6.2.2.6 BIÇAKÇILIK 36
6.3 EVLENME GELENEK GÖRENEKLERİ 36
6.4. HALK OYUNLARI 36
6.5. DENİZLİ HOROZU 36
BÖLÜM VII 36
7. EFSANLERİ VE HİKAYELERİYLE DENİZLİ 36
7.1. DENİZLİ 36
7.2.ODUNCU KIZININ HİKAYESİ 36
7.3.DENİZLİ’NİN KIZ EVLİYASI 36
7.4.PAMUKKALE HAKKINDA BİR BAŞKA EFSANE 36
7.5.GÜL HİKAYESİ 36