Konu: Paradigma
View Single Post
Eski 22-09-07, 17:39   #2 (permalink)
яєαℓ¢ιєм
ןנรt4кเlltєค๓
 
Giriş Tarihi: 28-10-2006
Yer: █Ĵ4ĸ √ ♠яєαℓ¢ιєм♥ █
Mesajlar: 1,513
Blog Mesajları: 1
Rep Puanı: 6575254
яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11яєαℓ¢ιєм Rütbe: Artı 11
Rep Gücü: 65793
Varsayılan C: Paradigma



Bu örnekte iki farklı mesaj, iki farklı davranışa yol açacaktır. Birinci gruptaki çocuklara “şefkat paradigması” gözlüğü takılmıştır. Öte tarafta ise çocuklara “korku paradigması” aşılanmıştır.
Bu açıklama ve örnekten sonra varacağımız sonuç şu olabilir: Büyürken anne-babamız, okulda öğretmenlerimiz, siyasi partiler, devlet ve hatta haftalık olarak size ulaşan elinizde tuttuğunuz gazete, belirli paradigmaları size öğretmeye çalışıyor.
Çocuk yetiştirirken iki ana paradigma ön plandadır. Bunlar “kalıplanmış” ve “gelişmiş” insan paradigmalarıdır.
Kalıplanmış insan paradigmasına sahip anne-baba, çocuğunu bildikleri, gördükleri şekilde yetiştirirler. Çocukları da “kalıplanmış” olur. Çocuğun “gelişmiş” insan paradigmasıyla yetiştirilebilmesi için anne-babanın bu paradigmadan haberdar olması şartı vardır. Bunun koşulu nedir? Kendini geliştirmek… Çok okumak…
Eğer anne-baba kendini geliştirmiş ve iki farklı paradigmanın (kalıplayıcı ve geliştirici) varlığından haberdar olmuşsa, çocuklarını yetiştirirken hangisinin doğru hangisinin yanlış olduğuna da karar verebilecektir. Anne-baba az gelişmiş ise, doğrunun varlığından haberdar bile olamayacak, kendi bildiklerini okuyacaklardır.
Bir çok yazarın paradigmayı açıklarken kullandığı bir başka anlatı ise; paradigma bir tür harita, belirli durumlarda nasıl davranılması gerektiğine ilişkin bir temel kalıptır şeklinde. İnsanoğlu, doğduğunda anlam dünyası ya da zihin haritası boş bir haldeydi. Zamanla anne-babası başta olmak üzere içinde yaşadığı kültür ve eğitim ortamı bu haritanın ana çizgilerini oluşturdular. Zihinsel haritalarımızın nasıl oluşturulduğunu anlayabilmemiz için algı düzeneği, paradigma terimi açıklığa kavuşturulmalıdır. Paradigmayı bir haritaya benzetecek olursak, harita temsil ettiği şeyi ne kadar gerçekçi olarak yansıtırsa o derece değer kazanır.
Örneğin bir şehrin haritası o şehrin kendisi değildir;o şehrin kağıt üzerine çizilmiş bir modelidir. Şehri ne kadar gerçeğe uygun temsil ediyorsa, harita o derece kullanışlı ve işe yarar olacaktır. Paradigma da bir harita gibi başka bir gerçeğin bir modelidir, kendisi değil.
İki türlü paradigma sürekli bizimledir:
1-Gerçeğin ne olduğu ile ilgili paradigma
2-Nelerin nasıl olması gerektiğini gösteren değerler paradigması.
Bursa haritasıyla İzmir’de adres aramaya kalkışan birinin paradigması gerçeklere uymadığı için o kişiyi amaca ulaştırmayacaktır.
яєαℓ¢ιєм çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla